Advertisement
08.11.2026
weather
9°
Sigorta Kulisi Gündem Özgün Gürdal: Risk yönetimi sadece riskleri değil, fırsatları da görmeli

Özgün Gürdal: Risk yönetimi sadece riskleri değil, fırsatları da görmeli

Doğan Holding'den Özgün Gürdal, risk yönetiminde fırsatların, stratejik kararların, sigortanın ve yapay zekânın önemini değerlendirdi.

Doğan Holding Risk Yönetimi Kıdemli Müdürü Özgün Gürdal, risk yönetiminin stratejik kararlarda yer alması ve fırsatları da değerlendirmesi gerektiğini söyledi.

Doğan Holding Risk Yönetimi Kıdemli Müdürü Özgün Gürdal, Sigortacı Kafası programında Uğur Gülen ve Zeynep Türker'in sorularını yanıtladı. Risk yönetiminin şirketlerdeki konumundan sigortayla ilişkisine, Rotterdam'da düzenlenen FERMA Forumu'ndan yapay zekâya kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulunan Gürdal, risk yöneticilerinin yalnızca olası tehditleri belirleyen değil, şirketlerin stratejik kararlarına ve fırsatların değerlendirilmesine katkı sağlayan bir yapıda olması gerektiğini vurguladı.

“Risk ve fırsat aynı komitede değerlendirilmeli”

Risk yönetiminin yalnızca olumsuz senaryoları değerlendiren bir fonksiyon olarak görülmemesi gerektiğini belirten Gürdal, risklerin ve fırsatların birlikte ele alınmasının önemine dikkat çekti.

Riskin erken saptanması ile fırsatların belirlenmesinin birbirinden ayrı düşünülmemesi gerektiğini ifade eden Gürdal, “Aynı komite iki işi beraber yapmalı” dedi.

Risk yönetiminin geleneksel uygulamaların ötesine geçmesi gerektiğini belirten Gürdal şöyle konuştu:

“Risk yönetimi sadece rapor yapmak, klasik risk haritalarını oluşturmak ya da yıllık aksiyon takibi yapmak değil bence. Risk yönetimi ileriyi görmek, bir fırsatı da aslında söylemek.” 

Şirketlerin yatırım ve büyüme kararlarında risk yöneticilerinin daha etkin rol üstlenmesi gerektiğini vurgulayan Gürdal, karar süreçlerinin farklı senaryolar üzerinden değerlendirilmesinin önemine işaret etti.

“Risk yönetimi olarak karar mekanizmasında, yani o karar verilen masada yer alırsak, karar verirken bir fırsat varsa bu fırsatın nasıl dezavantaja dönüşebileceğini de değerlendirebiliriz” diyen Gürdal, özellikle sermaye yatırımlarında hedeflere ulaşmayı engelleyebilecek gelişmelerin önceden analiz edilmesi gerektiğini söyledi.

Gürdal, risk yönetiminin şirketlerin stratejik karar süreçlerine daha fazla dahil olması gerektiğini belirterek, “Biz bu masada olmalıyız diye düşünüyorum” dedi.

“Risk yöneticileri sadece eksikleri söyleyen kişiler değil”

Risk yönetiminin ekonomi, jeopolitik gelişmeler, insan kaynakları, iş sürekliliği ve şirketlerin operasyonel süreçleri dahil olmak üzere geniş bir çalışma alanına sahip olduğunu belirten Gürdal, risk yöneticilerinin yalnızca sorunları tespit eden kişiler olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

“Bizi sadece kötü şeyleri, eksik noktaları söyleyen değil, onlara çözüm bulan, çözüm de öneren kişiler olarak görmekte fayda var” diyen Gürdal, risk yönetiminin şirketlerin stratejik hedeflerine ulaşmasını destekleyen bir fonksiyon olduğunu vurguladı.

Doğan Holding'deki risk yönetimi yapılanmasına da değinen Gürdal, yönetim kuruluyla yakın çalıştıklarını ve grup şirketlerinin süreçlerine destek verdiklerini anlattı.

Yönetim kurulu desteğinin risk yönetiminin etkinliği açısından önemli olduğunu ifade eden Gürdal, Türkiye'de bazı şirketlerin kurumsal kültür ve mevcut koşullar nedeniyle risk yönetimini henüz olması gereken konuma taşıyamadığını belirtti.

Sigorta ve risk yönetimi birbirini tamamlıyor

Sigorta ile risk yönetiminin birbirini destekleyen iki önemli alan olduğunu belirten Gürdal, sigorta süreçlerinde risk yönetiminin değerlendirme ve yönlendirme rolüne dikkat çekti.

Doğan Holding'de sigorta operasyonlarının şirket bünyesindeki brokerlar tarafından yürütüldüğünü anlatan Gürdal, risk yönetimi biriminin ise poliçe yenilemeleri, yeni sigorta ürünleri ve bunların grup şirketlerine olası etkileri konusunda değerlendirmeler yaptığını söyledi.

“Sigorta yönetimi bizim departmanımızın birebir operasyonunu yürüttüğü bir yapı değil. Bizim zaten iki tane brokerımız var şirket içinde. Onlar operasyonu yürütüyor” diyen Gürdal, risk yönetimi olarak sigorta ürünlerinin gruba sağlayabileceği faydaları değerlendirerek gerekli aksiyonların alınması için yönlendirmelerde bulunduklarını belirtti.

Risk yönetimi ve sigortanın birlikte değerlendirilmesinin şirketlerin karşılaşabileceği risklere karşı daha hazırlıklı olmasına katkı sağladığına dikkat çekildi.

“Risk yönetimi en çok konuşulması gereken dönemini yaşıyor”

Rotterdam'da düzenlenen Avrupa Risk Yönetimi Dernekleri Federasyonu (FERMA) Forumu'na ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gürdal, uluslararası alanda risk yönetiminin stratejik karar süreçlerindeki rolünün giderek daha fazla öne çıktığını söyledi.

Forumda risk yöneticilerinin yalnızca operasyonel süreçlerle değil, şirketlerin yatırım ve büyüme kararlarıyla da ilgilenmesi gerektiğinin vurgulandığını belirten Gürdal, risk yönetiminin daha güçlü bir konuma ilerlediğini ifade etti.

Gürdal, mesleğin uluslararası alanda geçirdiği değişime dikkat çekti:

“Eskiden süreçleri konuşurken artık yatırım kararları olsun, risk yöneticisinin karar süreçlerinde yetki sahibi ve cesurca konuşması gerektiğini konuşuyoruz.” 

Küresel gelişmelerin risk yönetiminin önemini artırdığını belirten Gürdal, savaşlar, ekonomik krizler ve pandemi gibi gelişmelerin şirketlerin karşı karşıya kaldığı belirsizlikleri artırdığını söyledi.

“Risk yönetimi şu an en çok konuşulan ve en çok konuşulması gereken konulardan biri.”

“Artık bir risk, başka bir riskin kök nedeni olabiliyor”

Risklerin giderek daha karmaşık ve birbirine bağlı hale geldiğini belirten Gürdal, şirketlerin yalnızca tek bir riske odaklanarak değerlendirme yapmasının yeterli olmadığını vurguladı.

“Artık bir risk diğer riskin kök nedeni olmaya başladı. Bir riskin oluşturduğu etkiler o kadar birbirine bağlı ki çok hızlı bir şekilde şirketi ya da ülkeyi etkileyebiliyor” diyen Gürdal, risklerin yönetilmesinin önümüzdeki dönemde daha da zorlaşabileceğine dikkat çekti.

Risklerin daha entegre ve karmaşık hale geleceğini ifade eden Gürdal, risk yönetiminin yaklaşımının da bu değişime uyum sağlaması gerektiğini söyledi.

Gürdal, risklerin nasıl yönetileceği, hangi risklerin transfer edilebileceği ve bu risklerden nasıl fırsatlar yaratılabileceği konularının şirketler açısından daha fazla önem kazanacağını belirtti.

“Yapay zekânın verdiği bilgi mutlaka kontrol edilmeli”

Yapay zekânın risk yönetiminde önemli fırsatlar sunduğunu belirten Gürdal, teknolojinin özellikle karmaşık verilerin analiz edilmesi ve iş süreçlerinin hızlandırılması açısından önemli avantajlar sağladığını söyledi.

Yapay zekâyı hem günlük yaşamında hem de iş hayatında aktif olarak kullandığını anlatan Gürdal, buna karşın teknolojinin ürettiği sonuçların doğrudan karar süreçlerine aktarılmasının risk oluşturabileceğine dikkat çekti.

“Yapay zekânın bize sunduğu inanılmaz bir fırsat var. Ama o bilgiyi sentezleyecek tecrübede olmayan karar vericilerin oradan çıkan sonuçları doğrudan karara uygulamaması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü ben bizzat hatalı hesaplamalar yaptığını, hatalı yorumlar yaptığını gördüm.” 

Yapay zekânın karmaşık veri setlerinin işlenmesinde risk yöneticilerinin çalışmalarını hızlandırabilecek güçlü bir araç olduğunu belirten Gürdal, “Herkese tavsiye ediyorum ama kontrolü elden bırakmamak gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Gelecekte yapay zekânın karar mekanizmalarında daha fazla rol üstlenebileceğini öngören Gürdal, buna rağmen kontrolün insanda kalması gerektiğini vurguladı.

Genç risk profesyonelleri için mentorluk ve uygulamalı eğitim

Risk yönetimi mesleğinin gelişimi açısından genç profesyonellerin desteklenmesinin önemine değinen Gürdal, Kurumsal Risk Yöneticileri Derneği bünyesinde yürütülen çalışmaları anlattı.

Risk yönetiminin farklı şirketlerde farklı sorumluluklarla yürütüldüğünü belirten Gürdal, genç profesyonellerin bilgi ve deneyimlerinin yalnızca çalıştıkları kurumların uygulamalarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi.

Bu amaçla genç risk profesyonellerini bir araya getirecek mentorluk ve uygulamalı eğitim çalışmaları planladıklarını ifade eden Gürdal, deneyimli risk yöneticilerinin bilgi birikimlerini gençlerle paylaşmalarını hedeflediklerini belirtti.

Program kapsamında iki günlük uygulamalı bir çalışma düzenlenmesinin planlandığını anlatan Gürdal, katılımcıların gerçek örnek olaylar üzerinden risk yönetimi süreçlerini değerlendireceğini söyledi.

Kampüs Risk Elçileri ile 20 öğrenci risk algısını araştıracak

Üniversite öğrencilerini risk yönetimi alanıyla tanıştırmayı amaçlayan Kampüs Risk Elçileri programına da değinen Gürdal, ilk aşamada İstanbul genelinden 20 öğrencinin programa dahil edildiğini açıkladı.

Öğrencilerin kendi kampüslerinde anket çalışmaları yaparak gençlerin Türkiye'ye, dünyaya ve geleceğe ilişkin risk algılarını araştıracağını belirten Gürdal, elde edilen sonuçların hazırlanacak bir raporda değerlendirileceğini söyledi.

“Gençler neleri risk olarak görüyor? Türkiye'yi nasıl görüyorlar? Dünyayı nasıl görüyorlar?” sorularına yanıt arayacaklarını ifade eden Gürdal, programın gençlerin risk yönetimi mesleğini daha yakından tanımalarına da katkı sağlayacağını belirtti.

Öğrencilerin deneyimli risk yöneticileriyle bir araya gelmelerinin de planlandığını anlatan Gürdal, çalışmaların uluslararası boyuta taşınması için Azerbaycan ve Ukrayna ile görüşmeler yürüttüğünü sözlerine ekledi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *