Advertisement
29.09.2026
weather
18°
Sigorta Kulisi Sektör Hasar süreçlerinde yeni dönem, COP31’de sigortaya küresel rol

Hasar süreçlerinde yeni dönem, COP31’de sigortaya küresel rol

Neslihan Neciboğlu ve Özgür Obalı, hasar başvurularındaki düzenlemeleri, Alo 193’ü, sektörün maliyetini ve COP31 Sigorta Evi hazırlıklarını anlattı

Neova Sigorta Genel Müdürü Neslihan Neciboğlu ve TSB Genel Sekreteri Özgür Obalı, hasar süreçlerindeki değişimi ve sektörün COP31 hazırlıklarını anlattı.

Neova Sigorta Genel Müdürü ve Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Yönetim Kurulu Üyesi Neslihan Neciboğlu ile TSB Genel Sekreteri Özgür Obalı, NTV'de Noyan Doğan'ın sunduğu Bakış programında trafik kazalarının ardından yürütülen hasar işlemlerinden COP31 hazırlıklarına uzanan sektör gündemini değerlendirdi.

Kazadan sonra doğrudan başvuru vurgusu

Trafik kazası geçiren vatandaşların, zararlarının karşılanması için doğrudan ilgili sigorta şirketine başvurabileceğini belirten Neciboğlu, bazı kazaların ardından yetkisiz aracıların devreye girdiğine dikkat çekti. Bu kişilerin vekâlet alarak hasar ve değer kaybı başvurularını üstlenmesinin süreci uzatabildiğini ve kazazedeler açısından yeni mağduriyetlere yol açabildiğini söyledi.

Neciboğlu, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (SEDDK) son dönemde bu alanda birbirini tamamlayan adımlar attığını anlattı. Eksper raporlarında zararların daha standart biçimde belirlenmesi, eksperlerin merkezî sistem üzerinden atanması ve yetkisiz aracılığın önlenmesine yönelik düzenlemelerin bu sürecin parçaları olduğunu ifade etti.

Araç değer kaybı konusunda yapılan değişikliğe ayrıca değinen Neciboğlu, değer kaybının vatandaşın sonradan ayrıca talep etmesini beklemeden, maddi hasar raporu hazırlanırken değerlendirilmesinin hedeflendiğini söyledi. Ona göre bu yaklaşım, kaza sonrasındaki başvuruların daha düzenli yürütülmesi açısından önemli.

Alo 193 ile sigorta şirketine yönlendirme

Neciboğlu, 1 Eylül’de faaliyete geçen Alo 193 Ortak Hasar İhbar Merkezi’nin de vatandaşların sigorta şirketlerine ulaşmasını kolaylaştırdığını belirtti. Kazazedelerin şirketlerin çağrı merkezlerini aramaya devam edebileceğini, ortak hattın ise başvuruyu ilgili şirkete yönlendiren ek bir kanal oluşturduğunu anlattı.

Hasar süreçleriyle bağlantılı soruşturmaya da değinen Neciboğlu, SEDDK’nın ilgili bilgileri adli mercilerle paylaştığını söyledi. Soruşturmanın sürdüğünü belirterek düzenlemelerin hem vatandaşlar hem de sektör açısından önemli bir başlangıç olduğunu ifade etti.

Obalı: Üç yıllık etki 400–500 milyon dolar düzeyinde

TSB Genel Sekreteri Özgür Obalı, kazalara ve hasarlara ilişkin verilere hukuka aykırı yöntemlerle ulaşılmasının sorunun temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı. Kişilerin hak arama yollarına başvurması ile bu verileri usulsüz biçimde elde ederek başvuruları yönlendirmesinin ayrı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Obalı, söz konusu yapıların sektörde yarattığı üç yıllık etkiyi yaklaşık 400–500 milyon dolar düzeyinde hesapladıklarını belirtti. Bu maliyetin sigorta primlerine de yansıdığını ifade eden Obalı, yapılan müdahalelerin sektör üzerindeki yükü hafifletebileceği görüşünü paylaştı.

Bazı hasar taleplerinin yönlendirilerek ortaya çıkarılmasının zamanla olağan bir uygulama gibi algılanmaya başladığını söyleyen Obalı, bunun sigortaya güven açısından da sorun yarattığını dile getirdi. Neciboğlu ise kazazedelerin sigorta şirketleriyle doğrudan temas kurmasının aradaki yetkisiz yapıların etkisini azaltacağını belirtti.

COP31’de “Sigorta Evi” kurulacak

Söyleşinin ikinci bölümünde Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenecek COP31 ve sigorta sektörünün hazırlıkları ele alındı. Neciboğlu, iklim değişikliğiyle ilgili bir toplantıda sigortanın yer almamasının düşünülemeyeceğini söyledi. Sigortanın riskleri önleme, gerçekleşen zararları paylaşma ve gelecekteki risklere karşı dayanıklılığı artırma işlevlerine dikkat çekti.

Türkiye’deki DASK ve TARSİM gibi uygulamaların dünyaya anlatılabileceğini belirten Neciboğlu, sigorta sektörünün COP31’de yalnızca kendi faaliyetlerini tanıtmak için bulunmayacağını; farklı alanlarda geliştirilecek çözüm önerilerine de katkı sunacağını ifade etti.

Obalı, TSB’nin COP31 kapsamında hazırladığı Sigorta Evi’nin dünya sigorta sektörünü ve iklim gündemiyle ilişkili diğer paydaşları buluşturmayı amaçladığını anlattı. Sigortanın çok sayıda sektörle doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Obalı, bu merkezin farklı bakış açılarını aynı gündem etrafında bir araya getireceğini söyledi.

KOBİ’lerin iklim direnci de gündemde

Neciboğlu, COP31 hazırlıkları kapsamındaki çalışmalardan birinin KOBİ’lerin iklim değişikliğine karşı dayanıklılığına odaklandığını aktardı. Sigorta temsilcilerinin de yer aldığı çalışmada, KOBİ’lerin risklere karşı önlem alırken ihtiyaç duyduğu finansmana nasıl ulaşacağının tartışıldığını söyledi. Önerilerin henüz taslak aşamasında olduğunu da belirtti.

Obalı ise sigortanın işletmeler için sermaye kullanımını etkileyen bir araç olduğuna dikkat çekti. Bir işletmenin karşılaşabileceği riskin tamamını kendi kaynaklarıyla üstlenmek yerine sigorta teminatından yararlanmasının, sermayesini başka alanlarda kullanmasına imkân sağlayabileceğini anlattı. Sigorta teminatının kredi veren kuruluş açısından da güvence oluşturabildiğini ve böylece finansmana erişimi kolaylaştırabildiğini ifade etti.

İklim kaynaklı aşırı olayların daha sık gündeme geldiğini söyleyen Obalı, artan riskler karşısında sigortanın geleceğe dönük planlamada daha büyük bir yer tutacağını belirtti.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *