Advertisement
31.03.2026
weather
10°
Sigorta Kulisi Dünya Savaş deniz sigortasını durdurmadı, ancak savaş riski primi hâlâ yüksek

Savaş deniz sigortasını durdurmadı, ancak savaş riski primi hâlâ yüksek

Deniz sigortasında teminat devam ediyor; ancak savaş riski fiyatlaması, operasyonel belirsizlik ve mürettebat güvenliği baskısı Hürmüz'de etkisini sürdürüyor

Ortadoğu’da artan jeopolitik gerilim, deniz sigortası piyasasında teminat kapasitesini tamamen ortadan kaldırmadı. Ancak özellikle Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı hattında savaş riski primi yüksek seyrini korurken, gemi sahipleri açısından asıl baskı unsuru sigorta bulunabilirliği kadar mürettebat güvenliği ve operasyonel belirsizlik olmaya devam ediyor.

Uluslararası Deniz Sigortaları Birliği’nin (IUMI) değerlendirmesine göre küresel deniz sigortası piyasası, Ortadoğu’daki yükselen tansiyona rağmen kargo, tekne-gövde, sorumluluk ve offshore enerji teminatlarında desteğini sürdürüyor. Özellikle Basra Körfezi ve Kızıldeniz gibi yüksek riskli alanlarda savaş riski fiyatlaması ve poliçe yapılarında ayarlamalar yapılırken, piyasada sistematik bir kapasite çekilmesi görülmüyor.

Sigortacılar piyasadan çekilmedi

Shipping Telegraph’ta yer alan habere göre sigortacılar, değişen koşullara karşı iptal ve yeniden değerlendirme hükümleri gibi yerleşik mekanizmalar üzerinden esnek bir yaklaşım izliyor. Bu tablo, piyasanın bölgeden çekilmesinden çok, artan riske karşı daha seçici ve dosya bazlı bir underwriting yaklaşımına geçtiğine işaret ediyor. Aynı değerlendirmede, kargo tarafında ticaret akışlarını destekleme iradesinin sürdüğü, tekne-gövde tarafında ise güçlü navlun gelirleri ve devam eden talebin piyasayı dışarıdan bakıldığında istikrarlı tuttuğu belirtiliyor.

Offshore enerji tarafında da benzer bir resim öne çıkıyor. Jeopolitik gelişmeler enerji altyapısı ve arz akışları üzerinde belirsizlik yaratsa da, upstream riskler başta olmak üzere sigorta kapasitesinin geniş ölçüde erişilebilir olduğu ve enerji üretimi ile taşımacılığı destekleyen teminatların sürdüğü aktarılıyor.

Savaş riski primi zirveden indi, ama normalleşmedi

S&P Global’e göre Basra Körfezi’nde tanker geçişleri için ek savaş riski primi, mart ayı başlarında geminin hull and machinery değerinin yedi günlük dönem için yaklaşık yüzde 2,5’ine kadar yükseldikten sonra yüzde 1 seviyesine geriledi. Bazı geçişlerde hasarsızlık indirimi dikkate alındığında oran yüzde 0,8 civarında gerçekleşti. Buna rağmen bu seviye, savaş öncesindeki yaklaşık yüzde 0,1-yüzde 0,15 bandının hâlâ çok üzerinde bulunuyor.

Haberde yer alan piyasa görüşlerine göre düşüş eğilimi görülse de, bu geri çekilmenin kalıcı olup olmayacağı belirsiz. Çünkü bölgedeki güvenlik riski tamamen ortadan kalkmış değil ve primlerdeki aşağı yönlü hareket, sahadaki risklerin azaldığından çok kısa vadeli beklentilere dayanıyor olabilir.

Asıl sorun yalnızca prim değil, mürettebat güvenliği

S&P Global haberinin en dikkat çekici unsurlarından biri, sigorta teminatı bulunsa bile gemi sahiplerinin geçiş konusunda temkinli davranmaya devam etmesi. Habere göre mart sonu itibarıyla yaklaşık 40 uzun menzilli tanker Basra Körfezi’nde beklerken, bazı ithalatçılar tedariklerini ABD Körfezi ve Hindistan’ın batı kıyısı gibi alternatif kaynaklara yönlendirmeye başladı. Bir sigorta underwriter’ı, “Sigorta mevcut, mayın teyidi yok; geçiş yapılmamasının nedeni mürettebat güvenliği” değerlendirmesinde bulundu.

Bu tablo, deniz sigortasında fiyatlama kadar operasyonel risk yönetiminin de belirleyici hale geldiğini gösteriyor. Nitekim bazı tanker sahiplerinin savaş riski teminatını satın almasına rağmen şirket yönetimlerinin güvenlik uyum gerekçeleriyle Basra Körfezi limanlarına uğramaya izin vermediği belirtiliyor.

Bazı vakalarda prim navlunu aştı

S&P Global’in aktardığı bilgilere göre mart ortasında bazı mahsur kalmış tankerlerde ek savaş riski primi, geminin hull and machinery değerinin yüzde 10’una kadar çıktı. Haberde, ham petrol yüklü bir Suezmax tanker için savaş riski priminin 7,5 milyon dolara ulaştığı, bunun da 6,5 milyon dolarlık navlun gelirini aştığı örneği verildi. Bu veri, savaş riski fiyatlamasının bazı seferlerde ticari fizibiliteyi doğrudan bozabildiğini ortaya koyuyor.

Deniz sigortasında yeni denge: Teminat var, maliyet ve tedirginlik sürüyor

Ortaya çıkan genel tablo, deniz sigortası piyasasının Ortadoğu’daki kriz karşısında tamamen geri çekilmediğini; ancak fiyatlama, poliçe koşulları ve underwriting tarafında daha sert, daha seçici ve daha dinamik bir yapıya geçtiğini gösteriyor. Başka bir ifadeyle, bölgede sigorta teminatı hâlâ mevcut; fakat bu teminat artık daha pahalı, daha dikkatli yapılandırılmış ve çok daha yüksek operasyonel hassasiyetle yönetilen bir çerçevede sunuluyor.

Bu nedenle Ortadoğu’daki gerilimin deniz sigortasına etkisini yalnızca “teminat var mı, yok mu?” sorusuyla okumak yeterli görünmüyor. Mevcut aşamada asıl belirleyici unsur, teminatın sürmesine rağmen savaş riski priminin yüksek kalması ve gemi sahiplerinin mürettebat güvenliği nedeniyle bölgeye yaklaşımında temkinli davranmayı sürdürmesi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *