Advertisement
23.09.2026
weather
17°
Sigorta Kulisi Sektör Yavuz Ölken: Sahte hasar ve yasa dışı aracılıkla mücadele prim havuzunu korur

Yavuz Ölken: Sahte hasar ve yasa dışı aracılıkla mücadele prim havuzunu korur

AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken, SEDDK’nın hasar düzenlemelerini değerlendirdi; sahte hasar ve yasa dışı aracılıkla mücadelenin önemini anlattı

Sahte hasarların ve yasa dışı hasar aracılığının yarattığı maliyet, yalnızca sigorta şirketlerini değil, sigortalıların ortak kaynağı olan prim havuzunu da etkiliyor.

AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken, bu nedenle hasar süreçlerinde suistimalle mücadeleyi sigortalının ödediği primin korunması açısından önemli görüyor. SEDDK’nın bu yıl hayata geçirdiği akıllı eksper ataması, Alo 193 Ortak Hasar İhbar Merkezi ve hasar ile değer kaybı süreçlerine yönelik düzenlemeleri değerlendiren Ölken, atılan adımları “geleceğin sigortacılık altyapısına yapılan bir yatırım” olarak nitelendirdi.

AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (SEDDK) bu yıl hasar süreçlerine yönelik attığı adımları değerlendirdi. Akıllı eksper ataması, trafik sigortasında hasar ve değer kaybı süreçlerinin bütünleştirilmesi, Alo 193 Ortak Hasar İhbar Merkezi ve yasa dışı hasar aracılığıyla mücadele gibi düzenlemelerin sektörün gündeminde önemli yer tuttuğunu belirten Ölken, bu adımların daha sağlıklı işleyen bir hasar sistemi kurulmasına katkı sağlayacağını söyledi.

“Sürdürülebilirlik yalnızca büyüme rakamlarıyla ölçülemez”

Düzenlemeleri Türkiye sigorta ekosisteminin geleceğini güçlendiren kapsamlı bir dönüşümün parçaları olarak değerlendiren Ölken, şunları söyledi:

“Sigortacılığın sürdürülebilirliği yalnızca büyüme rakamlarıyla ölçülemez. Risklerin doğru yönetilmesi, hasar süreçlerinin etkin ve adil biçimde yürütülmesi, suistimalin azaltılması ve sektörün ortak kaynaklarının verimli kullanılması da sürdürülebilirliğin temel unsurlarıdır. SEDDK tarafından atılan adımların, daha sağlıklı işleyen bir hasar ekosistemi oluşturulmasına ve sigortacılığın toplumsal koruma rolünün güçlenmesine önemli katkı sağlayacağına inanıyorum.”

“Prim havuzunun korunması, sigortalının korunmasıdır”

Yasa dışı organize hasar aracılığıyla mücadelenin sektörün finansal dayanıklılığı açısından önem taşıdığını vurgulayan Ölken, sigorta suistimalinin etkilerinin şirketlerle sınırlı olmadığını belirtti:

“Sigorta suistimali yalnızca şirketlerin mali sonuçlarını etkileyen bir konu değildir, aynı zamanda sigortalıların ortak kaynağı olan prim havuzuna zarar verir. Bu nedenle yasa dışı aracılık faaliyetleri ve organize yapılarla mücadele edilmesi; sektörün teknik sonuçlarının ve sermaye yapısının desteklenmesinin yanı sıra, sigortalının ödediği primin korunması anlamına geliyor. Kaynakların doğru kullanıldığı ve güvenin güçlendiği bir yapı, sigortanın daha fazla kişiye ulaşabilmesi bakımından da büyük önem taşıyor.”

Veri analitiği ve yapay zekâya dikkat çekti

Alo 193 Ortak Hasar İhbar Merkezi, akıllı eksper ataması, bütünleşik hasar ve değer kaybı süreçleri ile artan veri paylaşımının sektörün çevikliğini artıracağını söyleyen Ölken, teknolojinin sağlayabileceği katkıyı şöyle anlattı:

“Dijital altyapıların güçlenmesi; daha hızlı karar alan, hasar anında sigortalının yanında olan ve değişen risklere daha çevik yanıt verebilen bir sektörün önünü açıyor. Önümüzdeki dönemde veri analitiği ve yapay zekanın da desteğiyle bu altyapının daha ileriye taşınabileceğini düşünüyorum. Böylece sektörün yalnızca hasar gerçekleştikten sonra devreye giren reaktif bir yapıdan, riskleri önceden gören ve mümkün olduğunda önlemeye odaklanan bir sigortacılık anlayışına ilerlemesi mümkün olacaktır.”

“Geleceğin sigortacılık altyapısına yapılan bir yatırım”

Dönüşümün başarısında SEDDK, sigorta şirketleri, dağıtım kanalları, eksperler, servisler, asistans şirketleri ve diğer paydaşlar arasındaki iş birliğinin belirleyici olacağını ifade eden Ölken, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bugün atılan adımları, mevcut sorunlara getirilen çözümlerin ötesinde, geleceğin sigortacılık altyapısına yapılan bir yatırım olarak görüyorum. Tüm paydaşların ortak hedefler etrafında hareket etmesiyle Türkiye’de daha sürdürülebilir, finansal açıdan daha güvenli, çevik ve müşterinin daha fazla güvendiği bir sigorta ekosistemi oluşturabiliriz. Güvenin güçlendiği, kaynakların korunduğu ve teknolojinin müşteri yararına kullanıldığı bir sigorta sistemi hepimizin ortak kazanımı olacaktır.”

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *