Advertisement
04.06.2026
weather
23°
Sigorta Kulisi Sektör TSB’den yeni dönem yol haritası: Koruma açığı azaltılacak

TSB’den yeni dönem yol haritası: Koruma açığı azaltılacak

Türkiye Sigorta Birliği’nin yeni yönetimi, koruma açığının azaltılması, afetlere karşı finansal dayanıklılığın artırılması ve sektörün büyütülmesine yönelik yol haritasını açıkladı

Türkiye Sigorta Birliği’nin yeni Yönetim Kurulu, Başkan Ahmet Yaşar liderliğinde basın mensuplarıyla bir araya geldi. Toplantıda sigorta penetrasyonunun artırılması, koruma açığının azaltılması, afetlere karşı finansal dayanıklılık, dijital dönüşüm, katılım sigortacılığı ve bireysel emeklilik sistemi yeni dönemin öncelikleri olarak açıklandı.

Türkiye Sigorta Birliği’nin (TSB) yeni Yönetim Kurulu, sigorta sektörünün güncel gündemini ve önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerini paylaşmak üzere basın mensuplarıyla bir araya geldi.

TSB Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yaşar’ın liderliğinde düzenlenen toplantıya, Başkan Yardımcıları Fahri Uğur ve Ayhan Sincek ile Yönetim Kurulu Üyeleri Neslihan Neciboğlu ve Serkan Uğraş Kaygalak katıldı. TSB Genel Sekreteri Özgür Obalı ve Genel Sekreter Yardımcılarının da yer aldığı buluşmada, sektörün büyüme potansiyeli ve Birliğin yeni dönemde hayata geçirmeyi planladığı çalışmalar ele alındı.

4 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirilen toplantıda; sigortalılık oranlarının artırılması, afetlere karşı finansal dayanıklılığın güçlendirilmesi, dijital dönüşüm, sürdürülebilirlik, müşteri odaklı yaklaşım, sağlık ve emeklilik sistemleri ile katılım sigortacılığının gelişimi öne çıkan başlıklar oldu.

Ahmet Yaşar: “Sigorta ekonomik dayanıklılığın altyapısıdır”

TSB Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yaşar, sigorta sektörünün ekonomik ve sosyal kalkınmadaki stratejik rolüne dikkat çekerek, yeni yönetim döneminde sektörün gelişimine katkı sağlayacak projelere odaklanacaklarını söyledi.

Türkiye’nin sigortacılıkta yeni bir büyüme dönemine girdiğini belirten Yaşar, önümüzdeki dönemde temel önceliklerden birinin koruma açığının azaltılması olacağını vurguladı.

Yaşar, “Bugün bizim için başarı yalnızca prim üretimindeki artış değildir. Daha fazla vatandaşımızın, işletmemizin, çiftçimizin ve ailemizin güvence sistemine dahil olmasıdır” dedi.

Sigortacılığın yalnızca finansal bir ürün olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Yaşar, “Sigortacılığı ekonomik dayanıklılığın kalıcı sigortası olarak görüyoruz. Sigortacılığın ekonomide üstlendiği koruma ve yatırım fonksiyonunun daha da güçlenmesi için kamu otoriteleriyle sektörümüz arasındaki iş birliğini stratejik bir öncelik olarak görüyoruz” ifadelerini kullandı.

Yaşar, özellikle afet yönetimi, tamamlayıcı sağlık ve emeklilik sistemleri ile tarım sigortaları alanlarında kamu ve özel sektörün ortak çözümler üretmeye devam etmesi gerektiğini belirtti.

Sektörün aktif büyüklüğü 4,2 trilyon TL’ye ulaştı

2026 yılının ilk çeyreğinde sigorta sektörünün 4,2 trilyon TL aktif büyüklüğe, 459 milyar TL öz sermayeye ve yüzde 185 sermaye yeterlilik oranına ulaştığını açıklayan Yaşar, sektörün güçlü mali yapısıyla Türkiye ekonomisinin önemli kurumsal yatırımcılarından biri haline geldiğini söyledi.

Şirketlerin sermaye yapılarındaki güçlenmeye ve Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun risk odaklı denetim anlayışına dikkat çeken Yaşar, düzenlemelerin sektörün finansal sağlamlığını desteklediğini ifade etti.

Yaşar, “SEDDK’nın son dönemde attığı adımlar, sektörümüzün daha güçlü, şeffaf ve dayanıklı bir yapıya kavuşmasına önemli katkı sağlamıştır” dedi.

Yeni dönemde afetlere karşı finansal dayanıklılığın artırılması, dijital dönüşüm, sağlık ve emeklilik sistemlerinin güçlendirilmesi, sigorta penetrasyonunun yükseltilmesi ve kamu-özel sektör iş birliklerinin geliştirilmesi üzerinde çalışacaklarını belirten Yaşar, şu hedefleri paylaştı:

“Güçlü sermaye yapımız, etkin düzenleyici çerçeve ve artan teknoloji yatırımlarımızla sigortacılığın Türkiye ekonomisindeki rolünü daha da büyüteceğiz. 2030 yılına kadar sigorta penetrasyonunu yüzde 5 seviyesine yaklaştırmayı, sektör büyüklüğünü 50 milyar dolar seviyesine taşımayı hedefliyoruz.”

Fahri Uğur: “Trafik ve kaskoda asıl mesele fiyat değil, koruma açığıdır”

TSB Başkan Yardımcısı Fahri Uğur, motor branşları ve Zorunlu Afet Sigortası’na ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Trafik ve kasko sigortalarının kamuoyunda çoğu zaman yalnızca fiyat üzerinden tartışıldığını belirten Uğur, asıl gündemin koruma açığı olması gerektiğini söyledi.

Uğur, 2026 yılının ilk beş ayında trafik ve kasko sigortalarında 114 milyar TL’nin üzerinde tazminat ödemesi yapıldığını ve yaklaşık 1,1 milyon hasar dosyasının sonuçlandırıldığını açıkladı.

Türkiye’de yaklaşık 34 milyon motorlu araç bulunduğunu belirten Uğur, “Sadece 9 milyon araç kasko güvencesine sahip. Yaklaşık 25 milyon araç doğal afetler, yangın, çarpma ve hırsızlık gibi risklere karşı korumasız durumda” dedi.

Zorunlu Afet Sigortası için yasalaşma beklentisi

DASK’ta sigortalılık oranının yaklaşık yüzde 58 seviyesinde bulunduğunu belirten Fahri Uğur, deprem riski yüksek bir ülke için bu oranın yeterli olmadığını ifade etti.

Uğur, sigorta sektörünün önemli gündemlerinden biri olan Zorunlu Afet Sigortası’nın TBMM’de yasalaşmasını beklediklerini söyledi. Depremin yanı sıra sel, yangın, don, heyelan ve aşırı hava olayları gibi riskleri kapsayan daha bütüncül çözümlerin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

Afetlere karşı sigorta korumasının yaygınlaştırılmasının yalnızca bireyler ve işletmeler için değil, Türkiye’nin ekonomik dayanıklılığı ve sürdürülebilir kalkınması açısından da stratejik önem taşıdığını kaydetti.

Neslihan Neciboğlu: “Katılım sigortacılığı finansal kapsayıcılığı büyütüyor”

TSB Yönetim Kurulu Üyesi Neslihan Neciboğlu, katılım sigortacılığının son yıllarda önemli bir gelişim gösterdiğini belirterek, bu alanın sigorta sistemine erişemeyen kesimlerin güvence mekanizmasına dahil edilmesinde önemli rol üstlendiğini söyledi.

Dayanışma ve risk paylaşımı esasına dayanan katılım sigortacılığının yalnızca alternatif bir model olmadığını ifade eden Neciboğlu, bu alanın sigorta penetrasyonunu artıracak stratejik bir büyüme alanı olduğunu belirtti.

Neciboğlu, “Katılım sigortacılığı bugün 70 milyar TL’yi aşan üretim hacmine ulaşmış durumda. Hayat dışı sigortalarda yüzde 6,4, hayat ve emeklilik tarafında ise yüzde 1,6 pazar payına sahip olan bu alanın önümüzdeki dönemde çok daha hızlı büyüme potansiyeli taşıdığına inanıyoruz” dedi.

BES fonlarının yaklaşık yüzde 38’inin faizsiz fonlarda değerlendirildiğini belirten Neciboğlu, “Katılım sigortacılığı, finansal kapsayıcılığı artırırken toplumsal güveni de güçlendiriyor” ifadelerini kullandı.

Neciboğlu, ürün çeşitliliğinin artırılması, uluslararası iyi uygulamaların Türkiye’ye taşınması ve daha geniş kitlelerin sigorta güvencesiyle buluşturulmasının hedeflendiğini kaydetti.

Ayhan Sincek: “BES Türkiye’nin en önemli uzun vadeli tasarruf sistemi”

TSB Başkan Yardımcısı Ayhan Sincek, Bireysel Emeklilik Sistemi’nin ulaştığı büyüklüğe dikkat çekti.

BES ve Otomatik Katılım Sistemi’nin toplam katılımcı sayısının 18 milyonu aştığını, fon büyüklüğünün ise 2,5 trilyon TL seviyesine ulaştığını belirten Sincek, sistemin Türkiye ekonomisine uzun vadeli kaynak sağlayan stratejik bir yapı haline geldiğini söyledi.

Sincek, BES’in yalnızca bireylerin emeklilik dönemine hazırlanmasını sağlayan bir sistem olmadığını, aynı zamanda ülkenin tasarruf kapasitesini ve sermaye piyasalarını desteklediğini ifade etti.

Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi çalışmalarının da sektör için önemli bir fırsat sunduğunu belirten Sincek, işveren katkılı ikinci basamak emeklilik modellerinin Türkiye’nin uzun vadeli tasarruf kapasitesini güçlendireceğini vurguladı.

Serkan Uğraş Kaygalak: “Devlet katkısı kritik eşik olmaya devam ediyor”

TSB Yönetim Kurulu Üyesi Serkan Uğraş Kaygalak ise BES’te devlet katkısının sistemin başarısındaki en önemli unsurlardan biri olduğunu söyledi.

Devlet katkısının yüzde 30’dan yüzde 20’ye düşürülmesine rağmen sistemin büyümeye devam ettiğini belirten Kaygalak, teşvik mekanizmasının önemini koruduğunu ifade etti.

Kaygalak, “Yüzde 20 devlet katkısı halen uluslararası ölçekte oldukça güçlü bir teşvik mekanizmasıdır. Ancak daha düşük seviyeler, hem yeni katılımları hem de sistemde kalış sürelerini olumsuz etkileyebilir” dedi.

BES’in uzun vadeli tasarrufların artırılması, sermaye piyasalarının derinleşmesi ve bireylerin emeklilik dönemindeki refahının güçlendirilmesi açısından stratejik öneme sahip olduğunu vurguladı.

Yeni dönemde sigortalılık oranının artırılması hedefleniyor

Türkiye Sigorta Birliği, yeni yönetim dönemi boyunca sigorta bilincinin artırılması, sektörün sürdürülebilir büyümesinin desteklenmesi ve sigortalıların ihtiyaçlarına yönelik çözümlerin geliştirilmesi amacıyla çalışmalarını sürdüreceğini açıkladı.

Yeni dönem yol haritasında koruma açığının azaltılması, afetlere karşı finansal dayanıklılığın güçlendirilmesi, sigorta penetrasyonunun yükseltilmesi, dijital dönüşüm, sağlık ve emeklilik sistemlerinin geliştirilmesi ile katılım sigortacılığının büyütülmesi öncelikli alanlar olarak öne çıktı.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *