Advertisement
28.10.2026
weather
14°
Sigorta Kulisi Sektör Allianz raporu: Doğal afetler iş kesintisi hasarlarının yüzde 34’ünü oluşturuyor

Allianz raporu: Doğal afetler iş kesintisi hasarlarının yüzde 34’ünü oluşturuyor

Allianz Commercial'ın raporuna göre doğal afetler, iş kesintisi hasarlarının değerinde yüzde 34 paya sahip. Allianz Türkiye, COP31 öncesinde dayanıklılık çağrısı yaptı

Allianz Commercial’ın 7.888 hasar dosyasını kapsayan araştırmasına göre doğal afetler, incelenen iş kesintisi hasarlarının toplam değerinde yüzde 34 paya sahip. Ortalama iş kesintisi hasarı 850 bin euroyu aşarken Allianz Türkiye, COP31 öncesinde işletmelere iklim risklerine uyum ve iş sürekliliği planlamasını güçlendirme çağrısı yaptı.

Türkiye’nin 9–20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) öncesinde, iklim kaynaklı afetlerin işletmeler üzerindeki ekonomik ve operasyonel etkileri gündeme geliyor.

Ekim ayında İstanbul’da yaşanan şiddetli yağışlar ve seller, şirketler açısından afetlere hazırlığın yalnızca tesislerin korunmasıyla sınırlı olmadığını; faaliyetlerin ne kadar sürede yeniden başlayacağının da planlanması gerektiğini hatırlattı.

Allianz Commercial’ın Business Interruption Claims: Trends and Developments in Corporate Insurance Losses başlıklı raporu, Ocak 2021–Aralık 2025 dönemine ait 7.888 iş kesintisi sigorta hasar dosyasını ve yaklaşık 6,74 milyar euroluk toplam hasar tutarını inceliyor.

Küresel hasar verilerine dayanan analiz, iş durmasının maliyetini ve işletmeler için dayanıklılık planlamasının önemini ortaya koyuyor.

Doğal afetler hasar değerinde yüzde 34, dosya sayısında yüzde 26 paya sahip

Allianz Commercial’ın analizine göre doğal afetler, incelenen iş kesintisi hasarlarının toplam değerinin yüzde 34’ünü oluşturarak maliyet açısından ikinci sırada yer aldı.

Dosya sayısındaki yüzde 26’lık paylarıyla ise en sık görülen iş kesintisi nedeni oldu.

Sel, fırtına, dolu ve orman yangını gibi olaylar işletmelerde fiziksel hasarın yanı sıra üretimin durmasına, tedarik zincirlerinin aksamasına, lojistik süreçlerin kesintiye uğramasına ve kritik altyapılara erişimin zorlaşmasına neden olabiliyor.

Bu nedenle bir afetin ekonomik etkisi, yalnızca zarar gören tesislerin onarım maliyetiyle sınırlı kalmayabiliyor.

Ortalama iş kesintisi hasarı 850 bin euro'yu aştı

Araştırmaya göre ortalama iş kesintisi hasarı 850 bin euronun üzerine çıktı. Bu tutar, aynı olaylarla ilişkili ortalama fiziksel hasar tutarından yaklaşık yüzde 70 daha yüksek seviyede bulunuyor.

Raporda, ortalama iş kesintisi hasarının değerinin son iki yılın her birinde yıllık bazda yüzde 30’dan fazla arttığı belirtiliyor.

Üretimdeki duruş, teslimat gecikmeleri, alternatif tedarik arayışları ve faaliyetleri yeniden başlatmak için geçen sürenin işletmelerin toplam kaybını büyütebildiği vurgulanıyor.

En yüksek maliyetli iş kesintisi nedeni yangın ve patlama

Allianz Commercial verilerine göre yangın ve patlama, iş kesintisi hasarlarında maliyet bakımından ilk sırada yer alıyor.

Bu olaylar, incelenen hasarların toplam değerinin yüzde 40’tan fazlasını oluşturuyor. Doğal afetler ise yüzde 34 ile ikinci sırada bulunuyor.

Bu sonuç, işletmelerin dayanıklılık çalışmalarının yalnızca iklim kaynaklı tehlikeleri değil, yangın ve patlama gibi faaliyetleri durdurabilecek diğer riskleri de kapsaması gerektiğine işaret ediyor.

Afetler iş sürekliliğini nasıl etkiliyor?

Öktem Örkün

Şiddetli yağışın veya selin bir üretim tesisindeki kritik ekipmanlara zarar vermesi, üretimin durmasına yol açabiliyor.

Tesis yeniden faaliyete geçmeye hazır olsa bile tedarikçilerin üretim yapamaması, lojistik hatlarının aksaması ya da gerekli malzemelerin zamanında temin edilememesi toparlanma sürecini uzatabiliyor.

Yangın, deprem ve diğer afetler de benzer şekilde işletmenin faaliyetlerini, çalışanlarını, tedarikçilerini ve müşterilerine karşı yükümlülüklerini etkileyebiliyor.

Bu nedenle işletmelerin kritik varlıklarını, tedarikçi bağımlılıklarını ve alternatif operasyon seçeneklerini önceden belirlemesi; iş sürekliliği planlarını farklı senaryolara göre güncellemesi önem taşıyor.

COP31 gündemindeki iklim değişikliğine uyum ve dayanıklılık başlıkları da işletmeler için bu noktada karşılık buluyor.

Emisyonların azaltılmasının yanı sıra değişen iklim koşullarına hazırlık ve olası kesintilerin etkisini sınırlayacak önlemler, uzun vadeli iş sürekliliğinin parçaları arasında yer alıyor.

Öktem Örkün: “Dayanıklılık, risk gerçekleşmeden önce başlıyor”

Allianz Türkiye Elementer Ticari Sigortalar Genel Müdür Yardımcısı Öktem Örkün, COP31 öncesinde işletmelerin iklim risklerine karşı hazırlıklarını değerlendirdi.

“COP31’in gündemimize taşıdığı uyum ve dayanıklılık konularını, işletmelerin günlük kararlarıyla ilişkilendirmeliyiz. Risk yönetiminde hangi varlıkların zarar görebileceğini değerlendirirken, işletmenin faaliyetlerine ne kadar sürede dönebileceğini de sormalıyız. Bu sorunun yanıtını afet yaşanmadan önce vermek; kritik süreçleri belirlemeyi, alternatifleri değerlendirmeyi ve iş sürekliliği planlarını güncel tutmayı gerektiriyor."

"Emisyonları azaltmanın yanı sıra, değişen iklim koşullarına uyum sağlamak ve olası kesintilere hazırlıklı olmak da işletmelerin öncelikleri arasında yer almalı. Allianz Türkiye olarak ticari sigortacılık alanındaki uzmanlığımızla işletmelerin risklerini değerlendirmelerine ve olası kayıpların etkisini azaltmaya yönelik önlemleri ele almalarına destek olmayı önemsiyoruz. Dayanıklılık, risk gerçekleşmeden önce alınan önlemlerle başlıyor.”

AllIanz Teknik’ten işletmelere deprem, yangın ve iklim riski desteği

Allianz Türkiye, ticari sigortacılık alanındaki uzmanlığıyla işletmelerin risklerini değerlendirmelerine ve risk yönetimi süreçlerini geliştirmelerine destek olmayı hedefliyor.

Şirketin açıklamasına göre Allianz Teknik, Türkiye’nin ilk ve tek akredite deprem merkezi olmasının yanı sıra yangına tepki testleri yapma yetkisi bulunan üç akredite kurumdan biri.

Merkez; deprem ve yangın testlerinin yanında iklim değişikliği riskleri de dâhil olmak üzere uygulamalı eğitim ve danışmanlık hizmetleri sunuyor.

Allianz Teknik’in çalışmalarının, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) afetlere hazırlık, risklerin önceden belirlenmesi ve operasyonel dayanıklılık alanlarında güçlenmesine katkı sağlaması amaçlanıyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *