Advertisement
24.10.2026
weather
16°
Sigorta Kulisi Sektör Hasan Ekmen’den seçim öncesi mesaj: Şikâyet değil, çözüm zamanı

Hasan Ekmen’den seçim öncesi mesaj: Şikâyet değil, çözüm zamanı

İTO seçimleri öncesi Hasan Ekmen'den sigortacılara mesaj: Haksız rekabet, düşen komisyonlar, dijitalleşme ve sektörün geleceği için çözüm çağrısı

İTO seçimleri öncesi konuşan Hasan Ekmen, sigortacılara şikâyet yerine çözüm çağrısı yaptı; haksız rekabet, komisyonlar ve dijitalleşmeye dikkat çekti.

İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) 27 Ekim’de yapılacak 20. Sigortacılık Meslek Komitesi seçimlerinde Turuncu Liste ile yarışacak Vizyon Brokerlik Kurucusu ve Genel Müdürü Hasan Ekmen, sigorta sektöründeki sorunların çözümünden haksız rekabete, komisyon gelirlerinden mesleğin geleceğine kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu.

Sigortacı Kafası programına konuk olan Ekmen, 27. yılına girdiği meslek hayatından edindiği deneyimleri paylaşırken, sigorta aracılarının sorunlardan şikâyet etmek yerine çözüm üretmeye odaklanması gerektiğini söyledi. İTO seçimlerine ilişkin hedeflerini de anlatan Ekmen, sektörün farklı kesimlerinin birlikte hareket etmesinin önemini vurguladı.

“Şikâyet eden çoğunluk değil, iş yapan azınlık olmalıyız”

Sigorta sektöründe acentelerin, brokerlerin, eksperlerin ve sigorta şirketlerinin sıklıkla kendi sorunlarını dile getirdiğini belirten Ekmen, artık bu yaklaşımın değişmesi gerektiğini söyledi.

Meslektaşlarıyla bir araya geldiğinde çoğu zaman benzer şikâyetlerin tekrarlandığını anlatan Ekmen, “Şikâyet eden çoğunluğuz. Oturuyoruz kendi aramızda acente arkadaşlar, şikâyet ediyoruz. Eksperlerle oturuyoruz, şikâyet ediyoruz. Sigorta şirketleriyle muhabbet ediyoruz, hemen şikâyet ediyoruz. Dönüyoruz, brokerler, oturuyoruz, biz şikâyet ediyoruz” dedi.

Sektörün artık şikâyet etmek yerine harekete geçmesi gerektiğini vurgulayan Ekmen, şu ifadeleri kullandı:

“Şikâyet eden çoğunluktan çok, iş yapan, yaptığı işi sonuç alan azınlık olmamız gerektiğini anlıyorum. Biz bu dönemde en çok onun üzerinde duruyoruz. Söylenen çoğunluk değil, iş yapan azınlık olmamız gerektiğini anlıyorum.”

Ekmen, meslektaşlarına yönelik mesajını ise “İşimizi geliştirelim, işimize yatırım yapalım. Boş verin dedikoduyu. Dedikoduyu başkaları yapsın, şikâyeti başkası yapsın, işimizi geliştirelim” sözleriyle özetledi.

“Haksız rekabetle mücadele etme sözü verdim”

Sektördeki fiyat rekabetine ve etik dışı uygulamalara da değinen Ekmen, haksız rekabetin yalnızca acenteleri değil, brokerleri de olumsuz etkilediğini söyledi.

Acenteler ile brokerler arasında zaman zaman yaşanan sorunlara dikkat çeken Ekmen, “Bazı acente arkadaşlarımız brokerlerden dertli. Diyorum ki sizin dertli olduğunuz brokerlerden ben de dertliyim. Etik olmayan var, az çalışan var. Hak edilmeyen indirimler var. Bunları yapan brokerler de var, acenteler de var” ifadelerini kullandı.

İTO seçimleri öncesinde haksız rekabetle mücadeleyi öncelikli konular arasında gördüğünü belirten Ekmen, bu konuda ilgili kurumlarla görüşmelere başladığını açıkladı.

“Haksız rekabet, haksız şubeleşme, haksız yere acentelerin hakkını alan her sistemle mücadele etme sözü verdim ben arkadaşlarıma” diyen Ekmen, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İlgili kurumlarla da ön görüşmeleri yaptım. Bunun üzerine kanun olarak gidilmesi gerekiyor.”

“Komisyon gelirleri artık sürdürülebilir değil”

Sigorta sektöründeki fiyat rekabetinin geldiği noktayı kendi portföyünden örneklerle anlatan Ekmen, özellikle yangın sigortalarında yaşanan prim düşüşlerinin hem sigorta aracılarının gelirlerini hem de müşterilerin sektöre bakışını etkilediğini söyledi.

Yıllarca sürdürülebilir komisyon ve sürdürülebilir teminat anlayışının konuşulduğunu hatırlatan Ekmen, “Şimdi ise komisyon gelirleri artık sürdürülebilir değil” dedi.

Ekmen yaşadığı bir örneği şöyle anlattı:

“Geçen sene 6 milyarlık teminat olan bir yangın poliçesini 100 birime yapmışız. Bu sene 6 milyar olan bedel yüzde 60 artmış. Rakam 10 milyara çıkmış. Normalde geçen yıl 100 birim ise bu yıl 160 birim olması lazım. Hatta biraz da enflasyonu koymamız lazım.” 

Ancak primin beklenenin tam tersine gerilediğini belirten Ekmen, “30 birime yapılır. 30 birim. Geçen sene 100 birime yapılan rakam bu sene 30 birime” sözleriyle yaşanan düşüşe dikkat çekti.

Benzer bir durumun başka bir müşterisinde de yaşandığını anlatan Ekmen, geçen yıl 100 birim primle düzenlenen bir yangın sigortasının bu yıl başka bir şirket tarafından 48 birime yapıldığını söyledi.

Müşterisinin bu durum karşısındaki tepkisini de aktaran Ekmen, “Ya Hasan, sen bizden ne kadar çok para kazanmışsın diyor. Bu arada ben sadece yüzde 7 almışım. Sadece yüzde 7 komisyonum var” dedi.

Reasürans maliyetleri ve piyasa kapasitesindeki değişimlerin müşteriye anlatılmasının güçleştiğini belirten Ekmen, sigortalıların çoğunlukla ödedikleri toplam prime odaklandığını ifade etti.

Sigorta aracılarının kazançlarından sürekli taviz vermesinin sürdürülebilir olmadığını vurgulayan Ekmen, “Buradan acente arkadaşlarım çok büyük zarar ediyorlar. Broker arkadaşlarımız çok büyük zarar ediyor. Biz artık bu yola girmememiz lazım” diye konuştu.

“Trafik komisyonlarına hapsedildik”

Mesleğe 2000 yılında başladığını ve 23 yıl acentelik yaptıktan sonra brokerliğe geçtiğini anlatan Ekmen, brokerlik faaliyetlerine başlamasının sektöre bakışını değiştirdiğini söyledi.

2023 yılında brokerlik ruhsatını aldıktan sonra risk mühendisliği, iş geliştirme ve hasar alanlarında ayrı departmanlar oluşturduklarını belirten Ekmen, müşteri odaklı hizmet anlayışının daha kapsamlı bir organizasyon gerektirdiğini ifade etti.

Brokerliğe geçişin ardından farklı sigorta branşlarını ve uluslararası reasürans piyasalarını daha yakından tanıma fırsatı bulduğunu anlatan Ekmen, acentelik dönemine ilişkin dikkat çekici bir değerlendirmede bulundu.

“Geçmiş 26 yılımın 23 yılı için diyebilirim ki bir şeye hapsedildik. Brokerler düşmanına hapsedildik. Sigorta şirketleri düşmanına hapsedildik. Bunun yanında hep bir biz acenteyiz. Trafik komisyonlarına hapsedildik.”

Sigorta aracılığının trafik ve konut sigortalarıyla sınırlı düşünülmemesi gerektiğini belirten Ekmen, “Aslında çok büyük bir dünya var. Bir sigorta dünyası var. Trafiğe hapsedilmememiz gereken bir sigorta dünyası var. Sadece konuta hapsedilmememiz gereken bir dünya var” dedi.

Trafik sigortasının önemini göz ardı etmediğini de vurgulayan Ekmen, meslektaşlarının yeni iş alanlarını keşfetmesi, uzmanlaşması ve geleneksel faaliyetlerinin dışına çıkması gerektiğini söyledi.

“Sigorta şirketlerinin temsilcileri acente koçu olmalı”

Sigorta acentelerinin gelişimi için eğitim anlayışının değişmesi gerektiğini belirten Ekmen, sigorta şirketlerinin acente temsilcilerine daha geniş sorumluluklar verilmesini önerdi.

Mevcut eğitimlerin çoğunlukla ürün ve şirket ekranlarının kullanımına odaklandığını söyleyen Ekmen, “Eğitim veriyoruz, ürün eğitimi veriyoruz. Dönüyoruz, yeni bir şey oluyor, ekran eğitimi veriyoruz. Hayır, ben hep şunu söylüyorum: Satışçılar acente koçu olmalı” dedi.

Acente temsilcilerinin meslektaşlarının işlerini geliştirmesine de katkı sağlaması gerektiğini belirten Ekmen, şu soruları gündeme getirdi:

“Acentenin gelirini nasıl yönetecek? Giderini nasıl yönetecek? Müşterilerini nasıl yönetecek? Bu yönetim tarzında neler yapacak?”

Ekmen, “Sigorta şirketleri acente temsilcilerini acente koçu gibi yetiştirmeli. Gelirinden giderine” diyerek özellikle finansal yönetim konusunda desteğe ihtiyaç duyan acentelere dikkat çekti.

“Dijitalden korkmamamız lazım”

Sigorta aracılarının teknolojik gelişmeler karşısında çekingen davranmaması gerektiğini belirten Ekmen, dijitalleşmenin yalnızca internet üzerinden poliçe satmak anlamına gelmediğini söyledi.

“Dijitalden korkmamamız lazım. Dijitale hazırlık yapmamız lazım” diyen Ekmen, sigorta acentelerinin dijital platformlarda görünür ve ulaşılabilir olması gerektiğini vurguladı.

“Özellikle tüm acente arkadaşlarım, İstanbul'daki 5 binden fazla acente arkadaşımız dijitalde var olmalı. Bu dijitalde satış anlamında söylemiyorum. O apayrı bir organizasyon. Ama müşterisi, sigortalısı aradığında onu bulabilmeli.”

Bazı meslektaşlarının profesyonel sosyal medya platformlarında hâlâ hesabı bulunmadığını anlatan Ekmen, bir grup acente arkadaşıyla yaptığı görüşmeden örnek verdi.

“Senin 25 yıllık acenten, LinkedIn hesabın var mı? Yok. Senin var mı? Yok. Nasıl olmaz sizin LinkedIn hesabınız?”

Ekmen, sosyal medyanın yalnızca tanıtım amacıyla değil, kurumlarla iletişim kurmak, uzmanlığı paylaşmak ve iş ilişkilerini geliştirmek için de kullanılabileceğini ifade etti.

“2035'te sigorta aracılığı nasıl olacak?”

Sektörün bugünkü sorunları kadar geleceğinin de tartışılması gerektiğini belirten Ekmen, sigorta aracılığının önümüzdeki yıllarda önemli bir dönüşüm geçireceğini söyledi.

Özellikle Sigorta Haftası kapsamında düzenlenen etkinliklerde acentelerin ve brokerlerin geleceğinin daha fazla konuşulmasını istediğini belirten Ekmen, şu soruları yöneltti:

“2035'te sigorta aracılığı nasıl olacak? 2050'de sigorta aracılığı nasıl olacak? Tamam, bugün bir mücadele içinde acente arkadaşlarım. Ama yarın nereye gidecek? Bu çocuklarımız, ikinci neslimiz nereye gidecek?”

Geleceğin beklenerek karşılanamayacağını vurgulayan Ekmen, “Bunlara hazırlık yapmamız lazım. Gelecek o kadar yakın ki. Gelecek hemen geliyor” dedi.

Acentelik ve brokerliğin farklı iş modellerine dönüşebileceğini düşündüğünü ifade eden Ekmen, “Sigorta aracılığı değişecek. Bana sorarsanız, benim şahsi fikrim acentelik de farklı bir şeye evrilecek. Brokerlik de farklı bir şeye evrilecek” değerlendirmesinde bulundu.

İTO seçimleri için kadın, gençlik ve dijital komite mesajı

İTO 20. Sigortacılık Meslek Komitesi seçimlerinde Turuncu Liste ile yarışacaklarını belirten Ekmen, seçilmeleri halinde üzerinde çalışmak istedikleri projeleri de anlattı.

Kadın sigortacıların mesleki temsilinin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Ekmen, kadın acenteler, brokerler ve eksperler için pozitif ayrımcılık imkânlarının değerlendirilmesini istedi.

“Ekosistemimizdeki kadın olan kim varsa, eğer pozitif ayrımcılık varsa söz veriyoruz, yapacağız” diyen Ekmen, genç sigortacıların yetiştirilmesi için de ayrı bir çalışma yapılması gerektiğini belirtti.

“Bir gençlik komitesi, ikinci nesil komitesi kurmak istiyoruz. Kadın komitesiyle beraber ikinci nesil komitesi. İkinci neslin yetişmesi lazım” ifadelerini kullanan Ekmen, mevzuat ve dijitalleşme konularında da komiteler oluşturmayı planladıklarını açıkladı.

İTO'nun mevcut kurumsal imkânlarının sigortacılık sektöründeki sorunların çözümünde daha etkin kullanılabileceğini belirten Ekmen, komite çalışmalarında şeffaflığın önemine de dikkat çekti.

“Tüm sigorta komitelerinin kararları internette yayınlansın. Sadece lafta, sözde, mailde değil, ciddi bir yapı kuralım. Bu yapı çalışsın.” 

“Kim kazanırsa kazansın, biz aynı meslektaşız”

27 Ekim'deki seçimler öncesinde tüm meslektaşlarına sandığa gitme çağrısında bulunan Ekmen, seçim yarışının sektörde bir ayrışmaya neden olmaması gerektiğini söyledi.

Turuncu Liste ile değişim hedeflediklerini belirten Ekmen, “Geçmiş 25 yıldan memnunsanız bir şey diyemem. Ama geçmiş 25 yıldan memnun değilseniz, bazı şeylerin yanlış olduğuna inanıyorsanız, yeni dönemde de değişimi istiyorsanız, gerçekten bu değişimi birlikte yapacak bir kardeşiniz istiyorsanız, 27 Ekim'de gelin” ifadelerini kullandı.

Seçimlere katılımın önemini vurgulayan Ekmen, “Tüm meslektaşlarıma, hangi arkadaşımızı desteklerse desteklesin, gelsin oyunu kullansın. Sandıklar patlasın, 5 bin oy kullanılsın” dedi.

Seçim sonuçlarından bağımsız olarak meslektaşlık ilişkilerinin korunması gerektiğini belirten Ekmen, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:

“Turuncu Liste'yi istiyoruz, o ayrı bir şey ama mesleğimize sahip çıkma adına oradayız. Kim kazanırsa kazansın, biz aynı meslektaşız. Birbirimizi kıracağımız, dökeceğimiz bir konu yok.”

Ekmen, seçim gününün ardından da sektörün birlikte çalışmayı sürdürmesi gerektiğini belirterek, “26 Ekim neyse, 28 Ekim de odur. 27 Ekim'in sadece oy meselesi vardır” mesajını verdi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *