12. Global Riskler Zirvesi kapsamında düzenlenen “Küresel Riskler ve Kurumsal Dayanıklılık” panelinde, risk dünyasının önde gelen isimleri küresel gelişmelerin Türkiye’ye etkilerini değerlendirdi. Panelde jeopolitik risklerden insan kaynağına, yapay zekâdan afet risklerine kadar birçok başlıkta kurumsal dayanıklılığın yeni çerçevesi ele alındı.
12. Global Riskler Zirvesi kapsamında düzenlenen “Küresel Riskler ve Kurumsal Dayanıklılık” panelinde, risk dünyasının önde gelen isimleri küresel perspektiften Türkiye’ye uzanan kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Nasıl Bir Ekonomi Kurumsal Koordinatörü Didem Eryar Ünlü moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde; Aon Türkiye Eş CEO’su Selda Oknaş Tanbay, Marsh Türkiye, Doğu Akdeniz ve Hazar Bölgesi CEO’su Tarık Serpil ile Kurumsal Risk Yönetimi Derneği (KRYD) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Sevgin Zorlucan Eke görüşlerini paylaştı.
Panelde, değişen küresel risk ortamında şirketlerin eski reflekslerle yol almasının yeterli olup olmadığı ve dayanıklılık çağında yeni reflekslerin nasıl inşa edilmesi gerektiği sorusu öne çıktı. Jeopolitik gelişmeler, insan kaynağı sorunları, afet riski, rekabet gücü ve risk transferi gibi başlıklar panelin ana gündemini oluşturdu.
Panelin moderatörlüğünü üstlenen Didem Eryar Ünlü, iş dünyasının değişen risk ortamında artık daha farklı bir bakış açısına ihtiyaç duyduğunu vurguladı. Ünlü, eski reflekslerin bugünün koşullarında yeterli olup olmadığını sorgularken, dayanıklılık çağında kurumların nasıl yeni refleksler geliştirmesi gerektiğini gündeme taşıdı.
Selda Oknaş Tanbay: Risk yönetimi yönetim kurulu seviyesinde ele alınmalı
Aon Türkiye Eş CEO’su Selda Oknaş Tanbay, risklerin özellikle ticaret ve insan kaynağı başlıklarında ilk 10 risk arasında öne çıktığını belirtti. Türkiye ve küresel raporlar karşılaştırıldığında ilk 10 riskin 7’sinin ortak olduğuna dikkat çeken Tanbay, bu tablonun risklerin artık daha bütüncül şekilde ele alınmasını zorunlu kıldığını ifade etti.
Tanbay, risk yönetiminin yalnızca operasyonel bir süreç olarak değil, doğrudan yönetim kurulu seviyesinde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Yönetim kurulu başkanlarının şirketlerin faaliyet alanlarına göre önceliklendirilmiş risklere ilişkin daha net mesajlar görmek istediğini belirten Tanbay, CEO’nun yanında proaktif çalışan bir risk yönetimi ekibinin artık bir tercih değil, gereklilik haline geldiğini söyledi.
İnsan kaynağı riskine de dikkat çeken Tanbay, özellikle Z kuşağında yalnızlaşma ve yeterli gelir elde edememe gibi sorunların öne çıktığını, bunun da şirketler açısından yeni bir risk alanı oluşturduğunu dile getirdi.
Tarık Serpil: Jeopolitik riskler ve büyük veri yeni rekabet alanı yarattı
Marsh Türkiye, Doğu Akdeniz ve Hazar Bölgesi CEO’su Tarık Serpil ise jeopolitik risklerin son dönemde belirgin şekilde ön plana çıktığını ifade etti. Serpil, şirketlerin artan belirsizlik ortamında rekabet gücünü korumasının, risklere karşı daha güçlü bir koruma sağladığını belirtti.
Yapay zekâ ve büyük veri uygulamalarının iş dünyasına önemli bir rekabet avantajı sunduğunu vurgulayan Serpil, bu yeni dönemde üç temel adımın öne çıktığını söyledi. Bunları yönetim yapısı, planlama ve risk transferi olarak sıralayan Serpil, şirketlerin yalnızca mevcut riskleri değil, gelecekte oluşabilecek tehditleri de dikkate alan bir yapı kurması gerektiğini ifade etti.
Sevgin Zorlucan Eke: Riskler artık sabit başlıklarla yönetilemiyor
KRYD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Sevgin Zorlucan Eke de risklerin artık sabit başlıklarla ele alınamayacağını ve önceliklerin sürekli değiştiğini belirtti. Bu nedenle şirketlerin daha esnek, daha katmanlı ve daha entegre bir risk yönetimi yaklaşımına ihtiyaç duyduğunu ifade etti.
Eke, mali riskler, iş sürekliliği riskleri ile şirketi geleceğe taşıyan riskler ve fırsatların birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Farklı risk başlıklarının birbirinden bağımsız ele alınmaması gerektiğini vurgulayan Eke, özellikle afet riskleri kapsamında kritik bağımlılıkların doğru tespit edilmesinin büyük önem taşıdığını kaydetti.
KRYD Dayanıklılık ve İş Sürekliliği Çalışma Grubu ile yürütülen çalışmaların bu alandaki kapasiteyi güçlendirdiğini belirten Eke, kurumsal dayanıklılığın artık tüm iş süreçlerinin merkezinde yer alması gerektiğine dikkat çekti.
Ortak mesaj: Kurumsal dayanıklılık için bütüncül yaklaşım şart
Global Riskler Zirvesi’nde yapılan değerlendirmeler, kurumların giderek daha karmaşık hale gelen risk ortamında yalnızca mevcut tehditlere odaklanmasının yeterli olmadığını ortaya koydu. Panelde öne çıkan ortak mesaj; kurumsal dayanıklılığın güçlendirilmesi, risk yönetiminin üst yönetim düzeyinde sahiplenilmesi, insan kaynağı ve jeopolitik gelişmeler gibi başlıkların stratejik düzeyde ele alınması ve risk transferi mekanizmalarının etkin kullanılması gerektiği oldu.