Advertisement
05.08.2026
weather
27°
Sigorta Kulisi Sektör Avrupa'daki orman yangınları iş dünyasının risk haritasını değiştiriyor

Avrupa'daki orman yangınları iş dünyasının risk haritasını değiştiriyor

Marsh, orman yangınlarının fiziksel hasarın ötesinde operasyonlar, tedarik zincirleri ve iş sürekliliği açısından büyüyen riskler yarattığını açıkladı

Marsh’a göre orman yangınları fiziksel hasarın ötesinde operasyonları ve tedarik zincirlerini etkilerken, hazırlık ve dayanıklılık öne çıkıyor.

Avrupa’da ve Türkiye’de yaşanan orman yangınları, işletmeler açısından yalnızca fiziksel hasar riski oluşturmuyor. Artan sıcaklıklar, uzun süren kuraklıklar ve değişen yangın koşulları; faaliyetlerin aksaması, tesislerin kapanması ve tedarik zincirlerinde kesintiler yaşanması gibi önemli riskleri de beraberinde getiriyor.

Sigorta brokeri ve risk danışmanı Marsh, orman yangınlarının mevsimsel bir doğal afet olmanın ötesine geçerek işletmeler ve kritik altyapılar açısından stratejik bir dayanıklılık sorununa dönüştüğüne dikkat çekti.

Fiziksel hasarın ötesinde operasyonel kayıplar

Orman yangınlarının işletmeler üzerindeki etkisi yalnızca bina, tesis veya ekipmanlarda oluşan hasarla sınırlı kalmıyor. Tahliye emirleri, yoğun duman ve bölgeye erişimin kısıtlanması, doğrudan fiziksel hasar oluşmasa bile faaliyetlerin durmasına ve finansal kayıplara yol açabiliyor.

Operasyonel aksamalar, tesislerin geçici olarak kapanması ve tedarik zincirindeki kesintiler, şirketlerin karşı karşıya kaldığı dolaylı riskler arasında yer alıyor.

Güney Avrupa’daki yangınlarda da benzer bir görünüm ortaya çıktı. Yunanistan’da son yıllarda yaşanan büyük orman yangınları bazı otelleri ve küçük işletmeleri etkilerken, özel sanayi bölgelerinde bulunan sanayi tesisleri yangınlardan genel olarak daha sınırlı etkilendi.

Ekonomik kayıpla sigortalı hasar arasındaki fark büyüyor

Marsh’ın paylaştığı verilere göre İspanya’nın 2025 orman yangını sezonunda yaklaşık 5 milyar euro ekonomik kayıp oluştu. Bu kaybın 1 milyar eurodan daha azı sigorta kapsamında karşılandı.

Ekonomik kayıpla sigorta tarafından karşılanan hasar arasındaki fark, Avrupa’daki orman yangını koruma açığını ortaya koydu. Marsh, şirketlerin risk transferini; dayanıklılık, uyum ve iş sürekliliğine yönelik yatırımlarla birlikte değerlendirmesi gerektiğini belirtti.

Hazırlık düzeyi sigorta süreçlerini etkiliyor

İlk göstergeler, güçlü acil durum planlarına, iş sürekliliği uygulamalarına ve önleyici tedbirlere sahip kuruluşların hasarları azaltma ve faaliyetlerini sürdürme konusunda daha avantajlı olduğunu gösteriyor.

Sigorta şirketleri de orman yangını riskini değerlendirmek amacıyla ayrıntılı risk verilerinden, uydu görüntülerinden ve gelişmiş afet risk modellerinden yararlanıyor. Risk yönetimi, varlık dayanıklılığı ve hazırlık düzeyini ortaya koyabilen şirketler; fiyatlandırma, teminat şartları ve sunulan kapasite açısından sigorta piyasasında daha avantajlı bir konuma gelebiliyor.

Sigorta dayanıklılık stratejisinin bir parçası

Geleneksel sabit kıymet sigortası, orman yangını riskinin transfer edilmesinde önemini koruyor. Ancak şirketler sigortayı; gelişmiş risk değerlendirmeleri, iklim analizleri, uyum önlemleri ve uygun durumlarda parametrik sigorta gibi alternatif çözümlerle destekliyor.

Yangın riskinin arttığı bölgelerde bitki örtüsü yönetimi, varlıkların korunması, iş sürekliliği planlaması ve acil durum müdahale kapasitesinin güçlendirilmesi önem taşıyor. Şirketlerin yalnızca tesislerindeki doğrudan riski değil, operasyonları ve tedarik zincirleri üzerindeki dolaylı etkileri de değerlendirmesi gerekiyor.

“Orman yangınları stratejik bir iş riskine dönüşüyor”

Marsh Risk Türkiye CEO’su Yeşim Aksüt, orman yangınlarının yalnızca mevsimsel bir sabit kıymet riski olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:

“Avrupa’daki ve ülkemizdeki yangınlar; giderek operasyonlar, tedarik zincirleri, altyapı ve uzun vadeli dayanıklılık üzerinde etkileri olan stratejik bir iş riski haline geliyor. Hazırlıklı olmak önemli bir fark yaratan unsur haline geliyor. İklim analizine, risk değerlendirmesine, iş sürekliliği planlamasına, bitki örtüsü yönetimine ve uygulamaya yönelik uyum önlemlerine yatırım yapan kuruluşlar, hem operasyonel aksaklıkları hem de finansal kayıpları azaltmak için daha avantajlı durumda oluyor.”

Sigorta şirketlerinin daha bilinçli risk kabul kararları verdiğini ifade eden Aksüt, güçlü risk kalitesinin yalnızca fiyatlandırmaya değil, teminat şartlarına ve sunulan kapasiteye de yansıdığını kaydetti.

Önleme, uyum ve dayanıklılık için iş birliği

Orman yangınlarına karşı dayanıklılığın güçlendirilmesi için kamu ve özel sektörün birlikte hareket etmesi gerektiğini belirten Aksüt, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Devletler, işletmeler, sigorta şirketleri, reasürans şirketleri ve sermaye sağlayıcılarının daha iyi veri paylaşımı, dayanıklı altyapı, yenilikçi finansman ve risk yönetiminde koordineli yaklaşımlar yoluyla üstleneceği bir rol var. Avrupa’nın orman yangını koruma açığını kapatmak, risk transferinin ötesinde önleme, uyum sağlama ve dayanıklılığa yapılan yatırımlarda ilerleme gerektirecek.”

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *