Sigortacılık Düşünce Merkezi Başkanı Ahmet Genç, yaşadığı maddi hasarlı kaza sonrası gündeme gelen ikame araç talebi üzerinden zorunlu trafik sigortası ve ihtiyari mali mesuliyet sigortasında dikkat çeken bir teminat boşluğuna işaret etti. Genç, İMM Genel Şartları’nda yapılacak değişiklikle ikame araç taleplerinin ek sözleşme kapsamında teminata alınabileceğini belirtti.
Sigortacılık Düşünce Merkezi Başkanı ve emekli Hazine ve Maliye Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Ahmet Genç, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede, motorlu taşıt sigortalarında uzun süredir tartışılan ikame araç sorununa ilişkin dikkat çeken bir örnek paylaştı.
Genç, geçmişte bir sigorta acentesinin kendisine “ikame araç sorunu ne olacak?” şeklinde bir soru yönelttiğini, ancak o dönemde konunun boyutunu tam olarak bilmediğini ifade etti. Birkaç ay önce yaşadığı maddi hasarlı kaza sonrasında ise bu sorunun somut biçimde karşısına çıktığını aktardı.
“Kendi aracımı kaskom, karşı tarafın hasarını trafik sigortam karşıladı”
Ahmet Genç’in anlatımına göre, yaptığı maddi hasarlı kazada kusur oranı yüzde 100 kendisine verildi. Kendi aracındaki onarım giderleri kasko sigortası tarafından karşılandı. Kendi ikame aracı da yine kasko poliçesi kapsamında temin edildi. Karşı tarafın aracındaki tamirat ise zorunlu trafik sigortası tarafından yaptırıldı.
Ancak süreç devam ederken bir avukattan mesaj aldığını belirten Genç, kendisinden karşı tarafın ikame aracı için 7 günlük bedelin ödenmesinin talep edildiğini ifade etti.
Genç, bunun üzerine karşı tarafın işleteniyle görüştüğünü ve araç sahibinin böyle bir talebi olmadığını, avukata yalnızca değer kaybı tazminatı için vekalet verdiğini söylediğini aktardı. Genç, isterse arada avukat olmadan ikame araçla ilgili ödeme yapabileceğini de belirttiğini, ancak karşı tarafın böyle bir talepte bulunmadığını kaydetti.
“İkame araç konusunda teminat boşluğu mevcut”
Ahmet Genç, yaşadığı somut olayın trafik sigortası ile ihtiyari mali mesuliyet sigortası arasında ikame araç bakımından bir teminat boşluğu bulunduğunu gösterdiğini vurguladı.
Genç’e göre, zorunlu trafik sigortasının karşılamadığı ve mevcut yapısıyla İMM’nin de karşılamadığı bir ikame araç alanı bulunuyor. Genç, 10 milyon TL’lik İMM teminatı olmasına rağmen, bu teminatın trafik sigortasının üzerine ve onunla paralel çalıştığını; mevcut yapıda yalnızca manevi tazminatın ayrıca eklenebildiğini belirtti.
Bu nedenle ikame araç taleplerinin poliçeler arasında açıkta kalabildiğine dikkat çeken Genç, konunun özellikle uygulamada sigortalılar ve acenteler açısından sorun yaratabileceğini ifade etti.
İMM Genel Şartları için değişiklik önerisi
Ahmet Genç, çözüm önerisi olarak İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları’nın 3’üncü maddesinde değişiklik yapılmasını gündeme getirdi.
Genç, ek sözleşme ile teminat kapsamına alınabilecek durumlar arasına, mevcutta yer alan manevi tazminata ek olarak ikame araçla ilgili taleplerin de ilave edilmesi gerektiğini belirtti. Genç, benzer şekilde teminat boşluğu bulunan başka alanlar varsa bunların da aynı kapsamda değerlendirilmesinin yararlı olacağını ifade etti.
Bu öneri, ikame araç bedeli taleplerinin sigortalı ile zarar gören taraf arasında doğrudan uyuşmazlık konusu haline gelmeden, poliçe sistemi içinde daha açık bir çerçeveye kavuşturulması bakımından önem taşıyor.
Genç’ten motorlu taşıt sigortalarına ilişkin teknik değerlendirme
Ahmet Genç, paylaşımında motorlu taşıt sigortalarının son görünümüne ilişkin bazı verileri de değerlendirdi.
Genç’in aktardığına göre, 2019 yılı sonu ile 2026 yılı Mart ayı verileri karşılaştırıldığında trafik sigortasında kişi başına teminatlar 9 kat, araç başına teminatlar 10 kat, TÜFE endeksi ise 9 kat arttı. Aynı dönemde mağdur başına ödenen tazminat tutarı 8 kat yükselirken, ortalama sigorta primi 13 kat arttı.
Genç, bu tabloya işaret ederek, 6 yıllık süreçte tazminat ödemelerindeki artışa karşılık primlerde daha yüksek oranda artış yaşandığını belirtti.
Trafik sigortasında teknik zarar, İMM ve kaskoda teknik kâr
TSB verilerine atıfta bulunan Ahmet Genç, sigorta şirketlerinin 2025 yılında trafik sigortasında 59 milyar TL teknik zarar beyan ettiğini ifade etti. Genç, bu zararda Riskli Sigortalılar Havuzu’nun da belirli ölçüde etkili olduğunu, bu nedenle söz konusu grubun daha ayrıntılı incelenmesinin yararlı olacağını belirtti.
Genç’in değerlendirmesine göre, 2025 yılında ihtiyari mali mesuliyet sigortasında 42,5 milyar TL teknik kâr, kasko branşında ise 32 milyar TL teknik kâr beyan edildi. Zorunlu trafik sigortası, İMM ve kasko birlikte değerlendirildiğinde motorlu taşıt sigortalarında toplam 15 milyar TL teknik kâr oluştu. Ferdi kaza da eklendiğinde teknik kârın 30 milyar TL’ye ulaştığı aktarıldı.
Ahmet Genç, 2026 yılı Mart ayı göstergeleri çerçevesinde trafik sigortası teknik zararında bir miktar azalma görüldüğünü ve motorlu taşıt sigortalarında genel eğilimin bu yıl da devam edeceğini ifade etti.
İkame araç tartışması sigorta uygulamasında yeni bir başlık açabilir
Ahmet Genç’in değerlendirmesi, özellikle maddi hasarlı kazalarda karşı tarafın ikame araç bedeli talebiyle ilgili belirsizliği yeniden gündeme taşıdı. Zorunlu trafik sigortası, kasko ve İMM poliçeleri arasındaki uygulama farklılıkları, sigortalıların hasar sürecinde beklemedikleri ek taleplerle karşılaşmasına neden olabiliyor.
Genç’in önerdiği düzenleme, ikame araç taleplerinin İMM kapsamında ek sözleşme ile teminat altına alınmasını sağlayarak hem sigortalılar hem de sigorta şirketleri açısından daha net bir uygulama alanı oluşturabilir.
Motorlu taşıt sigortalarında prim, teminat, teknik zarar ve teknik kâr tartışmaları devam ederken, ikame araç konusu da önümüzdeki dönemde sektörün gündem başlıklarından biri olmaya aday görünüyor.