Met Teknik Akademi Başkanı Mustafa Tütünoğlu, selden etkilenen araçlarda elektronik arızaların haftalar sonra ortaya çıkabileceğini belirterek önemli uyarılarda bulundu.
Sel ve su baskınlarından etkilenen araçlarda hasarın yalnızca motorla sınırlı kalmayabileceğini belirten Met Teknik Akademi Başkanı Mustafa Tütünoğlu, özellikle elektronik sistemler, hava yastıkları ve emniyet kemerlerinde oluşabilecek gizli hasarların haftalar sonra ortaya çıkabileceği uyarısında bulundu.
RS Holding çatısı altında faaliyet gösteren Met Teknik Akademi'nin Başkanı Mustafa Tütünoğlu, suya maruz kalan araçların yeniden çalışmasının güvenli oldukları anlamına gelmediğini vurguladı.
“Aracın kuruması veya yeniden çalışması, güvenle kullanılabileceği anlamına gelmez. Sel sonrası karar, aracın dış görünüşüne bakılarak verilmemeli.”
Bugün çalışan araç haftalar sonra arızalanabilir

Sel hasarının her zaman ilk gün belirti vermediğine dikkat çeken Tütünoğlu, özellikle araçların elektronik sistemlerinde kalan nem ve kirin zaman içerisinde ciddi sorunlara yol açabileceğini söyledi:
“Taban halısı yüzeyi kurumuş görünürken altındaki yalıtım malzemeleri nemli olabilir. Kablo bağlantılarında, soketlerde ve elektronik kontrol ünitelerinde kalan nem ile kir, zamanla korozyona ve arızaya neden olabilir. Araç bugün çalışırken haftalar sonra elektriksel sorunlar ortaya çıkabilir. Bu yüzden yalnızca iç temizlik yaptırıp aracı kullanmaya devam etmek yeterli değildir.”
Suya maruz kalan bölgelerin uzmanlar tarafından incelenmesi gerektiğini belirten Tütünoğlu, gerekli söküm, temizlik, kurutma ve parça değişimlerinin üreticilerin onarım prosedürlerine uygun yapılmasının önemine dikkat çekti.
Özellikle tuzlu suya maruz kalan araçlarda korozyonun daha ağır sonuçlar doğurabileceğini hatırlattı.
Hava yastıkları ve emniyet kemerlerinde gizli hasar riski
Selden etkilenen araçlarda yalnızca motor ve elektronik donanımların değil, sürüş güvenliği açısından kritik sistemlerin de kontrol edilmesi gerektiğini vurgulayan Tütünoğlu, hava yastıkları ve emniyet kemerlerine ilişkin önemli uyarılarda bulundu.
“Hava yastıkları, emniyet kemerleri ve kemer gergi mekanizmaları ile bunları yöneten elektronik sistemler de suya maruziyet açısından değerlendirilmeli. Su altında kalan hava yastıklarını kurutup yeniden kullanmak güvenli bir onarım yöntemi değildir.”
Güvenlik sistemlerinde yapılacak onarım ve parça değişimlerinin üretici talimatlarına göre belirlenmesi gerektiğini ifade eden Tütünoğlu, "Güvenlik parçalarında kontrol ve değişim kararı, üreticinin ilgili araç için belirlediği kurallara göre verilmeli. Gösterge panelinde uyarı görülmemesi, tek başına bu sistemlerin sağlıklı olduğunu kanıtlamaz" uyarısını yaptı.
Tek bir marş denemesi motor hasarını büyütebilir
Selin ardından araç sahiplerinin otomobillerinin çalışıp çalışmadığını kontrol etmek istediğini belirten Tütünoğlu, özellikle suyun içinde stop eden araçlarda yeniden çalıştırma girişiminin ağır motor hasarına neden olabileceğine dikkat çekti.
"Motorun hava emiş hattından silindirlere su girmiş olabilir. Silindirdeki su pistonun hareketini engelleyerek biyel kolları ve diğer motor parçalarında ağır hasara yol açabilir. Bu nedenle 'Bir kez deneyelim, çalışırsa sorun yoktur' yaklaşımı doğru değil."
Araç sahiplerini yanlış müdahaleler konusunda uyaran Tütünoğlu, "Marşa basmak, akü takviyesi yapmak ya da aracı iterek çalıştırmaya uğraşmak hasarı büyütebilir. Araç, üreticinin taşıma talimatlarına uygun şekilde profesyonel çekiciyle servise ulaştırılmalı" ifadelerini kullandı.
Tütünoğlu ayrıca motor, şanzıman ve diferansiyel yağlarına su karışması ihtimalinin araştırılması, fren sistemleri ve yürüyen aksamın da çamur, tortu ve hasar açısından kontrol edilmesi gerektiğini belirtti.
Elektrikli araçlarda kontak kapalı olsa bile tehlike sürebilir
Elektrikli ve hibrit araçlarda yüksek gerilim sistemleri nedeniyle sel hasarının farklı güvenlik riskleri oluşturduğunu belirten Tütünoğlu, bu araçların özel eğitim ve ekipmana sahip teknisyenler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
"Sel hasarı şüphesi bulunan elektrikli araç çalıştırılmamalı, şarj edilebilen modeller kontrol tamamlanmadan şarja bağlanmamalı. Yüksek gerilim bataryasına, turuncu kablolara ve elektrik bağlantılarına kullanıcı müdahale etmemeli."
Elektrikli araçlarda kontağın kapalı olmasının yüksek gerilim sisteminde enerji bulunmadığı anlamına gelmediğini vurgulayan Tütünoğlu, "Kontağın kapalı olması, yüksek gerilim sisteminde enerji kalmadığı anlamına gelmez. Kontrol, uygun eğitim ve ekipmana sahip teknisyenlerce yapılmalı" uyarısında bulundu.
Batarya hasarından şüphelenilen araçların kapalı garajlarda tutulmaması, yapılardan, diğer araçlardan ve yanıcı malzemelerden uzak konumlandırılması gerektiğini belirten Tütünoğlu, duman, olağan dışı ısınma veya tıslama benzeri sesler fark edilmesi halinde araçtan uzaklaşılarak 112 Acil Çağrı Merkezi'ne haber verilmesini istedi.
Sel hasarında sigorta ve teknik inceleme birlikte yürütülmeli
Selden etkilenen her araçta aynı tür hasarın oluşmayacağını belirten Tütünoğlu, suyun ulaştığı seviye, araçta kaldığı süre, suyun niteliği ve etkilenen parçaların onarım kararında belirleyici olduğunu ifade etti.
Güvenli koşullarda çekilen fotoğrafların ve olayla ilgili bilgilerin teknik ekiple paylaşılmasını öneren Tütünoğlu, araç sahiplerinin sigorta hasar değerlendirmesi için de ilgili kuruluşlarla iletişime geçmesi gerektiğini belirtti.
“Her suya maruz kalan araç için aynı onarım kararı verilemez. Ancak yüzeydeki çamurun temizlenmesi de bütün risklerin giderildiğini göstermez. Araç sahibi, teknik inceleme ve sigorta hasar değerlendirmesi için ilgili kuruluşlarla iletişime geçmeli; yapılan işlemlerin ve değişen parçaların kayıtlarını saklamalı.”
Araçların yeniden trafiğe çıkabilmesi için yalnızca çalışır durumda olmasının yeterli olmadığını vurgulayan Tütünoğlu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Onarımda esas alınacak ölçüt sadece aracın yeniden hareket edebiliyor olması olamaz. Tüm sistemlerin, donanımların ve güvenlik unsurlarının doğru çalıştığının üretici prosedürlerine göre raporlanması gerekir."
