Allianz Trade’in 2026 yılı ilk çeyrek Ekonomik Görünüm Raporu, Ortadoğu’daki savaşın küresel ekonomi üzerindeki baskısını mercek altına aldı. Raporda, Hürmüz Boğazı’nın 3 aydan uzun süre kapalı kalması halinde petrolün 180 dolara, doğal gazın ise 200 €/MWh seviyesine kadar yükselebileceği uyarısı yapıldı.
Dünyada ticari alacak sigortası alanında faaliyet gösteren Allianz Trade, 2026 yılı ilk çeyreğine ilişkin Ekonomik Görünüm Raporu’nu yayımladı. Raporda, Ortadoğu’daki savaşın şiddetlenmesinin küresel ekonomi açısından daha düşük büyüme, daha yüksek enflasyon ve artan mali baskılar anlamına gelebileceği vurgulandı.
Rapora göre küresel GSYH tahmini yarım puan aşağı yönlü revize edilerek 2026 için yüzde 2,6 seviyesine çekildi. Aynı raporda, bu yıl enflasyonun ABD’de yüzde 3,2’ye, Euro Bölgesi’nde ise yüzde 3’e yükselebileceği öngörüldü. Ticaret büyümesinin de aşağı yönlü güncellemeyle yüzde 1,5 seviyesinde kalabileceği belirtildi.
Hürmüz Boğazı senaryosu enerji fiyatlarını sıçratabilir
Allianz Trade raporunda en dikkat çekici başlıklardan biri, Hürmüz Boğazı’nın uzun süre kapalı kalması ihtimali oldu. Uzmanlara göre boğazın 3 aydan daha uzun süre kapalı kalması halinde ekonomik şok derinleşebilir. Bu senaryoda petrol fiyatlarının geçici olarak varil başına 180 dolara, doğal gaz fiyatlarının ise 200 €/MWh seviyesine kadar çıkabileceği tahmin edildi. Yıl sonuna doğru ise fiyatların yeniden 85 dolar ve 65 euro seviyelerine gerileyebileceği ifade edildi.
Raporda, çatışmanın derinleşmesi halinde Euro Bölgesi’nin yıllık yüzde 0,2 büyümeyle teknik durgunluğa sürüklenebileceği, enflasyonun ise Euro Bölgesi’nde yüzde 4,6’ya, ABD’de yüzde 4,9’a kadar tırmanabileceği kaydedildi. Bu tablo, merkez bankalarını daha agresif sıkılaşma adımlarına zorlayabilecek yeni bir stagflasyon riskine işaret etti.
ABD ve Avrupa için daha zor bir görünüm
Raporda ABD ekonomisinin 2026’da yüzde 2,1, Euro Bölgesi ekonomisinin ise yüzde 0,8 büyümesinin beklendiği belirtildi. Bütçe açıklarının yüksek seviyelerde kalacağına dikkat çekilen raporda, ABD’de bütçe açığının GSYİH’nin yüzde 7’si, Avrupa’da ise yüzde 3’ü düzeyinde seyredeceği aktarıldı. Artan borç ödeme maliyetlerinin ise olası destek tedbirleri için hareket alanını daralttığı vurgulandı.
Allianz Trade, temel senaryoda Fed’in enflasyondaki sıçramayı geçici görebileceğini ve 2027 başına kadar beklemede kalabileceğini, Avrupa Merkez Bankası’nın ise 25 baz puanlık bir artıştan sonra büyümedeki zayıflamaya paralel olarak duraklayabileceğini öngördü. Ancak enerji kaynaklı baskıların uzaması halinde daha şahin adımların gündeme gelebileceği belirtildi.
Üçlü açık veren ekonomiler daha kırılgan
Raporda Körfez ülkeleri ve Asya’nın bu jeopolitik şoktan en doğrudan etkilenen bölgeler olmaya devam ettiği ifade edildi. Çin’in 2026’da yüzde 4,6’nın üzerinde büyümesinin beklendiği aktarılırken, mali açık, cari açık ve enerji açığını aynı anda taşıyan ekonomilerin ise daha kırılgan hale geldiği kaydedildi. Sermaye çıkışları, yüksek enflasyon ve resesyon riskinin bu ülkelerde daha belirgin hissedilebileceği vurgulandı.
Körfez ülkelerinin güçlü finansal tamponlarına rağmen ticaret, turizm ve gayrimenkul alanlarında baskı altında kalabileceği; bu nedenle büyüme tahminlerinin 2,1 puan aşağı çekildiği belirtildi. Latin Amerika’da ise Arjantin, Brezilya ve Meksika gibi emtia ihracatçısı ülkelerin şoktan nispeten daha sınırlı etkilenebileceği ifade edildi.
Şirketler ve tüketiciler için yeni maliyet baskısı
Rapora göre yüksek enerji, metal ve gübre fiyatları; zayıf talep ve yüksek ABD gümrük vergileriyle birleşince şirketler ve tüketiciler için yeni bir maliyet şoku oluşturuyor. Enerji üreticileri ve savunma sanayi mevcut tablodan görece olumlu etkilenirken, enerji yoğun sektörler, taşımacılık ve tüketim tarafında kâr marjı baskısının arttığına dikkat çekildi.
Allianz Trade, sıkılaşan finansal koşullar ve zayıflayan talep nedeniyle 2026 yılında küresel iflaslarda artış yaşanabileceğini de öngördü. Yüksek akaryakıt ve gıda fiyatlarının tüketici güvenini zayıflatabileceği, iş gücü piyasası ile satın alma gücünün önümüzdeki dönemin en kritik başlıkları arasında yer alacağı belirtildi.
Yatırımcılar riskten kaçınma modunda
Raporda sermaye piyasalarındaki fiyatlamalara da yer verildi. Ortadoğu’daki çatışmaların başlamasından bu yana yatırımcıların belirgin biçimde stagflasyonist riskten kaçınma moduna geçtiği ifade edildi. Kısa vadeli tahvil getirilerinde 50-90 baz puan, uzun vadede ise 40-70 baz puan artış görüldüğü; Fed ve Avrupa Merkez Bankası için yıl sonu politika faizi beklentilerinin sırasıyla 60 ve 90 baz puan yükseldiği aktarıldı.