Advertisement
07.09.2026
weather
22°
Sigorta Kulisi Sektör TOBB SAİK’ten OVP çağrısı: Güçlü acenteler olmadan hedeflere ulaşılamaz

TOBB SAİK’ten OVP çağrısı: Güçlü acenteler olmadan hedeflere ulaşılamaz

TOBB SAİK, OVP hedefleri için güçlü acentelik yapısı, adil rekabet, şeffaf fiyatlama ve Sigorta Sektörü OVP Çalışma Grubu kurulmasını istedi

TOBB Türkiye Sigorta Acenteleri İcra Komitesi, OVP hedeflerine ulaşılması için güçlü acentelik yapısı, adil rekabet ve şeffaf fiyatlama çağrısı yaptı.

TOBB Türkiye Sigorta Acenteleri İcra Komitesi (SAİK), 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’a (OVP) ilişkin değerlendirmesinde sigortanın ekonomik ve toplumsal dayanıklılık açısından taşıdığı stratejik rolün, güçlü ve sürdürülebilir bir acentelik sistemiyle hayata geçirilebileceğini vurguladı.

TOBB SAİK Başkanı Levent Korkut imzasıyla yayımlanan açıklamada; fiyat istikrarı, sürdürülebilir büyüme, finansal istikrar, ekonomik dayanıklılık, dijital dönüşüm, üretken kapasitenin güçlendirilmesi ve özel sektörle düzenli istişarenin OVP’nin öncelikleri arasında yer alması olumlu karşılandı.

Türkiye Sigorta ve Emeklilik Şirketleri Birliği Başkanı Ahmet Yaşar’ın sigorta sektörünü ekonomik ve toplumsal dayanıklılığın önemli unsurlarından biri olarak değerlendirmesinden memnuniyet duyulduğu belirtilen açıklamada, sigortanın yalnızca hasar sonrasında devreye giren bir finansal ürün olmadığına dikkat çekildi.

Sigortanın ekonomik büyümeyi, yatırımları, istihdamı, ihracatı ve vatandaşların varlıklarını güvence altına alan stratejik bir sektör olduğu belirtilerek, “Sigorta sektörünün stratejik rolü, acenteler olmadan tam anlamıyla hayata geçirilemez” denildi.

“Acenteler yalnızca satış kanalı değildir”

Türkiye’de sigortanın vatandaş, esnaf, KOBİ, sanayici ve işletmelerle buluştuğu en önemli temas noktalarından birinin acenteler olduğu vurgulandı.

Acentelerin yalnızca satış ve dağıtım kanalı olarak görülmemesi gerektiği belirtilen açıklamada; risk analizi yapan, doğru teminat konusunda danışmanlık veren, sigorta bilincini artıran ve hasar süreçlerinde sigortalının yanında yer alan acentelerin ekonominin sahadaki sigorta danışmanları olduğu ifade edildi.

Acentelerin aynı zamanda KOBİ ve işletmelerin risk yönetimine katkı sağladığına dikkat çekilerek, OVP’de hedeflenen sigorta penetrasyonunun artırılması ve toplumun daha geniş kesimlerinin sigorta güvencesine kavuşturulması için güçlü bir acentelik yapısına ihtiyaç bulunduğu kaydedildi.

Kanallar arası fiyat farklılıklarına dikkat çekildi

TOBB SAİK’in değerlendirmesinde öne çıkan başlıklardan biri de sigorta şirketlerinin farklı dağıtım kanallarında uyguladığı fiyatlama politikaları oldu.

Bazı sigorta şirketlerinin aynı veya benzer risk ve teminat yapısına sahip ürünlerinde; şirketin dijital ve doğrudan satış kanalı, banka veya kurumsal dağıtım kanalı ile acenteler arasında farklı prim uygulamalarının ortaya çıkabildiği belirtildi.

Dağıtım kanallarının farklı maliyet yapılarından kaynaklanan makul ve objektif fiyat farklılıklarının doğal karşılanabileceği ifade edilirken, bu farklılığın sigorta acentesini rekabet edemez hale getiren bir fiyat avantajına dönüşmemesi gerektiği vurgulandı.

Açıklamada şu değerlendirmeye yer verildi:

“Acentenin sunduğu danışmanlık, müşteriye erişim, poliçe öncesi ve sonrası hizmetler ile hasar sürecindeki katkı dikkate alındığında, acentelerin şirketlerin kendi dağıtım kanalları karşısında yapısal bir fiyat dezavantajına maruz bırakılması sektörün sürdürülebilirliği açısından ciddi bir risk oluşturacaktır.”

Şeffaf ve objektif fiyatlama talebi

TOBB SAİK, aynı risk, teminat ve ürün için ortaya çıkan kanal bazlı fiyat farklılıklarının hangi objektif kriterlere dayandığının şeffaf biçimde açıklanmasını istedi.

Sigorta şirketlerinin kendi dijital kanalları ile acente kanalları arasında adil rekabet koşulları oluşturması gerektiği belirtilerek, kanal maliyetleri gerekçe gösterilerek acentelerin ekonomik sürdürülebilirliğini zedeleyecek uygulamalardan kaçınılması çağrısı yapıldı.

Şirketlerin kendi dağıtım kanallarının, acente kanalının aleyhine olacak şekilde çapraz sübvansiyonlarla desteklenmemesi gerektiği de vurgulandı.

“Dijitalleşme acenteyi güçlendirmeli”

Dijital dönüşüme karşı olunmadığının altı çizilen açıklamada, dijitalleşmenin acenteleri sistemin dışına çıkaran değil, onları güçlendiren bir dönüşüm olması gerektiği belirtildi.

Rekabetin fiyatın yanı sıra hizmet ve teknoloji alanlarında da gerçekleşmesi gerektiği ifade edilerek, aynı şirketin farklı dağıtım kanalları arasında adil, şeffaf ve öngörülebilir kurallar uygulamasının sektörün geleceği açısından önem taşıdığı kaydedildi.

“Buradaki amacımız dijitalleşmeye karşı çıkmak değildir. Tam tersine dijital dönüşümü destekliyoruz. Ancak dijitalleşme, acenteyi ortadan kaldıran değil, acenteyi güçlendiren bir dönüşüm olmalıdır.” 

Reel büyüme için sigortalı sayısı artmalı

OVP’de fiyat istikrarı hedefi doğrultusunda 2027 yılı için yüzde 21, 2028 yılı için yüzde 13,5 ve 2029 yılı için yüzde 9 TÜFE öngörüldüğü hatırlatıldı.

Bu hedeflerin gerçekleşmesi halinde sigorta sektörünün yalnızca nominal prim üretimini artırmaya odaklanmaması gerektiği belirtilerek, reel büyümenin daha fazla vatandaş ve işletmenin sigorta kapsamına alınmasıyla ölçülmesi gerektiği ifade edildi.

Bu amaçla ulaşılabilir sigorta ürünleri, sağlıklı ve sürdürülebilir fiyatlama, adil rekabet, güçlü acentelik yapısı, sürdürülebilir komisyon sistemi ve sigortalıya gerçek anlamda danışmanlık sağlayan dağıtım modelinin birlikte ele alınması istendi.

Afet risklerinde acentelerin rolü güçlendirilmeli

OVP’de ekonomik dayanıklılık ve arz şoklarına karşı direncin artırılmasının önemli hedefler arasında bulunduğu belirtilen açıklamada, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu afet riskleri nedeniyle sigortanın taşıdığı öneme dikkat çekildi.

2023-2026 dönemindeki deprem harcamalarının 2026 yılı fiyatlarıyla 5,4 trilyon TL’ye, yaklaşık 104 milyar dolara ulaşacağının öngörüldüğü hatırlatılarak, afetlerin mali yükünün yalnızca kamu kaynaklarıyla karşılanmasının sürdürülebilir olmadığı ifade edildi.

Zorunlu ve ihtiyari afet sigortalarının yaygınlaştırılmasının yanı sıra vatandaşların doğru bilgilendirilmesi ve sigorta bilincinin artırılmasının da önem taşıdığı belirtildi.

Acentelerin bu süreçte kamu ile vatandaş arasında önemli bir köprü görevi üstlendiği vurgulanarak, afet risklerine karşı toplumsal dayanıklılığın güçlendirilmesinde acente kanalından daha etkin yararlanılması istendi.

“KOBİ’ler için sigorta maliyet değil güvencedir”

OVP’nin üretim, ihracat, finansmana erişim ve rekabet gücünü artırmaya yönelik hedeflerine de değinilen açıklamada, KOBİ’lerin ve ihracatçıların ticari faaliyetlerini sürdürebilmesi için risklerinin güvence altına alınması gerektiği belirtildi.

Sigorta sektörünün büyümesinin yalnızca şirketlerin bilanço büyüklükleri üzerinden değerlendirilmemesi gerektiği vurgulanarak, Türkiye ekonomisindeki sigortalılık oranının ve sağlanan sigorta korumasının genişlemesinin esas alınması istendi.

“Sigorta Sektörü OVP Çalışma Grubu” önerisi

TOBB SAİK, OVP’de yer alan “özel sektörle düzenli istişare” yaklaşımının sigorta sektöründe somutlaştırılması amacıyla “Sigorta Sektörü OVP Çalışma Grubu” kurulmasını önerdi.

Çalışma grubunda Hazine ve Maliye Bakanlığı, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu, TOBB Türkiye Sigorta Acenteleri ve Eksperleri İcra Komiteleri, Türkiye Sigorta ve Emeklilik Şirketleri Birliği, Sigorta ve Reasürans Brokerleri Derneği ile sektörün diğer paydaşlarının yer alması istendi.

Çalışma grubunun şu başlıklara odaklanması önerildi:

Sigorta penetrasyonunun artırılması, afet ve iklim risklerinin daha geniş ölçekte sigortalanması, KOBİ’lerin sigorta kapsamının genişletilmesi, sigorta acentelerinin ekonomik sürdürülebilirliğinin sağlanması, dijital ve geleneksel dağıtım kanalları arasında adil rekabet oluşturulması, kanal bazlı fiyatlama ve prim farklılıklarının objektif ve şeffaf kriterlere bağlanması, dijital dönüşümün acenteleri dışlamayan bir yapıya kavuşturulması, sigorta bilincinin ve finansal okuryazarlığın artırılması.

“Sektörün tamamını birlikte büyütmeliyiz”

Sigortanın Türkiye ekonomisi açısından stratejik bir sektör olduğu konusunda sektör paydaşlarının ortak bir noktada buluştuğu belirtilen açıklamada, bu stratejik yapının güçlenmesinin yalnızca sigorta şirketlerinin büyümesine bağlı olmadığı vurgulandı.

Acentelerin, brokerlerin, eksperlerin ve diğer sektör paydaşlarının da sürdürülebilir bir yapıya sahip olması gerektiği ifade edilerek, sektörün geleceğinin “şirketler mi, acenteler mi?” şeklindeki bir tercih üzerinden ele alınmaması istendi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Türkiye ekonomisi büyürken sigorta sektörü de büyümeli. Ancak bu büyüme, sigortalının daha fazla korunması, acentelerin güçlenmesi ve sektörün bütün paydaşlarının sürdürülebilirliği üzerinden gerçekleşmelidir.”

TOBB SAİK Başkanı Levent Korkut, daha güçlü bir Türkiye ekonomisi için sigorta kapsamının genişletilmesi gerektiğini belirterek, bunun da güçlü, sürdürülebilir ve güvenilir acentelerle mümkün olacağını vurguladı.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *