HDI Sigorta, Veri Enstitüsü ile gerçekleştirdiği “Türkiye'de Sigorta Okuryazarlığı Araştırması”nın sonuçlarını açıkladı. 1.500 kişiyle yürütülen çalışmada genel sigorta okuryazarlığı 50,4 puan olarak ölçülürken, sigorta sahiplerinin yüzde 47'sinin poliçe dilini anlamakta zorlandığı belirlendi. Şirket, sigorta koruma açığını azaltmak için beş stratejik alanda sadeleşme vizyonunu hayata geçiriyor.
HDI Sigorta, sigorta koruma açığının arkasındaki algı, bilgi ve davranış engellerini belirlemek amacıyla Veri Enstitüsü iş birliğinde gerçekleştirdiği “Türkiye'de Sigorta Okuryazarlığı Araştırması”nın sonuçlarını paylaştı. Araştırma, sigortaya erişimde fiyat ve bütçenin yanı sıra ürünlerin anlaşılabilirliğinin de belirleyici olduğunu gösterdi. HDI Sigorta, bulgulardan hareketle müşteri deneyimini merkeze alan “Sadeleşme Vizyonu” ile yeni dönem dönüşümünü başlattı.
HDI Sigorta'nın 27 Ekim'de İstanbul'da düzenlediği basın toplantısında HDI Sigorta CEO'su Firuzan İşcan ve Veri Enstitüsü Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Ağırdır, araştırmanın sonuçlarını ve sektöre yansımalarını değerlendirdi. İşcan, “Türkiye'de sigorta koruma açığını azaltmayı ve sektörel büyümeyi destekleyecek en önemli unsurların başında sigortacılıkta sadeleşme geliyor” dedi.
Türkiye'de sigorta okuryazarlığı 50,4 puan seviyesinde
Araştırma kapsamında geliştirilen Sigorta Okuryazarlığı Endeksi (SOE), bilgi, tutum ve davranış boyutlarını 0 ile 100 arasında ölçüyor. Türkiye'nin genel endeks puanı 50,4, sigorta sahiplerinin puanı ise 55,1 olarak hesaplandı. Katılımcıların yüzde 44,8'i düşük, yüzde 42,6'sı orta ve yalnızca yüzde 12,6'sı yüksek sigorta okuryazarlığı düzeyinde yer aldı.
Çalışma, Türkiye genelini temsil eden 18 yaş ve üzeri 1.200 kişilik ana örneklem ile sigorta sahibi 300 kişilik ek örneklemden oluşan toplam 1.500 kişiyle yürütüldü. HDI Sigorta, araştırmayı belirli aralıklarla tekrarlayarak sigorta okuryazarlığındaki değişimi izlemeyi hedefliyor.
Sigorta sahiplerinin yüzde 47'si poliçe dilini anlamakta zorlanıyor
Araştırmaya göre sigorta sahiplerinin yüzde 47'si poliçe ve belgelerde kullanılan ifadeleri anlamakta zorlanıyor. Bu güçlüğün başlıca nedenleri arasında teknik terimler (yüzde 33) ile mevzuat ve hukuki ifadeler (yüzde 22) bulunuyor. En çok zorlanılan kavramlar rücu (yüzde 49) ve zeyilname (yüzde 38) olarak sıralanıyor.
Bilgi testinde her üç kişiden biri temel sigorta sorularının hiçbirini doğru yanıtlayamadı. Sigorta sahibi olmayanların yüzde 80'inden fazlası da muafiyet, rücu, rayiç değer, eksik sigorta ve trafik sigortasının teminat kapsamına ilişkin beş temel sorunun hiçbirine doğru yanıt veremedi. Sigorta sahiplerinin yüzde 61'i muafiyet kavramını, yüzde 76'sı eksik sigorta durumundaki ödeme kuralını, yüzde 56'sı ise zorunlu trafik sigortasının kendi araç hasarını karşılamadığını bilmiyor veya yanlış yanıtlıyor.

Poliçelerin okunma oranı da dikkat çekici. Son 12 ayda poliçe satın alan veya yenileyenlerin yalnızca yüzde 14–15'i metnin tamamını okuyor. Bu grupta yüzde 10 poliçesini hiç okumadığını, yüzde 25 ise yalnızca göz gezdirdiğini belirtiyor. Poliçeyi tamamen okumamanın başlıca nedenleri arasında metinlerin uzunluğu (yüzde 44–48), acentenin açıklamasını yeterli görme (yüzde 33–35) ve teknik veya hukuki dili anlamakta zorlanma (yüzde 31–32) yer alıyor.
Anlaşılmayan sigorta ürünü satın alma kararını etkiliyor
Türkiye'de her beş kişiden biri, sigorta ürününü tam anlamamasının satın alma kararını etkilediğini söylüyor. Ürünü anlamadığı için kararı etkilenenler arasında satın almayı erteleme oranı Türkiye genelinde yüzde 61, sigorta sahiplerinde yüzde 55. Satın almaktan tamamen vazgeçme oranı ise Türkiye genelinde yüzde 38, sigorta sahiplerinde yüzde 35 olarak ölçüldü. Aynı fiyat koşullarında katılımcıların yüzde 49'u, kapsamı daha sınırlı olsa bile teminatları açıkça anlatılan poliçeyi tercih ediyor.
Sigortası olmayan bireylerin önündeki önemli engeller ise bütçe yetersizliği (yüzde 44) ve fiyatların yüksek bulunması (yüzde 43). Buna karşılık Türkiye genelinde katılımcıların yüzde 46'sı sigorta yaptırmayı yakın çevresine güçlü biçimde tavsiye ederken, yüzde 57'si bir sigorta ürününe sahip olmanın kendilerini beklenmedik durumlara karşı büyük ölçüde veya tamamen güvende hissettirdiğini ifade ediyor.
Beklenmedik durumlara karşı alınan önlemlerde nakit veya banka birikimi yüzde 46, altın veya döviz birikimi yüzde 45 ile ilk sıralarda yer alıyor. Sigorta yaptırma yüzde 21, bireysel emeklilikte birikim yapma ise yüzde 16 oranında belirtiliyor.
Sigorta sahiplerinin sektöre daha olumlu yaklaşmasını sağlayan etkenlerde makul fiyat (yüzde 60) ilk sırada bulunuyor. Bunu açık ve anlaşılır poliçeler (yüzde 50) ile hasar sürecinin hızlı ve sorunsuz ilerlemesi (yüzde 30) izliyor.
Veri Enstitüsü Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Ağırdır, araştırmanın yalnızca tüketicilerin sigorta bilgisini değil, sektörün toplumla kurduğu ilişkiyi de ortaya koyduğunu vurguladı. Ağırdır, “Anlaşılmayan ürün, satın alımı ya erteletiyor ya da engelliyor.” diyerek ürün ve süreçlerin sadeleştirilmesinin daha bilinçli kararlar açısından önemine dikkat çekti.
HDI Sigorta'dan beş alanda sadeleşme dönüşümü
HDI Sigorta, araştırma bulguları doğrultusunda müşteri deneyimi, ürün ve hizmetler, dijitalleşme, insan ve kültür yönetimi ile marka süreçleri olmak üzere beş stratejik alanda dönüşüm başlattı. Şirket; kolay anlaşılır, esnek teminatlı ve modüler ürünler geliştirmeyi, teklif ve poliçe işlemlerini hızlandırmayı hedefliyor.
Dijitalleşme kapsamında teklif, poliçe, hasar ve tahsilat süreçlerinin tek platformda birleştirilmesi; yapay zekâ destekli sahte hasar tespiti, görüntü işlemeyle uzaktan ekspertiz ve mobil bildirim çözümleriyle işlemlerin hızlandırılması öne çıkıyor. Bu dönüşümle acentelerin operasyonel yükünün hafifletilmesi, veriyi daha etkin kullanan ve müşteri ihtiyaçlarını öngören stratejik risk danışmanları olarak konumlarının güçlendirilmesi destekleniyor. Çevik karar alma ve çözüm odaklı organizasyon anlayışıyla müşterilerden ve acentelerden gelen taleplere hızlı yanıt verilmesi hedefleniyor.
HDI Sigorta CEO'su Firuzan İşcan, sadeleşme vizyonunu şu sözlerle anlattı:
“Amacımız, sigortayı karmaşık bir işlem olmaktan çıkarıp herkes için anlaşılır ve erişilebilir bir yapıya dönüştürmek. Bu doğrultuda tüm operasyonumuzun merkezine müşteri deneyimini alarak Sadeleşme Vizyonumuzu hayata geçiriyoruz.”
İşcan, sigorta koruma açığının olası riskler karşısında bireylerin, hanelerin ve işletmelerin ihtiyaç duyduğu güvence ile mevcut sigorta koruması arasındaki fark olduğunu hatırlattı. Türkiye'de yüzde 2,62 düzeyinde olduğunu belirttiği sigortalılık oranının, Türkiye Sigorta Birliği'nin 2030 vizyonu doğrultusunda yüzde 4,7'ye yükseltilmesinin sektörün ortak hedefi olduğunu söyledi.
HDI Sigorta'nın pazar payı yüzde 5,6'ya ulaştı
Türkiye'deki 20'nci yılında HDI Sigorta, sağlık branşı hariç hayat dışı sigortacılıkta pazar payını yüzde 5,6'ya taşıyarak ilk beş şirket arasındaki konumunu güçlendirdiğini açıkladı. Şirketin özsermaye yeterlilik oranı da son üç yılda yüzde 88'den yüzde 133,1'e yükseldi.
İşcan, ana hissedarları olan ve Avrupa'nın altıncı büyük sigorta grubu olarak tanımladığı Talanx'ın Türkiye pazarına duyduğu güvene dikkat çekti. HDI Sigorta, güçlenen finansal yapısı ve müşteri odaklı sadeleşme yaklaşımıyla istikrarlı büyümesini sürdürmeyi hedefliyor.