TOBB Sigorta Acenteleri İcra Komitesi Başkanı Levent Korkut, trafik ve kasko sigortası primlerine yönelik eleştirilere yanıt verdi. Korkut, sigorta sektörünün haksız şekilde hedef alındığını belirterek, kamuoyunda yanlış bir algı oluştuğunu söyledi.
Trafik ve kasko sigortası primleri üzerinden başlayan tartışmaya sigorta acenteleri cephesinden yanıt geldi. TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken’in araç sigortası primlerinin yüksek seyrettiği yönündeki açıklamalarını değerlendiren TOBB Sigorta Acenteleri İcra Komitesi (SAİK) Başkanı Levent Korkut, sigorta sektörüne yönelik eleştirilerin eksik verilerle yapıldığını söyledi.
Bloomberg HT’ye konuşan Korkut, kamuoyunda sigorta primlerine ilişkin hatalı bir algı oluştuğunu ifade etti. Korkut’a göre trafik ve kasko sigortalarındaki artış, iddia edildiği gibi genel fiyat artışlarının üzerinde değil. Sektörün yalnızca primler üzerinden değerlendirilmesinin doğru olmadığını belirten Korkut, hasar maliyetleri, araç değerleri, yedek parça fiyatları, işçilik ve vergi yüklerinin de dikkate alınması gerektiğini vurguladı.
Prim artışları enflasyonla birlikte değerlendirilmeli
Korkut’un verdiği bilgilere göre son iki yılda trafik sigortası primlerinde yüzde 45-50 bandında, kasko sigortası primlerinde ise yüzde 25-30 aralığında artış yaşandı. Aynı dönemde TÜİK enflasyonu yüzde 34, İTO enflasyonu yüzde 40, yeniden değerleme oranı ise yüzde 43,93 seviyesinde gerçekleşti.
Bu tabloya işaret eden Korkut, sigorta primlerindeki artışın tek başına “aşırı yükseliş” olarak nitelendirilmesinin doğru olmayacağını ifade etti. Kasko primlerindeki artışın genel enflasyon göstergelerinin altında kaldığını, trafik sigortasında ise artışların maliyet baskısıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Araç değerleri ve hasar maliyetleri primleri etkiliyor
SAİK Başkanı Korkut, sigorta fiyatlarını belirleyen temel unsurlardan birinin hasar maliyetleri olduğunu belirtti. Geçen yıl araç değerlerinde yüzde 50’nin üzerinde artış yaşandığını hatırlatan Korkut, yedek parça fiyatları, döviz kuru, servis ve işçilik giderleri ile şirketlerin operasyonel maliyetlerinin prim hesaplamalarına doğrudan yansıdığını dile getirdi.
Korkut, bu nedenle sigorta primlerindeki değişimin yalnızca şirketlerin fiyat politikası olarak görülmemesi gerektiğini, maliyet zincirindeki artışların da dikkate alınmasının zorunlu olduğunu kaydetti.
“Her dört araçtan üçünün kaskosu yok”
Korkut’un açıklamalarında öne çıkan başlıklardan biri de sigortasızlık oranı oldu. Türkiye’de her dört araçtan üçünün kasko sigortası bulunmadığını belirten Korkut, trafik sigortasında da yaklaşık yüzde 20 seviyesinde bir koruma açığı olduğunu söyledi.
Bu tablonun hem araç sahipleri hem de ekonomi açısından önemli bir risk oluşturduğunu ifade eden Korkut, tartışmanın yalnızca prim seviyeleri üzerinden yürütülmesini yeterli bulmadı. Korkut’a göre asıl öncelik, vatandaşların ve esnafın sigorta korumasına erişimini artırmak olmalı.
TESK’e “koruma açığına odaklanalım” çağrısı
Levent Korkut, TESK’in geniş bir esnaf kitlesini temsil ettiğini hatırlatarak, sigorta konusunda yapılacak değerlendirmelerin koruma bilincini artırmaya katkı sunması gerektiğini belirtti. Korkut, araçların, iş yerlerinin ve diğer varlıkların sigorta güvencesine kavuşturulmasının yalnızca bireysel değil, toplumsal ve ekonomik açıdan da önem taşıdığını ifade etti.
Korkut, sigorta sektörünün haksız eleştirilerle değil, sigortalılık oranlarını artıracak ortak çalışmalarla gündeme gelmesi gerektiğini vurguladı.