Advertisement
24.07.2026
weather
25°
Sigorta Kulisi Dünya Orman yangını riski büyüyor: Sigortalanabilirlik sorunu gündemde

Orman yangını riski büyüyor: Sigortalanabilirlik sorunu gündemde

Türkiye’de artan orman yangını riski sigortalanabilirliği gündeme taşıdı. Swiss Re, Avrupa sigorta sektörü için yedi kritik ders sıraladı.

Türkiye’de farklı illerde peş peşe çıkan orman yangınları, sigortalanabilirlik konusunu gündeme taşıdı. Swiss Re, Avrupa için yedi kritik ders sıraladı.

Türkiye, sıcaklıkların yükselmesiyle birlikte yeni bir orman yangını dönemine girdi. Temmuz ayında farklı illerden peş peşe gelen yangın haberleri, tehlikenin yalnızca ormanlarla sınırlı olmadığını bir kez daha gösterdi.

Alevlerin yerleşim yerlerine, turizm tesislerine, fabrikalara, enerji hatlarına ve tarım alanlarına yaklaşması, orman yangınlarını sigorta sektörü açısından da büyüyen bir risk haline getiriyor. Yangın riskindeki artış; konutların ve işletmelerin nasıl fiyatlanacağı, sigorta şirketlerinin aynı bölgelerde biriken riskleri nasıl yöneteceği ve yüksek riskli alanlarda sigortaya erişimin nasıl korunacağı sorularını beraberinde getiriyor.

Swiss Re’nin Kaliforniya yangınlarından Avrupa sigorta sektörünün çıkarması gereken dersleri ele aldığı çalışma, Türkiye açısından da önemli uyarılar içeriyor. Raporda Türkiye’ye özel bir kayıp tahmini yapılmıyor. Ancak Akdeniz kuşağında artan sıcaklıklar, uzayan kurak dönemler, kuvvetli rüzgârlar ve ormanlarla iç içe büyüyen yerleşimler benzer risklere işaret ediyor.

Los Angeles’ta sigortalı kayıp 40 milyar dolar

Ocak 2025’te Los Angeles çevresinde çıkan iki büyük yangında yaklaşık 12 bin hektar alan yandı. Çoğu yüksek değerli konut olmak üzere 16 binden fazla yapı yıkıldı.

Swiss Re, yangınların toplam sigortalı piyasa kaybını yaklaşık 40 milyar dolar olarak hesapladı. Bu büyüklük, Los Angeles yangınlarını bugüne kadar kaydedilen en maliyetli orman yangını felaketlerinden biri haline getirdi.

Swiss Re verilerine göre orman yangınları, 2014–2023 döneminde dünya genelinde yaklaşık 106 milyar dolarlık ekonomik kayba yol açtı. Bunun 74 milyar dolarlık bölümü sigorta tarafından karşılandı.

GöstergeVeriler
Los Angeles’ta yanan alanYaklaşık 12 bin hektar
Yıkılan yapı16 binden fazla
Tahmini sigortalı kayıp40 milyar dolar
2014–2023 küresel ekonomik kayıp106 milyar dolar
2014–2023 küresel sigortalı kayıp74 milyar dolar
EMEA doğal afet koruma açığıYüzde 70

Avrupa’da yangın tehlikesi büyüyor

Swiss Re, Kaliforniya’daki büyük kayba yol açan koşulların yalnızca ABD’nin batı kıyısına özgü olmadığına dikkat çekiyor.

Avrupa Çevre Ajansı’na göre Avrupa, dünyanın en hızlı ısınan kıtası konumunda. Aşırı sıcaklıkların, kuraklığın ve orman yangınlarının iyimser küresel ısınma senaryolarında bile şiddetlenmesi bekleniyor.

İklim değişikliği bir yandan bitki örtüsünün büyümesini hızlandıran aşırı yağış ve nem olaylarını artırırken diğer yandan daha sık yaşanan kuraklıklarla bu bitki örtüsünü yanıcı hale getiriyor. Kuvvetli rüzgârlar ve yıldırımlar da yangınların başlamasını ve hızla yayılmasını kolaylaştırıyor.

Avrupa Orman Yangınları Bilgi Sistemi verileri de kıtadaki yangın sayısı ile yanan alanların uzun vadede artış eğiliminde olduğunu gösteriyor.

Risk, ormanla yerleşimin kesiştiği noktada artıyor

Swiss Re’nin ilk uyarısı, ormanlık alanlarla konutların ve ticari yapıların iç içe geçtiği bölgelerle ilgili.

Bu alanlarda yalnızca yangından etkilenebilecek yapı sayısı artmıyor. İnsan hareketliliğinin yoğunlaşması yangının çıkma ihtimalini de yükseltiyor. Avrupa Komisyonu verilerine göre Avrupa Birliği’ndeki orman yangınlarının yüzde 96’sı insan faaliyetleriyle bağlantılı.

Ormanların çevresinde büyüyen konutlar, tatil siteleri, oteller ve sanayi bölgeleri sigorta şirketlerinin aynı bölgede taşıdığı toplam riski artırıyor.

Türkiye’de özellikle Ege ve Akdeniz kıyılarında ormanlarla yerleşim alanlarının iç içe geçmesi de benzer bir risk oluşturuyor. Tek bir yangın; konut, iş yeri, turizm, tarım, enerji ve motor sigortalarını aynı anda etkileyebilecek bir hasar zincirine dönüşebilir.

Sigortanın fiyatı ve bulunabilirliği etkilenebilir

Swiss Re’ye göre artan yangın tehlikesi, sigortanın hem fiyatını hem de bulunabilirliğini etkileyebilir.

Kaliforniya’da yükselen hasar maliyetleri, enflasyon, düzenleyici koşullar ve artan risk, yangın teminatlarının fiyatlanmasını zorlaştırdı. Bazı yüksek riskli bölgelerde sigorta kapsamına erişim önemli bir sorun haline geldi.

Avrupa’da benzer bir tablonun oluşmaması için fiyatların yangın riskinin gerçek maliyetini yansıtması gerektiği belirtiliyor. Ancak primlerin hızla yükselmesi, yüksek riskli bölgelerde yaşayanların sigortaya erişimini zorlaştırabilir.

Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’da doğal afetlerden kaynaklanan ekonomik kayıpların yüzde 70’i sigorta koruması dışında kalıyor. Koruma açığının bu kadar yüksek olması, büyük bir yangının ardından zararın önemli bölümünün vatandaşların, işletmelerin ve kamunun üzerinde kalabileceği anlamına geliyor.

Türkiye’de yangın riski yüksek bölgelere yönelik fiyatlama veya teminat koşullarının nasıl değişeceğine ilişkin açıklanmış genel bir sektör kararı bulunmuyor. Ancak riskteki artışın şirketlerin bölgesel kapasite, fiyatlama ve reasürans kararlarında daha belirleyici hale gelmesi beklenebilir.

Adres bilgisi tek başına yeterli olmayabilir

Orman yangınlarının modellenmesi, çok sayıda değişkenin aynı anda değerlendirilmesini gerektiriyor.

Yangının çıkması ve yayılması üzerinde insan davranışları, bitki örtüsü, arazi eğimi, rüzgârın yönü, önceki dönemlerdeki yağışlar, enerji hatları, yol ağı ve yangına müdahale kapasitesi etkili oluyor.

Swiss Re, geleneksel risk değerlendirme modellerinin değişen yangın tehlikesini ölçmekte yetersiz kalabildiğini belirtiyor. Sigorta şirketlerinin yalnızca il veya ilçe bilgisine göre değil, taşınmazın kesin konumu ve çevresindeki tehlikeler üzerinden değerlendirme yapması gerekiyor.

Bu yaklaşım, yangın riski yüksek bölgelerde daha ayrıntılı inceleme, özel muafiyetler, risk azaltıcı önlemler veya farklı teminat limitlerinin gündeme gelebileceğini gösteriyor.

Aynı bölgede biriken poliçelere dikkat

Swiss Re’nin üzerinde durduğu bir diğer konu, sigorta portföylerinde oluşan yığılma riski.

Bir sigorta şirketinin yangına açık aynı bölgede çok sayıda konutu, oteli, fabrikayı veya işletmeyi sigortalaması, tek olayda çok büyük bir hasarla karşılaşmasına neden olabilir.

Bu nedenle şirketlerin yalnızca tek tek binaları değil, belirli bölgelerde üstlendikleri toplam riski de izlemesi gerekiyor. Reasürans koruması, teminat koşulları ve bölgesel kapasite kararlarının bu değerlendirmeye göre şekillendirilmesi önem taşıyor.

Orman yangınlarında 3. gün: İzmir'de alevlerle mücadele devam ediyor!

Hasar, alevlerin ulaştığı yerde bitmiyor

Orman yangınlarında toplam maliyet yalnızca yanan yapılardan oluşmuyor. Yangın sınırlarının dışında kalan binalar da duman, is ve külden zarar görebiliyor.

Tahliye edilen kişilerin geçici konaklama giderleri, işletmelerin faaliyetlerine ara vermesi, elektrik ve ulaşım altyapısındaki hasarlar ile üretim kayıpları toplam faturayı büyütüyor.

Yangın sonrasında bitki örtüsünü kaybeden bölgelerde şiddetli yağışlarla birlikte ortaya çıkabilecek heyelan riski de yeni hasarlara yol açabiliyor.

Bu nedenle poliçelerde yalnızca yangın teminatının bulunması yeterli olmayabilir. Duman ve kül zararları, enkaz kaldırma, geçici konaklama ve iş durması gibi güvencelerin kapsamının da kontrol edilmesi gerekiyor. Söz konusu teminatların kapsamı ve limitleri poliçeye göre değişebiliyor.

Söndürmek kadar önlemek de önemli

Swiss Re, yangın politikasının yalnızca söndürme kapasitesini artırmaya dayanmaması gerektiğini vurguluyor. Aynı anda birden fazla yangının çıkması, güçlü müdahale kapasitesine sahip bölgelerde bile kaynakların yetersiz kalmasına neden olabiliyor.

Bina çevresindeki yanıcı bitki örtüsünün temizlenmesi, ormanların düzenli bakımı, enerji hatlarının güvenli hale getirilmesi, kontrollü yakma ve mekanik seyreltme gibi önleyici çalışmaların yaygınlaştırılması gerekiyor.

Sigorta sektörünün de önlem alan konut ve işletmeleri fiyatlama avantajlarıyla desteklemesi, yalnızca hasarı karşılayan değil, zararı ortaya çıkmadan azaltmayı amaçlayan bir modelin kurulmasına katkı sağlayabilir.

Hızlı değil, daha dayanıklı yeniden inşa

Rapordaki son ders, yangından sonra hasarlı yapıların aynı yerde ve aynı koşullarda hızla yeniden yapılmasının yeni kayıplara zemin hazırlayabileceği yönünde.

Dar yollar, birbirine çok yakın binalar, dik yamaçlarda kurulan yerleşimler ve yetersiz tahliye güzergâhları yangının yayılmasını hızlandırabiliyor. Bu nedenle hasar sonrasında yalnızca yeniden inşa değil, daha dayanıklı yeniden inşa yaklaşımının benimsenmesi gerekiyor.

Türkiye için yeni sigorta gündemi

Türkiye’de başlayan yangın dönemi, sigorta sektörünün önüne yalnızca yeni hasar dosyaları çıkarmıyor. Yangın riski yüksek bölgelerin nasıl fiyatlanacağı, aynı bölgelerde biriken risklerin nasıl yönetileceği ve konutlarla işletmelerin sigortaya erişiminin nasıl korunacağı da giderek önem kazanıyor.

Kaliforniya örneğinin Türkiye açısından verdiği temel mesaj açık: Yangın büyüdükten sonra yalnızca hasarı ödemeye dayanan bir sistem yeterli değil.

Risk haritalarının güncellenmesi, yapılaşmanın kontrol edilmesi, önleyici yatırımların teşvik edilmesi, sigorta korumasının yaygınlaştırılması ve bölgesel risk birikiminin yakından izlenmesi gerekiyor.

Aksi halde artan yangın tehlikesi, çevresel kayıpların ötesine geçerek ekonomik zararların büyüdüğü, primlerin baskı altında kaldığı ve yüksek riskli bölgelerde sigortaya erişimin zorlaşabildiği yeni bir koruma açığına dönüşebilir.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *