Advertisement
16.10.2026
weather
16°
Sigorta Kulisi Sektör İstanbul'da sel sonrası sigorta tablosu: Her 5 konut ve iş yerinden yalnızca biri sigortalı

İstanbul'da sel sonrası sigorta tablosu: Her 5 konut ve iş yerinden yalnızca biri sigortalı

TSB Genel Sekreteri Atilla Oksay, İstanbul'da konut ve iş yeri sigortalılık oranının yüzde 17-20 olduğunu açıkladı. Sel hasarları, kasko ve hasar ödemelerine ilişkin bilgi verdi

TSB Genel Sekreter Yardımcısı Atilla Oksay, İstanbul'da konut ve iş yeri sigortalılığının yüzde 17-20 olduğunu, sel hasarlarının henüz netleşmediğini açıkladı.

Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Genel Sekreter Yardımcısı Atilla Oksay, Bloomberg HT’de yayımlanan Fokus programında Alara Akgün’ün sorularını yanıtlayarak İstanbul'daki şiddetli yağışların ardından oluşan sel hasarlarını, sigortalılık oranlarını ve DASK'ın kapsamını genişletecek düzenlemeye ilişkin gelişmeleri değerlendirdi.

Oksay: Toplam hasar tutarını açıklamak için henüz erken

İstanbul’da etkili olan şiddetli yağış ve su baskınlarının ardından sigorta sektöründeki ilk tabloyu değerlendiren Oksay, hasarların boyutunun henüz netleşmediğini belirtti.

Yağışlardan etkilenen vatandaşlara ve işletmelere geçmiş olsun dileklerini ileten Oksay, “Bu tür afetlerde her şeyden önemli olan öncelikle can güvenliği. Dolayısıyla vatandaşlarımızın yetkili kurumların uyarılarına dikkat etmeleri gerekiyor” dedi.

Sigorta sektörünün vatandaşların ve işletmelerin yanında olduğunu vurgulayan Oksay, toplam sigortalı hasar tutarı konusunda şu açıklamayı yaptı:

“Daha henüz çok yeni bir olay olduğu için toplam hasarların sayısı ya da toplam hasar tutarı konusunda şu anda sağlıklı bir değerlendirme yapmak için henüz çok erken. Ancak elimizdeki poliçe verilerini paylaşabilirim. Hasar ihbarları geldikçe ve ekspertiz işlemleri netleştikçe bu tablo daha da net bir hale gelecektir.”

Atilla Oksay, Sağlık Sigortasında Yeni Dönemi Anlattı: 158 Milyarlık Pazar  Nasıl şekillenecek? - Sigorta Oku
Atilla Oksay

İstanbul'da 940 bin konut ve iş yeri poliçesi bulunuyor

Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) verilerine ilişkin bilgi veren Oksay, İstanbul'daki konut ve iş yeri sigortalarının dağılımını açıkladı.

Oksay, “Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi verilerine göre şu anda İstanbul'da 940 bin poliçe var. Bunların yaklaşık 710 bini konutlara, 208 bini ticari işletmelere ve 22 bini de sınai tesislere ait” ifadelerini kullandı.

Bu verilerin sigortalılık açısından önemli bir tablo ortaya koyduğunu belirten Oksay, “Bu yaklaşık yüzde 17-20 bandında bir sigortalılık oranına denk geliyor” dedi.

Araç sigortalarına da değinen Oksay, İstanbul'da yaklaşık 2,8 milyon aracın kasko poliçesi bulunduğunu bildirdi.

“Sel ve su baskını hasarları kasko poliçeleri kapsamında ödeniyor. Burada da yaklaşık yüzde 43'lük bir sigortalılık oranına sahibiz.”

Sel hasarı yaşayan vatandaşlar ne yapmalı?

Sel ve su baskını nedeniyle konutları, iş yerleri veya araçları zarar gören sigortalılara uyarılarda bulunan Oksay, hasar sürecinde atılması gereken adımları anlattı.

“Öncelikle can güvenliklerini sağladıktan sonra sigorta şirketlerine ya da sigorta sözleşmesine aracılık yapan sigorta acentelerine hasar ihbarında bulunmaları gerekiyor. Bu, hasar dosyalarının açılması, ekspertiz işlemlerinin yapılması ve tazminatın hesaplanması için son derece önemli.”

Hasarın belgelenmesinin de önemine dikkat çeken Oksay, “Hasar gören alanların, eşyaların, makine parkının ya da araçların fotoğraflarını çekmeleri ve acil onarım veya kurtarma için masraf yaptılarsa bunların faturalarını saklamaları önem arz ediyor” dedi.

Doğal afetlerin birçok sigorta ürününde ek teminat olarak sunulduğunu hatırlatan Oksay, bina, eşya ve makine hasarlarının ilgili yangın poliçelerinde, araç hasarlarının ise kasko poliçelerinde yer alan teminatlar kapsamında değerlendirildiğini belirtti.

Hasar ödemeleri ne zaman yapılacak?

Sel ve su baskını sonrasında hasar ödemelerinin ne zaman gerçekleştirilebileceğine ilişkin de açıklama yapan Oksay, vatandaşların sigorta şirketlerine mümkün olduğunca kısa sürede başvurması gerektiğini söyledi:

“Vatandaşlarımız evlerinde, iş yerlerinde ya da araçlarında oluşan zararla ilgili kendilerini güvence altına almalarından sonra bir an önce başvururlarsa şirketlerimiz çok kısa süre içerisinde ekspertiz işlemlerini tamamlayıp zararları ödeyeceklerdir.”

Ödenecek tazminatın belirlenmesinde poliçedeki sigorta bedeli ve ekspertiz raporlarının esas alındığını anlatan Oksay, “Bütün poliçelerde bir sigorta bedeli vardır ve sigorta şirketlerinin sorumluluğu sigorta bedeliyle sınırlıdır” dedi.

Hasar ihbarının ardından sigorta eksperlerinin görevlendirildiğini belirten Oksay, eksperlerin bina, eşya, makine veya araçta meydana gelen zararın tutarını belirlediğini ifade etti.

DASK'ın kapsamına sel, heyelan ve diğer afetler de alınacak

Oksay'ın açıklamalarında öne çıkan konulardan biri de Doğal Afet Sigortaları Kurumu'nun (DASK) kapsamının genişletilmesine yönelik çalışmalar oldu.

Mevcut durumda DASK'ın sunduğu ürünün yalnızca zorunlu deprem sigortası olduğunu hatırlatan Oksay, sistemin zorunlu afet sigortasına dönüştürülmesi için hazırlıkların tamamlandığını açıkladı.

“Şu anda DASK tarafından sunulan ürün sadece zorunlu deprem sigortası. Ancak bunun zorunlu afet sigortasına dönüşmesi yönündeki tüm hazırlıklar tamamlandı.”

Yeni düzenlemeyle deprem dışındaki doğal afetlerin de zorunlu sigorta sistemine dahil edilmesinin hedeflendiğini belirten Oksay, sel, su baskını, heyelan, orman yangını, dolu ve fırtına risklerini sıraladı.

Oksay, bu afetlerin DASK kapsamına alınabilmesi için gerekli mevzuat çalışmalarının yapıldığını ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne aktarıldığını söyledi.

Düzenlemenin yasalaşması halinde zorunlu sigortanın kapsamının genişleyeceğini belirten Oksay, “Yasalaştıktan sonra kapsam genişleyerek tüm doğal afetlerin kapsam içerisinde olduğu bir zorunlu sigortaya kavuşmuş olacağız” dedi.

Kasko sigortası sel ve su baskını hasarlarını karşılıyor mu?

Şiddetli yağışlarda su altında kalan araçlarda motor, elektronik aksam ve diğer parçalarda meydana gelen zararların kasko kapsamında değerlendirilmesine ilişkin de bilgi veren Oksay, poliçedeki sel ve su baskını teminatının önemini vurguladı.

“Sel ve su baskını teminatı olan poliçelerdeki bu risklerin yarattığı bütün hasarlar karşılanıyor.”

Doğal afet teminatlarının poliçelere eklenmesi gerektiğine dikkat çeken Oksay, sigorta yaptırırken yalnızca temel güvencelerin değil, yaşanılan bölgenin risklerinin de dikkate alınmasını istedi:

“Hemen hemen bütün branşlarda doğal afetlere karşı teminat verilir. Fakat bu teminatlar genellikle ek teminat olarak alınır.”

Türkiye'nin farklı bölgelerinin deprem, sel ve heyelan gibi risklerle karşı karşıya bulunduğunu hatırlatan Oksay, özellikle sel ve yer kayması riski bulunan bölgelerde bu güvencelerin önem kazandığını ifade etti.

Hayat sigortası varsa tazminat hak sahiplerine ödenebilecek

Sel felaketlerinde yaşanan can kayıplarına da değinen Oksay, hayat sigortası bulunan kişilerin vefatı halinde poliçe kapsamındaki tazminatın hak sahiplerine ödenebileceğini belirtti:

“Eğer ne yazık ki hayatını kaybeden vatandaşlarımızın hayat sigortaları varsa bu da yine kapsam dahilinde hak sahiplerine, daha doğrusu mirasçılarına ödenecektir.”

“Hasar öncesinde tedbir alınması da önemli”

Afetlerin yalnızca hasar sonrasında yapılacak ödemeler açısından değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Oksay, risklerin azaltılması ve sigorta bilincinin artırılmasının önemine dikkat çekti.

“Bu tür olaylar bize sadece hasarların ödenmesini değil, hasar öncesinde de birtakım tedbirlerin alınmasının ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.”

Vatandaşların karşı karşıya oldukları riskler konusunda bilinçlendirilmesi gerektiğini belirten Oksay, sigorta sektörünün risk yönetimi alanındaki birikimi ve hasar verileriyle bu çalışmalara katkıda bulunabileceğini söyledi.

Oksay, Türkiye Sigorta Birliği olarak sektörün, vatandaşların ve işletmelerin yanında olduğunu bir kez daha vurguladı.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *