Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) Başkanı Davut Menteş, günlük tahkim başvurularının yarı yarıya düştüğünü, trafik sigortasında kontrollü serbest tarifeye geçiş için iki koşulun sağlandığını ve mevzuata aykırı faaliyetlere yönelik denetimlerin sürdüğünü söyledi.
Gaziantep'te gazetecilerin sorularını yanıtlayan Menteş, hasar istismarıyla mücadele ve acente denetimlerinin yanı sıra şirketleri bekleyen yeni sıkılaştırmayı, sağlık sigortalarındaki maliyet baskısını, Zorunlu Afet Sigortası’nı, katılım sigortacılığını, IFRS 17’ye uyumu ve emeklilik sistemindeki gelişmeleri değerlendirdi.
Günlük başvurular 1.500–1.600 seviyelerine indi
Sigorta Tahkim Komisyonu’na yapılan başvuruları yakından takip ettiklerini belirten Menteş, eylül ayında yüzde 20’ye yakın düşüş yaşandığını, ekim ayındaki günlük başvurularda ise daha belirgin bir gerileme görüldüğünü söyledi.
“Ekim ayına baktığımızda yarı yarıya düştü” diyen Menteş, günlük ortalamanın daha önce 3 binin üzerinde olduğunu, sözünü ettiği çarşamba ve perşembe günlerinde başvuruların 1.500 ve 1.600 seviyelerinde gerçekleştiğini aktardı.
Bu rakamların toplam başvuruları gösterdiğini belirten Menteş, değer kaybına bağlı günlük başvuruların da 1.000’in altına gerilemek üzere olduğunu ifade etti. Düşüşte yalnızca adli sürecin değil, daha önce uygulamaya alınan tedbirlerin de etkili olduğunu vurguladı.
“Hasar MEYDANA GELDİĞİNDE SİGORTA ŞİRKETİNE BAŞVURUN”
Hasar meydana geldiğinde sigortalının veya hak sahibinin sigorta şirketine doğrudan ya da avukatı aracılığıyla başvurması gerektiğini söyleyen Menteş, bunun dışındaki aracı yapıların kendi kazançlarını önceleyerek hak sahiplerini yanıltabildiğini belirtti.
Hasarı istismar ederek haksız kazanç sağlayan yapılara karşı mevzuat, denetim ve teknoloji alanlarında tedbirler aldıklarını anlatan Menteş, daha önce açıkladıkları beşli paketin adli süreçle birlikte “5+1” olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Denetimlerde elde edilen bulguların adli mercilere iletildiğini ve bunun ardından müdahalelerin gerçekleştiğini söyledi.
İki büyük yapıya müdahale edildi
Menteş, işlem hacmi ve kamuoyundaki görünürlüğüyle öne çıkan iki büyük yapıya müdahale edildiğini, ancak bunların bütün yapıları kapsamadığını belirtti. Diğer yapılara yönelik denetim çalışmalarının da devam edeceğini söyledi.
Bir ofisin üç yıl içinde yaklaşık 200 bin dosya hazırladığını ve buna karşılık yaklaşık 190 bin ödeme yaptığını belirten Menteş, ödeme açıklamalarında kaza bilgisi, dosya numarası ve komisyon bedeli gibi ifadeler bulunduğunu söyledi.
Değer kaybı için ayrı başvuru şartı kaldırıldı
Menteş, mücadelede yalnızca denetim bulgularının adli mercilere iletilmesiyle yetinmediklerini, hasar sürecinin işleyişini de değiştirdiklerini anlattı.
193 üzerinden kurulan ortak hasar ihbar mekanizmasıyla vatandaşın kaza sonrasında ihbarını iletebildiğini ve bu bildirimin dakikalar içinde sigorta şirketlerine aktarılabildiğini belirtti. Sistemin, hak sahiplerine ödemelerin hızla yapılmasını sağlamaya yönelik mevzuat ve teknoloji altyapısına sahip olduğunu söyledi.
Eksper atamalarının sistem üzerinden yapılmasının bağımsızlığı güçlendirdiğini belirten Menteş, “Eksper bir sonraki işini düşünmek zorunda değil” dedi.
Acente denetiminde kayıt dışı komisyonlar inceleniyor
Acentelerdeki mevzuata aykırı faaliyetlere nasıl müdahale edileceği sorusuna Menteş, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi üzerinden yaygın denetim yürüttüklerini belirterek yanıt verdi.
“10 tane şubem var diye beyan edip 2000 tane noktadan talep toplayan, bu taleplerin komisyonlarını da kayıt dışı yöntemlerle dağıtanlara dair delil topluyoruz şu anda.”
Tespitlerin belirli bir olgunluğa ulaşmasının ardından ilgili yapılardan açıklama isteneceğini ve gerekli işlemlerin uygulanacağını belirten Menteş, “Bu faaliyetin durdurulmasına kadar varan ağır tedbirler olabilir” ifadelerini kullandı.
Sektöre girişte dört kriter değerlendiriliyor
Şirketlerin sektöre giriş başvurularında mali güç ve itibarın temel şartlar olduğunu vurgulayan Menteş, bunların yanında bağlı riskleri ve başvuru sahibinin sektöre sağlayacağı katkıyı da değerlendirdiklerini söyledi.
Bağlı riskleri, bir yatırımcının diğer sektörlerdeki faaliyetlerinde ortaya çıkabilecek risklerin sigortacılık faaliyetlerine de yansıması ihtimali üzerinden açıklayan Menteş, değerlendirmelerde 15 kurumdan bilgi aldıklarını belirtti.
Başvuru sahibinin rekabete, ürünlere ve sektörün gelişimine katkısının da dikkate alındığını ifade etti. Menteş, bu açıklamaları şirket satın alımına ilişkin bir soru üzerine yaparken değerlendirmesini genel ilkeler üzerinden yürüttüğünü vurguladı.
Rehabilitasyon sürecinde yedi şirketin faaliyeti durduruldu
SEDDK’nin sıkılaştırma, rehabilitasyon ve dönüşüm programı uyguladığını anlatan Menteş, geçmiş süreçte mali güç ve mevzuata uyum bakımından düzelmeyeceğini değerlendirdikleri şirketlerin faaliyetlerine müdahale ettiklerini söyledi.
Bu kapsamda yedi şirketin faaliyetini durdurduklarını belirten Menteş, riskin büyümesini önlemek ve mevcut sigortalıların haklarını şirketlerin varlıklarıyla karşılamak amacıyla hareket ettiklerini aktardı. Sürecin büyük ölçüde mağduriyet yaşanmadan çözüldüğünü değerlendirdiğini ifade etti.
Mevzuata aykırı işlemler karşısında caydırıcı ve önleyici tedbirlerin gerekli olduğunu söyleyen Menteş, “Çünkü vatandaşın parası söz konusu” dedi.
“Şirketleri sıkılaşma bekliyor”
Sermaye ve varlık yeterliliğine ilişkin yeni düzenleme sorusuna Menteş, daha önce iki tur sıkılaştırma yaptıklarını, yeni çalışmayla kuralları daha da geliştirdiklerini belirterek yanıt verdi.
“Şirketleri sıkılaşma bekliyor” diyen Menteş, sektörden itirazlar aldıklarını, ancak riskleri daha erken görmelerini sağlayan araçlar nedeniyle bu itirazların bir bölümünü karşılayamadıklarını söyledi.
Yeni düzenlemede özellikle yatırım araçlarına ilişkin, ince ayar niteliğinde ve daha işlevsel hükümler bulunacağını ifade etti.
Sigorta sektörü için TMSF benzeri bir yapının kurulmasına ilişkin soruya da yanıt veren Menteş, bunun şu anda gündemlerinde olmadığını söyledi. Mevcut mevzuatın titizlikle ve kararlılıkla uygulanmasını yeterli gördüğünü, bu tür garanti ve çözümleme mekanizmalarının istismar ihtimalinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Trafikte kontrollü serbest tarife için üçüncü koşul bekleniyor
Trafik sigortasında şirketlerin indirim uyguladığını belirten Menteş, “Neredeyse tüm şirketlerimiz neredeyse her kademede iskonto uyguluyorlar” dedi.
Limitli tarife rejiminin sona ermesini arzu ettiklerini söyleyen Menteş, bunun için pazarın ruhsat sahibi 25 şirket arasında daha dengeli dağılmasını beklediklerini anlattı.
Üç yıl önce ilk 10 şirketin payının yüzde 80 seviyelerinde olduğunu, bu payın yüzde 60’ın altına gerilemek üzere bulunduğunu belirten Menteş, ikinci beklentilerinin de indirimlerin oluşması olduğunu ve bunun gerçekleştiğini söyledi.
Üçüncü koşulu “fiyatlar genel seviyesinin tek basamaklara doğru yaklaşması” olarak ifade eden Menteş, “Aslında iki koşul sağlandı. Üçüncü koşulla birlikte serbest tarifeye, en azından kontrollü bir serbest tarifeye geçebileceğimizi söyleyebilirim” dedi.
Menteş, trafik sigortasında piyasanın arz ve talep tarafında sorun yaşanmadığını da belirtti.
Sağlık sigortasında prim artışı yerine hasar maliyetine odaklanılıyor
Sağlık sigortalarının, sağlık sektöründeki gelişmelerden doğrudan etkilendiğini belirten Menteş, hasar/prim oranlarının şirketleri zorlayabilecek sınırda bulunduğunu söyledi.
Maliyet baskısının yalnızca prim artırılarak karşılanmasının ürünün satın alınabilirliğini zorladığına dikkat çeken Menteş, “Orada sağlık sektöründe hasarı azaltmamız gerekiyor, onun farkındayım. Primi yükseltmek suretiyle değil bu” ifadelerini kullandı.
Hasar maliyetlerini azaltabilmek için tedarik tarafının da değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Menteş, Sağlık Bakanlığı ve hastanelerle etkileşim içinde olduklarını anlattı.
Zorunlu Afet Sigortası için COP31 ihtimali sürüyor
Zorunlu Afet Sigortası’na ilişkin taslak çalışmayı 2024 yılı sonbaharında tamamladıklarını açıklayan Menteş, hazırlık sürecini DASK, Türkiye Sigorta Birliği ve Türk Reasürans ile birlikte yürüttüklerini söyledi.
Zorunlu Afet Sigortası’nın COP31 öncesinde çıkarılıp çıkarılamayacağı sorusuna Menteş, bu yönde beklentileri bulunduğunu ancak sürenin daraldığını belirterek yanıt verdi:
“COP31’e önemli bir araç olur, bir lansman olur diye bir beklentimiz vardı. Ama süre de daraldı. Umarım yetişir.”
Katılım sigortacılığında şirketlere yeni seçenek
Menteş, katılım sigortacılığı mevzuatının uluslararası standartlarla uyumuna ilişkin eleştiriler aldıklarını ve bu eleştirilerden hareketle yeni bir düzenleme hazırladıklarını söyledi.
Uluslararası standartlarla tam uyumlu olduğunu belirttiği düzenlemenin isteğe bağlı uygulanacağını anlatan Menteş, şirketlerin yeni düzenlemeyi seçebileceğini veya mevcut Türkiye modeliyle devam edebileceğini ifade etti:
“Bu düzenleme opsiyon halinde uygulamaya girecek. Dileyen şirketlerimiz bu düzenlemeyle hareket edecek, dileyenlerimiz de mevcut Türkiye modeliyle devam edebilirler.”
Menteş, yeni yönetmeliğin yabancı sermayeyi teşvik edebileceğini veya en azından yatırımcıların tereddütlerini azaltabileceğini düşündüğünü belirtti.
IFRS 17’de raporlama başladı
IFRS 17’ye geçişin mevcut muhasebe ve raporlama sistemine göre kapsamlı bir dönüşüm gerektirdiğini söyleyen Menteş, sürecin yalnızca finans ve muhasebe birimleriyle sınırlı olmadığını vurguladı. Teknik ve hasar birimlerinin de yeni yapıya uyum sağlaması gerektiğini ifade etti.
Şirketlerin 1 Temmuz itibarıyla önceki yıl karşılaştırmalarıyla birlikte hem IFRS 17 hem IFRS 4 kapsamında kuruma raporlama yaptığını belirten Menteş, “Şu anda her iki standarda da raporlama yapıyorlar şirketlerimiz” dedi.
Vergi ve sermaye yeterliliği uyumu da gerekiyor
Menteş, IFRS 17’ye geçişin vergiye tabi kurum kazancının hesaplanmasına ilişkin uyumun da gerektirdiğini söyledi. Bunun için kanun düzeyinde değişikliğe ve vergi idaresi tarafında uyuma ihtiyaç bulunduğunu ifade etti.
Vergilendirme tarafındaki uyum sağlanana kadar şirketlerin farklı raporlama ihtiyaçlarını birlikte karşılaması gerekeceğini anlatan Menteş, yeni standardın sermaye yeterliliği sistemiyle de uyumlaştırılması gerektiğini belirtti. Bu noktada Solvency II rejimine geçişin önemine değindi.
Otomatik katılımda yatırım seçenekleri genişleyecek
Otomatik katılım sistemine ilişkin hazırladıkları değişiklik hakkında bilgi veren Menteş, gönüllü emeklilik tarafındaki yatırım seçeneklerini otomatik katılım tarafına da taşımayı amaçladıklarını söyledi. Katılımcı lehine yatırım imkânlarını artırmayı hedeflediklerini belirten Menteş, değişikliğin bu yönde olduğunu ifade etti.
BES göstergeleri gün içinde izleniyor
Bireysel emeklilik tarafındaki gelişmeleri yakından takip ettiklerini söyleyen Menteş, kritik göstergeleri günde en az dört kez izlediklerini belirtti. Ağustos ayına ve eylülün ilk yarısına göre olumlu bir değişim gördüklerini ifade etti.