Advertisement
08.10.2026
weather
15°
Sigorta Kulisi Sektör Ahmet Yaşar: Sigortayı büyütmek Türkiye’nin ekonomik dayanıklılığını büyütmektir

Ahmet Yaşar: Sigortayı büyütmek Türkiye’nin ekonomik dayanıklılığını büyütmektir

TSB Başkanı Ahmet Yaşar, sigorta sektöründe asıl hedefin koruma açığını azaltmak olduğunu belirterek sektörün ekonomik dayanıklılıktaki rolüne dikkat çekti

Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ahmet Yaşar, sigorta sektörünün büyümesinin yalnızca prim üretimiyle değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, asıl hedefin Türkiye’nin koruma açığını azaltmak olduğunu söyledi. Yaşar, “Sigortayı büyütmek Türkiye’nin ekonomik dayanıklılığını da büyütmektir” dedi.

15. Sigorta Haftası kapsamında Sigorta Tatbikatçıları Derneği (STD) tarafından düzenlenen 18. Uluslararası İstanbul Sigortacılık Konferansı, sektörün ulusal ve uluslararası temsilcilerini bir araya getirdi.

Konferansta iklim değişikliği, afet risklerinin finansmanı, koruma açığı, reasürans kapasitesi ve sigorta sektörünün Türkiye ekonomisindeki rolü ele alındı.

AltIngöz: Uluslararası iş birliği önem taşıyor

Sigorta Tatbikatçıları Derneği Başkanı Fahri Altıngöz de konferans ve panellerle sigorta ve reasürans dünyasının bilgi ve deneyimini bir araya getirerek, ortak risklere uygulanabilir çözümler geliştirmeyi amaçladıklarını belirtti.

İklim değişikliği ve afet risklerinin giderek daha önemli hale geldiğine dikkat çeken Altıngöz, bu risklerin yönetiminde uluslararası diyaloğun ve iş birliğinin önemini vurguladı.

Obalı: Koruma açığı aynı zamanda finansal hazırlık açığı

TSB Genel Sekreteri Özgür Obalı ise sektörün büyüklüğüne ilişkin güncel verileri paylaştı.

Ağustos 2026 itibarıyla yaklaşık 38 milyon tekil sigortalıya ulaşıldığını belirten Obalı, emeklilik sistemindeki katılımcı sayısının yaklaşık 18 milyona çıktığını söyledi. Prim üretiminin yaklaşık 1 trilyon TL’ye, sektörün toplam aktiflerinin ise 4,4 trilyon TL seviyesine ulaştığını aktardı. Ekonomiye sağlanan fon büyüklüğünün de yaklaşık 3,6 trilyon TL olduğunu ifade etti. 

Obalı, sektörün büyümesinin bütün risklerin yeterince korunduğu anlamına gelmediğine dikkat çekerek koruma açığının yalnızca ekonomik kayıplarla sigortalı kayıplar arasındaki fark olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Koruma açığının aynı zamanda bir finansal hazırlık açığı olduğunu vurgulayan Obalı, sigortanın rolünün hasarı ödeyen yapıdan riski azaltan ve afet öncesinde finansal hazırlığı destekleyen bir yapıya doğru genişlediğini belirtti. 

Özgür Obalı, Fahri Altıngöz,Ahmet Yaşar, Ali Brak Kurtulan (soldan sağa).

Yaşar: Asıl hedefimiz koruma açığını azaltmak

Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, sektörün ulaştığı büyüklüğün önemli olduğunu ancak büyümenin yalnızca prim üretimi üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Yaşar, 2024 yılını 838 milyar TL prim üretimiyle tamamlayan sektörün 2025 yılında 1,2 trilyon TL seviyesine ulaştığını, Ağustos 2026 itibarıyla ise prim üretiminin 1 trilyon TL’ye yaklaştığını belirtti. 

TSB’nin odağının Türkiye’nin koruma açığının azaltılması olduğunu vurgulayan Yaşar, prim üretimindeki büyümeyi daha fazla insanın ve ekonomik değerin güvence altına alınmasının bir sonucu olarak gördüklerini ifade etti. 

Sektörün ekonomiye sağladığı uzun vadeli kaynağın 3,6 trilyon TL’ye ulaştığını belirten Yaşar, sigortacılığın yalnızca risk transferi sağlamadığını; uzun vadeli tasarruflar, yatırımlar ve sermaye piyasaları açısından da önemli bir rol üstlendiğini söyledi.

Yaşar, “Sigortayı büyütmek Türkiye’nin ekonomik dayanıklılığını da büyütmektir” ifadelerini kullandı. 

OVP’deki dayanıklılık hedeflerine sigorta vurgusu

Orta Vadeli Program’da ekonomik güvenlik ve dayanıklılık başlığının yer almasına dikkat çeken Yaşar, bunu sigorta sektörünün hedefleriyle örtüşen bir yaklaşım olarak değerlendirdi.

Afetlerden iklim risklerine, tarımdan sanayiye, ticaretten kentsel dönüşüme kadar birçok alanda sigortanın ekonomik değerleri koruyan temel araçlardan biri olduğunu belirten Yaşar, risk ortaya çıktıktan sonra finansman sağlamanın ötesine geçilmesi gerektiğini vurguladı.

Yaşar’a göre yeni yaklaşım, risklerin önceden tespit edilmesini, azaltılmasını ve yönetilmesini gerektiriyor. 

Kurtulan: Sektörde dönüşümü kritik reformlarla destekliyoruz

SEDDK Başkan Yardımcısı Ali Burak Kurtulan da Türkiye sigorta sektörünün son yıllarda kapsamlı bir dönüşüm sürecinden geçtiğine dikkat çekti.

Şirketlerin güçlü bir finansal yapıya sahip olmasını gözetirken özel sağlık sigortalarından sigortacılık uygulamalarına ve bireysel emeklilik sisteminin geliştirilmesine kadar farklı alanlarda kritik reformların hayata geçirildiğini belirten Kurtulan, finansal dayanıklılığın yanı sıra risk yönetimi kapasitesinin geliştirilmesinin de öncelikleri arasında olduğunu ifade etti. 

Kurtulan, iklim değişikliğiyle birlikte doğal afetlerin daha sık ve şiddetli hale geldiğine dikkat çekerek, sigortanın afet sonrasında finansal güvence sağlayan bir yapı olmanın ötesinde risk öngörüsü, modelleme, fiyatlama ve hasar önleme kabiliyetiyle iklim dayanıklılığının önemli unsurlarından biri haline geldiğini vurguladı. 

 

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *