Sol Dikey Reklam Alanı Genişlik: 160px Yükseklik: 600px
Sağ Dikey Reklam Alanı Genişlik: 160px Yükseklik: 600px
Advertisement
02.02.2026
weather
5°
Sigorta Kulisi Sektör Yavuz Ölken: Sigorta sektörü güçlendi ama 2026 dikkat yılı

Yavuz Ölken: Sigorta sektörü güçlendi ama 2026 dikkat yılı

AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken, sigorta sektörünün 2025’i reel büyümeyle kapattığını, 2026’da ise enflasyon, hasar maliyetleri ve doğal afet riskleri nedeniyle dikkatli bir dönem yönetimi gerektiğini söyledi

AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken, Türk sigorta sektörünün 2025’i reel büyümeyle kapattığını ancak 2026’da enflasyon, hasar maliyetleri ve doğal afet riskleri nedeniyle çok daha dikkatli bir dönem yönetimi gerektiğini söyledi.

AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken, NTV'de Noyan Doğan'ın sunduğu Bakış programında sigorta sektörünün 2023–2025 dönemindeki zorlu sınavı, 2026 beklentileri ve fiyatlama dinamiklerine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Ölken, özellikle hayat dışı sigortacılıkta sektörün güçlenerek çıktığını vurguladı.

Türk sigorta sektörü 2023–2025 yörüngesinde çok zorlu iki buçuk, hatta üç tam yılı geride bıraktı” diyen Ölken, bu dönemin hem doğal afetler hem de yüksek enflasyon ortamı nedeniyle tarihi bir stres testi olduğunu ifade etti.

“2025 yılı kapandığında Türk sigortacılığı reel olarak büyüdü”

Sigorta sektörünün 2025’i doğru bir büyüme çizgisinde tamamladığını belirten Ölken, şu değerlendirmeyi yaptı:

2025 yılı kapandığında Türk sigortacılığı reel olarak büyüdü. Ortalama enflasyonun üzerinde bir büyümeden söz ediyoruz. Özellikle hayat dışı sigortacılıkta yaklaşık yüzde 42 seviyesinde bir büyüme gerçekleşti.”

Bu büyümenin sadece fiyat artışlarından kaynaklanmadığını vurgulayan Ölken, doğal afetlerin küresel ölçekte primleri yukarı taşıması, enflasyon koruma klozları ve sigortalı sayısındaki artışın dengeli bir etki yarattığını söyledi.

“Lokomotif branşlarda sigortalı sayısı arttı”

Büyümenin lokomotif branşlar üzerinden gerçekleştiğine dikkat çeken Ölken, kasko, yangın, konut ve ticari risklerde sigortalı tabanının genişlediğini belirtti:

Kasko, yangın, konut, ticari ve kurumsal risklerde daha fazla sigortalı sayısına ulaşıldığını görüyoruz. Bu da büyümenin sağlıklı olduğunun göstergesi.

Ölken’e göre sektör, 2025’in ilk yarısında elde edilen finansal gelirlerin bilançolara olumlu yansıması sayesinde yılın ikinci yarısında fiyatlama tarafında daha dengeli bir yaklaşım sergiledi.

“Enflasyonun altında fiyat artışı doğru bir hamleydi”

2025’in ikinci yarısında ortalama prim artışlarının enflasyonun altında tutulduğunu belirten Ölken, bunun bilinçli bir tercih olduğunu ifade etti:

Sigortalıların geleceğini sürdürülebilir kılacak fiyatlara ihtiyaç var. 2025’in ikinci yarısında fiyat artışlarının enflasyondan daha düşük tutulması sektör adına doğru bir hamleydi.

Ancak kârlılığın tamamının teknik açıdan sağlıklı olmadığına da dikkat çeken Ölken, teknik zarar kavramına işaret etti.

“120 milyar finansal gelire karşılık 40 milyar teknik zarar var”

Sektörün dokuz aylık bilanço verilerine değinen Ölken, tabloyu şu sözlerle özetledi:

Sektörümüz 120 milyar liranın üzerinde finansal gelir elde ederken, yaklaşık 40 milyar lira teknik zarar oluştu. Vergi sonrası kar ise 80 milyar liranın biraz üzerinde.

Yaklaşık 350 milyar liralık öz kaynak ve ödenmiş sermaye büyüklüğüne sahip bir sektör için bu rakamların dikkatle okunması gerektiğini vurgulayan Ölken, sermaye yeterliliği tarafında ise güçlü bir görünüm olduğunu söyledi.

“Sermaye yeterlilik oranı yüzde 150’lerin üzerine çıkabilir”

Sektörün sermaye yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ölken, şu ifadeleri kullandı:

Mevzuata göre yüzde 115 olan sermaye yeterlilik oranlarının sektör genelinde yüzde 150’lerin üzerine çıkmasını bekliyoruz. Bu, dış şoklara karşı önemli bir güvenlik alanı yaratıyor.

2025 yılında büyük hasarların sınırlı kalmasının teknik karşılıkların güçlendirilmesi için önemli bir fırsat sunduğunu belirten Ölken, sektörün bu dönemi iyi değerlendirdiğini ifade etti.

“2026’da finansal gelirlerle hasar maliyetleri arasındaki denge zorlaşacak”

2026 yılına ilişkin beklentilerini paylaşan Yavuz Ölken, enflasyon ve faiz görünümünün sigorta sektörünü farklı bir dengeye zorlayacağını söyledi:

Finansal gelirlerin, teknik zararları karşılama imkânı 2026’da azalacak. Ortalama prim artışları yüzde 20–25 bandındayken, hasar maliyetleri hâlâ yüzde 35–40 seviyelerinde.

Kasko, sağlık ve konut branşlarında maliyet baskısının devam ettiğini vurgulayan Ölken, bu nedenle primlerin aşağı gelmesini beklemenin gerçekçi olmadığını ifade etti.


“2026’da primler stabil kalır, enflasyon kadar artar”

Ölken, fiyatlama beklentisini şu sözlerle özetledi:

2025’in son çeyreğinde oluşan yumuşak fiyat eğrileri, 2026’nın ilk çeyreğinde de devam eder. Primlerin aşağı gelmesini beklemek mümkün değil; enflasyon kadar artışla stabil bir seyir öngörüyoruz.

Bu sürecin sürdürülebilirlik açısından kritik olduğunu belirten Ölken, 2026’yı “referans yılı” olarak tanımladı.

“Büyümeyi primle değil, sigortalı sayısıyla sağlamalıyız”

Sigorta sektörünün önündeki en önemli başlığın sigortalı tabanının genişletilmesi olduğunu vurgulayan Ölken, şu değerlendirmeyi yaptı:

Enflasyonun 8–10 puan üzerinde büyümeyi hedeflemeliyiz ama bunu prim artışlarıyla değil, sigortalı sayısını artırarak yapmalıyız.

Türkiye Sigorta Birliği çatısı altında hazırlanan 2030 projeksiyonlarına da değinen Ölken, sektörün önümüzdeki dönemde iki buçuk kata kadar büyüme potansiyeli taşıdığını söyledi.

“2026 güçlü ama dikkat edilmesi gereken bir yıl”

Doğal afet riskine dikkat çeken Ölken, 2026’nın ilk ayında yaşanan sel ve fırtınaların sektöre 5–6 milyar liralık hasar yükü oluşturduğunu belirtti:

2025’te olmayan risklerle 2026 başladı. Bu nedenle çok titiz olmamız gereken bir yıl. Ama Türk sigortacılığı 2026’ya güçlü ve hazır başladı.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *