Advertisement
03.09.2026
weather
22°
Sigorta Kulisi Sektör Özgür Obalı: Riskini azaltan daha düşük sigorta primi ödeyebilir

Özgür Obalı: Riskini azaltan daha düşük sigorta primi ödeyebilir

TSB Genel Sekreteri Özgür Obalı, sigortanın hasar ödemekle sınırlı kalmayıp riskleri azaltan ve dayanıklılığı artıran bir role yöneldiğini söyledi

TSB Genel Sekreteri Özgür Obalı, iklim riskleri büyürken sigortanın hasar ödeyen yapıdan riski önleyen bir aktöre dönüşmesi gerektiğini söyledi.

Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Genel Sekreteri Özgür Obalı, Ekonomim yazarı Didem Eryar Ünlü’ye yaptığı açıklamada sigorta sektörünün değişen rolünü, iklim risklerini ve COP31 hazırlıklarını değerlendirdi.

Sigortanın rolü hasar ödemekle sınırlı kalmayacak

İklim değişikliği, doğal afetler, jeopolitik gelişmeler ve ekonomik kayıpların birbirleriyle etkileşiminin risklerin boyutunu büyüttüğünü belirten Obalı, sigortacılığın yalnızca hasar gerçekleştikten sonra devreye giren bir ödeme mekanizması olarak değerlendirilemeyeceğini ifade etti.

Yeni yaklaşımda sigorta sektörünün; risklerin önceden belirlenmesi, ölçülmesi ve azaltılması süreçlerinde daha etkin rol üstlenmesi hedefleniyor. Böylece sigorta, olası kayıpların finansmanını sağlamanın yanında işletmeleri ve yatırımcıları önlem almaya yönlendiren bir araç niteliği kazanıyor.

Riskini azaltan işletme daha düşük prim ödeyebilir

Sigorta primlerinin risk yönetimini teşvik eden bir araç olarak kullanılabileceğini kaydeden Obalı, gerekli önlemleri alan ve risk azaltıcı yatırımlar yapan işletmelere daha uygun koşullarda teminat sunulabileceğini söyledi.

Obalı, “Riskini azaltan daha düşük prim öder; gerekli önlemleri almayan ise daha yüksek primle, hatta teminat bulamamakla karşılaşabilir” dedi.

Özellikle yangın riskinin yüksek olduğu mobilya, kâğıt, kimya ve geri dönüşüm gibi sektörlerde risk mühendisliği çalışmalarının önem kazandığını belirten Obalı, tesislerdeki yangın önlemlerinden yanıcı maddelerin depolanmasına kadar birçok unsurun incelendiğini aktardı.

Risk azaltıcı yatırımların yapılmaması durumunda sigorta şirketlerinin teminat vermekten kaçınabildiğini ifade eden Obalı, sigortanın gerçekleşmesi kesinleşmiş zararları değil, meydana gelme ihtimali bulunan riskleri güvence altına aldığını hatırlattı.

Yeşil dönüşüm sigorta primlerini etkileyebilir

İklim değişikliğiyle mücadele kapsamında gerçekleştirilen yatırımların sigorta sektörünün risk değerlendirme süreçlerine de girmeye başladığını belirten Obalı, çevresel, sosyal ve yönetişim kriterlerini uygulayan işletmelere daha düşük primlerle teklif sunulabildiğini söyledi.

Kendi atıklarından enerji üreten tarım tesisleri gibi çevreci yatırımlar için yeni sigorta ürünlerinin geliştirildiğini aktaran Obalı, dönüşümün hızlanması için kamu, finans kuruluşları, şirketler ve sigorta sektörünün ortak hareket etmesi gerektiğini vurguladı.

Şirketlerin çevresel performanslarını şeffaf biçimde raporlaması, finans kuruluşlarının kredi verirken bu verileri dikkate alması ve sigorta şirketlerinin riskleri aynı ölçütler üzerinden değerlendirmesi, yeni sistemin temel unsurları arasında gösteriliyor.

Geçmiş veriler riskleri modellemek için yeterli olmayabilir

İklim değişikliğinin sigorta sektöründe kullanılan risk modellerini de zorladığına dikkat çeken Obalı, geçmişte yaşanan olaylardan elde edilen verilerin gelecekte karşılaşılabilecek riskleri açıklamakta yetersiz kalabileceğini ifade etti.

İklim krizi, savaş ve deprem gibi farklı risklerin aynı dönemde ortaya çıkmasının ekonomik kayıpları artırabileceğini belirten Obalı, sigorta sektörünün daha güncel verilere ve yeni modelleme yöntemlerine ihtiyaç duyduğunu kaydetti.

Risklerin gerçekleşmesinden önce dayanıklılık yatırımlarına kaynak ayrılmasının, afet sonrasında ortaya çıkacak ekonomik kayıplardan daha düşük maliyetli olabileceğine işaret eden Obalı, önleyici çalışmaların kamu maliyesi üzerindeki yükü de azaltabileceğini söyledi.

Zorunlu Afet Sigortası yasama sürecini bekliyor

Türkiye’nin yalnızca deprem değil; sel, kuraklık, orman yangını, heyelan ve yer altı sularının çekilmesi gibi farklı afet riskleriyle karşı karşıya olduğunu belirten Obalı, afet güvencesinin daha geniş bir çerçevede ele alınması gerektiğini ifade etti.

Bu kapsamda hazırlanan Zorunlu Afet Sigortası’na ilişkin çalışmaların tamamlandığını bildiren Obalı, düzenlemenin yasama sürecini beklediğini söyledi. Planlanan sistemle mevcut afet korumasının deprem dışındaki riskleri de kapsayacak şekilde genişletilmesi hedefleniyor.

Parametrik sigorta tarımda yeni alan açabilir

İklim koşullarındaki değişim, tarım sigortalarında yeni modelleri de gündeme getiriyor. Parametrik sigortada, klasik hasar tespit sürecinden farklı olarak önceden belirlenen yağış, sıcaklık veya benzeri bir eşiğin gerçekleşmesiyle ödeme mekanizması devreye girebiliyor.

Bu modelin özellikle tarım ve doğal afetlerde tazminat süreçlerini hızlandırabileceğini belirten Obalı, sistemin geliştirilmesi için güçlü bir veri ve teknik altyapıya ihtiyaç bulunduğunu kaydetti.

Obalı ayrıca 2025 yılında Türkiye’nin geniş bir bölümünü etkileyen zirai donun ardından TARSİM kapsamında yaklaşık 23-24 milyar TL ödeme yapıldığını açıkladı.

COP31’de Sigorta Evi kurulacak

Türkiye Sigorta Birliği, 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek COP31 kapsamında “Sigorta Evi” projesini hayata geçirecek. Sigorta Evi’nde iklim riskleri, afetlere karşı dayanıklılık, koruma açıkları, sürdürülebilir sigortacılık ve yeni finansman modelleri ele alınacak.

TSB liderliğindeki sektör buluşması 11-12 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilecek. Birleşmiş Milletler Çevre Programı Finans Girişimi iş birliğiyle düzenlenecek COP31 Küresel Sürdürülebilir Sigorta Zirvesi ise 13-14 Kasım tarihlerinde yapılacak.

Özgür Obalı, COP31 sürecinde yalnızca mesaj vermeyi değil, kamu ile özel sektörün afet risklerini birlikte üstlenebileceği uygulanabilir modeller ve uluslararası iş birlikleri geliştirmeyi amaçladıklarını belirtti.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *