Advertisement
20.06.2026
weather
21°
Sigorta Kulisi Sektör Genç aktüer adayları sigortayı anlattı: Sektör engin bir deniz

Genç aktüer adayları sigortayı anlattı: Sektör engin bir deniz

Marmara Üniversitesi Aktüerya Bölümü öğrencileri Tuğçe Aslı Söğüt ve Muhammet Ali Şağban, sigortada kariyer, staj, yapay zekâ ve iş kültürü üzerine değerlendirmelerde bulundu

Marmara Üniversitesi Aktüerya Bölümü öğrencileri Tuğçe Aslı Söğüt ve Muhammet Ali Şağban, staj deneyimlerinden yapay zekâya, iş kültüründen kariyer fırsatlarına kadar sigortayı gençlerin gözünden anlattı.

Sigortacı Kafası’nda bu kez sigorta sektörünün geleceğinde yer almaya hazırlanan gençler vardı. Marmara Üniversitesi Aktüerya Bölümü son sınıf öğrencileri Tuğçe Aslı Söğüt ve Muhammet Ali Şağban, aktüerya eğitimini neden tercih ettiklerini, staj sürecinde neler öğrendiklerini, yapay zekânın mesleğe etkisini ve sigorta sektöründe gençleri bekleyen fırsatları değerlendirdi.

“Aktüerya benim için çok sürpriz bir tercih olmadı”

Aktüerya bölümünü bilinçli bir tercihle seçtiğini belirten Tuğçe Aslı Söğüt, sigorta sektörüne yabancı olmayan bir aile ortamında büyüdüğünü söyledi.

Söğüt anne ve babasının sigorta sektöründen emekli olduğunu anlattı: 

Benim aktüeryayla tanışmam aslında çok sürpriz olmadı. Anne ve babam emekli sigortacı. Böyle bir ailede büyüdüğüm için sektör bana çok uzak değildi. Zaten sayısal mezunuydum ve sayısal bir bölüm okumak istiyordum.

Söğüt, üniversite tercih döneminde matematik, istatistik, sigortacılık ve aktüerya gibi alanları araştırdığını belirtti:, 

Veriyi işlemek, analiz yapmak ilgimi çekiyordu. Bu nedenle aktüeryaya bilinçli bir tercihle geldim.

Muhammet Ali Şağban ise aktüeryaya giden yolunun sayısal verilere duyduğu ilgiyle başladığını söyledi. Şağban ilk hedefinin istatistik olduğunu belirtti:

Verilerle uğraşmayı seviyordum. Futbol istatistikleriyle kendi içimde çalışmalar yapıyordum. Araştırmalarım sonucunda aktüerya bilimlerini buldum ve bunun benim için daha iyi bir alan olabileceğini düşündüm.” 

“Sigorta benim için engin bir deniz”

Staj deneyimlerinin sektöre bakışını güçlendirdiğini belirten Muhamet Ali Şağban, sigortanın gençler için çok geniş bir kariyer alanı sunduğunu vurguladı.

Reasürans alanında staj yaptığını anlatan Şağban, aktüerya eğitiminin yalnızca tek bir mesleğe değil, sektörün birçok farklı alanına kapı açtığını söyledi.

Sigorta benim için engin bir deniz. Sayısal verileri her yerde kullanabiliyorsunuz. Bir aktüer adayı okulda veriyi işlemeyi öğreniyor, riski biliyor ve bu riski hesaplamaya yönelik bir tahmin yapabiliyor. Bu da sizi birçok departmanda öne çıkarıyor.

Aktüerya eğitimi alan gençlerin hasar, reasürans, mali işler, risk yönetimi, IT ve veri analitiği gibi farklı alanlarda kendilerine yer bulabileceğini belirten Şağban, şu değerlendirmeyi yaptı:

Hem sigorta bilgisi var hem sayısalla çok iç içesiniz hem de riski biliyorsunuz. Bu nedenle aktüerya, sigortadaki her departman için biçilmiş kaftan olabilir. Sayısal bilginin sigorta bilgisiyle birleşmesi güçlü bir birikim sağlıyor.

“Teorik bilgiyi stajda uygulamaya başladık”

Tuğçe Aslı Söğüt ise stajın, üniversitede öğrenilen teorik bilgilerin iş hayatındaki karşılığını görmek açısından çok önemli olduğunu söyledi.

İlk stajını Borsa İstanbul’da yaptığını, ikinci stajında ise sigorta sektöründe rücu alanında çalıştığını belirten Söğüt, hasar süreçlerini yakından görmenin kendisi için değerli bir deneyim olduğunu ifade etti:

Bir hasar dosyasının açılması, ihbarın gelmesi, ilerleyen süreçler, muallakların açılması, hesaplamaların yapılması… Tüm bunları görmek benim için çok kıymetli oldu. Aktüer raporlarını okuma şansım da oluyor.

Söğüt okulda alınan derslerin stajla birlikte daha anlamlı hale geldiğini vurguladı 

Aktüeryada okulda gördüğümüz derslerle birlikte teorik bilgiyi uygulamaya başladık. Neyin ne olduğunu, kavramların iş hayatında nasıl karşılık bulduğunu gördük. Bu bakımdan keyifli bir süreç oldu.

Söğüt, sigorta sektöründe kariyer hedefleyen öğrencilerin staj için erken davranması gerektiğini de belirtti:

Staj yapmak isteyen herkesin, hangi sınıfta olursa olsun, bunun için elinden geleni yapması gerektiğini düşünüyorum.” 

“Excel kesinlikle bilinmeli”

Gençlerin staj bulma sürecinde kendilerini geliştirmesi gerektiğini belirten Muhammet Ali Şağban, özellikle Excel bilgisi, sektör farkındalığı ve iletişim becerilerinin önemine dikkat çekti:

İlk başta kendilerini geliştirmeleri gerekiyor. Excel kesinlikle bilmeleri gerekiyor. Ama bunun dışında özellikle sektör bilgisi edinmeleri gerektiğini düşünüyorum.

Şağban öğrencilerin sigorta şirketlerini, departmanları ve bu departmanlarda görev yapan yöneticileri araştırmasının önemli olduğunu söyledi:

LinkedIn gibi platformlarda aktif olmalarını öneririm. Üst yöneticilerle oradan iletişime geçebiliyorlar. Sigorta sektöründeki yöneticiler de genellikle öğrencilere çok hassas ve yardımcı şekilde yaklaşıyor. Staj olmasa bile ileride neler yapabilecekleri konusunda çok önemli bilgiler alabiliyorlar. Bu her sektöre nasip olacak bir şey değil.” 

“Bir yöneticiyle konuşma fırsatı büyük şans”

Marmara Üniversitesi’nde konferanslar, sempozyumlar ve sektör profesyonelleriyle yapılan buluşmaların öğrencilere yol gösterdiğini belirten Söğüt, “Hocalarımız ve kulüpler aracılığıyla sektörün önemli isimleri bizlerle bir araya geliyor. Onlar da bu süreci bize şeffaflıkla ve samimiyetle anlatıyorlar” dedi.

Bu buluşmaların staj süreçlerine de katkı sağladığını vurgulayan Söğüt, “CV’lerimizi iletiyoruz, LinkedIn hesaplarını alıyoruz. Bir yöneticiyle konuşma fırsatı buluyorsunuz ve öğrencisiniz. Bu bizim için çok büyük bir fırsat” ifadelerini kullandı.

“Risk her zaman olumsuz değildir”

Aktüerya eğitiminin temelinde risk kavramının bulunduğunu belirten Söğüt, riskin yalnızca olumsuz bir anlam taşımadığını söyledi:

Hayatımız risk kavramıyla iç içe. Bir bardağın düşme riski bile hesaplanabilir. Elimizde bir veri seti olduğu sürece riskleri değerlendirebiliriz.

İnsanlarda risk deyince olumsuz bir algı oluşuyor. Halbuki riski iyiye de çevirebiliriz, kötüye de çevirebiliriz. Bu tamamen duruma göre değişir.

Şağban ise verinin yorumlanma biçiminin önemine dikkat çeti:

Sayıları nereye çekerseniz oraya gelebiliyor. Verileri görselleştirmek de sizin elinizde.

“Yapay zekâ aktüerin yerine geçmeyecek, yol arkadaşı olacak”

Yapay zekânın aktüerya mesleğine etkisini değerlendiren Muhammet Ali Şağban, geleceğe yönelik derslerin üniversite müfredatına girmeye başladığını söyledi.

Marmara Üniversitesi’nde makine öğrenmesi gibi derslerin verildiğini belirten Şağban, R ve Python gibi araçların aktüer adayları için giderek daha önemli hale geldiğini ifade etti. Şağban, yapay zekânın aktüerlerin yerine geçecek bir unsur olmadığını belirtti:

Yapay zekâ kesinlikle bir aktüerin kullanacağı, kendisine yardımcı olacak bir araç. Yerine geçemeyecek; sadece ona yol arkadaşı olacak. Doğru kullanıldığında işleri kolaylaştıracak ve hızlandıracak.

“Yapay zekâ doğru yönlendirilmeli. Makine neyi öğretmeye çalışırsanız onu öğreniyor. Bu nedenle kişinin sektörde nerede kullanması gerektiğini bilmesi ve yapay zekâyı doğru şekilde yönlendirmesi gerekiyor.

Yapay zekânın öğrencilik ve iş süreçlerinde zaman kazandırdığını söyleyen Söğüt ancak yine de insan kontrolünün önemine dikkat çekti:

Yapay zekâyı şu an bir ödev yaparken bile kullanıyoruz. Zaman kazanmak, daha verimli sonuçlara ulaşmak ve farklı senaryoları görmek istiyoruz. Aktüeryada veri işleme ve veri toplama açısından büyük bir nimet.” 

Söğüt, hesaplamalarda yapay zekânın her zaman doğru sonuç vermediğini belirtti:

Yapılan hesaplamalarda her zaman doğruluk vermiyor. Bu nedenle yine bir insanın kontrol etmesini gerektiren bir yerde. Şu anki haliyle mesleğimizi tamamen elimizden alır diyemem. Daha çok süreci hızlandıran ve verimliliği artıran bir araç.

“MaIl atmak bile öğrenilmesi gereken bir yetenek”

Staj sürecinde gençlerin yalnızca teknik bilgi değil, iş kültürü de öğrendiğini belirten Şağban, iş hayatının ilk adımlarında temel ofis süreçlerinin bile önemli olduğunu söyledi.

İlk başta formülleri bir kenara bırakıyorsunuz. Fotokopi çekiyorsunuz, dosya düzenliyorsunuz, mail atıyorsunuz. En azından düzgün mail atmayı öğrenmek bile bir yetenek. Düzgün mail, doğru hitap şekli çok dikkat edilen şeyler. Arkadaşlarımın buna dikkat etmesi gerektiğini düşünüyorum.” 

Formüller teorik kısmı öğretiyor. İlk başta kullanıyor musunuz? Hayır. Sonra yavaş yavaş Excel’e geçiyorsunuz, basit hesaplar, mappingler, pivot table derken formüller de devreye giriyor.” 

Söğüt de özellikle LinkedIn üzerinden iletişim kurulurken üsluba dikkat edilmesi gerektiğini belirtti:

Bir iş ya da staj talep ediyorsunuz. Bu nedenle daha kurumsal bir dil kullanmak gerekiyor. Karşınızdaki kişinin konumunu dikkate alarak yazmak önemli.

“Lise son sınıfa dönsem yine aktüeryayı seçerdim”

Üniversite tercih dönemindeki gençlere de tavsiyelerde bulunan Şağban, lise son sınıftaki haline dönse yine aktüeryayı seçeceğini söyledi.

Ben kesinlikle tekrar yaz derdim. Sadece bu sefer ilk tercihte yaz derdim. Marmara Üniversitesi Aktüerya Bölümü’nü gözüm kapalı tercih edebilirsin derdim. Hocalarımız engin deniz diyebilirim. Ellerimizden hep tuttular. Sadece hoca-öğrenci ilişkisi değil, dışarıda abi-abla gibi de yaklaşıyorlar.

Söğüt ise tercih dönemindeki haline dönse kendisine “sürece güven” diyeceğini kaydetti:

 “Asla uğraşma, yaz aktüeryayı derdim. Kendini çok fazla yorma, sürece güven. Güzel geçecek bir süreç; keyifli olacak ama yorucu da olacak.

“Aktüerya sadece matematikten ibaret değil”

Aktüerya bölümünü tercih edecek gençlerin ders müfredatını mutlaka incelemesi gerektiğini vurgulayan Tuğçe Aslı Söğüt, bu alanın yalnızca matematik ya da istatistikten oluşmadığını söyledi:

Matematik seviyorum, sayısal bölüm okumak istiyorum diye doğrudan gelinebilecek bir bölüm olduğunu düşünmüyorum. Çünkü çok farklı alanların birleşimi var. Ekonomi var, veri analitiği var, sigortanın temelini alıyoruz. Hukuki tarafı var. İş hukuku, ticaret hukuku, borçlar hukuku gibi dersler de aldık. Matematik ve istatistik ağırlıklı ilerliyor ama her alandan bir şey aldığımız bir bölüm

Şağban da aktüerya öğrencilerinin yalnızca aktüer olmak zorunda olmadığına dikkat çekti:

İlla aktüer olacağım diye bir şey yok. Sigortada birçok departmana gidilebilir. Reasürans, hasar, rücu, mali işler gibi alanlarda kendinizi geliştirebilirsiniz. Sigorta gerçekten engin bir deniz.” 

“Sigorta gençler için cazibesini artırıyor”

Sigortanın gençler için cazip bir kariyer alanı olduğunu belirten Muhammet Ali Şağban, alanın istikrarlı biçimde büyüdüğünü ifade etti:

Sigorta şu anda gayet cazip bir alan. İstikrarlı şekilde büyüyor. Sadece sigortacılık ya da aktüerya bölümlerinden değil; mühendislikten, iktisadi bölümlerden ve farklı alanlardan da sigortaya talep var.

Söğüt ise özel sektöre olan ilginin arttığını belirterek, sigortacılığın gençler için güçlü bir alternatif sunduğuna dikkat çekti:

Çevremden de gördüğüm kadarıyla özel sektöre ciddi bir talep var. Sigortanın varlığından haberdar olmak benim için de cazipti ve bu şekilde devam ediyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *