Türkiye Sigorta Birliği ile İngiliz Sigortacılar Birliği iş birliğinde düzenlenen webinarda, İngiltere’nin otomatik katılım deneyimi ele alındı. The ABI Uzun Vadeli Tasarruf Politikaları Başkanı Justin Wray, sistemin başarısında geniş siyasi uzlaşının ve reformların zamana yayılarak uygulanmasının belirleyici olduğunu söyledi.
Türkiye Sigorta Birliği (TSB) ve İngiliz Sigortacılar Birliği (The ABI) iş birliğiyle düzenlenen “Otomatik Katılımda Tasarruf Kültürü İnşa Etmek: İngiltere Nasıl Başardı?” başlıklı webinar gerçekleştirildi.
TSB Genel Sekreter Yardımcısı Aysun Yıldız’ın moderatörlüğünü üstlendiği webinara, The ABI Uzun Vadeli Tasarruf Politikaları Başkanı Justin Wray konuşmacı olarak katıldı. Etkinlikte İngiltere’deki otomatik katılım sisteminin kuruluş süreci, katılımı artıran uygulamalar, kamuoyu farkındalığı ve emeklilik gelirinin yeterliliği değerlendirildi.
Siyasi uzlaşı sistemi kalıcı hale getirdi
Justin Wray, İngiltere’deki otomatik katılım sisteminin başarısında geniş siyasi ve toplumsal uzlaşının önemli rol oynadığını belirtti.
Sistemin farklı siyasi dönemlerde korunabilmesini, toplumun ve ilgili tarafların büyük bölümünün reformun gerekliliği konusunda ortak bir zeminde buluşmasına bağlayan Wray, emeklilik reformlarının uzun vadeli politikalar olarak ele alınması gerektiğini vurguladı.
Wray’e göre İngiltere’nin attığı ikinci önemli adım ise sistemi bir anda değil, kademeli olarak hayata geçirmek oldu. Otomatik katılım önce büyük işverenlerde başlatıldı, ardından küçük işletmelere doğru genişletildi. Katkı oranları da çalışanların ve işverenlerin sisteme uyum sağlayabilmesi için zaman içinde yükseltildi.
Katılım yüksek ancak tasarruflar yeterli değil
Webinarda, otomatik katılımın İngiltere’de emeklilik sistemine katılımı önemli ölçüde artırdığı ancak yüksek katılımın tek başına yeterli olmadığına dikkat çekildi.
Wray, sistemin en güçlü yönlerinden birinin çalışanların otomatik katılıma duyduğu güven ve yüksek katılım oranı olduğunu belirtirken, birçok çalışanın yeterli emeklilik geliri oluşturacak düzeyde tasarruf yapamadığını ifade etti.
The ABI, mevcut tasarruf seviyelerinin yükseltilmesi amacıyla asgari otomatik katılım tasarruf oranının 2035 yılına kadar maaşın yüzde 12’sine çıkarılmasını öneriyor. Birlik, artışın düşük gelirli çalışanları ve kısa vadeli tasarruf ihtiyaçlarını da dikkate alan esnek bir yapıyla uygulanmasını savunuyor.
Serbest çalışanlar sistemin dışında kalabiliyor
İngiltere sisteminin karşı karşıya olduğu başlıca sorunlardan birinin serbest çalışanlar olduğu belirtildi.
Otomatik katılımın işveren ve bordro sistemi üzerinden işlemesi nedeniyle kendi hesabına çalışanların sisteme dahil edilmesinin daha zor olduğuna dikkat çekildi. Düşük gelirli çalışanlar, birden fazla işte çalışanlar ve düzenli katkı yapamayan gruplar da emeklilik tasarrufu açısından daha kırılgan kesimler arasında gösterildi.
Webinarda, kapsama alanının genişletilmesi kadar katkıların çalışanların ödeme gücüyle uyumlu biçimde artırılmasının da önem taşıdığı vurgulandı.
İletişim önemli ancak tek başına yeterli değil
Wray, çalışanların emeklilik birikimlerini anlamalarının ve gelecek dönem ihtiyaçlarını hesaplayabilmelerinin önemli olduğunu söyledi.
İngiltere’de yürütülen “Pay Your Pension Some Attention” kampanyasıyla bireylerin eski emeklilik hesaplarını bulmaları, mevcut birikimlerini kontrol etmeleri ve emeklilik döneminde ne kadar gelire ihtiyaç duyacaklarını değerlendirmeleri amaçlanıyor.
Ancak Wray, finansal bilgilendirme ve iletişimin tek başına yeterli olmadığını belirtti. Otomatik katılım gibi davranışsal ve yapısal mekanizmaların iletişim çalışmalarıyla birlikte yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Türkiye için iki temel mesaj
Webinarda Türkiye’de otomatik katılım sistemine ilişkin kamuoyu farkındalığının artırılması, katılımcıların sistemde daha uzun süre tutulması ve tasarruf oranlarının yükseltilmesi de değerlendirildi.
İngiltere deneyiminden Türkiye için çıkarılabilecek iki temel mesajın geniş siyasi ve toplumsal uzlaşı ile kademeli uygulama olduğunu belirten Wray, emeklilik reformlarında en doğru başlangıç zamanının geçmişte kaldığı düşünülse bile ikinci en doğru zamanın bugün olduğunu söyledi.
Wray, katkı oranlarının çalışanlar ve işverenler üzerinde ani yük oluşturmadan zaman içinde artırılabileceğini, bunun da tasarruf kültürünün yerleşmesine ve sistemin toplum tarafından benimsenmesine katkı sağlayacağını kaydetti.