Lockton Omni Brokerlik Genel Müdürü Ülkem Gürdeniz, İsrail-İran arasındaki gerilimin denizcilik ve nakliyat sigortalarına etkilerini anlattı.
Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Uğur Güler ile sigorta uzmanı Zeynep Türker'in sunduğu Sigortacı Kafası programına konuk olan Gürdeniz, harp sigortalarının önemi, Süveyş Kanalı’nda yaşanan “Sarı Filo” örneği, artan maliyetler ve sektörün yeşil dönüşüm sürecine dair önemli bilgiler paylaştı.
Küresel Ticaretin Atar Damarı: Denizcilik
Dünyada artan jeopolitik gerilimlerin küresel ticaretin yanı sıra sigorta sektörü üzerindeki etkisini değerlendiren Ülkem Gürdeniz, deniz taşımacılığının küresel ekonominin atardamarı olduğunu vurguladı:
“Yılda yaklaşık 12 milyar ton yük deniz yoluyla taşınıyor. Bu rakam 1973’te 3,5 milyar tondu, nüfus artışı ve tüketim mallarının akış hızının artmasıyla deniz ticaretindeki yük hareketi her yıl artmaya devam ediyor. Sigortacılık ise bu akışın en önemli güvence mekanizması.”

Harp Sigortalarının Artan Önemi
Rusya-Ukrayna savaşıyla birlikte harp sigortalarının denizcilik sigortalarında kritik bir yer tuttuğunu belirten Gürdeniz:
“Denizcilik sigortaları içinde harp sigortaları yaklaşık 1 milyar dolarlık bir piyasaya sahip. Kriz dönemlerinde bu rakam katlanarak artabiliyor. Jeopolitik gelişmeler sigorta maliyetlerini ve poliçe kapsamlarını anlık olarak değiştirebiliyor.”
Özellikle İsrail-İran arasındaki gerilimin, petrol fiyatlarının yanı sıra sigorta maliyetlerini de etkilediğini vurgulayan Gürdeniz, sigorta piyasalarının anlık reflekslerle sürekli fiyat güncellemesine gittiğini belirtti.

Süveyş Kanalı’nda 8 Yıl Mahsur Kalan Gemiler: “Sarı Filo”
Gürdeniz, jeopolitik krizlerin deniz sigortalarına etkisini anlatırken tarihten çarpıcı bir örnek paylaştı:
“1967’de Mısır ile İsrail arasındaki savaş nedeniyle Süveyş Kanalı kapatıldı. 8 farklı ülkeye ait 15 gemi tam 8 yıl boyunca kanalda mahsur kaldı. Çöl tozlarından dolayı sarıya bürünen bu gemiler ‘Sarı Filo’ olarak anıldı. Uzun süre mahsur kalan gemiler ekonomik değerini kaybederek tam ziya ilan edilmek zorunda kaldı. Bu olay, deniz sigortalarının neden sürekli jeopolitik gelişmeleri yakından izlemek zorunda olduğunu gösteren somut bir örnektir.”
Fiyatlarda %200’e Varan Artışlar
Harp sigortalarında yaşanan artışlara dikkat çeken Gürdeniz, İsrail’in Hayfa ve Aşdod limanlarına yapılan seferlerde harp primlerinin %200’e varan oranlarda arttığını ifade etti.
Hürmüz Boğazı’nın dünya enerji akışının yaklaşık %20’sini, LNG ticaretinin ise %25’ini barındırdığını belirten Gürdeniz, şu anda boğazdan geçen günlük ortalama 114 gemide bir düşüş olmadığını ancak gerginliğin sürmesi halinde ticaretin aksayabileceğini kaydetti.
“Hürmüz Boğazı’nda yaşanacak bir kapanma tüm dünyayı etkiler. Şu anda harp sigortalarında primler günlük bazda revize ediliyor. Normalde 48 saat geçerli olan harp primleri, kriz nedeniyle 24 saatlik sürelerle güncelleniyor.”
Nakliyat Sigortalarında Yeni Risk Dalgası
Denizcilik sigortaları içerisinde nakliyat sigortalarının %57’lik büyük bir paya sahip olduğunu ifade eden Gürdeniz, harp bölgelerinde sefer yapan yüklerin sigortalarında ilave primlerin ve yaptırımların maliyetleri artırdığını belirtti:
“ABD-Çin ticaret gerilimleri, pandemi sonrası uzun bekleme süreleri, sözleşme iptalleri derken nakliyat sigortaları zaten hassas bir dengede ilerliyordu. İsrail-İran gerilimi gibi krizler ilave harp primlerini artırarak yük sahiplerinin maliyetlerini yükseltiyor.”
Harpten kaynaklı risklerin devam etmesi durumunda harp sigortalarında 1 milyar dolarlık prim hacminin katlanarak artabileceğini öngören Gürdeniz, yük sahiplerinin sigorta poliçelerini yaptırım, harp riski ve rota bazlı ek primleri göz önünde bulundurarak dikkatle yönetmesi gerektiğini söyledi.
Yeşil Dönüşüm: Denizcilikte Karbonsuzlaşma Hedefi
IMO’nun 2050 yılına kadar denizcilikte karbonsuzlaşma hedefi bulunduğunu belirten Gürdeniz, deniz taşımacılığının dünya karbon salımının %2-2,5’ini oluşturduğunu ifade ederek şu bilgileri paylaştı:
“Petrol türevleri yerine LNG, metanol, amonyak, hidrojen ve rüzgar destekli sistemlere geçiş planlanıyor. Armatörler çift yakıtlı gemilere yatırım yapmaya başladı. Bu dönüşüm, sigorta maliyetlerine de yansıyacak. Karbonsuzlaşma hedefi gemi yatırımlarında ve poliçe süreçlerinde önemli bir kriter haline geldi.”

Deniz Sigortacılığı Gençler İçin Fırsatlar Sunuyor
Sigortacılığın öğrenmeye ve meraka dayalı bir alan olduğunu vurgulayan Ülkem Gürdeniz, gençlere şu mesajı verdi:
“Ben 21 yıldır bu sektördeyim ve her gün yeni bir şey öğrenmeye devam ediyorum. Deniz sigortacılığı kariyer değil bir yaşam tarzı. İngilizce gibi yabancı dillerin aktif kullanımı önemli. Deniz sigortacılığı stresli ve dinamik bir alan, fakat yeni nesil için büyük fırsatlar sunuyor.”
Lockton Omni’de kadın çalışan oranının %50 olduğunu belirten Gürdeniz, kadınların deniz sigortacılığında güçlü bir şekilde yer alabileceğini, doğru planlama ve destekle kariyer yolculuklarını güvenle inşa edebileceklerini vurguladı.
Sigorta, Jeopolitik Risklerin Gölgesinde Dengede Kalma Mücadelesi Veriyor
İsrail-İran gerilimi, petrol fiyatları ve küresel ticareti etkilerken, denizcilik ve nakliyat sigortalarında harp sigortalarının kritik önemini bir kez daha ortaya koydu. Nakliyat maliyetlerinin artması, sefer güvenliği ve yaptırımların takibi yük ve gemi sahipleri için sigorta süreçlerini daha karmaşık hale getiriyor.
Bu dönemde deniz sigortacılığının sadece bir mali güvence değil, jeopolitik risk yönetimi ve kriz okuryazarlığı gerektiren bir uzmanlık alanı olduğu net şekilde görülüyor.