Advertisement
10.03.2026
weather
7°
Sigorta Kulisi Sektör Ufuk Teker: Sorumluluk tarafındaki savaş riski artık taşınamaz boyutta

Ufuk Teker: Sorumluluk tarafındaki savaş riski artık taşınamaz boyutta

Türk P&I Sigorta A.Ş. Genel Müdürü Ufuk Teker, Hürmüz Boğazı’nda artan savaş riskinin P&I sigortalarında taşınamaz seviyeye ulaştığını söyledi

Türk P&I Sigorta A.Ş. Genel Müdürü Ufuk Teker, Hürmüz Boğazı’nda artan savaş riskinin denizcilik sigortalarında ciddi kırılma yarattığını söyledi. Teker, özellikle P&I tarafında savaş kaynaklı sorumluluk risklerinin artık sigortacılar açısından taşınamaz seviyeye ulaştığını vurguladı.

Teker, NTV’de Noyan Doğan’ın hazırlayıp sunduğu Bakış programında, ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı sonrası Orta Doğu’da artan savaş riskinin denizcilik ve nakliyat sigortalarına etkilerini değerlendirdi. 

Teker, Hürmüz Boğazı’nın dünya enerji ve deniz ticareti açısından kritik bir geçiş noktası olduğunu vurgulayarak, bölgede şu anda hem sigorta hem de ticaret açısından olağanüstü bir tablo yaşandığını söyledi.

 “Hürmüz Boğazı çok önemli bir havza. Dünya petrol ve gazının yüzde 20’sinin ticareti buradan çıkan bu bölgeden kaynaklanıyor. Dolayısıyla deniz ticareti için çok önemli. Özellikle petrol anlamında deniz ticareti için.” 

“3 bine yakın gemi var”

 Teker, sadece boğazın içinde bekleyen gemilere değil, bölgeye doğru yönlenmiş olanlara da bakmak gerektiğini ifade etti:

 “Sadece içeride ve dışarıda bakmamak lazım. İçeride 800-900 civarında gemi olduğunu biliyoruz ama buraya doğru gelen, dünyanın çeşitli limanlarından kalkmış bu tarafa yönlenmiş olan gemilerle beraber toplam olarak 3 bine yakın gemi var.”

“Dünya deniz ticaretinin yüzde 10’u Türk sahipliğinde”

Teker, Türk sahipli gemilerin bölgedeki varlığına da dikkat çekti:

“Dünyadaki denizcilik filosunun yüzde 10’u Türk sahipliğinde. Yüzde 10 olduğunu varsayarak bakarsak içeride Türk sahipli gemi olmama ihtimali yok.”

“P&I savaş riski teminatı verilmiyor”

Deniz sigortalarında P&I tarafının, karadaki trafik sigortasına benzeyen üçüncü şahıs sorumluluklarını kapsadığını anlatan Teker, savaş kaynaklı risklerde bu teminatın artık verilmediğini söyledi:

“Şu anda Arap Körfezi olarak adlandırılan bölgede armatörler gemileri için 7 günlük harp teminatı alabiliyor. Fakat P&I savaş riski teminatı ise verilmiyor ve mevcut poliçeler feshedildi.”

“Gövde sigortalarında hala harp primi, ek prim satın alınarak devam ettirilebiliyor. 7 günlük müddetlerle armatör primini ödemek suretiyle o bölgede harp ve grev risklerine karşı teminat alabiliyor. Ancak bu maliyet ciddi biçimde arttı. Orada da ek prim ücretleri 5 katına kadar yükseldi. 100 milyon dolarlık bir gemi için haftalık prim 200 bin dolardan 1 milyon dolara çıkıyor.”

"savaş riski artık taşınamaz boyutta"

“P&I sigortacıları hadise başına yarım milyar dolardan 1 milyar dolara kadar teminat sağlıyor. Ama harp sebebiyle oluşacak bu rizikolar sigortacılar açısından artık taşınamaz bir boyutta.”

Çevre kirliliği, personel kaybı ve yüke karşı sorumlulukların bu kapsama girdiğini belirten Teker, savaş kaynaklı risklerde sigortacıların 72 saatlik duyuruyla iptal hakkını kullandığını anlattı.

“Biz de fesih bildirimi yayımladık”

"Reasürör şirketler bize duyuru yaptılar. Yıllık olarak alınmış reasürans kapasitesinin 72 saat içinde harp rizikoları açısından dondurulacağı yönünde bildirim geldi. Biz de kendi müşterilerimize duyuru yaptık. Aynı şekilde grup kulüpleri de eş zamanlı olarak aynı duyuruyu yayımladı.”

“ABD’nin sağlayacağı teminatın şartları belli değil”

ABD Başkanı Donald Trump’ın, sigorta şirketlerinin çekildiği noktada devlet destekli bir teminat mekanizmasının devreye girebileceğine yönelik açıklamaları da gündeme geldi:

“Şu an ABD Başkanı’nın yaptığı deklarasyonun detayları belli değil. Ne şartlarla olacağı, prim karşılığında mı olacağı, yoksa primsiz mi sağlanacağı henüz net değil.”

Geçmişte benzer durumlarda devlet destekli geçiş modellerinin gündeme geldiğini hatırlatan Teker, bu kez de askeri destek ve garantörlük gibi başlıkların masada olabileceğini ifade etti.

“365 günü aşarsa tam ziya hakkı doğuyor”

Ufuk Teker, bölge içinde uzun süre sıkışıp kalan gemilere ilişkin sigorta boyutuna da dikkat çekti. Körfez içerisinde mahsur kalan gemilerin 365 günden fazla beklemesi halinde farklı bir hukuki ve sigortacılık sürecinin başlayabileceğini söyledi:

“İçeride hapsolmuş gemiler eğer 365 günden fazla sıkışıp kalırsa gemilerini tam ziya ilan etme hakkı doğuyor. Armatör için iyi, sigorta endüstrisi için korkunç bir felaket.”

“Risk bölgesi genişlerse navlun da artacak”

“Bugün itibarıyla Bahreyn, Katar, Uman ve Cibuti’yi de kapsayacak şekilde harp bölgesinin genişletileceğini duydum. Eğer bu gerçekleşirse harp bölgesi daha genişleyecek. Ek prim talep edilecek, navlunlar artacak. Son kullanıcıya kadar ulaşacak şekilde ticareti negatif etkileyecek bir unsur var.”

“P&I teminatının geri gelmesi zaman alacak”

“P&I teminatının geri gelmesi bölgeyle ilgili ciddi bir süre alacaktır. En azından çatışmaların durduğuna emin olana kadar artık teminatın tekrar geri dönmesi biraz güç.”

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *