Türkiye Sigorta Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Aysun Yıldız, Brüksel’de gerçekleştirilen GFIA ve Insurance Europe toplantılarının ardından sigorta sektörünün geleceğine ilişkin izlenimlerini paylaştı. Yıldız'ın değerlendirmesinde iklim değişikliği, demografik dönüşüm, siber riskler, yapay zekâ, jeopolitik belirsizlikler ve dayanıklılık başlıkları öne çıktı.
Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Genel Sekreter Yardımcısı Aysun Yıldız, geçtiğimiz hafta Belçika’nın başkenti Brüksel’de gerçekleştirilen GFIA ve Insurance Europe toplantılarına katıldı. Uluslararası sigorta sektörünün gündemindeki başlıkları takip eden Özer, toplantılara ilişkin izlenimlerini kaleme aldı.
Dayanıklılık, Riskleri Önleme ve Sektörümüzün Geleceği Üzerine Notlar başlıklı yazsısında Yıldız, toplantılarda sigortacılığın artık daha geniş bir çerçevede ele alındığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Uzun yıllardır sigortacılık denildiğinde akla daha çok primler, hasarlar ve düzenlemeler gelir. Ancak bu toplantılarda da dile getirildiği üzere sigorta artık yalnızca gerçekleşen zararları telafi eden bir finansal mekanizma olarak değil, ekonomilerin ve toplumların karşı karşıya olduğu en önemli sorunların çözümünün bir parçası olarak görülüyor.”
“Sigorta sektörü artık değişimlerin kademeli olarak yaşandığı bir dünyada faaliyet göstermiyor”
Yıldız, sigorta sektörünün aynı anda birçok yapısal dönüşümle karşı karşıya olduğuna dikkat çekti:
“Sigorta sektörü artık değişimlerin kademeli olarak yaşandığı bir dünyada faaliyet göstermiyor. Demografik dönüşüm, iklim değişikliği, teknolojik gelişmeler, siber tehditler, jeopolitik belirsizlikler ve değişen düzenleyici beklentiler aynı anda iş yapış şekillerimizi etkiliyor ve sektörün faaliyet gösterdiği ortamı yeniden şekillendiriyor.”
Bu çerçevede toplantılarda, sigorta sektörünün dayanıklılık ve önleme alanındaki rolünün güçlendirilmesi gerektiğine yönelik ortak bir yaklaşımın öne çıktığını ifade etti:
“Bu çerçevede, sigorta sektörünün dayanıklılık ve önleme alanındaki rolünü daha da güçlendirmesi gerektiğine yönelik güçlü bir görüş birliği dikkat çekiyor.”
“Sigortacılık yalnızca zarar gerçekleştikten sonra tazminat ödemekle sınırlı kalamaz”
Toplantılarda iklim değişikliği, yaşlanan nüfus, siber riskler ve jeopolitik gelişmelerin farklı oturumlarda ele alındığını belirten Yıldız, bu başlıkların ortak bir mesajda birleştiğini aktardı:
“İklim değişikliği, yaşlanan nüfus, siber riskler ya da jeopolitik gelişmeler hangi başlık altında tartışılırsa tartışılsın, aynı düşünce tekrar tekrar gündeme geldi toplantılarda: Sigortacılık yalnızca zarar gerçekleştikten sonra tazminat ödemekle sınırlı kalamaz.”
Yıldız’a göre sektörün rolü artık daha fazla “bireylerin, işletmelerin ve toplumların riskleri önceden yönetmelerine, belirsizliklere hazırlanmalarına ve krizlerden daha güçlü çıkmalarına yardımcı olmaya” doğru evriliyor.
“Riskleri önleme” kavramı öne çıktı
Yıldız, Brüksel’deki toplantılarda öne çıkan ana kavramlardan birinin “riskleri önleme” olduğunu vurguladı:
“Özellikle ‘riskleri önleme’ kavramı birçok farklı oturumda öne çıktı. İklim başlığında daha dayanıklı altyapıların geliştirilmesi ve uyum yatırımlarının artırılması; siber risklerde olaylar yaşanmadan önce zafiyetlerin azaltılması; sağlık ve yaşlanan nüfus tartışmalarında ise risklerin krize dönüşmeden yönetilmesi ön plana çıktı.”
“Temel mesaj oldukça açıktı: Kayıpları önlemek, çoğu zaman gerçekleştikten sonra telafi etmekten daha fazla değer yaratıyor.”
“Jeopolitik gelişmeler artık dışsal bir unsur olarak değerlendirilemez”
Yıldız'ın izlenimlerinde öne çıkan bir diğer başlık jeopolitik gelişmeler oldu. Yıldız, jeopolitik risklerin sigorta sektörü açısından artık dışsal bir unsur olarak görülemeyeceğinie dair şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bir diğer önemli çıkarım ise jeopolitik gelişmelerin artık sigorta sektörü açısından dışsal bir unsur olarak değerlendirilemeyeceğiydi. Ticaret gerilimleri, tedarik zinciri aksaklıkları, bölgesel çatışmalar ve siyasi belirsizlikler; enflasyonu, yatırım kararlarını, hasar maliyetlerini ve nihayetinde sigorta piyasalarının işleyişini doğrudan etkileyen faktörler haline gelmiş durumda.”
“Yapay zekânın sigortacılığı etkileyip etkilemeyeceği değil, nasıl yönetileceği odakta”
Brüksel toplantılarında yapay zekâ da önemli gündem başlıkları arasında yer aldı. Yıldız, yapay zekâ tartışmalarının artık farklı bir aşamaya geçtiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Yapay zekâ da tartışmaların merkezindeki konulardan biriydi. Artık yapay zekânın sigortacılığı etkileyip etkilemeyeceğinin değil; nasıl yönetileceğinin, karar alma süreçlerinde şeffaflık ve hesap verebilirliğin nasıl sağlanacağının ve yenilikçilik ile güven arasındaki dengenin nasıl kurulacağı daha çok odakta.”
“En sık zikredilen kavram dayanıklılık oldu”
Yıldız, toplantılarda en çok öne çıkan kavramın “dayanıklılık” olduğunu ifade etti. Yıldız, bu kavramın yalnızca finansal çerçevede ele alınmadığını da vurguladı:
“En sık zikredilen kavram ise ‘dayanıklılık’ oldu.”
“Üstelik yalnızca finansal dayanıklılık değil; sosyal, ekonomik ve kurumsal dayanıklılık da gündemin merkezindeydi.”
“Sigortanın rolü risk transferinin çok ötesine geçiyor”
Yıldız, sigorta sektörünün uzun yıllardır dayanıklılık alanında değer yarattığını, ancak bu katkının her zaman yeterince görünür kılınamadığını belirtti. Bu noktada sigortanın ekonomik ve toplumsal rolüne ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Aslında sigortacılık, uzun yıllardır tam da bu alanda değer yaratıyor. Ancak sektör olarak bu katkımızı her zaman yeterince görünür kılabildiğimizi söylemek zor.”
“Dünya daha karmaşık ve birbirine bağlı hale geldikçe sigortanın rolü risk transferinin çok ötesine geçiyor.”
“Sigorta; yatırımları mümkün kılıyor, toparlanmayı destekliyor, önlemeyi teşvik ediyor ve toplumların sistemik krizlere dönüşebilecek şokları absorbe etmesine yardımcı oluyor.”
“İklim değişikliği ve jeopolitik belirsizlikler geçici eğilimler değil”
Yıldız, sigorta sektörünün önümüzdeki dönemde büyük zorluklarla karşı karşıya olduğunu ifade etti. Özer, bu zorlukların geçici değil, yapısal nitelikte olduğuna dikkat çekti:
“Önümüzdeki dönemde karşı karşıya olduğumuz zorluklar oldukça büyük. İklim değişikliği, demografik dönüşüm, teknolojik gelişmeler ve jeopolitik belirsizlikler geçici eğilimler değil; önümüzdeki on yılı ve sonrasını şekillendirecek yapısal dinamikler.”
“Aklımda kalan duygu temkinli bir iyimserlik oldu”
Brüksel toplantılarının ardından genel izlenimini de paylaşan Yıldız, toplantılardan “temkinli bir iyimserlik” duygusuyla ayrıldığını belirtti. Yıldız, sigorta sektörünün önünde yalnızca gelişmelere uyum sağlama görevi değil, aynı zamanda toplumların bu dönüşümlere nasıl uyum sağlayacağını şekillendirme fırsatı bulunduğunu ifade etti:
“Bununla birlikte toplantılardan ayrılırken aklımda kalan duygu temkinli bir iyimserlik oldu. Sigorta sektörünün önünde yalnızca bu gelişmelere uyum sağlamak değil, aynı zamanda toplumların bu dönüşümlere nasıl uyum sağlayacağını şekillendirmek gibi önemli bir fırsat bulunuyor.”
“Önümüzdeki yıllarda sektörümüzün en önemli tartışmalarından biri de muhtemelen bu olacak.”
