Quick Sigorta, İstanbul’daki sel felaketinin ardından kaskolu araçlar için özel bir uygulama başlattı. Şirket, eksper incelemesi sonucunda gerekli koşulları taşıyan araçları, sigortalıların talebi doğrultusunda tam hasar kapsamında değerlendirecek.
Quick Sigorta, İstanbul’da etkili olan şiddetli yağış ve su baskınlarının ardından selden zarar gören kaskolu araçlara yönelik hasar süreçlerinde sigortalıların tercihlerini ön plana çıkaran yeni bir uygulamayı hayata geçirdi.
Sel hasarlarında gelecekte ortaya çıkabilecek arızalar da dikkate alınacak
İstanbul’da yaşanan sel ve su baskınları, konut ve işyerlerinin yanı sıra çok sayıda araçta da hasara neden oldu. Sel sularına maruz kalan araçların bir bölümünde ciddi hasarlar oluşurken, bazı araçlarda ilk incelemelerde belirlenemeyen elektrik, elektronik ve mekanik arızaların ilerleyen dönemlerde ortaya çıkabileceği belirtiliyor.
Kasko sigortasında sel ve su baskını nedeniyle zarar gören araçlar, servis ve eksper incelemelerinin ardından hasarın niteliğine göre onarım veya tam hasar süreçlerine yönlendiriliyor.
Quick Sigorta ise araçların gelecekte karşılaşabileceği teknik sorunları ve güvenlik risklerini de dikkate alarak tam hasar değerlendirmesine öncelik veren özel bir yaklaşım benimsedi.
Tam hasar koşullarını taşıyan araçların rayiç bedeli ödenecek
Yeni uygulama kapsamında, Quick Sigorta’dan kasko poliçesi bulunan ve sel nedeniyle araçları zarar gören sigortalıların talepleri esas alınacak.
Poliçe kapsamı ve eksper incelemesi sonucunda tam hasar koşullarını taşıdığı belirlenen araçlar, sigortalıların da talebi doğrultusunda tam hasar kapsamında değerlendirilecek. Bu araçların rayiç bedelleri, poliçe hükümleri ve yürürlükteki mevzuat çerçevesinde ödenecek.
İşlemler, 2025/12 sayılı Genelge doğrultusunda yürütülecek. Araçların hasar durumu ve eksper değerlendirmeleri belirleyici olmaya devam ederken, sigortalıların talepleri de süreçte öncelikli olarak dikkate alınacak.
Eyüp Özsoy: “Meseleyi yalnızca bugünkü onarım maliyeti üzerinden değerlendirmiyoruz”
Eyüp Özsoy, uygulamanın temelinde sigortalı memnuniyeti, güvenlik ve mağduriyetlerin kısa sürede giderilmesi anlayışının bulunduğunu belirtti.
Özsoy, sel hasarlarının ilerleyen dönemlerde yeni sorunlara neden olabileceğine dikkat çekerek şunları söyledi:
“Böylesine büyük bir afetin ardından önceliğimiz, sigortalılarımızın hayatlarını bir an önce normale döndürebilmelerine destek olmak. Sel sularına maruz kalan araçlarda, ilk bakışta tespit edilemeyen elektrik, elektronik ve mekanik arızaların ilerleyen dönemlerde ortaya çıkabildiğini biliyoruz. Bu nedenle meseleyi yalnızca bugünkü onarım maliyeti üzerinden değerlendirmiyoruz.”
Sigortalıların onarım sonrasında yeni sorunlarla karşılaşmasını istemediklerini vurgulayan Özsoy, şöyle devam etti:
"Sigortalılarımızın onarım sonrasında yeni sorunlarla karşılaşmasını ve araçlarının güvenliği konusunda endişe yaşamasını istemiyoruz. Bu anlayışla, sigortalı memnuniyetini sağlamak ve sigortalılarımızın taleplerini esas almak üzere, selden zarar gören kaskolu araçların tam hasar kapsamında değerlendirilmesine öncelik verme kararı aldık.”
“Sigortalılarımıza seçenek sunmak ve tercihlerini gözetmek istiyoruz”
Özsoy, alınan kararla sigortalılara seçenek sunmayı ve hasar süreçlerini mümkün olduğunca hızlandırmayı amaçladıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Amacımız, sigortalılarımıza seçenek sunmak, onların tercihlerini gözetmek ve mağduriyetlerini mümkün olan en kısa sürede gidermek. Bizim için sigortacılık, yalnızca meydana gelen zararı karşılamak değil, sigortalılarımızın gelecekte karşılaşabilecekleri riskleri de gözetmektir. Quick Sigorta olarak zor zamanlarda sigortalılarımızın yalnızca hasarını değil, endişelerini de ortadan kaldırmak istiyoruz.”
“Asıl mesele sigortalımızın güvenle yoluna devam etmesi”
Afet dönemlerinde sigorta şirketlerinin sorumluluğunun yalnızca tazminat ödemekle sınırlı olmadığını ifade eden Özsoy, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Sigortanın gerçek değeri, zor zamanlarda ortaya çıkar. Biz de sigortalılarımızın yanında olduğumuzu sözle değil, aldığımız kararlarla göstermek istiyoruz. Amacımız, hasar süreçlerini mümkün olduğunca hızlandırmak, sigortalılarımızı uzun ve belirsiz onarım süreçlerinden kurtarmak ve güvenli bir çözüm sunmak. Çünkü bizim için asıl mesele, yalnızca aracı yeniden yola çıkarmak değil, sigortalımızın güvenle yoluna devam etmesini sağlamaktır.”