Advertisement
01.11.2026
weather
14°
Sigorta Kulisi Gündem Gelişmiş ülkelerde de sigorta koruma açığı büyüyor: Gözler COP31 Antalya'da

Gelişmiş ülkelerde de sigorta koruma açığı büyüyor: Gözler COP31 Antalya'da

UNEP Sigorta Başkanı Butch Bacani, CNN'de sigorta koruma açığını, finansal riskleri ve parametrik sigortayı anlattı. Gözler COP31 Antalya'da

UNEP Sigorta Başkanı Butch Bacani, iklim kaynaklı sigortasız kayıpların gelişmiş ülkelerde de arttığını belirtti. Çözüm arayışları COP31 Antalya'da ele alınacak.

İklim değişikliğine bağlı doğal afetlerin ekonomik etkileri büyürken, sigorta koruma açığı yalnızca gelişmekte olan ülkelerin değil, yüksek gelirli ekonomilerin de önemli sorunlarından biri haline geliyor. Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) Sigorta Başkanı Butch Bacani, Avustralya, Avrupa ve Kuzey Amerika'da da sigortasız kayıpların arttığına dikkat çekerek, sigorta güvencesinin azalmasının finansal istikrarı tehdit edebileceğini belirtti.

CNN International'da Lynda Kinkade'in sorularını yanıtlayan Bacani, sigortanın iklim değişikliğine uyum stratejilerindeki rolünü, sigortalanamayan varlıkların ekonomik etkilerini ve parametrik sigortanın sağlayabileceği avantajları değerlendirdi.

Bacani'nin açıklamaları, 13–14 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da Türkiye Sigorta Birliği (TSB) ile UNEP iş birliğinde düzenlenecek COP31 Küresel Sürdürülebilir Sigortacılık Zirvesi öncesinde geldi. Zirvede iklim risklerinin azaltılması, sigortalanabilirliğin artırılması ve ekonomik dayanıklılığın güçlendirilmesi ele alınacak.

Sigortasız afet kayıpları gelişmiş ülkelerde de artıyor

CNN röportajında sigortanın iklim değişikliğiyle mücadelede neden önemli bir araç olduğunu anlatan Bacani, afetlerin ardından sigorta güvencesinin ekonomik toparlanmaya katkı sağladığını vurguladı.

Bacani, sigortayı afetlerin ekonomik etkilerini hafifleten bir finansal mekanizma olarak tanımladı:

“Bir afet meydana geldiğinde sigorta, insanların yeniden ayağa kalkmasına ve toparlanmasına yardımcı olan finansal bir şok emici görevi görüyor.”

Ancak iklim kaynaklı ekonomik kayıpların büyümesiyle birlikte sigortalı kayıplar ile toplam ekonomik kayıplar arasındaki farkın da açıldığına dikkat çekti.

Bacani, LinkedIn hesabından yaptığı değerlendirmede bu sorunun artık yalnızca Küresel Güney ülkeleriyle sınırlı olmadığını; Avustralya, Avrupa ve Kuzey Amerika gibi yüksek gelirli bölgelerde de sigorta koruma açığının genişlediğini belirtti.

Sigortasız kayıpların maliyetinin hane halklarına, işletmelere, vergi mükelleflerine ve kamu bütçelerine yansıdığını ifade eden Bacani, bunun yaşam maliyetleri üzerinde de baskı oluşturduğunu kaydetti.

Sigortalanamayan konutlar krediye erişimi zorlaştırabilir

Bacani'nin dikkat çektiği önemli konulardan biri de sigorta güvencesinin finansman ve yatırım kararları üzerindeki etkisi oldu.

İklim riskleri nedeniyle bazı varlıkların sigortalanamaz hale gelmesinin, bu varlıkların krediye ve yatırıma erişimini de zorlaştırabileceğini belirten Bacani, konut kredilerini örnek gösterdi.

“Bir konut için mortgage kredisi almak istiyorsanız ve o konutun sigortası yoksa kredi almanız çok zor olacaktır” diyen Bacani, benzer sorunların küçük işletmeler, tarım ve ulaştırma gibi farklı sektörlerde de yaşanabileceğini ifade etti.

Bacani'ye göre sigortalanabilirliğin azalması, yalnızca afetlerden doğan zararların karşılanmasını güçleştirmiyor. Aynı zamanda yatırımların finansmanını ve ekonomik faaliyetlerin sürdürülebilirliğini de etkileyebiliyor.

Bu nedenle iklim risklerine açık varlıkların, projelerin ve işletmelerin sigortalanabilirliğinin korunması önem taşıyor.

Avrupa'da iklim kaynaklı ekonomik kayıpların yalnızca dörtte biri sigortalı

CNN'in aktardığı bilgilere göre Avrupa Birliği'nde iklim kaynaklı ekonomik kayıpların yalnızca yaklaşık yüzde 25'i sigorta kapsamında bulunuyor.

Avrupa'da yaşanan şiddetli orman yangınları, aşırı sıcaklıklar ve kuraklık, iklim risklerine karşı hazırlık ve sigorta korumasının önemini yeniden gündeme taşıdı.

Röportajda Avrupa Komisyonu'nun iklim risklerinin önceden belirlenmesi, zararların önlenmesi ve uygun fiyatlı sigortaya erişimin genişletilmesini amaçlayan yeni iklim dayanıklılığı düzenlemesi önerisine de değinildi.

Bacani ise Avrupa'nın iklim dayanıklılığına yönelik girişimleri ve Avrupa İklim Sigortası İttifakı oluşturulması yönündeki adımları, sigorta koruma açığının azaltılması açısından önemli gelişmeler olarak değerlendirdi.

Sigorta şirketleri afet öncesinde risk azaltımına odaklanmalı

Bacani, sigorta sektörünün iklim değişikliğine uyum sürecinde üstlenebileceği rolü açıklarken üç temel yetkinliğe dikkat çekti: Risklerin anlaşılması, zararların önlenmesi ve risklerin sigorta yoluyla üstlenilmesi.

Sigorta şirketlerinin uzun yıllardır iklim risklerini modellediğini ve ölçtüğünü belirten Bacani, bu bilgi birikiminin toplumların ve işletmelerin afetlere hazırlanmasında kullanılabileceğini ifade etti.

Risklerin yalnızca fiyatlandırılmasının değil, azaltılmasının da önemli olduğunu vurgulayan Bacani; sel kontrolü, konutların afetlere karşı güçlendirilmesi ve iklime uyumlu tarım uygulamalarını örnek gösterdi.

Bu tür önlemlerin zararlar meydana gelmeden önce riskleri azaltabileceğini belirten Bacani, böylece sigortanın uzun vadede daha erişilebilir, uygun maliyetli ve sürdürülebilir hale gelebileceğini söyledi.

UNEP Sigorta Başkanı, afet sonrasında daha dayanıklı biçimde yeniden inşa etme anlayışının ötesine geçilerek, afet öncesinde daha dayanıklı yapılar ve sistemler oluşturulması gerektiğine dikkat çekti.

Parametrik sigorta hızlı ödeme imkânı sunuyor

Bacani, geleneksel tazminat esaslı sigortalarda bir hasarın meydana gelmesinin ardından zararın değerlendirilmesi ve tazminatın belirlenmesi için belirli bir süre gerektiğini anlattı.

Parametrik sigortada ise ödemenin, önceden belirlenen bir parametrenin veya eşik değerin gerçekleşmesine bağlı olduğunu belirtti.

Yağış miktarı veya rüzgâr hızı gibi ölçülebilir göstergelerin bu tür sigortalarda ödeme koşulu olarak kullanılabildiğini ifade eden Bacani, belirlenen eşik aşıldığında ödemenin hızlı biçimde yapılabildiğini söyledi.

Bu sistemin en önemli avantajlarından birinin, afetin hemen ardından ihtiyaç duyulan finansal kaynağa daha kısa sürede erişim sağlanması olduğunu vurguladı.

Bacani, parametrik sigortanın hane halkları, işletmeler ve hükümetler açısından kullanılabilecek bir çözüm olduğunu belirtti.

Gözler COP31 Antalya'daki sigortacılık zirvesinde

Sigorta koruma açığının azaltılmasına yönelik çözüm arayışları, 13–14 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da gerçekleştirilecek COP31 Küresel Sürdürülebilir Sigortacılık Zirvesi'nin gündeminde yer alacak.

Birleşmiş Milletler Çevre Programı ile Türkiye Sigorta Birliği iş birliğinde düzenlenecek zirve, “İklim Dayanıklılığı Zorunluluğu” (The Climate Resilience Imperative) temasıyla gerçekleştirilecek.

Zirvede küresel sigorta ve finans kuruluşlarının yöneticileri, iş dünyası temsilcileri, politika yapıcılar, düzenleyici otoriteler ve sivil toplum kuruluşları bir araya gelecek.

Sigorta sektörünün iklim risklerini değerlendirme, ölçme, azaltma ve üstlenme konusundaki uzmanlığının ekonomik dayanıklılığı artırmak için nasıl kullanılabileceği ele alınacak.

Sigortalanabilirlik ve finansmana erişim masaya yatırılacak

Antalya'daki zirvenin öncelikli hedefleri arasında, afet öncesinde alınan önlemler sayesinde engellenen ekonomik kayıpların değerinin ölçülmesi bulunuyor.

Böylece risk azaltıcı yatırımların ekonomik faydasının daha görünür hale getirilmesi ve dayanıklılık yatırımlarının teşvik edilmesi amaçlanıyor.

Zirvede ayrıca iklim risklerine açık varlıkların ve işletmelerin sigortalanabilirliğinin artırılması, kredi ve yatırıma erişimlerinin desteklenmesi ile finansal istikrara katkı sağlayacak çözümler değerlendirilecek.

Etkinlik kapsamında Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Sigortacılık İlkeleri'nin (PSI) “Kırılganlıktan Sigortalanabilirliğe” (From Vulnerability to Insurability) başlıklı politika belgesinin de yayımlanması planlanıyor.

Bacani, sigorta sektörünün risk yönetimi konusundaki uzmanlığının kamu ve özel sektörle birlikte kullanılması sayesinde toplumların, şehirlerin ve ülkelerin gelecekteki iklim şoklarına karşı daha dayanıklı hale gelebileceğini vurguladı.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *