Sol Dikey Reklam Alanı Genişlik: 160px Yükseklik: 600px
Sağ Dikey Reklam Alanı Genişlik: 160px Yükseklik: 600px
Advertisement
14.01.2026
weather
4°
Sigorta Kulisi Dünya Küresel iş dünyası yeni bir rekabet çağına giriyor: Riskler daha karmaşık, belirsizlik daha derin

Küresel iş dünyası yeni bir rekabet çağına giriyor: Riskler daha karmaşık, belirsizlik daha derin

WEF Küresel Riskler Raporu 2026’ya göre jeopolitik, çevresel ve teknolojik riskler derinleşiyor. İş dünyası yeni ve belirsiz bir rekabet çağına giriyor

Dünya Ekonomik Forumu’nun Küresel Riskler Raporu 2026, iş dünyasının önümüzdeki yıllarda jeopolitik gerilimler, iklim krizi ve teknolojik dönüşümün iç içe geçtiği yeni bir rekabet dönemine girdiğini ortaya koydu.

Küresel ekonomi, jeopolitik gerilimlerin, teknolojik dönüşümün ve toplumsal kırılganlıkların aynı anda hız kazandığı yeni bir rekabet dönemine giriyor. Marsh ve Zurich Insurance Group yöneticilerinin değerlendirmeleriyle paylaşılan **Dünya Ekonomik Forumu (WEF) Küresel Riskler Raporu 2026, önümüzdeki yıllarda iş dünyasını bekleyen risk tablosunun hem daha bağlantılı hem de daha öngörülemez hale geldiğini ortaya koyuyor.

Rapora göre belirsizlik, 2026 küresel risk görünümünün ana teması olarak öne çıkıyor. Küresel Risk Algı Anketi’ne (GRPS) katılanların yüzde 50’si önümüzdeki iki yıl için “çalkantılı” veya “fırtınalı” bir tablo öngörürken, bu oran 10 yıllık perspektifte yüzde 57’ye yükseliyor. Uzmanlar, iş dünyasının artık tekil risklerle değil, birbirini besleyen çok katmanlı tehditlerle karşı karşıya olduğuna dikkat çekiyor.

2026’nın en acil küresel riskleri

WEF’in raporunda, 2026 yılı için en kritik beş kısa vadeli risk şu şekilde sıralanıyor:

Jeoekonomik çatışmalar

Devlet temelli silahlı çatışmalar

Aşırı hava olayları

Toplumsal kutuplaşma

Yanlış bilgilendirme ve dezenformasyon

Özellikle jeoekonomik çatışmalar, küresel ölçekte kriz yaratma potansiyeli en yüksek risk olarak öne çıkıyor. Yanlış bilgilendirme ve dezenformasyon ise iki yıllık görünümde ikinci sıraya yükselerek dijital çağın yarattığı kırılganlıklara işaret ediyor.

Uzun vadede çevresel ve teknolojik riskler öne çıkıyor

Raporda yer alan 10 yıllık görünüm, jeoekonomik çatışma hariç olmak üzere 33 küresel riskin tamamında şiddetin artacağı öngörüsünü içeriyor. Katılımcıların büyük bölümü, önümüzdeki on yılı “fırtınalı” veya “çalkantılı” olarak tanımlarken, uzun vadede çevresel ve teknolojik risklerin belirgin şekilde ağır bastığı görülüyor.

Aşırı hava olayları, ekosistem çöküşü ve kritik çevresel değişimler, uzun vadeli risk sıralamasında ilk sıralarda yer alırken; yapay zekâ ve ileri teknolojilerin olumsuz sonuçları da hızla yükselen başlıklar arasında bulunuyor .

“Toplumsal bölünmeler risklerin merkezinde”

Marsh Risk’in Özellikli Ürünler Lideri Andrew George, toplumsal eşitsizlikler ve parçalanmanın küresel risklerin merkezinde yer aldığını vurguladı. George, büyük ekonomilerin ortak sorunlara yönelik çok taraflı mekanizmalardan uzaklaşmasının, sosyal istikrarsızlık ve çatışma riskini daha da artırdığına dikkat çekti.

Kritik altyapı ve dijital güvenlik uyarısı

Zurich’in Grup Risk Yöneticisi Peter Giger, aşırı hava olayları, siber saldırılar ve jeopolitik gerilimlere rağmen kritik altyapı kesintilerinin uzun vadeli riskler arasında gerilerde yer almasını “tehlikeli bir ihmal” olarak nitelendirdi. Giger’e göre, enerji şebekelerinden deniz altı kablolarına kadar pek çok sistem yetersiz yatırım nedeniyle kırılgan durumda.

Tarık Serpil                                                                              Yılmaz Yıldız

Yapay zekâ ve kuantum bilişim iş dünyasını dönüştürüyor

Raporda, yapay zekâ ve kuantum bilişimdeki hızlı ilerlemelerin; iş gücü piyasalarını, ekonomik dengeleri ve jeopolitiği köklü biçimde dönüştürdüğü vurgulanıyor. Otomasyonun hız kazanması, rol fazlalığı ve ekonomik yoğunlaşma risklerini artırırken, hükümetler ve şirketler için iş birliği ihtiyacı daha da kritik hale geliyor .

Türkiye’den değerlendirme: Riskler artık birbirini besliyor

Marsh Türkiye, Doğu Akdeniz ve Hazar Bölgesi CEO’su Tarık Serpil, Küresel Riskler Raporu 2026’nın risklerin artık tek başına değil, birbirini tetikleyen bir yapı içinde ilerlediğini net biçimde ortaya koyduğunu belirtti. Serpil, bu dönemde belirsizliği öngörüyle yönetebilen ve kısa vadeli baskılarla uzun vadeli hedefler arasında denge kurabilen kurumların öne çıkacağını ifade etti.

Zurich Sigorta Grubu Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız ise kısa vadede jeopolitik ve jeoekonomik risklerin, uzun vadede ise iklim krizi ve doğal kaynak kıtlığının belirleyici olacağını vurgulayarak, “Bu tablo, birlikte ve sorumluluk alarak hareket etmemiz gerektiğini gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *