TARSİM Genel Müdürü Bekir Engürülü, 2025’te yaşanan don, kuraklık ve dolu afetlerinin tarımsal üretimde büyük kayıplara yol açtığını belirterek, “Bugün itibarıyla 613 bin dosyada 34 milyar TL hasar ödemesi yaptık. Bunun 23,1 milyar TL’si don kaynaklı” dedi.
Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Uğur Gülen ile sigorta profesyoneli Zeynep Türker'in sunduğu Sigortacı Kafası programına katılan Engürülü, 2026 yılında parsel bazlı verim sigortasına pilot bölge olarak Tekirdağ'da geçileceğini açıkladı.
Tarım sigortalarında Türkiye’ye özgü model: TARSİM nasıl kuruldu
Tarımda artan risklerin yönetilmesi amacıyla geliştirilen TARSİM modelinin, 2005 yılında yürürlüğe giren 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu ile hayata geçirildiğini anlatan Bekir Engürülü, sistemin dünya örnekleri incelenerek ancak Türkiye’nin üretim yapısına uygun şekilde kurgulandığını vurguladı.
“Çiftçimizi tarımda sürdürülebilir nasıl kılarız, buna nasıl bir destek bulabiliriz diye yola çıkıldı. ABD, Kanada ve İspanya’daki modeller incelendi ama Türkiye’ye özgü bir yapı geliştirildi” diyen Engürülü, 2025’te yaşanan afetlerin bu yapının ne kadar kritik olduğunu net biçimde gösterdiğini söyledi.
2025’te “gama don” Türkiye’nin tamamını etkiledi
2025 yılında yaşanan don olaylarının önceki yıllardan farklı olarak ülke genelinde etkili olduğuna dikkat çeken Engürülü, nisan ortasında yaşanan ve akademisyenler tarafından “gama don” olarak tanımlanan soğuk hava dalgasının üretimde ciddi kayıplara yol açtığını ifade etti.
“Bu kez don sadece belli bölgeleri değil, Türkiye’nin tamamını etkiledi. Kayısı, üzüm, fındık, elma başta olmak üzere birçok üründe ciddi zararlar oluştu” dedi.
Malatya’da sahada yapılan incelemelere de değinen Engürülü, üreticinin yaşadığı duygusal ve ekonomik yıkımı şu sözlerle anlattı:
“Ağaçlarımız bizim çocuklarımız gibidir. Bahçelerde o manzarayı görünce hepimiz çok üzüldük. Ama panik yapılmaması, bilimsel önerilere göre hareket edilmesi gerekiyordu.”
Kâr amacı olmayan yapı, güçlü organizasyon
TARSİM’in temel farkının kâr amacı gütmeyen yapısı olduğunu vurgulayan Engürülü, sistemin kamu, özel sektör ve üretici temsilcilerinin yer aldığı bir havuz modeliyle yönetildiğini belirtti.
“Kararları havuz alıyor, TARSİM AŞ ise bu kararları uyguluyor. Yönetim yapısı tamamen ortak akla dayanıyor” diyen Engürülü, kurumun tüm yazılım ve teknoloji altyapısının da kendi bünyesinde geliştirildiğini ifade etti.
2 bini aşkın uzman eksper sahada
TARSİM’in sahadaki gücünün uzmanlaşmış eksper ağı olduğunu belirten Engürülü, bitkisel üretimde 1.250, hayvancılıkta yaklaşık 1.000, su ürünlerinde ise 50 uzman eksperle çalışıldığını söyledi.
“Her risk sigortalanamaz. Bir riskin sigorta konusu olabilmesi için tanımlanabilir, ölçülebilir ve standart olması gerekir” diyen Engürülü, bu nedenle üniversitelerden akademisyenlerin yer aldığı bilim kurulu ile çalıştıklarını kaydetti.
Teminat yapısı genişliyor: Güneş yanıklığı da kapsama giriyor
İklim değişikliğiyle birlikte tarımsal risklerin çeşitlendiğine dikkat çeken Engürülü, TARSİM’in teminat yapısının da çiftçinin ihtiyacına göre sürekli güncellendiğini söyledi.
“Bu yıl meyvelerde güneş yanıklığı gibi daha önce pek karşılaşmadığımız risklerle karşılaştık. Teknik çalışmalar tamamlandı, narenciyede güneş yanıklığı teminat kapsamına alınıyor” dedi.
2026 hedefi: Parsel bazlı verim sigortası
Programın en önemli başlıklarından biri, 2026 yılında hayata geçirilmesi planlanan parsel bazlı verim sigortası oldu. Engürülü, bu uygulamanın ilk etapta piot bölge olarak Tekirdağ’da başlatılacağını açıkladı.
“Köy bazlı verim sigortası bazı durumlarda memnuniyetsizlik yaratabiliyor. Parsel bazlı modele geçtiğimizde herkes kendi arazisindeki kaybın karşılığını alabilecek” ifadelerini kullandı.
Sigortalılık oranları ve Türkiye’nin konumu
Engürülü’nün paylaştığı verilere göre Türkiye’de 20,7 milyon hektar tarım arazisi bulunuyor. Bunun 15,5 milyon hektarı Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı ve sigortalılık oranı yaklaşık %23–24 seviyesinde.
Hayvancılıkta ise büyükbaş hayvanlarda sigortalılık oranı %44, küçükbaşta %24, kümes hayvanlarında %78, su ürünlerinde %28, arıcılıkta ise %35 seviyesinde.
“İspanya’da bitkisel ürün sigortalarında oran %25. Yani aslında fena bir noktada değiliz ama gidecek yolumuz var” dedi.
“Sigorta yoksulluğa düşüşü engelleyen tek araç”
İklim krizinin tarımsal üretimde afetlerin sıklığını ve şiddetini artırdığını vurgulayan Engürülü, tarım sigortalarının artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini söyledi.
“Sigorta bir maliyet değil, üreticiyi üretimde tutan en güçlü güvence. Yoksulluğa düşüşü engelleyen tek araç” ifadelerini kullandı.
Devlet prim desteği ve ödeme kolaylığı
TARSİM sisteminde devletin prim desteğinin %50 ile %70 arasında değiştiğini belirten Engürülü, bitkisel ürünlerde primin %15’inin peşin, %85’inin ise hasattan sonra ödendiğini söyledi.
“Amacımız çiftçi ürününü satsın, gelirini elde etsin, sonra primini ödesin” dedi.
2025 hasar bilançosu: 34 milyar TL
Engürülü’nün verdiği bilgilere göre 2025 yılı itibarıyla 613 bin dosyada 34 milyar TL hasar ödemesi yapıldı.
Bunun 23,1 milyar TL’si don, 2,5 milyar TL’si kuraklık, 1,7 milyar TL’si dolu kaynaklı oldu. 2025’te yazılan toplam teminat tutarı 1,5 trilyon TL, prim üretimi ise 39 milyar TL seviyesine ulaştı.
Uluslararası alanda örnek model
TARSİM modelinin uluslararası alanda da ilgi gördüğünü belirten Engürülü, Azerbaycan’da kurulan sistem başta olmak üzere birçok ülkeden iş birliği talepleri aldıklarını ifade etti.
“Bugün dünyada tarım sigortaları denildiğinde ABD, Kanada, İspanya ve Türkiye modeli konuşuluyor” dedi.
“Hedefimiz sigortalılık oranını yukarı taşımak”
Eksiklerin olduğunu açıkça dile getiren Engürülü, hedeflerinin sigortalılık oranını çok daha yukarı taşımak olduğunu söyledi:
“Her şey mükemmel değil ama bir gayretin içindeyiz. O %75’i de sisteme katmak için hep birlikte çalışacağız”