Advertisement
09.09.2026
weather
21°
Sigorta Kulisi Sektör Koray Erdoğan: Kurum kültürü, şirketin kimse bakmıyorken de yaptığı şeydir

Koray Erdoğan: Kurum kültürü, şirketin kimse bakmıyorken de yaptığı şeydir

Ray Sigorta CEO’su Koray Erdoğan, CEO Notları serisinin yeni yazısında çalışan deneyimi, kurum kültürü ve kurumsal iletişim ilişkisini ele aldı

Ray Sigorta CEO’su Koray Erdoğan, “CEO Notları” serisinin yeni yazısında kurum kültürü ile kurumsal iletişim arasındaki farkı çalışan deneyimi üzerinden ele aldı.

Ray Sigorta CEO’su Koray Erdoğan, “CEO Notları” yazı serisinin yeni bölümünde çalışanlara yönelik uygulamaların kurum kültürünün bir parçası mı yoksa iletişim kampanyası mı olduğu sorusuna odaklandı.

“Kimseye Anlatmayacak Olsaydınız, Yine Yapar Mıydınız?” başlıklı yazısında son dönemde çalışan deneyimine yönelik birçok uygulamanın geniş iletişim kampanyalarına dönüştüğüne dikkat çeken Erdoğan, “Bunlar gerçekten çalışanlar için mi yapılıyor, yoksa yapılanı anlatabilmek için mi?” diye sordu.

“Doğru olduğuna inandığımız için yaptık”

Ray Sigorta’da çalışanların ihtiyaçlarının, önceliklerinin ve yaşam biçimlerinin birbirinden farklı olduğu düşüncesiyle sekiz yıl önce esnek yan haklar uygulamasını başlattıklarını belirten Erdoğan, çalışanlara duyulan güvenin iş yapış modellerine de yansıdığını ifade etti.

“Çalışana güveniyor ve başarının mekândan bağımsız olduğuna inanıyorum. Bu nedenle Mart 2020’den bu yana evden çalışma modelini uygulamaya devam ediyoruz.”

Şirkette üç yıldır yaz aylarında “Sen Nereye, Ray Oraya” programının uygulandığını belirten Erdoğan, çalışanların bu programla istedikleri yerden çalışma imkânı bulduğunu kaydetti.

Yeni çalışanlarla dokuz yıldır kahvaltıda buluşuyor

Yaklaşık dokuz yıldır şirkete yeni katılan çalışanlarla “CEO Breakfast” buluşmalarında bir araya geldiğini ifade eden Erdoğan, kariyerinin başındaki gençlerle deneyimlerini doğrudan paylaşmayı ve onların sorularını aracısız dinlemeyi önemsediğini belirtti.

Happy hour etkinlikleri ve kahve sohbetlerinin de kurum içindeki iş yapış biçiminin bir parçası olduğunu dile getiren Erdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Ama bunları birilerine anlatmak için değil, doğru olduğuna inandığımız için yaptık. Yıllarca anlatmayı aklımıza bile getirmedik. Çünkü bizim için bunlar bir iletişim konusu değil, iş yapış biçimimizin doğal bir parçası.”

Kurum kültürü, kimse bakmıyorken yapılan şeydir”

Kurum kültürü ile kurumsal iletişim arasındaki temel farkın uygulamaların arkasındaki amaçta ortaya çıktığını belirten Erdoğan, şirketlere basit bir test önerdi:

“Kurum kültürü, şirketin kimse bakmıyorken de yaptığı şeydir. Basit bir testi var: O uygulamayı hiç kimseye anlatmayacak olsaydınız, yine yapar mıydınız? Cevabınız ‘evet’ ise, o kültürünüzdür. ‘Hayır’ ise, o bir kampanyadır.”

Bir uygulamanın gerçekten kurum kültürünün parçası olması halinde yıllarca sürdürüleceğini vurgulayan Erdoğan, bu tür çalışmaların moda olduğu için başlamayacağını ve modası geçtiğinde sona ermeyeceğini ifade etti.

“Önce uygulama mı geliyor, iletişim mi?”

Şirketlerin hayata geçirdikleri uygulamaları anlatmalarında yanlış bir durum olmadığını belirten Erdoğan, özellikle kariyerinin başındaki gençlere şirket kültürünü tanıtmak açısından iletişimin önemli bir araç olabileceğini söyledi.

Ancak asıl meselenin uygulama ile iletişim arasındaki sıralama olduğunu kaydeden Erdoğan, “Benim için asıl soru başka: Önce uygulama mı geliyor, iletişim mi? Çünkü çalışanlar aradaki farkı herkesten önce anlıyor” dedi.

“Samimiyetin basın bültenine ihtiyacı yoktur”

Kurum kültürünün anlatılarak değil, yaşanarak oluştuğunu vurgulayan Koray Erdoğan, güçlü iletişimin mevcut kültürü görünür ve anlaşılır hale getirebileceğini ancak tek başına kültür yaratamayacağını belirtti.

Erdoğan, yazısını şu sözlerle tamamladı:

“Samimiyetin basın bültenine ihtiyacı yoktur. O zaten yıllar içinde kültüre dönüşür. İletişim kültürü yaratmaz; yalnızca var olanı anlatır. Belki de sıralama bu kadar basit: Önce inanırsınız. Sonra yaparsınız. Yıllarca sürdürürsünüz. En son anlatırsınız.”

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *