Anadolu Sigorta Genel Müdürü Z. Mehmet Tuğtan, trafik sigortasında yapılan son düzenlemelerin değer kaybı, sağlık giderleri ve onarım süreçlerinde netlik sağlayacağını belirterek, bu adımların maliyetleri ve uyuşmazlıkları azaltıp sektörü serbest tarife hedefine yaklaştıracağını söyledi.
Anadolu Sigorta Genel Müdürü Z. Mehmet Tuğtan, NTV’de Noyan Doğan tarafından hazırlanıp sunulan Bakış programında trafik sigortasında yapılan son düzenlemeleri değerlendirdi.
Değer kaybı, sağlık giderleri, bakıcı giderleri, sürekli sakatlık tazminatı ve araç onarımında kullanılacak parçalar gibi başlıklarda yapılan değişikliklerin sektör açısından olumlu sonuçlar doğuracağını belirten Tuğtan, düzenlemelerin özellikle hız, maliyet yönetimi ve uyuşmazlıkların azalması açısından önemli kazanımlar sağlayacağını söyledi.
Tuğtan, “Öncelikle olumlu değerlendirdim sektörümüz adına. Olumlu sonuçlar ve etkileri olacağına inanıyorum” dedi.
Trafik sigortasında en dikkat çeken değişikliklerden biri değer kaybı tazminatına ilişkin süreçte yaşanacak.
Mehmet Tuğtan, yeni uygulamanın 1 Temmuz’da başlayacağını, ancak Ordu ve Bursa’da 3-4 aydır pilot olarak sürdüğünü belirtti. Mevcut sistemde zarar gören kişi, maddi hasar tazminatı hesaplandıktan sonra değer kaybı için ayrıca başvuruda bulunuyor ve ikinci bir eksper süreci devreye girebiliyordu.
Yeni düzenlemeyle bu sürecin değişeceğini belirten Tuğtan, artık maddi hasar talebiyle birlikte değer kaybının da aynı eksper tarafından inceleneceğini söyledi.
“Maddi hasar talebinde bulunur bulunmaz, artık bir daha değer kaybı tazminatı talebinde bulunmadan aynı anda aynı eksperin tamamını incelemesi şeklinde gerçekleşecek.”
Tuğtan’a göre bu değişiklik, hem zarar gören üçüncü kişiler hem sigortalılar hem de sigorta şirketleri açısından zaman kaybını azaltacak.
“Standartlaşma uyuşmazlıkları azaltacak”
Mehmet Tuğtan, değer kaybı hesaplamasında getirilen standardizasyonun da sektör açısından kritik olduğunu vurguladı.
Trafik sigortasında maddi hasar, değer kaybı ve bedeni hasar olmak üzere üç temel hasar bileşeni bulunduğunu hatırlatan Tuğtan, özellikle değer kaybı hesaplamalarındaki farklılıkların bugüne kadar uyuşmazlıklara ve ek maliyetlere neden olduğunu ifade etti.
“Bu standardizasyon bir takım mutabakatsızlıkları ortadan kaldıracak. Çünkü mutabakatsızlık durumunda mahkeme giderleri ek maliyet olarak geliyordu. Aracıların bir takım maliyetleri ek gider olarak geliyordu.”
Tuğtan, yeni düzenlemeyle toplam hasarın daha bütüncül değerlendirileceğini belirterek, değer kaybı değişikliğinin orta ve uzun vadede trafik sigortasında olumlu sonuçlar doğuracağını söyledi.
“Toplam oluşan hasarın bir bütün olarak değerlendirilmesi, bırakın artmasını, aşağı yönlü inmesini bile beklediğimizi söyleyebilirim.”
Sağlık ve bakıcı giderlerinde tanımlar netleşti
Trafik sigortasında uzun süredir tartışma konusu olan sağlık giderleri, bakıcı giderleri ve sakatlanma tazminatlarıyla ilgili Tuğtan, yeni düzenlemeyle sağlık giderleri ve sakatlanma giderlerine ilişkin tanımların daha net hale geldiğini belirtti. Geçici ya da sürekli bakıcı giderlerinin sağlık teminatından; geçici iş göremezlik ve sürekli sakatlık ödemelerinin ise sakatlanma teminatından ödeneceğinin açıkça hüküm altına alındığını söyledi.
“İçtihatla uygulama birliği bu genelgeyle sağlanmış oldu. Dolayısıyla burada da kuralın net olması bir takım yargı uyuşmazlıklarının önüne geçecektir.”
Tuğtan’a göre bu başlık, yalnızca sigorta şirketlerini değil, trafik kazaları nedeniyle zarar gören tüm tarafları ilgilendiren önemli bir netleşme anlamı taşıyor.

Eşdeğer parça hızlı çözüm için alternatif olacak
Araç onarımlarında kullanılacak parçalara ilişkin düzenlemeyi de değerlendiren Tuğtan, eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parçanın ancak orijinal parçanın temin edilememesi ya da tedarik sürecinin uzaması gibi durumlarda gündeme geleceğini belirtti.
Son dönemde parça tedarikinde yaşanan gecikmelerin hasar süreçlerini uzatabildiğini söyleyen Tuğtan, yeni düzenlemenin sigortalıya, hak sahibine ve zarar gören kişiye daha hızlı çözüm sunma imkânı sağlayacağını ifade etti.
“Yeniden kullanılabilir veya eşdeğer parçayı, orijinal parçanın tedariğinde bir sıkıntı varsa kullanma tarafına imkân veriyor. Bu da sigortalıya, hak sahibine, zarar görene daha hızlı, alternatif ve çözümcül seçenekler üretme alanı getiriyor.”
Tuğtan: Üç başlığı çok önemsiyorum
Mehmet Tuğtan, trafik sigortasındaki yeni düzenlemelerin etkisini üç başlıkta özetledi: hız, uyuşmazlıkların azalması ve maliyetlerin aşağı çekilmesi.
Tuğtan’a göre yeni dönem, sigortalı ve zarar gören kişiler açısından daha hızlı ve nitelikli hizmet anlamına gelirken, sigorta şirketleri açısından da mahkeme süreçleri ve ek maliyetlerin azalmasına katkı sağlayacak.
“Bir kere hız, daha kaliteli ve daha nitelikli hizmet. İkinci taraf uyuşmazlıkların, yargı süreçlerinin, mahkemelerin çok daha az devreye girmesi. Üçüncü kazanım da aracıların burada kötü niyetli diyelim, önüne geçip maliyetlerin aşağıya çekilmesi.”
Serbest tarife talebi devam ediyor
Mehmet Tuğtan, sektörün serbest tarife talebinin devam ettiğini belirterek, yapılan düzenlemelerin bu hedefe ulaşmada önemli bir hazırlık niteliği taşıdığını söyledi.
Tuğtan’a göre maliyetlerin kontrol altına alınması, süreçlerin hızlanması ve kazadan zarar gören mağduriyetinin daha hızlı çözümlenmesi, trafik sigortasında serbest tarifeye geçişi destekleyen unsurlar olacak.
“Bu zaten her zaman devam edeceğimiz bir talep olacak. Bütün bunların serbest tarife hedefimize ulaşmamızda etken olmasını bekliyoruz.”
Tuğtan, yeni önlemlerin nihai hedef olan serbest tarifeye doğru sektörü yaklaştıracağını belirterek, “Bu önlemlerin de ben o noktaya hizmet edeceğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
ömür boyu yenileme garantisi farkındalık yarattı
Programda, 1 Ocak 2026 itibarıyla sağlık sigortalarında yürürlüğe giren yeni düzenleme de ele alındı.
Mehmet Tuğtan, sağlık sigortalarında sigortalı haklarının daha net ve standart hale geldiğini belirterek, en büyük değişikliğin ömür boyu yenileme garantisinde yaşandığını söyledi.
Tuğtan, ömür boyu yenileme garantisinin tüm sektörde tek bir standarda oturtulmasının, sigortalı hakları ve sağlık sigortacılığına duyulan güven açısından önemli olduğunu ifade etti.
Ancak düzenlemenin ilk altı ayda sigortalı sayısında ciddi bir artış yarattığını söylemenin mümkün olmadığını belirtti.
“İlk etapta ciddi bir şekilde artırdı mı? Yok, öyle bir etki henüz yok. Ama izleyen yıllarda mutlak surette olacaktır.”
Tuğtan’a göre düzenlemenin asıl etkisi ilerleyen yıllarda, özellikle yenilemelerde, kazanılmış hakların korunmasında ve sigortalıların sistemde kalmasında görülecek.
Sağlık sigortasında fiyat baskısı azalabilir
Sağlık sigortalarında prim artışlarına da değinen Tuğtan, fiyatların yalnızca sigorta şirketlerinin kararlarıyla oluşmadığını; yaş, kullanım alışkanlıkları, teminat içeriği, hastane ağı, risk değerlendirmesi, medikal enflasyon, hastane fiyatları, hekim ücretleri ve tıbbi malzeme maliyetleri gibi birçok faktörün primlerde etkili olduğunu söyledi.
Son dört yılda yüksek prim artışları yaşandığını kabul eden Tuğtan, medikal enflasyonun aşağı yönlü hareket etmesiyle sağlık sigortalarındaki fiyat şikâyetlerinin de azalacağını ifade etti.
“Enflasyon ve dolayısıyla medikal enflasyon aşağı doğru gittiği ölçüde bu yöndeki serzenişler azalacaktır.”
“Düzenlemeler sistemde kalışı destekliyor”
Mehmet Tuğtan, trafik ve sağlık sigortalarındaki düzenlemelerin sigortacılıkta sürdürülebilirlik açısından da önemli olduğunu söyledi. Tuğtan, bu düzenlemelerin sigortalıların sistemden ayrılmadan devam etmesine katkı sağladığını belirterek, “Bu tebliğler, bu genelgeler sigorta sektöründe sigortalıların sektörden, sistemden ayrılmadan sürdürülebilirliğine çok önemli katkılar sağlayan şeyler” dedi.
Anadolu Sigorta’nın sürdürülebilirlik yaklaşımına da değinen Tuğtan, şirketin Anadolu Sigorta Kütüphaneleri ve Ormanın Gözleri projelerini örnek gösterdi.
Tuğtan, Anadolu Sigorta Kütüphaneleri kapsamında 38 okulda 20 bin öğrencinin 50 binden fazla kitapla buluşturulduğunu; Ormanın Gözleri projesiyle ise 17 gözetleme kulesi ve 2 gözetleme sistemi üzerinden 1 milyon hektarlık alanın izlendiğini aktardı. Proje kapsamında 310 orman yangınına erken müdahale edildiğini belirten Tuğtan, bu yaklaşımın sigortacılıkla doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi.