Türk Dünyası Sigorta Birliği’nde yeni dönemin odağı Orta Koridor yatırımlarına güvence, ortak reasürans kapasitesi ve ülkeler arasında deneyim paylaşımı oldu.
Türk Dünyası Sigorta Birliği’nde dönem başkanlığının Azerbaycan’dan Türkiye’ye geçmesiyle başlayan yeni dönemde, Orta Koridor üzerindeki yatırımların sigortalanması ve ortak reasürans kapasitesinin geliştirilmesi öncelikli çalışma alanları arasında yer aldı.
Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, Türk Dünyası Sigorta Birliği Başkanı Atilla Benli ve Azerbaycan Sigortacılar Birliği İcra Direktörü Abas Miskarli, Noyan Doğan’ın sunduğu programda Gaziantep’te gerçekleştirilen 2. Genel Kurulu ve ülkeler arasındaki sigortacılık iş birliğini değerlendirdi.
Konuşmalarda ticaret, nakliyat, lojistik ve altyapı yatırımlarının güvence ihtiyacının yanı sıra afet ve tarım sigortaları, teknoloji paylaşımı, uzman eğitimi ve sigorta farkındalığının artırılması ele alındı.
Atilla Benli: Ortak çalışmaları uygulamaya taşıyacağız
Birliğin kuruluş sürecinin TSB öncülüğünde imzalanan mutabakat metniyle başladığını anlatan Atilla Benli, ilk genel kurulun Azerbaycan’ın Şuşa kentinde yapıldığını hatırlattı. Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde sigortacılık alanındaki iş birliklerinin bu süreçte başladığını belirtti.
Gaziantep’teki ikinci genel kurulda sorunların, ortaklıkların ve gelecek dönemin yol haritasının değerlendirildiğini ifade eden Benli, yeni dönemde mevcut çalışmaların somut adımlara dönüştürülmesini hedeflediklerini söyledi.
Türk Devletleri Teşkilatı’nın ortak refahı artırma yaklaşımına dikkat çeken Benli, sigorta sektörlerinin de kendi alanlarında bu hedefe katkı sunması gerektiğini belirtti.
Benli, Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan ve Kırgızistan’ın Birliğin beş kurucu ülkesini oluşturduğunu aktardı. Macaristan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin gözlemci olarak süreçte yer aldığını, Türkmenistan’ın ise katılımına ilişkin resmî sürecin henüz tamamlanmadığını ifade etti.
Birliğin finansmanının sigorta birlikleri üzerinden sağlandığını belirten Benli, amaçlarının ülkelerdeki bütün uygulamaları aynı hale getirmek olmadığını söyledi. Önceliğin, bilgi ve deneyim paylaşımıyla sigortacılık hizmetlerinin kalite standardını ileri taşımak olduğunu vurguladı.
Orta Koridor yatırımlarına sigorta güvencesi
Türk dünyasını Avrupa’ya bağlayan Orta Koridor’un sigortacılık açısından somut fırsatlar sunduğunu belirten Benli, nakliyat, lojistik ve müteahhitlik faaliyetlerini öne çıkardı.
Benli, 2024 yılında resmileşen 600 milyon dolarlık yatırım bütçesiyle bu güzergâhta ticaret, lojistik ve müteahhitlik hizmetlerine yönelik yatırımlar yapıldığını ve yapılacağını aktardı. Sigorta sektörlerinin görevinin ise bu faaliyetlerin ihtiyaç duyduğu teminatı, güvenceyi ve kapasiteyi sağlamak olduğunu ifade etti.
Bu alanların hemen çalışmaya başlanabilecek başlıklar olduğunu söyleyen Benli, orta ve uzun vadede bilgi ve deneyim paylaşımının da sürdürülmesi gerektiğini belirtti.
Benli, hedeflerini şu sözlerle anlattı:
“Birlikte en yüksek teminatı, en yüksek güvenceyi vererek ortak refahımızı en üst seviyeye çıkartacak sigorta ekosistemini kurmak amacımız ve vizyonumuz bu.”
Ortak komiteler aracılığıyla ülkeler arasındaki uyum çalışmalarının ilerletileceğini ifade eden Benli, yeni dönemin teoriden uygulamaya geçiş açısından önem taşıdığını söyledi. Düzenleme ve denetim standartlarının geliştirilmesinde ülkelerin kendi kuralları ve uygulayıcılarıyla birlikte hareket edilmesi gerektiğini belirtti.
Reasürans kapasitesi için ortak strateji hazırlanacak
Ülkelerin birbirlerine reasürans desteği vermesi ve ortak bir reasürans havuzu oluşturulması konusundaki soruya yanıt veren Benli, bu alanın en önemli çalışma başlıklarından biri olduğunu söyledi.
Sigortacılığın küresel yapısı nedeniyle ülkeler arasında zaten kapasite paylaşımı yapıldığını belirten Benli, bölgeye ayrılan kapasitenin artırılması ve yeterli düzeye ulaştırılması için daha güçlü iş birliğine ihtiyaç bulunduğunu ifade etti.
Mevcut kapasitenin öncelikli alanlarda daha verimli kullanılmasına yönelik bir strateji oluşturacaklarını ve buna ilişkin dokümanı yayımlamayı hedeflediklerini belirten Benli, ortak çalışmaların doğru risk alanlarına yönlendirilmesinin önemine dikkat çekti.
Abas Miskarli de ortak reasürans havuzu yaklaşımını desteklediğini ifade ederek, kaynakların Birlik içinde kalmasının faydalı olacağını söyledi.
Ahmet Yaşar: Amaç prim hacminden önce koruma açıklarını kapatmak
TSB Başkanı Ahmet Yaşar, iş birliğinin temelinde ülkelerin sigorta farkındalığını artırma ve koruma açıklarını kapatma hedefinin bulunduğunu belirtti.
Sigorta sektörünün büyümesini, risklere verilen teminatla birlikte değerlendiren Yaşar, şu ifadeleri kullandı:
“Dolayısıyla aslında buradaki amaç, sigortacıların amacı kendi cirolarını artırmak, prim hacmini büyütmek değil.”
Primlerin, ülkelerin koruma açıklarının kapatılması için risklere güvence sağlanması sonucunda toplandığını belirten Yaşar, bu kaynakların aynı zamanda finansal piyasaların derinleşmesine katkı sunduğunu söyledi.
Türk sigorta sektörünün 3,6 trilyon liralık fon büyüklüğüyle ülkenin en büyük kurumsal yatırımcısı konumunda olduğunu ifade eden Yaşar, finansal derinleşmenin önemini vurguladı.
Türkiye’de eylül sonunda üretim 1,1 trilyon liraya ulaştı
Türkiye sigorta piyasasının büyüklüğüne ilişkin verileri paylaşan Yaşar, sektörün geçen yılı 1,2 trilyon liralık prim üretimiyle tamamladığını söyledi.
Bu yıl eylül sonu itibarıyla yüzde 28 büyümeyle 1,1 trilyon liralık üretime ulaşıldığını belirten Yaşar, geçen yılın toplamına yaklaşılmış olduğunu ifade etti.
Geçen yılın dolar bazındaki üretiminin yaklaşık 31 milyar dolar olduğunu aktaran Yaşar, 2030 yılı için 50 milyar dolarlık hedefi hatırlattı.
Birliğin kapsadığı ülkelerin ekonomik büyüklüğüne de değinen Yaşar, satın alma gücü paritesine göre toplam 6,1 trilyon dolarlık bir ekonomiden söz edildiğini belirtti. Afet, iklim, tarım, altyapı ve Orta Koridor’daki faaliyetlerin bu ekonomik yapı içinde önemli sigorta ihtiyaçları oluşturduğunu söyledi.
Türkiye’nin kurumsal modelleri paylaşılacak
Türkiye’nin sigorta kültürü, sektörel geçmişi ve teknolojik altyapısıyla iş birliğine katkı sunabileceğini belirten Yaşar; DASK, TARSİM, TSEV, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi ve Emeklilik Gözetim Merkezi gibi yapıları örnek gösterdi.
Sigorta Tahkim Komisyonu, Güvence Hesabı ve Türkiye Motorlu Taşıtlar Bürosu’nun da Türkiye’nin uygulama deneyiminin parçaları olduğunu ifade eden Yaşar, bu modellerin yalnızca Türk dünyasında değil, başka ülkelerde de incelendiğini söyledi. Romanya’nın da bu modelleri değerlendirmek için çalışmalar yapan ülkeler arasında bulunduğunu belirtti.
Türk sigorta sektörünün bilgi birikimini paylaşmaya hazır olduğunu vurgulayan Yaşar, iş birliğinin tek yönlü olmayacağına dikkat çekti. Türk dünyasında teknolojinin gelişmiş olduğu ülkeler bulunduğunu belirterek, bütün ülkelerin birbirlerinden öğrenebileceğini ifade etti.
Genç sigortacıların, eksperlerin, acentelerin, brokerlerin ve aktüerlerin karşılıklı eğitimleri ile fikir ve teknoloji paylaşımını da ortak çalışma alanları arasında sıraladı.
Azerbaycan’da beş yılda yüzde 80 büyüme
Azerbaycan Sigortacılar Birliği İcra Direktörü Abas Miskarli, ülkesinin sigorta piyasasının son beş yılda yüzde 80, geçen yıl ise yüzde 11 büyüdüğünü söyledi.
Pazarın ulaştığı büyüklük nedeniyle geçmişteki yüksek büyüme oranlarının artık aynı şekilde gerçekleşmediğini belirten Miskarli, büyümenin sürmesini hedeflediklerini ifade etti. Azerbaycan piyasası için 2030 hedeflerine ilişkin soruya da pazarın iki katına çıkmasını istediklerini belirterek yanıt verdi.
Türkiye ile bilgi alışverişinin devam ettiğini aktaran Miskarli, komite toplantılarının ve kurumlar arasındaki görüşmelerin bu sürece katkı sunduğunu vurguladı.
Tarım sigortalarında TARSİM deneyiminden yararlandıklarını belirten Miskarli, Azerbaycan’da kurulan sistemin bu model üzerine şekillendiğini ifade etti. Ülkenin sigorta piyasasına uygun bazı farklılıklar bulunmakla birlikte, TARSİM’in uygulama deneyiminin önemli bir kaynak olduğunu kaydetti.
İlk dönemde piyasalar arasında temas kuruldu
Birliğin Azerbaycan başkanlığındaki ilk dönemini değerlendiren Miskarli, önceliklerinin ülkelerin sigorta piyasaları arasında bağlantı kurmak olduğunu söyledi.
Bu süreçte Türkiye’nin, Ahmet Yaşar’ın ve Atilla Benli’nin desteğini gördüklerini belirten Miskarli, düzenlenen konferansların ve görüşmelerin piyasaların birbirini tanımasını sağladığını ifade etti.
İlk dönemde oluşan temasların Birliğin potansiyelini ortaya koyduğunu belirten Miskarli, Atilla Benli başkanlığındaki yeni dönemde aktif çalışmaların ilerlemesine yönelik beklentilerini paylaştı.
Yaşar da dönem başkanlığının Azerbaycan’dan Türkiye’ye geçtiğini belirterek, Birliğin oluşumuna verdiği destek ve katkılar nedeniyle TSB’nin geçmiş dönem başkanlarından Atilla Benli’nin bu görevi üstlenmesini uygun gördüklerini söyledi.
Hayat, BES ve katılım sigortacılığı da iş birliği gündeminde
Benli, ortak çalışmaların yalnızca hayat dışı sigortalarla sınırlı kalmayacağını belirtti. Hayat sigortacılığı, bireysel emeklilik ve katılım sigortacılığında da bilgi alışverişi ve uyum çalışmalarını geliştireceklerini ifade etti.
Bu alanlardaki iş birliklerinin hayat dışı sigortalara göre birkaç adım geride olduğunu söyleyen Benli, yeni dönemde diğer alanların da ilerletilmesini hedeflediklerini kaydetti.
Yaşar ise Türkiye’de ve Türk dünyasında son yıllarda hayat sigortacılığının hayat dışından daha yüksek büyüme performansı gösterdiğini belirterek, bunu umut verici bir gelişme olarak değerlendirdi.