Advertisement
09.10.2026
weather
16°
Sigorta Kulisi Sektör Davut Menteş’ten yetkisiz aracılara sert uyarı: Çok yakında yanı başınızdayız

Davut Menteş’ten yetkisiz aracılara sert uyarı: Çok yakında yanı başınızdayız

SEDDK Başkanı Davut Menteş, yetkisiz aracılığa karşı yıl bitmeden ağır tedbirler alınacağını açıkladı ve “Çok yakında yanı başınızdayız” uyarısı yaptı.

Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) Başkanı Davut Menteş, 5. Uluslararası Sigorta Zirvesi’nde yetkisiz aracılık faaliyetlerine imkân sağlayan yapılara yönelik denetimlerin sürdüğünü belirterek, “Yıl bitmeden çok ağır tedbirlerle, faaliyeti durdurmaya yönelik müdahale edeceğiz” dedi.

Sigorta Haftası kapsamında İstanbul Finans Merkezi Ziraat Bankası Oditoryumu’nda düzenlenen zirvenin açılışında İstanbul Finans Merkezi Genel Müdürü Ali İhsan Erdem, Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar ve SEDDK Başkanı Davut Menteş konuşma yaptı.

Menteş, konuşmasında sigorta ve özel emeklilik sektörünün yıl sonu tahminlerini, mali dayanıklılığını, denetim ve gözetim çalışmalarını ve yeni düzenlemeleri değerlendirdi. Hasar süreçlerindeki yasa dışı yapılanmalarla mücadelenin gelecek yıl da denetim gündeminin ilk sırasında yer alacağını açıkladı.

“Göstermelik 10 şube açıp 2 bin şubeyle işlem gerçekleştirenlere sesleniyorum”

Yetkisiz aracılık ve sistemlere yetkisiz erişimin kurumun öncelikli denetim başlıklarından biri olduğunu belirten Menteş, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM), sigorta şirketleri ve aracılar üzerinden gerçekleşen erişimlerin takip edildiğini söyledi.

Yetkisiz yazılımlar, kötü niyetli veri depolama ve işlemlere karşı önleyici ve cezalandırıcı çalışmalar yürüttüklerini anlatan Menteş, yılın başında sektör paydaşlarıyla bir araya gelerek teknoloji çözümünün yöntemi üzerinde uzlaşı sağladıklarını ifade etti.

“Yetkisiz aracılık faaliyetinden en çok şikâyet edenlerin aracılar olduğunu, ancak yetkisiz aracılığa imkân sağlayanların da yine aracılar olduğunu esefle ifade etmek istiyorum” diyen Menteş, şöyle devam etti:

“Yetkisiz aracılık faaliyetlerine imkân sağlayan, platform tesis eden, ‘Organizasyon acentesiyim, çok şubeli acentelik yapıyorum’ diyen, göstermelik 10 tane şube açıp 2 bin tane şubeyle işlem gerçekleştirenlere sesleniyorum: Çok yakında yanı başınızdayız.”

Vatandaşların sektöre emanet ettiği kişisel bilgilerin istismarına karşı farklı kamu kurumlarının da kararlı bir irade ortaya koyduğunu belirten Menteş şunları söyledi:

“Yıl bitmeden, bu işi artık ilana taşıyan, ‘Gel vatandaş’ diyenlere karşı çok ağır tedbirlerle, faaliyeti durdurmaya yönelik müdahale edeceğiz. Şu anda açık bir denetim faaliyetimiz var. ‘Neden müdahale etmiyorsunuz?’ demeyin. Sonuçlarını bekleyelim.”

Şirketlere uygulanan tedbirler: “Sermaye piyasalarındaki gelişmelerle ilgisi bulunmamaktadır”

SEDDK’nın denetim ve gözetim faaliyetlerinin açıklanan gündem maddeleriyle sınırlı olmadığını vurgulayan Menteş, mevzuata aykırı işlemleri tespit etmek ve önlemek amacıyla sürekli çalıştıklarını söyledi.

Bu faaliyetler sırasında ulaşılan bulgular karşısında gerekli tedbirleri almaktan çekinmediklerini belirten Menteş, son iki haftada bazı sigorta şirketlerine uygulanan tedbirlerle ilgili şu açıklamayı yaptı:

“Son iki haftadır birkaç sigorta şirketi nezdinde uyguladığımız tedbirlerin konusu da budur. Bu tedbirlerin, son yaşadığımız sermaye piyasalarında yaşanan gelişmelerle yakından veya uzaktan bir ilgisi bulunmamaktadır.”

Mevzuata aykırı işlemlerde düzenlemelerin öngördüğü karşılığın uygulandığını ifade eden Menteş, “Mevzuata aykırı işlem tesis edene, mevzuatın karşılığı neyse anında ve ölçüsünde gerekli tedbiri uyguluyoruz. Tedbirler geçici tedbirdir. Geçiciliğin ölçüsü ise aykırılığın giderilmesidir” dedi.

Sigorta sektöründe yıl sonu prim üretimi tahmini 1,7 trilyon lira

Sektörün yıl sonu görünümüne ilişkin tahminlerini paylaşan Menteş, gerçekleşmelerde aşağı veya yukarı yönlü yüzde 1-2 sapma olabileceğini belirtti. Aktif büyüklüğün yaklaşık yüzde 41 artışla 5,5 trilyon liraya ulaşmasını, bunun 4 trilyon liraya yakın bölümünün likit varlıklardan oluşmasını beklediklerini söyledi.

Prim üretiminde de yaklaşık yüzde 40 büyüme öngördüklerini açıklayan Menteş, “Prim üretiminde de yine yüzde 40’a yakın bir büyümeyle 1,7 trilyona ulaşacağımızı görüyoruz. Özkaynaklarımız 660 milyara yaklaşacak yıl sonunda” dedi.

Sigorta ve özel emeklilik sektörünü finans kesiminin büyüklük bakımından ikinci önemli alanı olarak değerlendiren Menteş, varlıkların likit yapısına ayrıca dikkat çekti. Yıl sonu rakamlarını sektörün mevcut görünümü üzerinden oluşturdukları tahminler olarak paylaştığını belirterek, hem büyüklük hem de kârlılık göstergelerini birlikte değerlendirdiklerini ifade etti. Masraf/prim oranında da bir miktar iyileşme beklediklerini söyledi.

Özkaynak kârlılığının önceki yıllarda olduğu gibi yüzde 45 seviyelerinde gerçekleşmesini beklediklerini belirten Menteş, “Tüm göstergeler reel iyileşmeyle birlikte normal seviyelerde görünmekte. Planladığımız, hedeflediğimiz şekilde ilerlemekteyiz” ifadelerini kullandı.

Menteş, mali dayanıklılığı her yıl özellikle öne çıkardıklarını belirterek, sektörün büyümesinin yanında yükümlülüklerini yerine getirme kapasitesinin ve sermaye gücünün de yakından izlendiğini anlattı.

“Üç yıllık programla önemli bir dönüşüm elde ettik”

Sermaye yeterliliğindeki gelişmeleri sektör geneli ve son 10 şirket üzerinden değerlendiren Menteş, bu gruptaki şirketlerin sermaye yeterlilik oranının üç yıllık dönemde yüzde 34 seviyelerinden yüzde 100’ün üzerine çıktığını söyledi.

Bu gelişmeyi önemli bir rehabilitasyon ve mali dayanıklılık kazanımı olarak değerlendirdiklerini belirten Menteş, dönüşümün eldeki araçlarla ve kanun değişikliğine gidilmeden sağlandığını ifade etti:

“Bu dönüşümü uyguladığımız üç yıllık bir programla elde ettik. Programın mevzuat, uygulama, teknoloji ve denetim bacakları itibarıyla tam bir kararlılık ve tavizsiz olarak sürdürüldüğünü sizlerle paylaşmak isterim.”

Sermaye yeterliliğine ilişkin sunumda sektör genelinin ve son 10 şirketin gelişimini ayrı ayrı gösterdiklerini anlatan Menteş, özellikle son gruptaki iyileşmenin önemini vurguladı. Bu sonucun dünya finans sektörü açısından da önemli bir dayanıklılık dönüşümü olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Programın başarısının yalnızca belirli bir tarihteki oranlara ulaşılmasıyla sınırlı olmadığını, sonraki dönemde de iyileşmenin korunmasının gerekli olduğunu belirtti.

Finans dünyasının dinamik bir yapıya sahip olduğunu hatırlatan Menteş, elde edilen iyileşmenin korunması ve daha ileri taşınması için aynı anlayışla çalışmayı sürdüreceklerini belirtti.

Şirketlerin üstlendiği iş hacmiyle sermayesi arasındaki ilişkinin de takip edildiğini anlatan Menteş, en fazla risk alan şirketlerdeki gelişmenin ayrı bir dayanıklılık göstergesi olduğunu söyledi. “Bu göstergeler bizim neredeyse günlüğümüz oldu, neredeyse anlığımız oldu ve sürekli burayı izliyoruz” dedi.

Fiyat açıklamalarına tepki: “Oyuncular fiyatlarla ilgili açıklama yapmaz, yapamazlar”

İlk dokuz aylık gerçekleşmelere de değinen Menteş, prim üretiminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 26’ya varan artış olduğunu belirtti. Bazı branşlarda geçen yıl yaşanan gelişmelerin bu yılki büyüme oranları üzerinde baz etkisi oluşturduğunu söyledi.

Trafik, kasko ve sağlık gibi perakende branşlarda miktarsal gelişimin ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Menteş, sektörün gidişatının hem gerçekleşmeler hem de modellemeler üzerinden izlenebileceğini ifade etti.

Parasal büyüme ile poliçe üretimindeki gelişmelerin farklı yönlerden ele alınması gerektiğini anlatan Menteş, önceki yılın fiyat düzeltmelerinin ve dezenflasyon sürecinin bazı branşlardaki sonuçlara yansıdığını söyledi. Haziran ve temmuz döneminde sektörün sürdürülebilirliğine ilişkin yapılan değerlendirmelere değinerek, “Bir sektörün nereye gittiğinin izlenmesi hem gerçekleşmelerle hem modellemelerle ortaya konur. Perakende branşların durumu ortada” ifadelerini kullandı.

Sektörün miktarsal olarak küçüldüğüne ilişkin değerlendirmelere katılmadığını belirten Menteş, fiyatlamayla ilgili açıklamalara da tepki gösterdi:

“Fiyatlamayla ilgili sektör oyuncularının ‘Bu fiyatlarla bu iş olmaz’ açıklamalarını da son derece ve şiddetle reddediyorum.”

Sigorta ve reasürans alanında yaklaşık 70 oyuncunun bulunduğuna dikkat çeken Menteş, “Fiyatlarla ilgili oyuncular açıklama yapmaz, yapamazlar. Hatta belli branşlarda ruhsat sayısı 25’e, 40’a düşmüş branşlarda, özellikle de önemli oyuncular fiyatlamayla ilgili asla söylemde bulunamazlar” dedi.

Özel emeklilikte yıl sonu fon büyüklüğü beklentisi 3 trilyon liranın üzerinde

Özel emeklilik tarafında fon büyüklüğünün 2,6 trilyon liraya yaklaştığını, tekil katılımcı sayısının ise 16 milyonu aştığını belirten Menteş, katılımcı ve sözleşme sayılarındaki gelişimi olumlu değerlendirdiklerini söyledi.

“Katılımcı sayısındaki her bir artış bir değerdir, bir kazanımdır” diyen Menteş, fonların ağırlıklı olarak altın ve hisse senedi içermesi nedeniyle bu araçların fiyat hareketlerinin toplam fon büyüklüğüne yansıdığını belirtti:

“Bizim öngörümüz yıl sonunda 3 trilyonu aşacağı yönünde.”

Katılımcı sayısının 15,6 milyondan 16 milyonun üzerine çıkmasını da bir başarı olarak değerlendiren Menteş, sistemde belirli bir doygunluğa ulaşılmasının büyüme değerlendirmelerinde dikkate alınması gerektiğini belirtti. Katılımcı artışının tam olarak hedefledikleri düzeyde gerçekleşmemesine rağmen olumlu seyrin sürdüğünü söyledi. Fon büyüklüğünde ise coğrafi gerilimlerin ve küresel altın fiyatlarındaki düzeltmelerin etkilerine dikkat çekerek, parasal büyüklükteki değişimlerin yatırım araçlarının performansından bağımsız okunamayacağını ifade etti.

Son dönemde özel emeklilik sistemine giriş ve çıkışları hem katılımcı sayısı hem de parasal hareketler açısından gün gün izlediklerini anlatan Menteş, son 12 iş gününü önceki 12 iş günüyle karşılaştırdıklarında olumlu bir değişim gördüklerini  kaydetti:

“Hem katılımcı sayısı hem de parasal girişler ve çıkışlar itibarıyla son 12 iş gününü bir önceki 12 iş günüyle karşılaştırdığımız zaman pozitif bir değişim var. Bu da özel emeklilik sistemine olan güvenin apaçık tezahürüdür.”

Ali İhsan Erdem, Davut Menteş, Ahmet Yaşar.

“Fonların anlık işlemleri kontrol edilerek kurumumuzla paylaşılıyor”

Emeklilik Gözetim Merkezi’nin geliştirdiği Fon Gözetim Platformu’na da değinen Menteş, platformun yılın başından bu yana uygulamada olduğunu söyledi. Özel emeklilik sistemindeki güvenlik, gözetim ve denetim yapısının birden fazla mekanizmadan oluştuğunu belirtti.

“Bu mekanizma sayesinde özel emeklilik fonlarının anlık işlemleri, fonlar için belirlenen kural setlerine uyum yönünden her bir işlem başında ve gün sonunda hem kural hem değerleme fiyatı yönüyle ayrı ayrı kontrol edilerek kurumumuzla paylaşılmakta” diyen Menteş, platformun farklı ihtiyaçlara göre geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Platformu önemli bir gözetim ve denetim aracı olarak nitelendiren Menteş, TSB’nin de uygun yönleriyle bu araçtan yararlanmasını tavsiye etti. Son iki haftada Emeklilik Gözetim Merkezi ile birden fazla görüşme yaptıklarını, veri alışverişi ve yöntemler üzerinde çalıştıklarını söyledi.

Platformun SEDDK’nın desteği ve teşvikiyle geliştirildiğini anlatan Menteş, Emeklilik Gözetim Merkezi yöneticilerine ve çalışanlarına teşekkür etti. “Bu bizim için çok önemli bir araç, gözetim ve denetim faaliyetlerimizde kullandığımız” dedi. Platformun sonuçlarının sürekli izlendiğini belirterek, farklı ürün ihtiyaçları ortaya çıktıkça mekanizmanın da geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Denetim ve gözetim için kullanılan teknolojik araçların sektörün güven yapısını desteklediğini ifade etti.

Hasar süreçlerindeki yasa dışı yapılara karşı “tek bir kişi kalmayana kadar” mücadele

Hasar süreçlerine müdahil olan yasa dışı yapılanmalarla mücadeleyi kurumun en önemli denetim faaliyetlerinden biri olarak tanımlayan Menteş, sigortacılığa duyulan güvenin hasar anında sınandığını vurguladı:

“Sigortacılığın güven mekanizmasının test edildiği yegâne süreç hasardır. Hasar sonrasında sigorta şirketlerinin hasarları en adil ve en süratli şekilde yerine getirmesi, tazmin etmesi bu güvenin tartışılmaz göstergesidir.”

Trafik kazaları sonrasında vatandaşlara ulaşarak sigorta şirketlerinin ödeme yapmayacağını söyleyen ve vekâlet isteyen yapılara karşı düzenleme, teknoloji ve uygulama alanlarında çözümler geliştirdiklerini anlatan Menteş, denetim raporlarını adli mercilere ilettiklerini söyledi.

Kazazedelerin kişisel bilgilerinin bu yapılara satılmasına da tepki gösteren Menteş, “Vatandaşın hakkını, hukukunu, kişisel verisini istismar edenler bu sektörden tamamıyla temizlenene kadar, tek bir tanesi kalmayana kadar mücadelemiz tüm yönleriyle devam edecek” dedi.

Adli mercilere gösterdikleri duyarlılık için teşekkür eden Menteş, bu başlığın gelecek yıl da önceliğini koruyacağını açıkladı:

“Bu gündemin kurumumuzun 2027 Denetim Ajandası’nın ilk sırasında yer almaya devam edeceğini, son kişi de bu sektörden tasfiye olana kadar bu çalışmalarımızı sürdüreceğimizi ifade etmek istiyorum.”

Tahkim başvurularında günlük veriler yüzde 50’ye yakın azalışa işaret ediyor

Sigorta Tahkim Komisyonu’na yapılan başvuruları günlük, hatta gün içinde takip ettiklerini belirten Menteş, eylül ayının toplamına ilişkin azalışın yanında son günlük verilerde de düşüş olduğunu söyledi.

Günlük başvuruların yaklaşık 1.600-1.800 seviyelerinde seyrettiğini belirten Menteş, önceki dönemlerin karşılaştırılabilir günlerine göre yüzde 50’ye yakın azalma görüldüğünü ifade etti. Bu rakamların günlük takip ettikleri veriler olduğunu vurguladı.

“İlk yıl yüzde 50, müteakip yılda da yüzde 50 olmak üzere ve devamında da bu işi tamamen ortadan kaldırmak üzere bir söz vermiştik. Kurumum adına bu sözü vermiştim. Sözümüzde durduk, sözümüzü tuttuk” diyen Menteş, değer kaybı ve buna bağlı başvuruların da yakından izlendiğini söyledi.

Ortak Hasar İhbar Merkezi ve değer kaybı düzenlemeleri

Ortak Hasar İhbar Merkezi’nin 1 Eylül’den itibaren vatandaşlara kazayı ve hasar bilgilerini sigorta sistemine doğrudan aktarma imkânı sağladığını belirten Menteş, merkezin mevcut durumda günde yaklaşık 300 başvuru ve 30 şikâyet aldığını söyledi.

“Gerçekten çok başarılı. Beklediğimizin çok üzerinde bir rakam bu” diyen Menteş, merkezin ileride farklı işlevler de üstlenebileceğini belirtti. Kamuoyu iletişimini güçlendireceklerini söyleyerek bütün sektör paydaşlarından destek beklediklerini ifade etti.

Değer kaybı tazminatlarının talepten bağımsız biçimde sigorta şirketlerince ödenmesine ve eksperlerce hesaplanmasına yönelik genel şart değişikliklerini de hatırlatan Menteş, hesaplamalarda standartlaşma sağlandığını söyledi. Bu standardın kısa sürede hazırlanmasındaki katkıları nedeniyle Sigorta Eksperleri İcra Komitesi’ne teşekkür etti.

Kanunun verdiği yetki çerçevesinde hazırlanan genelgeyle, kişinin kendisi ve avukatlar dışındaki tarafların hasar süreçlerine müdahil olmasının önüne geçildiğini belirten Menteş, “Sigorta hasarlarının sadece sigortacıyla sigortalı arasında çözümlenmesine, hallolmasına imkân sağlamış olduk” dedi.

Zorunlu ve bağlantılı sigortalarda istismar uyarısı

Trafik sigortası başta olmak üzere zorunlu sigortalarda ve kredi, alışveriş ya da başka işlemlerle bağlantılı sigortalarda vatandaşın haklarını korumaya odaklandıklarını belirten Menteş, önleyici tedbirlerin kurumun görevleri arasında bulunduğunu söyledi.

“Zorunlu sigorta karşısında gerek fiyat gerek seçenek gibi vatandaşın lehine uygulamaları göz ardı eden, aracı olabilir, sigortacı olabilir, karşısında SEDDK’yı bulur” diyen Menteş, trafik sigortasındaki yan teminatlar ve farklı poliçelerde verilen teminatlar üzerine yaklaşık 10 şirkette yaygın denetim yaptıklarını açıkladı:

“Bu çalışma ne ilk ne de son olacak. Tekrarı halinde daha ağır cezalarla, daha ağır müeyyidelerle gerek uygulayıcıların gerekse aracıların karşısında olacağız.”

Bazı ürünlerde yüzde 2-3 düzeyinde hasar/prim oranı görülürken dağıtımda yüzde 50, yüzde 60, hatta yüzde 75’e ulaşan komisyonlar ödenmesini eleştiren Menteş, “Aracının sigortacıdan daha fazla kazandığı hallerden bahsediyorum. Burada apaçık bir istismar var” ifadelerini kullandı. Vatandaşın menfaatini korumakla görevli kurumun böyle bir durum karşısında seyirci kalamayacağını söyledi.

“Vatandaşın emanet parasının nereye yönlendirildiğini gün gün takip ediyoruz”

Finansal yatırımları yaklaşık bir yıldır öncelikli denetim başlıklarından biri olarak ele aldıklarını anlatan Menteş, şirketler nezdinde yürütülen denetimlerin iç denetim çalışmaları ve sıkılaştırma tedbirleriyle desteklendiğini açıkladı:

“Bu sayede sektörümüz gerek hayat dışı gerek hayat ve özel emeklilik yönleriyle son yaşanan gelişmelerin hayli uzağında kalmıştır. Bunu memnuniyetle ifade etmek istiyorum ve bundan sonra da böyle kalacaktır.”

Finans sisteminin değişen koşullara hızlı yanıt verilmesini gerektirdiğini vurgulayan Menteş, yatırıma yönlendirilen varlıkların önemli bölümünün vatandaşların emanet ettiği para olduğunu hatırlattı:

“Finansal varlıkların hangi araçlara, hangi hesapta, hangi süreyle, hangi risk seviyesinde, hangi amaçla, hangi getiri oranıyla yönlendirildiğini gün gün takip ediyoruz.”

Menteş, son dönemde bu kapsamda tüm sektörün üç ayrı kez tarandığını belirterek, finansal yatırımların hem mevzuat hem denetim boyutuyla izlenmeye devam edeceğini söyledi.

“Finans sisteminin, tüm iş dünyasında olduğu gibi dinamik bir süreç olduğunu, sürekli gözetime ihtiyaç duyduğunu ve günün değişen koşullarına, günün değişen uygulamalarına hızlı cevap vermesi gereken bir alan olduğunu vurgulamak istiyorum” diyen Menteş, kurumun bu alanda bütün kaynaklarıyla çalıştığını belirtti. Finansal yatırımlara ilişkin denetimlerin belirli şirketlerle sınırlı tutulmadığını, sektör genelini kapsayan çalışmalarla da desteklendiğini söyledi.

Yangın branşında reasürans takibi ekim sonunda devreye girecek

SBM nezdinde reasürans işlemlerinin niteliğini, büyüklüğünü, mevzuata uyumunu ve şirketlerin mali yapısı açısından sağladığı korumayı takip etmeye yönelik teknoloji çalışması yürüttüklerini belirten Menteş, ilk fazın geçen yıl tamamlanarak uygulamaya alındığını anlattı.

Yangın branşındaki çalışmayı eylül sonunda tamamlamayı planladıklarını ancak bazı şirketlerin mücbir sebepler nedeniyle ek süre istediğini söyledi. Sürenin son kez ekim sonuna uzatıldığını belirtti:

“Ekim sonu itibarıyla tüm şirketlerimizin yangın branşı reasürans uygulamalarını, korumalarını hem parasal hem de niteliksel olarak izliyor olacağız.”

Asistans firmalarına akreditasyon, kefalet sigortasına kapasite kontrolü

Asistans firmalarının mali ve teknik yönlerden SEDDK’nın gözetim ve denetimine tabi olduğunu belirten Menteş, kaza sonrasında çekici ve ikame araç gibi hizmetlerin vatandaşla doğrudan temas ettiğini hatırlattı.

“Asistans firmaları kurumumuzun gözetim ve denetimine tabi. Gerek mali yönden gerekse teknik yönden, bizdeki kriterler yönünden akredite olmak zorundalar” diyen Menteş, geçiş döneminin ardından bütün asistans firmalarının kurumun akreditasyonuna tabi olacağını söyledi.

Özel sağlık sigortasında ömür boyu yenileme garantisi ve bekleme sürelerine ilişkin vatandaş lehine iyileştirmeler yaptıklarını da belirten Menteş, kefalet sigortasını ise sektörün önemli güvencelerinden biri olarak nitelendirdi.

Kefalet sigortasında teminat verme kapasitesi, iş yapma şekli, teknik imkânlar ve insan kaynağına ilişkin kriterler getirildiğini anlatan Menteş, “Kefalet sigortasını uçtan uca düzenledik” dedi. Sermaye veya iş yazma kapasitesini aşan işlemlerin sistem tarafından engellendiğini ifade etti.

e-Devlet’te hasar, eksper ve kusur oranı takibi

e-Devlet Hasar Modülü’nün ikinci fazıyla vatandaşların hasar ve eksper süreçlerinin yanı sıra kusur oranlarını da görebildiğini açıklayan Menteş, ilk fazda yaşayan ve sona eren poliçelerin izlenmesine imkân sağlandığını hatırlattı.

Hasar modülünün çalıştığını öğrendiğinde duygulandığını anlatan Menteş, sektörün bu tür başarı hikâyelerine ihtiyacı olduğunu söyledi.

Katılım sigortacılığında tekafül modeli seçenek olacak

Katılım sigortacılığının uluslararası standartlarda uygulanmasını sağlayacak düzenlemeyi hayata geçirmek üzere olduklarını vurguladı.

Menteş, “Tüm dünyada uygulanmakta olan tekafül modelini seçenek olarak sektöre getiriyoruz” dedi. Bu düzenlemeyle uluslararası yatırımcı ve kuruluşların uzun süredir dile getirdiği bir eleştiriyi de karşılamayı hedeflediklerini belirtti.

Bütünleşik sigortalarda 100 milyar liralık hacim beklentisi

Bütünleşik sigortalara ilişkin yönetmeliğin de Resmî Gazete’ye gönderildiğini belirten Menteş, bazı uygulamalardaki yasakların kaldırılmasıyla e-ticaret ve perakende platformları üzerinden sigorta üretiminin büyümesini beklediklerini söyledi.

Yasak bulunmayan üç kategoride yıllık poliçe üretiminin 6 milyonu aştığını, prim üretiminin yaklaşık 20 milyar liraya ulaştığını belirten Menteş, yeni düzenlemeyle oluşabilecek hacme ilişkin şu tahmini paylaştı:

“Yasakların kalkmasıyla birlikte özellikle e-ticaret ve perakende platformları üzerinden gerçekleştirilecek sigorta hacminin 100 milyara yaklaşmasını, poliçe adedinin de 20 milyonu aşmasını bekliyoruz.”

Devlet destekli ticari alacak sigortası için bankalarla görüşme

Devlet destekli ticari alacak sigortasını devam eden düzenleme gündeminin en iddialı başlığı olarak tanımlayan Menteş, Bankalar Birliği ile bir araya geldiklerini, toplantıda 21 banka genel müdürü ve Birlik Başkanı’na ürünün finans sistemine entegrasyonunu anlattıklarını ifade etti:

"Bankaların bu işlemle kazanacaklarını ve kazanmak için ne yapmaları gerektiğine dair açıklamalarda bulunduk. Kendileri motive oldu. Bu konuda ilerleyeceğiz.”

Ürünün mevcut olmasına rağmen uygulama sonuçlarının yetersiz kaldığını belirten Menteş, üretim rakamlarıyla hedef kitleye ilişkin açıklamaların birbirine karıştırılmasını eleştirdi:

“100 tane poliçe üretip ‘50 bin KOBİ’ye finans sağlıyoruz’ şeklinde açıklama yaparsanız buna yanıltıcı bilgi denir. 100 tane üretiyorsanız ‘100 tane üretiyoruz’ diyeceksiniz.”

“150 gün sonra hasara bakarız diyen bir ürün çalışmaz”

Devlet destekli ticari alacak sigortasının neden yeterince yaygınlaşamadığını da değerlendiren Menteş, hasar sonrasında uzun bekleme sürelerinin KOBİ’nin ihtiyacıyla örtüşmediğini belirtti:

“Çünkü ‘150 gün sonra hasara bakarız’ diyen bir ürün. Bir KOBİ bunu alır mı?” diye soran Menteş, uzun bekleme süresine ilişkin eleştirisini “‘150 gün sonra bakarız, hele dur.’ Çalışmaz.” 

Finansal sistemin diğer unsurlarının da devreye alınmasıyla bazı durumlarda sigortalı KOBİ’nin müşterisinin çekinin karşılıksız kalmasının anlık koruma kapsamına alınmasını sağlayacak bir değişikliğe ihtiyaç olduğunu söyledi.

Otomatik katılım ve uzun süreli bakım sigortası gündemde

Otomatik katılım sistemindeki seçeneklerin gönüllü BES tarafındaki seçenekler kadar zenginleştirilmesini hedefleyen bir paket üzerinde çalıştıklarını açıklayan Menteş, “Yakında sektöre açacağız” dedi.

Demografik değişikliklere bağlı risk değişimini karşılayacak öneriler üzerinde çalıştıklarını anlatan Menteş, uzun süreli bakım sigortasının Orta Vadeli Program’a girmesiyle bu başlığın yeniden gündemlerine geldiğini ifade etti. 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *