Advertisement
14.07.2026
weather
22°
Sigorta Kulisi Sektör Hamdi Erçelik: Limanlarda en ucuz poliçe, en doğru poliçe değildir

Hamdi Erçelik: Limanlarda en ucuz poliçe, en doğru poliçe değildir

TÜRKLİM Başkanı Hamdi Erçelik, liman sigortaları, risk yönetimi, 6 Şubat depremleri, siber güvenlik ve Türkiye’nin 2050 limancılık vizyonunu anlattı

TÜRKLİM Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Erçelik, limanların yalnızca yük elleçlenen tesisler değil; ticaretin, tedarik zincirlerinin ve afet dönemlerinde iş sürekliliğinin merkezinde yer alan stratejik yapılar olduğunu söyledi. Erçelik, liman sigortalarında doğru teminat ve doğru bedelin kritik önem taşıdığını vurguladı.

Zeynep Türker ve Uğur Gülen’in sunduğu Sigortacı Kafası’na konuk olan TÜRKLİM Yönetim Kurulu Başkanı ve Borusan Limanı Genel Müdürü Hamdi Erçelik, Türkiye limancılığının mevcut durumunu, sigorta ve risk yönetiminin sektördeki rolünü, jeopolitik gelişmeleri ve 2050 vizyonunu değerlendirdi.

Türkiye limanlarının küresel ticaret açısından stratejik bir konumda bulunduğunu belirten Erçelik, dünya ticaretinin yaklaşık yüzde 85’inin deniz yoluyla gerçekleştirildiğine dikkat çekti.

Erçelik, limanların yalnızca deniz taşımacılığına hizmet eden noktalar olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, kara, deniz ve demir yolunu bir araya getiren lojistik merkezler olduklarını söyledi.

Türkiye limanları dünya ortalamasından hızlı büyüyor

Hamdi Erçelik’in paylaştığı verilere göre Türkiye, 2025 yılını 553 milyon ton yük elleçleme, 14 milyon TEU’nun üzerinde konteyner elleçleme ve 2 milyonu aşan yolcu hareketiyle tamamladı.

Türkiye limancılık sektörünün yıllık yüzde 3,5-4 düzeyinde büyüdüğünü belirten Erçelik, dünya ortalamasındaki büyümenin yaklaşık yüzde 1,1 seviyesinde kaldığını ifade etti.

Türkiye’nin üç tarafının denizlerle çevrili olması, iç denize sahip bulunması ve uluslararası ulaşım koridorları üzerinde yer alması, limancılık alanındaki büyüme potansiyelini destekleyen başlıca unsurlar arasında gösteriliyor.

Limanlarda risk yönetimi günlük işleyişin parçası

Limanların gemi sahipleri, yük sahipleri, acenteler, gümrük idaresi, liman başkanlıkları ve diğer kamu otoritelerinin yer aldığı geniş bir ekosistemi yönettiğini belirten Erçelik, bu yapının çok sayıda operasyonel ve finansal riski beraberinde getirdiğini söyledi.

Erçelik, liman işletmelerinde risklerin öncelikle görünür hale getirilmesi gerektiğini belirterek, ulusal ve uluslararası mevzuatla uyum sağlandıktan sonra kalan risklerin sigorta çözümleriyle yönetilebileceğini ifade etti.

TÜRKLİM bünyesinde 6 Şubat depremlerinin ardından afet yönetimi ve kurumsal risk yönetimi çalışma grubu oluşturulduğunu belirten Erçelik, Kurumsal Risk Yönetimi Derneği ve Sigorta Brokerleri Derneği ile birlikte limanlara yönelik bir rehber hazırlandığını açıkladı.

“En ucuz poliçe, en doğru poliçe değil”

Limanların yüksek yatırım maliyetine sahip, mühendislik açısından özel yapılar olduğunu söyleyen Erçelik, sigorta programlarının yalnızca fiziksel varlıkları değil, gelir kaybını ve iş sürekliliğini de kapsaması gerektiğini vurguladı.

Erçelik, liman işletmelerinde poliçe seçiminde fiyatın tek ölçüt olmaması gerektiğini şu sözlerle anlattı:

“En ucuz poliçe, en doğru poliçe değil. Arkasında ciddi bir araştırma ve inceleme yapılan, doğru değerden ve doğru teminatlarla oluşturulan poliçe kıymetlidir.”

Limanların kamusal nitelik taşıyan kritik altyapılar olduğunu belirten Erçelik, bir hasar sonrasında işletmenin faaliyetlerine hızla dönebilmesinin yalnızca yatırımcı açısından değil, sanayi, ticaret ve tedarik zinciri açısından da önem taşıdığını söyledi.

6 Şubat depremleri limanların önemini gösterdi

6 Şubat depremlerinde kara ve demir yolu bağlantılarının kesildiği, hava koşullarının da ulaşımı zorlaştırdığı dönemlerde deniz yolunun açık kaldığını hatırlatan Erçelik, limanların afet müdahalesindeki rolüne dikkat çekti.

Deprem bölgesine iş makineleri ve yardım malzemelerinin deniz yoluyla taşındığını belirten Erçelik, bazı yolcu gemilerinin depremzedelerin konaklaması için kullanıldığını aktardı.

Erçelik, afet dönemlerinde yalnızca liman altyapısının ayakta kalmasının yeterli olmadığını, çalışanların, ekipmanların ve operasyonun devamlılığının da önceden planlanması gerektiğini ifade etti.

Sorumluluk sigortaları ve ekspertiz süreçleri öne çıkıyor

Limanlarda varlık sigortalarının yanı sıra mali sorumluluk, işveren sorumluluk ve üçüncü kişilere ait mallara ilişkin teminatların da büyük önem taşıdığını belirten Erçelik, risklerin saklanmak yerine sigorta danışmanlarıyla şeffaf biçimde paylaşılması gerektiğini söyledi.

Hasar sonrasında farklı sigorta şirketleri arasındaki rücu süreçleri, ortak ekspertiz, bilirkişi incelemeleri ve gümrüklü alan prosedürlerinin toparlanma süresini uzatabildiğini belirten Erçelik, bu darboğazların azaltılmasına yönelik çalışmalar yürüttüklerini kaydetti.

Jeopolitik riskler ticaret rotalarını değiştiriyor

Basra Körfezi ve çevresindeki gelişmelerin liman operasyonlarını ve küresel ticaret rotalarını etkilediğini söyleyen Erçelik, bazı limanların kapasitesinin düştüğünü, bazı yük hareketlerinin ise alternatif bölgelere kaydığını belirtti.

Bu süreçte Mersin-İskenderun hattı, Mısır limanları ve Suudi Arabistan’daki yeni liman projelerinin daha fazla önem kazanabileceğini ifade eden Erçelik, Türkiye’nin orta vadede daha güvenli bir ticaret ve lojistik merkezi olarak öne çıkabileceğini söyledi.

2050’de iki kat kapasite ihtiyacı

TÜRKLİM’in 2050 vizyon çalışmasına göre Türkiye’de yük elleçleme ihtiyacının bugünkü seviyenin yaklaşık iki katına çıkması bekleniyor.

Erçelik, mevcut limanların büyütülmesinin yanı sıra yeni kapasite yatırımlarına da ihtiyaç duyulacağını belirterek, liman yatırımlarının uzun vadeli finansman ve işletme süresi gerektirdiğine dikkat çekti.

Deniz alanlarının 49 yıllığına kiralanmasına dayanan mevcut modelde yatırımcıların önünü görebileceği sürenin giderek kısaldığını belirten Erçelik, bu sürelerin uzatılmasının sektörün en önemli gündemlerinden biri olduğunu söyledi.

Dijital dönüşüm, siber güvenlik ve yeşil limanlar

Türkiye’de uygun liman alanlarının sınırlı olduğunu belirten Erçelik, gelecekte daha fazla yükün aynı alanda elleçlenebilmesi için dijitalleşme, yapay zekâ, dijital ikiz ve entegre planlama çözümlerinin kullanılmasının zorunlu hale geleceğini ifade etti.

Siber saldırıların konteyner hatlarını, havalimanlarını ve lojistik operasyonları durdurabildiğini hatırlatan Erçelik, siber güvenliğin liman işletmelerinin günlük faaliyetleri ve sigorta programları açısından kritik bir risk alanı olduğunu söyledi.

Yeşil dönüşüm kapsamında gemilere kıyı elektriği sağlanması, yenilenebilir enerji yatırımları ve hidrojen ekonomisinin de limanların rolünü yeniden şekillendireceğini belirten Erçelik, yeni teknolojilerle birlikte yeni sigorta ve sorumluluk ihtiyaçlarının ortaya çıkacağını vurguladı.

Liman sigortalarında en önemli konu nedir?

Liman sigortalarında yalnızca düşük prim değil; altyapı hasarı, gelir kaybı, iş durması ve sorumluluk risklerini kapsayan doğru teminat yapısı ile gerçekçi sigorta bedeli önem taşır.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *