Sol Dikey Reklam Alanı Genişlik: 160px Yükseklik: 600px
Sağ Dikey Reklam Alanı Genişlik: 160px Yükseklik: 600px
Advertisement
20.01.2026
weather
3°
Sigorta Kulisi Sektör 'Yangınlar artık bir güvenlik sorunu değil, ekonomik varoluş meselesi'

'Yangınlar artık bir güvenlik sorunu değil, ekonomik varoluş meselesi'

2025’te yaşanan büyük yangınlar Türkiye’de can kayıplarına ve milyarlarca liralık ekonomik yıkıma yol açtı. Uzmanlar yangın riskine karşı uyarıyor

2025 yılı Türkiye için yalnızca bir afet yılı değil, ekonomik ve sosyal dengeleri sarsan bir “yangın yılı” olarak kayıtlara geçti. Endüstriyel yangın uzmanı Anıl Yamaner’e göre yangın riski, şirketler ve ülke ekonomisi açısından doğrudan bir varoluş meselesine dönüşmüş durumda.

2025 Türkiye’nin hafızasına “yangın yılı” olarak kazındı

2025 yılı, Türkiye’de otellerden sanayi tesislerine, ormanlardan dev depolara kadar çok geniş bir alanda yaşanan yangınlarla hafızalara kazındı. Resmî ve sektör verilerine göre yıl boyunca yaşanan yangınlar; 100’ün üzerinde can kaybına, binlerce kişinin yerinden edilmesine ve milyarlarca liralık ekonomik yıkıma yol açtı.

Falckon Genel Müdürü ve endüstriyel yangın uzmanı Anıl Yamaner, Türkiye’nin yangın riski açısından dünyanın en hassas ülkeleri arasında yer aldığını vurgulayarak şu uyarıyı yapıyor:

“Yangın artık sadece bir güvenlik meselesi değil, doğrudan bir ekonomik varoluş meselesi haline gelmiştir.”

Kartalkaya faciası bir kırılma noktası oldu

2025’in en sarsıcı yangın faciası, 21 Ocak’ta Bolu Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel’de yaşandı. Yarıyıl tatili sırasında çıkan yangında 36’sı çocuk olmak üzere 78 kişi hayatını kaybetti, 137 kişi yaralandı.

Bu olay, yangın güvenliği konusundaki denetim zafiyetlerini ve yapısal eksiklikleri tüm açıklığıyla ortaya koyarak kamuoyunda derin bir travmaya yol açtı.

Felaket yaz aylarında sanayi ve ormanlara yayıldı

Yaz aylarıyla birlikte yangınlar bu kez ormanlık alanlar ve sanayi bölgelerinde yoğunlaştı.

24–26 Haziran tarihlerinde İzmir Aliağa merkezli başlayan ve birçok ile yayılan büyük yangınlarda 17 kişi yaşamını yitirdi, 50 binden fazla kişi tahliye edildi.

23 Temmuz’da Eskişehir Seyitgazi’de yangına müdahale eden 5 orman işçisi ve 5 AKUT gönüllüsü, rüzgârın ani yön değiştirmesi sonucu hayatını kaybetti.

8 Kasım’da Kocaeli Dilovası’nda ruhsatsız bir parfüm fabrikasında meydana gelen patlama ve yangında 3’ü çocuk 7 işçi yaşamını yitirdi. Bu olay, sanayi bölgelerindeki kayıt dışılık ve denetimsizlik riskini bir kez daha gündeme taşıdı.

Rakamlarla 2025 yangın tablosu

Falckon Genel Müdürü  Anıl Yamaner

Resmî verilere göre 2025 yılında Türkiye genelinde 6.800 yangın meydana geldi. Bunların 3.216’sı orman yangını, 4.273’ü fabrika, depo ve ticari yapıları kapsayan orman dışı alan yangınları oldu.

Sadece Kayseri Organize Sanayi Bölgesi’nde yıl boyunca 116 fabrika yangınına müdahale edildi.

Ekonomik yıkım Görünenin çok ötesinde

Sigorta verilerine göre 2025’in ilk dokuz ayında sadece yangın branşında 26,8 milyar TL brüt hasar ödemesi yapıldı. Sanayi tesislerindeki doğrudan zarar 7,7 milyar TL’yi aşarken, İzmir’deki toplam maddi kaybın 11,1 milyar TL’nin üzerinde olduğu tahmin ediliyor.

Anıl Yamaner’e göre bu rakamlar yalnızca “buzdağının görünen kısmı”. Sigortasız varlıklar, üretim durması (iş durması), tedarik zinciri kopuşları ve çevresel rehabilitasyon maliyetleri de eklendiğinde gerçek kayıp en az 2–3 kat daha yüksek.

Mevzuatta kritik eşik: 31 Mayıs 2026

Kartalkaya faciasının ardından 1 Temmuz 2025’te yürürlüğe giren yeni Yangın Yönetmeliği, tüm işletmelere yangın güvenliği sistemlerini modernize etme zorunluluğu getirdi. İlk olarak 31 Aralık 2025 olarak belirlenen uyum süresi, yaşanan tedarik ve teknik süreç sorunları nedeniyle 31 Mayıs 2026’ya uzatıldı.

Yetkililer bu sürenin bir erteleme değil, son fırsat olduğunun altını çiziyor. Belirtilen tarihten sonra eksiklerini gidermeyen işletmeler için ruhsat iptalleri ve mühürleme işlemleri gündeme gelecek.

Anıl Yamaner ise bu konuda net:

“Taviz verildiği sürece yaptırımların bir anlamı kalmaz. Yeni facialar yaşamadan kurallara tam uyum sağlanmalı.”

Yeni ve yükselen tehdit: Lityum-iyon piller

Yamaner, geleceğin risklerine de dikkat çekiyor. Elektrikli araçlar, enerji depolama sistemleri ve taşınabilir bataryalarla birlikte lityum-iyon pil teknolojileri, yangın riskine yeni bir boyut kazandırmış durumda:

“Bu alanda henüz yeterli mevzuat, standart ve eğitim yok. Özel söndürme sistemleri ve müdahale protokolleri oluşturulmazsa, yeni tip felaketlerle karşılaşmamız kaçınılmaz,” uyarısında bulunuyor.

“Yangın güvenliği artık bir tercih değil”

Anıl Yamaner’e göre 2025 verileri net bir gerçeği ortaya koyuyor:

“Yangın güvenliği artık bir tercih değil; şirketlerin, üretimin ve ülke ekonomisinin operasyonel sürekliliği için hayati bir varoluş meselesi. Endüstriyel yangınlarla mücadele konusunda farkındalığın ve yatırımın hızla artması gerekiyor.”

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *