Advertisement
08.06.2026
weather
23°
Sigorta Kulisi Trafik/Kasko Ahmet Gökdağ: Trafik sigortası vergi değil, hayati bir güvence

Ahmet Gökdağ: Trafik sigortası vergi değil, hayati bir güvence

TSB Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Gökdağ, trafik sigortası, kasko, İMM ve dijital kaza tespit tutanağına ilişkin önemli uyarılarda bulundu.

Türkiye Sigorta Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Gökdağ, Türkiye Polis Radyosu’nda katıldığı Güncel Trafik Saati programında trafik sigortası, kasko, ihtiyari mali mesuliyet sigortası ve dijital kaza tespit tutanağına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Gökdağ, trafik sigortasının yalnızca yasal bir zorunluluk olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, “Vatandaşlar bunu biraz vergi gibi algılıyor ama öyle değil” dedi.

Türkiye Sigorta Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Gökdağ, Türkiye Polis Radyosu’nda yayımlanan Güncel Trafik Saati programına konuk oldu. Programda zorunlu trafik sigortasının işlevi, kasko sigortasının önemi, ihtiyari mali mesuliyet teminatı, hasar aracılığına ilişkin uyarılar, dijital kaza tespit tutanağı ve sigortasız araçların neden olduğu kazalarda izlenecek yollar ele alındı.

Gökdağ, trafik sigortasının araç sahipleri tarafından çoğu zaman araç muayenesinden geçmek, satış işlemini gerçekleştirmek ya da yasal zorunluluğu yerine getirmek için yaptırılan bir poliçe gibi algılandığını belirterek, bu yaklaşımın eksik olduğunu söyledi. Trafik sigortasının asıl işlevinin, sürücünün kusurlu olduğu kazalarda karşı tarafa verebileceği can ve mal zararlarını belirli limitler dahilinde güvence altına almak olduğunu vurguladı.

“Kontağı çevirdiğiniz anda sorumluluk başlıyor”

Trafik sigortasının günlük yaşamda aracın kontağını çevirdiğimiz andan itibaren devreye giren bir sorumluluk alanı oluşturduğunu ifade eden Gökdağ, bu sigortanın yalnızca bir zorunluluk değil, aynı zamanda ciddi bir mali güvence olduğunu belirtti.

Gökdağ, trafik kazalarının sadece maddi hasarla sınırlı kalmayabileceğini, yaralanma ve can kaybı gibi çok ağır sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Böyle durumlarda araç sahibinin tüm mal varlığıyla sorumlu olabileceğine dikkat çeken Gökdağ, trafik sigortasının vatandaşın üzerindeki bu ağır tazminat yükünü belirli limitler dahilinde üstlenerek önemli bir koruma sağladığını ifade etti.

Gökdağ, trafik sigortasını “vatandaşı mali yıkımdan koruyan bir dayanışma unsuru” olarak tanımladı.

Trafik sigortalılık oranı yüzde 80 seviyesinde

Türkiye’de yaklaşık 34 milyon kayıtlı araç bulunduğunu belirten Gökdağ, bu araçların yaklaşık 27 milyonunun trafik sigortasına sahip olduğunu söyledi. Buna göre trafik sigortasında sigortalılık oranı yüzde 80 seviyesinde bulunuyor.

Özellikle motosiklet ve traktörlerde sigortalılık oranının nispeten daha düşük olduğuna dikkat çeken Gökdağ, bu araçların bir bölümünün kullanılmayan, parkta, bahçede ya da köyde bekleyen araçlardan oluştuğunu; ancak trafiğe çıkmaları halinde mutlaka sigortalı olmaları gerektiğini vurguladı.

Gökdağ, “Motosiklet, traktör, kamyonet ya da otomobil fark etmeksizin trafiğe çıkan her aracın trafik sigortasının yapılması gerekiyor” mesajı verdi.

Ortalama prim 9 bin 400 lira

Trafik sigortası primlerine ilişkin de bilgi veren Gökdağ, 2026 yılı Mayıs ayı itibarıyla ortalama trafik sigortası priminin 9 bin 400 lira seviyesinde olduğunu söyledi.

Gökdağ, bu prim karşılığında maddi zararlarda 400 bin liraya kadar, ölüm ve yaralanma hallerinde ise 3 milyon 600 bin liraya kadar teminat sağlandığını belirtti. Bu tutarların özellikle bedeni zararlarda vatandaş açısından büyük önem taşıdığını ifade eden Gökdağ, sıradan bir vatandaşın milyonlarca liralık tazminatı kendi imkânlarıyla karşılamasının çok zor olabileceğini söyledi.

Gökdağ, trafik sigortasının cüzi sayılabilecek bir primle çok daha büyük bir mali sorumluluğu sigorta sistemine devretme imkânı sağladığını dile getirdi.

“TSB’den arıyoruz” diyen hasar aracılarına dikkat

Programda son dönemde artan hasar aracılığı faaliyetlerine de değinen Gökdağ, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu.

Gökdağ, bazı kişi ya da şirketlerin kendilerini “Türkiye Sigorta Birliği’nden arıyoruz” şeklinde tanıtarak vatandaşlara ulaştığını, “Tazminatınız var, almamışsınız” diyerek vekâlet talep ettiğini söyledi. Bu tür yönlendirmelere itibar edilmemesi gerektiğini vurgulayan Gökdağ, Karayolları Trafik Kanunu’na göre tazminat talebi olan vatandaşların öncelikle doğrudan sigorta şirketine başvurması gerektiğini hatırlattı.

Sigorta şirketinin başvuruyu değerlendirmesi için 15 günlük süresi olduğunu belirten Gökdağ, şirketin verdiği cevap yetersiz bulunursa ya da vatandaş ödenen tazminattan memnun kalmazsa sonrasında hukuki yollara başvurulabileceğini ifade etti.

Gökdağ, bu süreçte özellikle değer kaybı talepleri üzerinden vatandaşların aracı yapılara yönlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.

Ahmet Gökdağ, Türkiye Polis Radyosu’nda Güncel Trafik Saati programına konuk oldu.

Değer kaybında yeni dönem: Eksper aynı raporda tespit yapacak

Ahmet Gökdağ, değer kaybı tazminatına ilişkin yeni uygulamaya da değindi. Yeni sistemde, hasarlı araç için atanan eksperin yalnızca onarım maliyetini değil, varsa değer kaybını da aynı rapor içinde tespit edeceğini belirtti.

Gökdağ, uygulamanın Bursa ve Ordu’da pilot olarak başladığını, 1 Temmuz itibarıyla Türkiye genelinde yaygınlaştırılmasının planlandığını söyledi.

Yeni sistemle birlikte aracın servise çekilmesinin ardından sigorta şirketine hasar ihbarı yapılacağını, Sigorta Bilgi Merkezi üzerinden otomatik eksper ataması gerçekleştirileceğini aktaran Gökdağ, eksperin aracın başına giderek değişecek ve onarılacak parçaları tespit edeceğini, aynı zamanda değer kaybı oluşup oluşmadığını da belirleyeceğini ifade etti.

Gökdağ, bu raporun sigorta şirketine iletilmesinin ardından şirketin hem onarım maliyetini hem de eksperin tespit ettiği değer kaybını ödeyeceğini belirterek, “Değer kaybı için ayrıca bir aracıya ya da ayrı bir başvuruya ihtiyaç kalmıyor” mesajı verdi.

Kasko artık lüks değil, ihtiyaç

Programda trafik sigortası ile kasko arasındaki farklara da değinen Gökdağ, iki ürünün birbirinden tamamen farklı işlevlere sahip olduğunu söyledi.

Gökdağ, trafik sigortasının sürücünün trafikte başkalarına verdiği zararları karşıladığını, kaskonun ise kişinin kendi aracındaki zararları güvence altına aldığını belirtti. Tek taraflı kazalar, park halindeyken araca çarpılması, yangın, sel, deprem, aracın bina altında kalması ya da çarpıp kaçma gibi durumlarda trafik sigortasının değil, kaskonun devreye girdiğini ifade etti.

Araç bedellerinde ve yedek parça maliyetlerinde son yıllarda ciddi artış yaşandığını belirten Gökdağ, bu nedenle kaskonun artık lüks olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı.

Gökdağ, Mart ayı itibarıyla ortalama kasko priminin 18 bin 700 lira civarında olduğunu belirterek, bazı araçlarda yalnızca bir far ya da küçük bir onarım maliyetinin bile bu seviyelere ulaşabildiğini söyledi. Bu nedenle araç sahiplerinin kaskoyu, beklenmedik hasarlara karşı önemli bir güvence olarak değerlendirmesi gerektiğini ifade etti.

Trafik sigortasının yetmediği yerde İMM devreye giriyor

Ahmet Gökdağ’ın programda üzerinde durduğu bir diğer önemli başlık ise ihtiyari mali mesuliyet sigortası oldu.

Trafik sigortasında maddi hasar limitinin 400 bin lira olduğunu hatırlatan Gökdağ, bu limitin üzerindeki zararlarda sorumluluğun kusurlu sürücü üzerinde kalabileceğini söyledi. Özellikle yüksek bedelli araçlarla yaşanan kazalarda ya da birden fazla aracın karıştığı olaylarda trafik sigortası limitlerinin yetersiz kalabileceğini belirtti.

Gökdağ, bu riski azaltmak için trafik sigortasının üzerine ihtiyari mali mesuliyet teminatı alınması gerektiğini ifade etti. Bu teminatın trafik sigortası ve kaskoya kıyasla daha düşük primlerle alınabildiğini belirten Gökdağ, araç sahiplerinin kendi risk durumlarına göre 1 milyon, 2 milyon lira ya da daha yüksek limitlerle ek güvence sağlayabileceğini söyledi.

Gökdağ ayrıca ihtiyari mali mesuliyet sigortasının, poliçe kapsamına göre manevi tazminat taleplerini de güvence altına alabildiğini belirtti. Trafik sigortasında manevi tazminat bulunmadığını hatırlatan Gökdağ, bu yönüyle İMM’nin araç sahipleri için ikinci bir güvenlik katmanı olduğunu vurguladı.

Dijital kaza tespit tutanağı süreci kolaylaştırıyor

Programda dijital kaza tespit tutanağı uygulaması da ele alındı. Gökdağ, 2009 yılından bu yana kullanılan anlaşmalı kaza tespit tutanağının trafik akışı ve trafik güvenliği açısından önemli kolaylık sağladığını belirtti.

Ölümlü ya da yaralanmalı kaza olmaması, taraflardan birinin alkollü ya da ehliyetsiz olmaması ve tarafların kazanın oluş şekli konusunda anlaşması halinde vatandaşların polis beklemeden tutanak düzenleyebildiğini hatırlatan Gökdağ, kazanın ardından fotoğraf ve kısa video kaydı alınarak araçların yolun kenarına çekilebileceğini söyledi.

Gökdağ, artık bu sürecin dijital ortama taşındığını belirterek, Sigortam360 uygulaması üzerinden dijital kaza tespit tutanağı düzenlenebildiğini ifade etti. Uygulamanın e-Devlet altyapısıyla çalıştığını aktaran Gökdağ, vatandaşların fotoğraf, video ve konum bilgilerini sisteme yükleyebildiğini söyledi.

Dijital tutanağın Sigorta Bilgi Merkezi üzerinden ilgili sigorta şirketine iletildiğini belirten Gökdağ, böylece hasar ihbar sürecinin de hızlandığını ifade etti.

Uyuşmazlıkta Sigorta Tahkim Komisyonu seçeneği

Hasar süreçlerinde araç rayiç bedeli ya da pert bedeli konusunda uyuşmazlık yaşanabileceğini belirten Gökdağ, vatandaşların belirlenen bedeli yetersiz bulması halinde eksper ya da sigorta şirketine yazılı olarak itiraz edebileceğini söyledi.

Gökdağ, aracın kazasızlığı, kilometresi ya da piyasa koşulları gibi unsurlar nedeniyle belirlenen bedelin yeniden değerlendirilmesinin talep edilebileceğini ifade etti.

Uyuşmazlığın devam etmesi halinde Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru yapılabileceğini belirten Gökdağ, tahkim mekanizmasının mahkemelere kıyasla daha hızlı sonuç verebildiğini ve vatandaşların başvurularını vekilsiz de yapabildiğini söyledi.

Sigortasız araçla kazada süreç nasıl işliyor?

Programda sigortasız araçların neden olduğu kazalara ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Gökdağ, maddi hasarlı kazalarda karşı tarafın sigortasız olması halinde mağdurun doğrudan kusurlu sürücü ya da araç işleteniyle muhatap olmak zorunda kalabileceğini belirtti.

Gökdağ, sigortasız bir aracın maddi hasara neden olması halinde mevcut sistemde Güvence Hesabı’nın devreye girmediğini, mağdurun zararın tazmini için kusurlu kişiye başvurması gerektiğini söyledi.

Buna karşılık ölüm ya da yaralanma gibi bedeni zararların söz konusu olduğu durumlarda Güvence Hesabı’nın devreye girebildiğini belirten Gökdağ, Güvence Hesabı’nın bedeni tazminatları ödediğini, ardından zarara sebep olan kişiye rücu ettiğini ifade etti.

Çalıntı araç, gasp edilmiş araç ya da vurup kaçma gibi durumlarda da bedeni zararlar açısından Güvence Hesabı’nın önem taşıdığını belirten Gökdağ, maddi hasarlarda ise çarpan aracın ve sigortacısının tespit edilmesinin kritik olduğunu söyledi.

Yaz tatili öncesi sigorta uyarısı

Yaz tatili döneminde yolların daha yoğun hale geleceğine dikkat çeken Gökdağ, araç sahiplerine trafik sigortası, kasko ve ihtiyari mali mesuliyet teminatlarını ihmal etmemeleri çağrısında bulundu.

Gökdağ, trafikte beklenmedik bir kazanın bir anlık dalgınlıkla yaşanabileceğini belirterek, sigorta teminatlarının sürücüleri ağır mali sonuçlardan koruduğunu söyledi.

Araç sahiplerine “Trafik sigortanızı yaptırmayı ihmal etmeyin” çağrısında bulunan Gökdağ, kasko ve ihtiyari mali mesuliyet teminatlarının da özellikle artan araç bedelleri, yüksek onarım maliyetleri ve tazminat riskleri karşısında önemli güvence sağladığını vurguladı.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *