Ahmet Yaşar, halka arzdan sağlanacak 3,7 milyar TL ile sermayeyi güçlendireceklerini, kasko ve teknoloji ağırlıklı sigorta modellerinde büyüyeceklerini söyledi.
Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar, Rahim Ak’ın sunduğu “Ayılar ve Boğalar” programında Quick Sigorta’nın halka arzını, finansal performansını ve büyüme hedeflerini anlattı.
Programda paylaşılan bilgilere göre bu yıl şimdiye kadar 28 şirket halka açılarak piyasadan 58,5 milyar TL kaynak topladı. Devam eden halka arzlarla şirket sayısının 30’a, sağlanan toplam kaynağın ise yaklaşık 66 milyar TL’ye ulaşması bekleniyor.
Quick Sigorta’nın halka arz kararının sermaye ihtiyacından değil, uzun vadeli bir stratejiden kaynaklandığını belirten Yaşar, “Her şirketin halka açılmak için farklı sebepleri var. Bizimki tamamen bir vizyon ve strateji” dedi.
Quick Sigorta’nın 2025 yılı kârının 10 milyar TL’yi aştığını açıklayan Yaşar, şirketin 76,60 TL fiyat ve yüzde 25 iskonto ile halka arz edildiğini belirtti.
“2025 sonu rakamlarına baktığımızda şirketin 10 milyar TL’nin üzerinde kârı var. Değerlemeye baktığımızda aslında 3-3,5 yıllık kârımızın karşılığında bir değerlemeyle halka arz oluyoruz.”
Quick Sigorta’nın faaliyete başladığı 2017 yılındaki ilk yarım dönem dışında zarar ettiği bir dönem bulunmadığını ifade eden Yaşar, öz kaynakların güçlendirilmesi amacıyla uzun süre temettü dağıtılmadığını söyledi.
“Sigorta şirketleri sermaye şirketleridir. Bu nedenle öz kaynağımızın güçlenmesi için prensip olarak temettü ödemesi gerçekleştirmedik. Ancak 2023 yılında sektörde beşinci sıraya oturduktan sonra temettü ödemelerine başladık.”
Şirketin son iki yıldaki temettü politikasını da paylaşan Yaşar, “2024 ve 2025 yıllarında öz kaynağımızın yüzde 5’i kadar temettü ödedik. Önce 650 milyon TL, ardından 1,1 milyar TL temettü dağıttık. Bu politikanın bundan sonra da aynı şekilde devam etmesini arzuluyoruz” ifadelerini kullandı.
“Ortak satışı yok”
Quick Sigorta’nın halka arzında ortak satışı bulunmadığını vurgulayan Yaşar, “Ortak satışı yok. Bir yıl boyunca da ortakların hisse satmama taahhüdü var” dedi.
Şirketin ana sermayedarının Mahmut Erdemoğlu ve ailesi olduğunu belirten Yaşar, çalışanlar ile yöneticilerin de Quick Sigorta’da küçük paylarla ortak olduğunu söyledi:
“Bir sermayedarımız var; Mahmut Erdemoğlu Bey ve ailesi. Onun dışında şirketin çalışanları ve yöneticileri, yani bizler de şirketin küçük ortakları konumundayız.”
Halka arzdan sağlanacak yaklaşık 3,7 milyar TL’lik kaynağın tamamının şirkete aktarılacağını belirten Yaşar, sermayenin sürdürülebilir büyüme ve yeni ürünlerin geliştirilmesi için kullanılacağını ifade etti.
“Bizimki tamamen bir vizyon ve strateji”
Quick Sigorta’nın Mart 2026 itibarıyla 25,1 milyar TL öz kaynağa ve 101,5 milyar TL aktif büyüklüğüne sahip olduğunu belirten Yaşar, şirketin her iki alanda da sektörün beşinci büyük oyuncusu olduğunu söyledi.
Halka arzın kurumsal yönetim açısından önemine dikkat çeken Yaşar, şunları söyledi:
“Sigorta şirketleri yalnızca sermayedarlarının şirketleri değildir. Ülkenin ekonomik dayanıklılığı ve ekonominin sürdürülebilirliği açısından çok önemli ve değerlidir. Tüm dünyada ve Avrupa’da sigorta şirketleri zor zamanlarında değil, en güçlü oldukları dönemlerde halka arz olurlar.”
Quick Sigorta’nın finansal açıdan güçlü bir dönemde halka açıldığını belirten Yaşar, “Kurumsal yönetişim kapasitemizi, şeffaflığımızı, hesap verebilirliğimizi ve finansal derinliğimizi artırmak için halka arz oluyoruz” dedi.
Halka arz gelirinin sermaye yapısını daha da güçlendireceğini kaydeden Yaşar, “Zaten güçlü bir öz kaynağımız var. Halka arzdan gelecek 3,7 milyar TL’lik kaynakla bu sermayeyi daha da güçlendireceğiz” diye konuştu.
“Sermaye güçlendikçe risk kapasitesi genişler”
Sigorta şirketlerinin sunduğu teminatların sermaye gücüyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Yaşar, “Sigorta şirketleri sermaye şirketleridir. Ne kadar güçlü sermayeye sahip olurlarsa sundukları teminatlar, risk iştahları ve risk kapasiteleri de o kadar genişler” dedi.
Yaşar, halka arzla birlikte Quick Sigorta’nın teknolojik altyapısını, kurumsal yapısını ve sermaye kapasitesini daha da geliştirmeyi hedeflediklerini söyledi:
“Bütün teknolojik ve kurumsal altyapımızı, sermaye kapasitemizi geliştirdik. Bunları daha da geliştirerek sürdürülebilir, uzun süreli, finansal dayanıklılığı ve kurumsal yönetişim kapasitesi yüksek bir şirket oluşturmaya çalışıyoruz.”
Halka arz sonrası kaskoda büyüme hedefi
Quick Sigorta’nın zorunlu trafik sigortasındaki lider konumunun yanı sıra kasko alanında da büyümeyi hedeflediğini belirten Yaşar, şirketin kaskodaki pazar payının yaklaşık yüzde 3 olduğunu söyledi.
“Zorunlu trafik sigortasında zaten lideriz. Kasko sigortalarında da önemli bir oyuncu olmak ve pazar payımızı artırmak için çalışacağız.”
Quick Sigorta’nın finansal sigortalar ve oto sigortalarındaki uzmanlığını büyüme alanları arasında konumlandırdığını belirten Yaşar, “Hem finansal sigortalar alanındaki uzmanlığımız hem de oto sigortalarındaki deneyimimiz ve liderliğimizle büyüme alanlarımızı bu taraflarda görüyoruz” ifadelerini kullandı.
“İlk 40 bin poliçenin yüzde 91’i yeni girişlerden oluştu”
Yaşar, Quick Sigorta’nın “Her yaşa, her araca” yaklaşımıyla geliştirdiği KASKONOMİQ ürününde ilk 40 bin poliçeye ulaşıldığını açıkladı.
KASKONOMİQ’in ilk sonuçlarını paylaşan Yaşar, şöyle konuştu:
“İlk 40 bin poliçenin yüzde 91’i sisteme yeni giren araç sahiplerinden oluşuyor. Bunun yüzde 55’i daha önce hiç poliçe yaptırmamış, yüzde 44’ü ise geçmişte poliçe yaptırmış ancak daha sonra sistemden çıkmış ve bu ürünle yeniden dönmüş araç sahipleri. Yüzde 9’luk bölüm ise yenilemelerden oluşuyor.”
Türkiye’de kasko sigortalılık oranının düşük olduğuna dikkat çeken Yaşar, “Ülkemizde dört araçtan yalnızca biri kasko sigortalı. Geri kalan dört araçtan üçü açısından bir ürün problemi vardı. Biz bu problemi ortadan kaldıracak bir ürün arzı sağladık ve bunun sahada karşılık bulduğunu görüyoruz” dedi.
“Dokuz yılda 30 milyondan fazla poliçe ürettik”
Quick Sigorta’nın ilk poliçesini Mayıs 2017’de düzenlediğini hatırlatan Yaşar, şirketin dokuz yıllık büyüme yolculuğunu şu sözlerle anlattı:
“Quick Sigorta henüz dokuz yaşında. 2022 yılından itibaren zorunlu trafik sigortasında sektör lideri konumuna geldi. 2023 yılından itibaren de öz kaynak ve aktif büyüklük sıralamasında beşinci sıraya yükseldi.”
Şirketin güçlü bir müşteri kapasitesine ulaştığını belirten Yaşar, “Bu süreçte 30 milyondan fazla poliçe ürettik. Şimdi sahip olduğumuz deneyim ve müşteri kapasitesiyle kasko sigortalarında da pazar payımızı daha da artırmak üzere ürün çeşitliliğimizi genişletiyoruz” dedi.
“Sonucu deneyim ve güçlü sermaye ortaya çıkardı”
Quick Sigorta’nın hızlı büyümesinde deneyimli yönetim kadrosu ile güçlü sermayedar yapısının etkili olduğunu belirten Yaşar, şirket çalışanları ve yöneticilerinin uzun yıllara dayanan sektör deneyimine sahip olduğunu söyledi.
“Sahaya hâkim, 37-40 yıldır sigortacılık yapan, farklı şirketlerde genel müdürlük, genel müdür yardımcılığı, yönetim kurulu üyeliği ve grup başkanlığı yapmış yöneticilerden oluşuyoruz. Bu bilgi ve deneyimle güçlü sermayedar yapısı birleşti ve Quick Sigorta ortaya çıktı.”
Bina tamamlama sigortasında büyüme alanı
Quick Sigorta’nın 2018’den bu yana finansal sigortalar alanında faaliyet gösterdiğini belirten Yaşar, şirketin önce kefalet sigortası, ardından bina tamamlama sigortasıyla bu alana girdiğini söyledi.
Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğuna ve kentsel dönüşüm ihtiyacına dikkat çeken Yaşar, “Kentsel dönüşümün önündeki engelleri kaldıracak en önemli ürünlerden biri bina tamamlama sigortasıdır” dedi.
Bina tamamlama sigortasının ciddi bir organizasyon gerektirdiğini belirten Yaşar, şöyle devam etti:
“Fizibilite ve saha denetimi, proje değerlendirmesi ve hukuki sözleşmelerin incelenmesi süreçleri ciddi ekipler ve yatırım gerektiriyor. Biz burada organizasyonumuzu tamamladık ve arz sağlayıcısı konumuna geldik. Diğer şirketlerimizi de bu pazara girmeleri için teşvik etmeye çalışıyoruz.”
“31 milyar dolardan 50 milyar dolara giderken sıçrama gerekiyor”
Sigorta sektörünün 2025 yılını 31 milyar dolarlık büyüklükle kapattığını belirten Yaşar, 2030 yılı için belirlenen hedefin 50 milyar dolar olduğunu söyledi.
“31 milyar dolardan 50 milyar dolara giderken bu yalnızca mevcut üretimin artmasıyla olmayacak. Arada bir sıçramaya ihtiyacımız var.”
Sektörde mikro sigortalar, bütünleşik sigortacılık ve parametrik ürünler konusunda düzenleme çalışmaları yürütüldüğünü belirten Yaşar, şunları söyledi:
“SEDDK’nın önderliğinde mikro sigortalar, gömülü sigortacılık yerine bütünleşik sigortacılık olarak adlandıracağımız alanlar, parametrik sigortalar ve teknoloji içeren yeni sigorta modelleri üzerinde çalışmalar yapılıyor.”
“Yeni branş demiyorum; yeni sigorta modellerinden söz ediyorum. Quick Sigorta olarak bütün altyapımızı hazırladık. Sektörün gerçekleştirmesi gereken bu sıçramada biz de yerimizi alacağız.”
Sigorta sektörünün üretimi 744 milyar TL’ye ulaştı
Türk sigorta sektörünün Haziran 2026 sonu itibarıyla 744 milyar TL prim üretimine ulaştığını belirten Yaşar, hayat dışı şirketlerin 629 milyar TL ile toplam üretimin yüzde 85’ini gerçekleştirdiğini söyledi.
Hayat sigortalarının üretiminin ise 115 milyar TL ve payının yüzde 15 olduğunu aktaran Yaşar, sektörün büyüme performansını şöyle değerlendirdi:
“Sektör olarak yüzde 29 büyümüş durumdayız. Ancak bu büyüme enflasyonun yaklaşık 3 puan gerisinde. Hayat sigortacılığında enflasyonun oldukça üzerinde reel büyümeden söz edebiliriz fakat hayat dışında reel büyüme yok.”
Poliçe sayısı ve yeni sigortalı oranlarının arttığını belirten Yaşar, “Poliçe adetlerimizde ve yeni sigortalı oranlarımızda artış var. Primlerin enflasyonun gerisinde kalmasının nedenlerinden biri Türk sigorta sektöründe yaşanan yoğun rekabet” dedi.
“Risklerin arttığı, primlerin uygun olduğu bir dönemdeyiz”
İklim değişikliğiyle birlikte sel, fırtına, heyelan ve orman yangını risklerinin arttığını belirten Yaşar, depremin Türkiye’nin en büyük risklerinden biri olmaya devam ettiğini söyledi.
“Bir tarafta risklerin en çok arttığı dönemlerden birini yaşarken diğer tarafta sigorta primleri ve koşulları açısından uygun bir dönemdeyiz. Bu nedenle sigortalı olmak için uygun bir dönemden geçiyoruz.”
“Sigorta şirketlerinin artık önleyici bir işlevi var”
Sigorta sektörünün ülkenin koruma açıklarını kapattığını belirten Yaşar, sektörün sağladığı fonlarla ekonomik dayanıklılığa da katkı sunduğunu söyledi.
Türk sigorta sektörünün yaklaşık 3,5 trilyon TL’lik fon büyüklüğüne ulaştığını kaydeden Yaşar, “Sigorta ve bireysel emeklilik fonlarıyla birlikte Türkiye’nin en büyük kurumsal yatırımcısı konumundayız” dedi.
Sigorta şirketlerinin işlevinin değiştiğine dikkat çeken Yaşar, şu ifadeleri kullandı:
“Sigorta şirketleri artık yalnızca zarar gerçekleştiğinde hasarı tazmin eden şirketler değil. Riskleri öngören, öngördükleri riskleri önleyen, önleyemedikleri risklerin kötü sonuçlarını azaltan şirketlerdir.”
Yaşar, oluşturulan fonların finansal piyasalara etkisini ise şöyle anlattı:
“Topladığımız primlerle fon oluşturuyoruz. Bu fonlar finansal piyasaların derinliğini artırıyor, uzun vadeli kaynak yaratıyor ve ülkenin ekonomik dayanıklılığını güçlendiriyor.”
“81 il ve 970 ilçede 9 bin acentemiz var”
Quick Sigorta’nın Türkiye geneline yayılan güçlü bir dağıtım kanalına sahip olduğunu belirten Yaşar, “Türkiye’nin 81 iline ve 970 ilçesine yayılmış yaklaşık 9 bin acentemiz var. İlk günden beri çevrim içi sigortacılık yapıyor, dijital ve fiziki kanalları birleştiriyoruz” dedi.
Quick Sigorta’nın hayat dışı branşların tamamında ruhsata sahip olduğunu belirten Yaşar, hayat sigortası iştirakiyle birlikte bireysel emeklilik dışındaki tüm sigortacılık alanlarında faaliyet gösterdiklerini söyledi.
“QuIck Sigorta bir ekosistemin merkezinde”
Quick Sigorta’nın yalnızca bir sigorta şirketi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Yaşar, şirketin farklı finansal iştiraklerden oluşan bir ekosistemin merkezinde yer aldığını söyledi.
“Quick Sigorta bir ekosistemin amiral gemisi. Bir finansman şirketi, ödeme sistemleri şirketi, hayat sigortası şirketi, mobilite şirketi, halka açık gayrimenkul yatırım ortaklığı, inşaat ve teknoloji şirketlerinden oluşan bir yapının merkezinde bulunuyor.”
Halka arzın bu yapının uzun vadeli sürdürülebilirliğini artıracağını belirten Yaşar, “Hiçbirimiz ölümsüz değiliz. Sürdürülebilir, uzun süreli, finansal dayanıklılığı ve kurumsal yönetişim kapasitesi yüksek bir şirket oluşturmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
Yatırım gelirleri sektör ortalamasının üzerinde
Quick Sigorta’nın yatırım gelirlerine ilişkin verileri de paylaşan Yaşar, “Mart 2026 sonu itibarıyla Quick Sigorta’nın yatırım gelirleri oranı yüzde 94, sektör ortalaması ise yüzde 36. 2025 sonuna baktığımızda Quick Sigorta’da bu oran yüzde 59, sektör ortalamasında yüzde 38 seviyesindeydi” dedi.
Yerli şirket olmanın hızlı karar alma süreçlerinde avantaj sağladığını belirten Yaşar, “Türkiye’de koşullar çok hızlı değişiyor. Yerli bir şirket olmamız ve sahaya hâkimiyetimiz, hızlı karar alma avantajını kullanmamızı sağlıyor” diye konuştu.
Halka arzın Quick Sigorta’ya yeni bir dinamizm kazandıracağını belirten Yaşar, sözlerini şöyle tamamladı:
“Belli bir büyüklüğe ve yapıya ulaştık. Halka arzdan elde edeceğimiz dinamizm Quick Sigorta için yeni bir roketleme sağlayacak. En önemlisi de şeffaf, hesap verebilir ve kurumsal bir yapıya sahip olmak.”