Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ahmet Yaşar, Sigorta Aracıları Zirvesi 2026’da yaptığı konuşmada sigorta sektörünün geleceğinde güven, teknoloji ve güçlü aracılık yapısının belirleyici olacağını söyledi.
Sigorta Aracıları Zirvesi 2026, sigorta sektörünün tüm paydaşlarını İstanbul’da bir araya getirdi. İki gün sürecek zirvede sigorta sektörünün dağıtım kanallarındaki dönüşüm, yeni nesil acentelik modelleri, yapay zekâ, dijitalleşme, müşteri beklentilerindeki değişim ve çok kanallı dağıtım yapıları ele alınıyor.
Zirvenin açılışında konuşan Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik Acenteler Datış Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Turgay Özata, djitalleşme ve yapay zekâ çağında sigorta aracılarının öneminin azalmadığını, aksine daha da arttığını vurgulayarak, güven ilişkisinin sigortacılığın temel taşı olmaya devam ettiğini söyledi.
Sigorta aracılarının payı yüzde 55
Sektörün dağıtım kanallarına ilişkin güncel tabloyu paylaşan Özata, sigorta pazarının çok sesli ve dengeli bir ekosisteme sahip olduğunu belirtti. Merkezi satış yönetiminin yüzde 11, bankasürans kanalının yüzde 13, brokerlerin yüzde 17 paya sahip olduğunu ifade eden Özata, acentelerin ise yüzde 55’lik pay ile sistemin en önemli aktörlerinden biri olmaya devam ettiğini söyledi:
“Bu tablo bize çok net bir mesaj veriyor. Sigortacılık her şeyden önce güven ve insan ilişkisi işidir.”
Değişen müşteri beklentileri ve dijital kanalların yükselişiyle birlikte aracıların artık daha stratejik risk ve finansal danışmanlara dönüştüğünü vurgulayan Özata, teknolojinin ancak insan dokunuşuyla anlam kazandığını anlattı:
“Bizler aracıların geleceğinin teknolojiyle yarışmakta değil, teknolojiyi arkasına alarak müşteriye katma değer sunmakta olduğuna inanıyoruz.”
“Dar pastadan pay alma yarışını bırakmalıyız”
TOBB SAİK Başkanı Levent Korkut da yaptığı açılış konuşmasında sigorta aracılığının yalnızca satış ve komisyon başlıkları üzerinden değil, yapısal dönüşüm ekseninde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Korkut, sigorta sektöründe artık dar bir alanda rekabet etmek yerine, pazarın birlikte nasıl büyütüleceğinin konuşulması gerektiğini ifade etti.
Türkiye’de sigorta penetrasyon oranının hâlâ yüzde 1,5-1,6 seviyelerinde bulunduğunu belirten Korkut, gelişmiş ülkelerde bu oranın yüzde 7 ile 13 arasında değiştiğini hatırlattı. Korkut, mevcut tablonun aynı zamanda büyük bir büyüme potansiyeline işaret ettiğini dile getirdi:
“Artık dar bir pastadan pay alma yarışını bırakıp, bu pastayı nasıl birlikte büyüteceğimizi konuşmalıyız. Rekabetin yerine iş birliğini koyarak sektörümüzü büyütmek zorundayız.”
Acenteler finansal danışmana dönüşmeli
Geleneksel acentelik modelinin değiştiğini vurgulayan Korkut, yeni dönemde sigorta aracılarının müşterileri için finansal danışman rolü üstlenmesi gerektiğini söyledi.
Vatandaşların ve işletmelerin risklerini doğru analiz eden, ihtiyaçlarını belirleyen ve doğru çözümler sunan acentelerin sektörde fark yaratacağını belirten Korkut, poliçe satışının ötesine geçen bir danışmanlık modelinin kaçınılmaz hale geldiğini ifade etti.
Bu dönüşümün, acentelerin sektördeki konumunu zayıflatmayacağını; tam tersine doğru uyum sağlayan aracıları daha güçlü hale getireceğini söyledi:
Dijitalleşme tehdit değil fırsat
İnternet satışları ve çağrı merkezlerinin acenteler için tehdit olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Korkut, teknolojiyi dışlayan değil, iş modelinin merkezine entegre eden bir anlayışın benimsenmesi gerektiğini söyledi:
“Müşteri ilişkileri yönetimi sistemlerini kullanan, veriyi güvenli şekilde işleyen ve müşteriye en hızlı, en doğru bilgiyi sunabilen acenteler rekabette öne çıkacaktır.”
“Değişime direnmeyin, liderlik edin”
Artan maliyetler ve yoğun rekabet nedeniyle acentelerin varoluş kaygıları yaşadığını belirten Korkut, çözümün değişime direnmek değil, dönüşüme liderlik etmek olduğunu vurguladı:
“Rekabet yerine iş birliğini, kısa vadeli satış yerine uzun vadeli müşteri ilişkilerini merkeze almalıyız. Bu zirveden sektörümüze ışık tutacak güçlü bir ortak akıl çıkacağına inanıyorum.”
Sigortacılık yalnızca tazminat ödeyen bir sektör değil
Zirvenin açılışında konuşan Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ahmet Yaşar, sigortacılık sektörünün köklü bir değişim sürecinden geçtiğini belirterek, bu dönüşümün merkezinde sigorta aracılarının bulunduğunu söyledi.
Yaşar, yapay zekâ ve dijitalleşmenin iş yapış şekillerini değiştirdiğini ancak sigortacılığın temelindeki güven ilişkisinin önemini koruduğunu vurguladı.
Ahmet Yaşar, sigortacılığın yalnızca hasar sonrası tazminat ödeyen bir yapı olmadığını belirterek, sektörün ekonomik güvenlik, toplumsal dayanıklılık ve sürdürülebilir kalkınma açısından kritik bir rol üstlendiğini ifade etti.
Müşteriyle ilk teması kuran, riskleri anlatan, güveni tesis eden ve hasar anında sigortalının yanında duran sigorta aracılarının sektörün sahadaki en güçlü temsilcileri olduğunu dile getiren Yaşar, aracılık yapısının güçlendirilmesinin sektörün geleceği açısından büyük önem taşıdığını söyledi.
“Teknoloji insanın yerine değil, insanı güçlendirmek için var”
Yapay zekâ, büyük veri, dijital satış kanalları ve gömülü sigortacılık gibi uygulamaların sektörü dönüştürdüğünü belirten Yaşar, teknolojiyi insanın yerine geçen değil, insanı güçlendiren bir araç olarak gördüklerini ifade etti.
Yaşar, “Teknoloji gelişebilir, süreçler dijitalleşebilir, yapay zekâ iş yapış şekillerimizi değiştirebilir. Ancak sigortacılığın temelinde yer alan güven ilişkisi varlığını korumaya devam edecektir. Bu nedenle güçlü, bilgili, yetkin ve dönüşüme açık bir aracılık yapısına her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyoruz” dedi.
Trafik sigortasında yeni dönem
Konuşmasında trafik sigortasında hayata geçirilen yeni düzenlemelere de değinen Ahmet Yaşar, özellikle araç değer kaybı süreçlerinde daha hızlı, şeffaf ve öngörülebilir bir yapının hedeflendiğini söyledi.
Yeni düzenlemelerle birlikte araç hasarı başvurularının aynı zamanda değer kaybı talebini de kapsayacağını belirten Yaşar, bu adımın sigortaya duyulan güveni artıracağını, uyuşmazlıkları azaltacağını ve vatandaş memnuniyetine katkı sağlayacağını ifade etti.
“Güçlü aracılar güçlü sigortacılık demektir”
Türkiye’de sigorta penetrasyonunun artırılması ve sigortalılık bilincinin geliştirilmesinin tüm sektör paydaşlarının ortak sorumluluğu olduğunu vurgulayan Yaşar, şirketler, acenteler, brokerler, eksperler, meslek örgütleri ve kamu kurumlarının aynı hedef doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini söyledi.
Türkiye Sigorta Birliği olarak tüm dağıtım kanallarının gelişimini stratejik bir öncelik olarak gördüklerini belirten Yaşar, aracılık yapısının dijital dönüşüme uyumu, teknik yetkinliklerin artırılması, müşteri deneyiminin geliştirilmesi ve sürdürülebilir gelir modellerinin oluşturulması için çalışmalarını sürdürdüklerini kaydetti.
Yaşar, “Güçlü aracılar güçlü sigortacılık demektir. Güçlü sigortacılık ise daha dirençli bir ekonomi ve daha güvenli bir toplum demektir” ifadelerini kullandı.