Sol Dikey Reklam Alanı Genişlik: 160px Yükseklik: 600px
Sağ Dikey Reklam Alanı Genişlik: 160px Yükseklik: 600px
Advertisement
27.01.2026
weather
10°
Sigorta Kulisi Sektör Beko gibi küresel bir markada risk yönetimi nasıl yapılıyor? Arda Koçyan anlattı

Beko gibi küresel bir markada risk yönetimi nasıl yapılıyor? Arda Koçyan anlattı

Beko Kurumsal Risk ve Sigorta Direktörü Arda Koçyan, küresel ölçekte risk yönetimini, sigorta programlarını ve kriz yönetimini anlattı

Beko Kurumsal Risk ve Sigorta Direktörü Arda Koçyan, çok uluslu bir yapıda risk yönetimi ve sigortanın nasıl kurgulandığını anlattı. Koçyan, merkezi ama esnek yapıdan global sigorta programlarına, kriz yönetiminden genç profesyonellere verdiği tavsiyelere kadar pek çok başlıkta dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Uğur Gülen ile sigorta uzmanı Zeynep Türker’in sunduğu Sigortacı Kafası programının bu haftaki konuğu, Beko Kurumsal Risk ve Sigorta Direktörü Arda Koçyan oldu. Programda Koçyan, Türkiye’den çıkan küresel bir markada risk yönetimi ve sigortanın nasıl kurgulandığını, çok uluslu yapılarda karşılaşılan riskleri ve bu risklere karşı geliştirilen yaklaşımları ayrıntılarıyla anlattı.

Beko artık dünyanın her yerinde”

Beko’nun bugün ulaştığı ölçeği anlatan Koçyan, markanın 13 ülkede 40 üretim tesisiyle faaliyet gösterdiğini, 120’yi aşkın iştiraki ve 50’den fazla ülkedeki operasyonlarıyla küresel bir yapı haline geldiğini söyledi. “50 bin çalışma arkadaşımız var” diyen Koçyan, bu büyüklüğün yalnızca üretim rakamlarından ibaret olmadığını vurguladı.

Tedarik zinciri, bayiler, servis ağları ve lojistik süreçler birlikte değerlendirildiğinde ortaya çıkan tabloyu “devasa” olarak tanımlayan Koçyan şunları söyledi:

Tedarik zinciri sürecini bunun içerisine kattığımız zaman gerçekten çok büyük bir değer ortaya çıkıyor. Tedarikçilerimiz de, bayilerimiz de, servis teşkilatımız da son derece kıymetli. Hep beraber büyüyoruz.

Bu nedenle Beko gibi bir yapıda ortaya çıkabilecek risklerin yalnızca şirket bilançosunu değil, çok geniş bir paydaş ekonomisini ilgilendirdiğini belirten Koçyan, risk yönetimini “şirketin iç meselesi” olarak görmenin eksik bir bakış açısı olduğunu dile getirdi.

Küçük bir hata, küresel bir etki

Risk kavramının yalnızca büyük felaketlerle sınırlı olmadığını vurgulayan Koçyan, mutfakta kullanılan bir üründeki üretim hatasından, büyük bir fabrikada yaşanabilecek hasara kadar çok geniş bir risk yelpazesiyle karşı karşıya olduklarını söyledi. Bu noktada risk yönetiminin sorumluluğunu taşımanın ağırlığına da dikkat çekti.

Koçyan’a göre, bir markanın itibarını etkileyebilecek riskler her zaman “büyük” olmak zorunda değil. Küçük gibi görünen bir olayın dahi zincirleme etki yaratabileceğini belirterek, risk yönetiminin bu nedenle sürekli tetikte olmayı gerektirdiğini ifade etti.

Merkezi ama sahaya temas eden bir yapı

Çok uluslu şirketlerde risk yönetiminin tek tip bir şablonla yürütülemeyeceğini vurgulayan Koçyan, her ülkenin regülasyonlarının, kültürünün ve risk algısının farklılaştığını söyledi. Amerika, Avrupa, Türkiye ve Asya pazarlarının aynı risklere aynı gözle bakmadığını belirten Koçyan, bu farklılıkların yönetilmesinin işin en kritik noktalarından biri olduğunu dile getirdi.

Bu yaklaşımı şu sözlerle özetledi:

Önemli olan global bir bakış açısıyla merkezi ama esnek bir yapıyla bu süreci yönetmek.”

Koçyan, risk yönetiminin yalnızca merkezden ve raporlar üzerinden yürütülmesini yeterli görmediğini belirterek, “Sadece kâğıt üstündeki raporlarla veya sadece merkezden bir süreci yönetmenin çok kolay olduğuna inanmıyorum” dedi. Üretim tesislerinde sürecin yerinde görülmesi, kalite kontrol aşamalarının anlaşılması ve işin mutfağına girilmesi gerektiğini vurguladı.

Bu nedenle klasik sigortacılık yaklaşımının sınırlarına işaret eden Koçyan, “‘Bedel aldım, bütçeleri yaptım, sonra poliçe aldım’ gibi bir yaklaşım, sınırlı bir risk yönetimi oluyor” ifadelerini kullandı.

“Sigorta tek başına çözüm değil”

Koçyan’a göre sigorta, risk transferinde kullanılan önemli bir araç olmakla birlikte tek başına yeterli değil. “Sigorta bir finansal araç. Riskinizi transfer edeceğiniz araçlardan sadece bir tanesi” diyen Koçyan, bu alanın doğal olarak finans, hazine ve nakit yönetimiyle iç içe ilerlediğini anlattı.

Bütçe kavramının çoğu zaman dar bir çerçevede ele alındığını belirten Koçyan şunları söyledi: 

Aslında bir bütçe yönettiğiniz gerçeği çok da fark edilmiyor. Gider ne demek, gelir ne demek, bütçe nerelere dokunuyor… bunların tamamına temas ediyorsunuz”. 

Doğru kurgulanan bir sigorta yapısının kriz anlarında şirketi rahatlatabildiğini de vurgulayarak, “Doğru bir yapı kurarsanız, kriz anında sizi daha kolay düzlüğe çıkarabilecek bir araç” ifadesini kullandı.

Sürekli öğrenme ve regülasyon takibi

Global ölçekte faaliyet gösteren bir yapıda sigortacılığın durağan bir alan olmadığını vurgulayan Koçyan, bu alanda çalışanların sürekli kendini geliştirmesi gerektiğini söyledi. “Her gün okumanız, her gün kendinizi geliştirmeniz, her çıkan regülasyona uyum sağlamanız gerekiyor” diyen Koçyan, bu okumanın yalnızca poliçelerle sınırlı olmadığını özellikle vurguladı.

Mevzuat, hukuki süreçler ve yerel düzenlemelerin risk yönetiminin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Koçyan, “Yerel regülasyonla ve otoritelerle uyumlu çalışmanız gerekiyor” sözleriyle farklı coğrafyalarda iş yapmanın zorluklarına dikkat çekti.

Birleşmeler, satın almalar ve görünmeyen riskler

Programda birleşme ve satın alma süreçlerine de değinen Koçyan, bu dönemlerin risk yönetimi açısından ayrı bir hassasiyet taşıdığını söyledi. Satın alınacak şirketin risklerinin, mevcut risklerle birlikte ele alınması gerektiğini vurgulayan Koçyan, bu süreçlerin yalnızca risk değil, aynı zamanda fırsat barındırdığını ifade etti.

Ancak bu fırsatların doğru değerlendirilmesi için şirket içindeki farklı ekiplerle ortak bir dil kurulmasının şart olduğunu belirten Koçyan, üretim, insan kaynakları ve finans gibi alanlarda risk algısının farklılaşabildiğini dile getirdi.

Güven ve uzun soluklu ilişki yönetimi

Çok sayıda ülke ve paydaşla çalışılan yapılarda güven unsurunun belirleyici olduğunu vurgulayan Koçyan, “Güvenin temel olduğuna inananlardan bir tanesiyim” dedi. Kağıt üzerindeki sözleşmelerin her detayı kapsayamayabileceğini belirten Koçyan, gri alanların bu noktada önem kazandığını söyledi.

Tam tanımlayamadığınız açıklar olabiliyor. İşte tam da burada güven son derece önemli” diyen Koçyan, global ölçekte sürdürülebilir sigorta ve risk yönetimi için uzun vadeli, güvene dayalı ilişki yönetiminin vazgeçilmez olduğunu vurguladı.

Global sigorta programlarının omurgası

Koçyan, Beko’da yangın ve kâr kaybı, sorumluluk, çevre, siber riskler, politik şiddet ve yönetici sorumluluk (D&O) gibi birçok branşta global sigorta programları yürütüldüğünü aktardı. Yapının temelinde 7–8 ana program bulunduğunu belirten Koçyan, makro risklerin global programlarla, yerel zorunlulukların ise yerel poliçelerle yönetildiğini anlattı.

Bu noktada asıl farkı yaratan unsurun servis kalitesi olduğunu vurgulayan Koçyan, “Sigorta programını kurgulamak görece kolay. Önemli olan servis bacağı” dedi. Yerelde erişilebilirlik, network gücü ve tecrübenin bu süreçte belirleyici olduğunu ifade etti.

Dijitalleşme ve veri odaklı yaklaşım

Sigorta ve risk yönetimini destekleyen bir yazılım üzerinde çalıştıklarını belirten Koçyan, poliçelerin, limitlerin ve hasar süreçlerinin uçtan uca takip edilebildiği bir yapı hedeflediklerini söyledi. Dijitalleşmenin önemini ise şu sözlerle anlattı:

,“Ne kadar dijitali kullanabilirsek, o kadar iyi veri tabanına ve o veriyle daha iyi risk analizine sahip oluyoruz.”

“En iyi poliçe bile tek başına yetmez”

Koçyan, sigortanın kriz yönetimindeki yerini net bir şekilde ortaya koydu:

Sigorta sizi finansal olarak rahatlatabilir. Ama doğru bir iş akışınız, şeffaf bir iletişiminiz yoksa, dünyanın en iyi poliçesini alsanız bile sigortanın katkısı sınırlı kalır.”

Bu nedenle iş sürekliliği, kriz yönetimi ve kriz iletişimi süreçlerinin sigortayla birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.

Gençlere mesaj: Derinlik, finans bilgisi ve sabır

Programın sonunda genç profesyonellere de seslenen Koçyan, bir alanda derinleşmenin önemine dikkat çekti. “On tane işi bileceğine, bir tane işi gerçekten çok iyi bilsin” diyen Koçyan, özellikle sigorta ve risk yönetimi alanında sözleşme okuma becerisi ve finansal okuryazarlığın kritik olduğunu vurguladı.

Sigortanın özü itibarıyla bir hukuki akit olduğunu hatırlatan Koçyan, iletişim ve güvenin her şeyin başında geldiğini söyledi. Son olarak sabra vurgu yapan Koçyan, dönüşümlerin zaman aldığını belirterek, “Sabır bu işin en elzem konularından biri” ifadelerini kullandı.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *