Advertisement
28.06.2026
weather
24°
Sigorta Kulisi Sektör Güven Fidan: Geleceğin iklim riskleri bugünden modellenebiliyor

Güven Fidan: Geleceğin iklim riskleri bugünden modellenebiliyor

Alkazar CEO’su Güven Fidan, iklim risklerinin sigorta, bankacılık, yatırım ve şehir planlama kararlarında kritik hale geldiğini anlattı

Alkazar CEO’su Güven Fidan, iklim senaryo verileriyle 2100 yılına kadar sıcaklık, yağış, nem ve rüzgâr gibi parametrelerin analiz edilebildiğini belirterek, sel, fırtına ve kuraklık gibi risklerin gelecekteki seyrinin modellenebildiğini söyledi. Fidan’a göre iklim riski artık yalnızca çevresel bir konu değil; sigorta, bankacılık, yatırım, şehir planlama ve büyük ölçekli projeler için kritik bir karar verisi.

Alkazar CEO’su Güven Fidan, Sigortacı Kafası programında Uğur Güler ve Zeynep Türker’in sorularını yanıtladı. Programda iklim değişikliği, aşırı hava olayları, sigorta sektöründe risk modellemesi, yatırım kararlarında iklim verisinin kullanımı ve şehirlerin geleceğe hazırlanması gibi başlıklar ele alındı.

Fidan, iklim risklerinin artık yalnızca çevre başlığı altında değerlendirilemeyeceğini belirterek, sigorta şirketleri, bankalar, yatırımcılar, şehir planlamacıları ve büyük ölçekli proje sahipleri için geleceğe dönük risk verisinin kritik hale geldiğini söyledi.

İklim riski finansal kararların merkezine yerleşiyor

Güven Fidan, iklim değişikliğinin etkilerinin sigorta sektörü başta olmak üzere finansal karar süreçlerinde giderek daha fazla hissedildiğini ifade etti. Özellikle sel, dolu, fırtına, yıldırım, kuraklık ve aşırı yağış gibi risklerin hem sıklığının hem de şiddetinin arttığını belirten Fidan, bu risklerin artık daha yüksek çözünürlüklü verilerle analiz edilmesi gerektiğini vurguladı.

Fidan’a göre sigorta sektörü, iklim değişikliğine uyum konusunda öncü sektörlerden biri. Çünkü değişen iklim koşullarının mali etkileri, hasar süreçleri ve fiyatlama üzerinden ilk elden sigorta şirketlerinin gündemine giriyor.

İklim değişiyor. Bu değişen iklim koşullarına ayak uydurma, buna adapte olma anlamında öncü endüstri sigorta. Çünkü bunun ilk elden cefasını çeken sigorta şirketi.

Mühendislik simülasyonundan iklim risk haritalarına

Alkazar’ın doğrudan sigorta sektörü için kurulmadığını anlatan Güven Fidan, şirketin mühendislik temelli ileri seviye problemleri çözmek amacıyla yola çıktığını söyledi.

Fidan, “Biz mühendislik temelli ileri seviye problemleri çözmek üzere yola çıkmış bir şirketiz” diyerek Alkazar’ın ilk çalışmalarının yapıların rüzgârla ilişkisi, cephe yükleri, mikroiklim sorunları ve gerçek hayat koşullarının bilgisayar ortamında modellenmesi üzerine kurulduğunu anlattı.

Bu süreçte meteorolojik veri ihtiyacının giderek arttığını belirten Fidan, meteoroloji mühendislerinin de ekibe dahil olduğunu ve Alkazar’ın bugün makine mühendisliği, inşaat mühendisliği, meteoroloji mühendisliği, yazılım ve farklı disiplinleri bir araya getiren çok disiplinli bir yapıya dönüştüğünü ifade etti.

İlk adım yıldırım risk haritası oldu

Güven Fidan, sigorta sektörüyle ilk güçlü temaslarının rüzgâr santrallerine yönelik yıldırım riski üzerinden başladığını anlattı. Yenilenebilir enerji yatırımlarında rüzgâr santrallerinin açık arazide yer alması nedeniyle yıldırım riskine maruz kaldığını belirten Fidan, bu ihtiyaçtan hareketle Türkiye özelinde yüksek çözünürlüklü yıldırım yoğunluk risk haritası hazırladıklarını söyledi.

Fidan, sigorta şirketlerinin bu haritaları kendi hasar kayıtlarıyla karşılaştırarak değerlendirdiğini belirtti. Bu doğrulama süreci, modellemenin sektörde kullanılabilir hale gelmesinde önemli rol oynadı.

Genel projeksiyonu görebiliyorsunuz ama detaya indiğiniz zaman daha iyi gözlüklerle bakmak gerekiyor” diyen Fidan, yüksek çözünürlüklü risk verisinin özellikle noktasal kararlar için kritik olduğunu vurguladı.

Sel, dolu, fırtına ve yıldırım ayrı ayrı modelleniyor

Yıldırım risk haritasıyla başlayan çalışmaların zamanla sel, dolu, fırtına ve aşırı yağış gibi farklı tehlike metriklerine genişlediğini anlatan Fidan, her risk türünün farklı fiziksel ve istatistiksel modelleme gerektirdiğini söyledi.

Fidan, dolu, yıldırım, fırtına ve sel gibi olayların farklı atmosferik koşullara, topografyaya ve bölgesel özelliklere bağlı olarak değiştiğini belirtti:

"Her yerde, hatta Türkiye’nin içinde bile her bölgede aynı algoritmayla nitelikli çözüm üretemiyorsunuz.

Bu nedenle risk modellemelerinde hem geçmiş meteorolojik verilerin hem de topografya, yağış, nem, sıcaklık ve rüzgâr gibi parametrelerin birlikte değerlendirildiğini aktardı.

Meteoroloji bugünü, klimatoloji eğilimi gösteriyor

Programda meteoroloji ile klimatoloji arasındaki farka da dikkat çeken Fidan, meteorolojinin kısa vadeli hava olaylarını, klimatolojinin ise uzun yıllara yayılan örüntüyü ifade ettiğini söyledi:

Meteoroloji bizim günlük hava olaylarıyla ilişkili kullandığımız tabirleri ihtiva ediyor. Ama klimatoloji dediğiniz zaman meteorolojik aktivitelerin uzun yıllara yayılmış örüntüsünü temsil ediyor.

İklim değişikliğini anlamak için tekil hava olaylarına değil, uzun yıllara yayılan verilere bakılması gerektiğini belirten Fidan, 30 yıllık dönemler üzerinden yapılan analizlerin kritik olduğunu vurguladı.

Bu ayrımın özellikle geleceğe dönük risk değerlendirmelerinde önemli olduğunu belirten Fidan, günlük hava olaylarıyla iklim eğilimlerinin birbirine karıştırılmaması gerektiğini ifade etti.

2100’e kadar uzanan senaryolar analiz ediliyor

Güven Fidan, iklim projeksiyonlarında kullanılan senaryo verilerinin 2100 yılına kadar sıcaklık, yağış, nem ve rüzgâr gibi temel parametrelerin nasıl değişebileceğini gösterdiğini söyledi.

Fidan, bu veriler üzerinden sel, fırtına, kuraklık ve aşırı hava olayları gibi tehlike metriklerinin gelecekte nasıl bir seyir izleyebileceğinin modellenebildiğini belirtti.

Büyük ölçekli yatırımlarda bu verilerin önemine dikkat çeken Fidan, bir limanın, veri merkezinin, enerji santralinin veya sanayi tesisinin ekonomik ömrü boyunca hangi iklim risklerine maruz kalabileceğinin bugünden analiz edilebildiğini ifade etti.

Risk; tehlike, kırılganlık ve maruziyetle oluşuyor

Güven Fidan, riskin yalnızca bir bölgedeki tehlikenin varlığıyla açıklanamayacağını belirtti. Fidan’a göre risk, tehlike, kırılganlık ve maruziyetin bir araya gelmesiyle ortaya çıkıyor.

Risk dediğimiz şey tehlikenin, kırılganlığın, maruziyetin bir araya gelmesiyle ortaya çıkan bir parametre.” 

Tehlikenin sel, fırtına, dolu ya da kuraklık gibi dış etkenleri ifade ettiğini anlatan Fidan, kırılganlığın ise bir varlığın bu tehlikeye karşı ne kadar hazırlıklı olduğu ile ilgili olduğunu söyledi. Maruziyetin de yatırımın veya yapının bu tehlikeyle ne ölçüde karşı karşıya kaldığını gösterdiğini belirtti.

UnderwrItIng ve fiyatlama için yeni dönem

İklim verilerinin sigorta sektöründe özellikle underwriting, fiyatlama, risk mühendisliği ve hasar yönetimi açısından önem kazandığını belirten Fidan, geçmiş hasar kayıtlarının çok değerli olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını söyledi.

Yeni organize sanayi bölgeleri, yeni yatırım alanları veya daha önce yapılaşmanın olmadığı bölgeler için geçmiş hasar kaydı bulunmayabileceğini ifade eden Fidan, böyle durumlarda meteorolojik ve klimatolojik modellemenin devreye girdiğini belirtti.

Fidan, sigorta şirketlerinde risk algısının çoğu zaman hasar kayıtları üzerinden oluştuğunu belirterek, “Hasar kayıtlarının toplanmasıyla aslında bir kurumun risk haritası oluşmuş. Bu çok kıymetli bir risk haritası” dedi.

Ancak daha önce yerleşim bulunmayan veya yeni yatırıma açılan bölgelerde hasar kaydı olmayabileceğine dikkat çeken Fidan, modellemenin bu noktada önemli bir boşluğu doldurduğunu ifade etti.

Parametrik sigortalar için veri altyapısı kritik

Programda parametrik sigortalar açısından iklim verilerinin önemi de gündeme geldi. Özellikle sel, dolu, fırtına ve aşırı yağış gibi risklerin ölçülebilir hale gelmesi, parametrik sigorta çözümleri için önemli bir veri altyapısı oluşturuyor.

Yüksek çözünürlüklü iklim verileri, yalnızca riskin nerede yoğunlaştığını göstermekle kalmıyor; aynı zamanda riskin şiddeti, sıklığı ve zaman içindeki değişim trendi konusunda da karar vericilere daha detaylı bilgi sunuyor.

Bu sayede sigorta şirketleri hem fiyatlama süreçlerinde hem de sigortalılara risk azaltıcı öneriler sunma noktasında daha güçlü bir zemine sahip olabiliyor.

Bankalar ve yatırımcılar da iklim verisini kullanıyor

Güven Fidan, iklim risklerinin yalnızca sigorta şirketleri için değil, bankalar ve varlık yatırımcıları için de kritik hale geldiğini söyledi.

Fidan, iklim değişikliğiyle mücadelede iki temel başlık bulunduğunu belirterek, bunlardan ilkinin karbon salımını azaltma, ikincisinin ise uyum ve adaptasyon olduğunu söyledi.

Fidan, “Bu işin üç bacağı var: sigorta, banka, varlık yatırımcısı” diyerek iklim verisinin farklı finansal karar süreçlerinde farklı biçimlerde kullanılabildiğini anlattı.

Bankaların kredi verirken, yatırımcıların proje değerlendirirken, sigorta şirketlerinin ise risk fiyatlaması yaparken aynı veri altyapısından yararlanabildiğini belirten Fidan, iklim riskinin artık proje finansmanının da parçası haline geldiğini söyledi.

Limanlar, veri merkezleri ve enerji yatırımları için kritik

Fidan, büyük ölçekli yatırımlarda geleceğe dönük iklim risklerinin mutlaka dikkate alınması gerektiğini söyledi. Limanlar için sel ve fırtına, enerji tesisleri için yıldırım ve aşırı hava olayları, veri merkezleri için ise aşırı sıcak hava dalgaları, kuraklık ve soğutma ihtiyacının kritik başlıklar arasında yer aldığını belirtti.

Özellikle veri merkezlerine dikkat çeken Fidan, bu yapıların dijital ekosistemin beyni haline geldiğini ve iklim değişikliğinin veri merkezleri üzerinde doğrudan operasyonel risk yaratabileceğini söyledi.

Fidan, “Veri merkezleri şu an bütün ekosistemin beyni aslında. Orası çöktüğü zaman bütün her yer çöküyor” diyerek aşırı sıcak hava dalgaları ve kuraklık riskinin veri merkezleri açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğine işaret etti.

Geçmiş 50 yılın verisi gelecek için yeterli mi?

Güven Fidan’ın en dikkat çekici değerlendirmelerinden biri de mühendislik tasarım kriterlerine ilişkin oldu. Fidan, birçok yapının ve yatırımın geçmiş 50 yıllık meteorolojik verilere bakılarak tasarlandığını ancak yatırımın gelecekte yaşayacağını vurguladı.

Geçmiş 50 yıllık rüzgâr verilerine bakarak bir değer kabul yapıyoruz. Ama biz iklim değişiyor diyoruz. Yatırım ileride yaşayacak

İklim değişirken yalnızca geçmiş verilere dayanarak tasarım yapmanın sorgulanması gerektiğini belirten Fidan, bu yaklaşımın özellikle veri merkezleri, limanlar, enerji santralleri ve büyük altyapı yatırımları açısından yeniden ele alınması gerektiğini söyledi.

Şehirlerin geleceği iklim verisiyle planlanmalı

Programda şehir planlama ve belediyeler açısından iklim risklerinin önemi de gündeme geldi. Fidan, sel ve taşkın risklerinin yalnızca sigorta şirketlerini değil, belediyeleri, altyapı planlamasını ve şehirlerin dayanıklılığını da ilgilendirdiğini söyledi.

Yağmur suyu tahliye sistemleri, altyapı kapasitesi, boru çapları, dere yatakları, topografya ve yeni yerleşim alanlarının seçimi gibi başlıkların iklim verileriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Fidan, “Değiştirmeliyiz. Ben bunu çok net söylerim. Çünkü çok fazla o verinin içindeyiz” diyerek şehirlerin gelişiminde iklim risk verisinin daha fazla dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

“Kaotik şeyler için taktik değil, strateji lazım”

İklim değişikliğine uyumun kısa vadeli ve tekil çözümlerle yönetilemeyeceğini belirten Güven Fidan, bu alanda stratejik yaklaşımın önemine dikkat çekti.

Fidan, iklim risklerinin artık göz ardı edilemeyecek kadar büyük bir sorun haline geldiğini ifade ederek, “Kaotik şeyler için taktik değil, strateji lazım. Onu da kademe kademe uygulamak gerekiyor” dedi.

Farkındalığın önemine de değinen Fidan, veri ve modellemenin hazır olduğunu ancak bunun karar süreçlerine dahil edilmesi gerektiğini vurguladı.

Alkazar’ın risk haritaları 182 ülkeye ulaştı

Güven Fidan, Alkazar’ın bugün 182 ülkede risk haritalarına sahip olduğunu söyledi. Türkiye, İngiltere, Almanya ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti gibi bazı pazarlarda yüksek çözünürlüklü haritalar sunduklarını belirten Fidan, bu veri altyapısının aktüerya, risk mühendisliği ve underwriting süreçlerinde eş zamanlı kullanılabildiğini ifade etti.

Fidan, “182 ülkede şu an haritamız var” diyerek Londra piyasası üzerinden ölçeklenme hedeflerine de değindi.

Fidan’ın değerlendirmeleri, iklim risklerinin yalnızca bugünün hasarlarını değil, geleceğin yatırım, finansman, şehircilik ve sigorta kararlarını da şekillendireceğini ortaya koydu.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *