Howden’ın 2026 Bahar Uzay Sigortası Raporu, düşük Dünya yörüngesinde hızla artan uydu sayısına rağmen sigorta korumasının sınırlı kaldığını ortaya koydu. Rapora göre yaklaşık 13 bin aktif düşük yörünge uydusundan yalnızca 300’ü yörünge içi risklere karşı sigortalı.
Uzay ekonomisi büyürken, sigorta sektörü yeni ve daha karmaşık bir risk tablosuyla karşı karşıya kalıyor. Howden tarafından yayımlanan “Space Insurance Market Report, Spring 2026” raporu, 2026 yılında uzay sigortası pazarının 2023 ve 2024’ün zorlu hasar dönemlerine göre daha sağlıklı bir görünüme kavuştuğunu ortaya koysa da asıl tehdidin giderek kalabalıklaşan yörüngeler ve uzay enkazı olduğunu gösteriyor.
Rapora göre düşük Dünya yörüngesinde faaliyet gösteren uydu sayısı hızla artarken, bu uyduların çok büyük bölümü yörünge içi sigorta koruması taşımıyor. Yaklaşık 13 bin aktif düşük yörünge uydusundan yalnızca 300’ünün sigortalı olması, uzay sigortası pazarında büyüyen koruma açığını gözler önüne seriyor.
Bu tablo, sigorta sektörü açısından kritik bir soruyu gündeme getiriyor: Uydu sayısı hızla artarken, uzay enkazı ve çarpışma riskleri karşısında sigorta koruması neden aynı hızda yaygınlaşmıyor?
Uzay enkazı artık sigorta fiyatlamasının merkezinde
Howden raporuna göre yörüngesel yoğunluk, uzay sigortasında en önemli aktüeryal risklerden biri hâline geldi. Daha fazla uydu, daha fazla fırlatma ve daha karmaşık görev mimarileri, çarpışma ve parçacık hasarı ihtimalini artırıyor.
Raporda Avrupa Uzay Ajansı’nın uzay enkazı verilerine de yer veriliyor. Buna göre yörüngede 10 santimetreden büyük yaklaşık 54 bin obje, 1 ila 10 santimetre arasında yaklaşık 1,2 milyon obje ve 1 milimetre ila 1 santimetre arasında yaklaşık 140 milyon parçacık bulunuyor. Toplam uzay enkazı kütlesinin ise 15 bin 800 tonun üzerinde olduğu belirtiliyor.
Bu parçacıkların önemli bölümü küçük görünse de yüksek hız nedeniyle uydular için ciddi hasar riski oluşturuyor. Bu nedenle uzay enkazı, yalnızca teknik bir uzay güvenliği sorunu değil, aynı zamanda sigorta fiyatlamasını, reasürans kapasitesini ve hasar yönetimini doğrudan etkileyen finansal bir risk hâline geliyor.
Düşük yörüngede sigortasızlık yeni koruma açığı yaratıyor
Düşük Dünya yörüngesi, özellikle küçük uydular ve büyük uydu takımyıldızları nedeniyle uzay ekonomisinin en hızlı büyüyen alanlarından biri oldu. Ancak bu büyüme, sigorta penetrasyonuna aynı ölçüde yansımıyor.
Rapora göre düşük yörüngedeki yaklaşık 13 bin aktif uydudan yalnızca 300’ü yörünge içi risklere karşı sigortalı. Başka bir ifadeyle, bu alandaki uyduların çok büyük bölümü uzay enkazı, çarpışma, teknik arıza veya görev kaybı gibi risklere karşı sigorta koruması olmadan faaliyet gösteriyor.
Bu durumun arkasında birkaç neden bulunuyor. Küçük uyduların birim değerinin daha düşük olması, primlerin yükselmesi ve operatörlerin bazı riskleri bilançolarında taşımayı tercih etmesi sigorta talebini sınırlıyor. Ancak yörüngedeki yoğunluk arttıkça bu yaklaşım, sektör açısından daha büyük bir sistemik risk tartışmasını beraberinde getiriyor.
Uydu sayısı 10 yılda katlandı
Raporda yer alan verilere göre aktif uzay aracı sayısındaki artış dikkat çekici seviyelere ulaştı. 2016 yılında 1.408 olan aktif uzay aracı sayısı, 2018’de 1.967’ye, 2020’de 3.247’ye, 2022’de 6.842’ye ve 2024’te 10.829’a yükseldi. 2026 yılı için 31 Mart itibarıyla verilen sayı ise 15.214 oldu.
Bu artış, uzay ekonomisinin büyümesini gösterirken sigorta sektörü açısından daha karmaşık bir risk ortamına işaret ediyor. Çünkü yörüngedeki her yeni uydu, hem kendi operasyonel riskini hem de diğer uydularla etkileşim riskini artırıyor.
Bu nedenle sigortacılar artık yalnızca fırlatma aracının güvenilirliğini veya uydunun teknik özelliklerini değil, görev yapılacak yörüngenin yoğunluğunu, enkaz alanlarının gelişimini ve çarpışma olasılıklarını da fiyatlama süreçlerine dahil etmek zorunda kalıyor.
408 milyon dolarlık hasar piyasanın kırılganlığını gösterdi
Rapor, 2025 yılında hasar olaylarının sayısının önceki yıllara göre daha düşük olduğunu ancak tek bir büyük kaybın dahi pazarın yıllık kârlılığını bozabildiğini ortaya koyuyor. Spainsat NG2 uydusunun ana itki sisteminde yaşanan toplam kayıp, yaklaşık 408 milyon dolarlık hasar büyüklüğüyle dikkat çekti.
Söz konusu kaybın “uzay parçacığı” çarpmasıyla ilişkilendirildiği belirtilirken, bu olay uzay sigortasında hasarların ne kadar öngörülemez ve yüksek etkili olabileceğini gösterdi. 2025’te daha az hasar yaşanmasına rağmen bu büyüklükteki tek bir olay, birçok sigortacının yılı başa baş ya da negatif sonuçla kapatmasına neden oldu.
Bu tablo, uzay sigortasında riskin yalnızca frekansla değil, hasar şiddetiyle de yönetilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
GEO uyduları denge sağlıyor ama siparişler azalıyor
Düşük yörüngede sigorta talebi zayıf kalırken, jeostasyoner yörüngedeki büyük uydular sigorta pazarı için denge unsuru olmaya devam ediyor. GEO uyduları, yüksek sigorta bedelleri ve daha olgun teknik risk profilleri nedeniyle sigortacılar açısından önemli bir prim kaynağı oluşturuyor.
Ancak rapora göre GEO uydu siparişleri tarihsel olarak düşük seviyelerde seyrediyor. 2024 yılında yalnızca 8 yeni GEO uydu siparişi verilirken, 2025’in üçüncü çeyreği sonunda imzalanan yeni GEO kontratı sayısı 6’da kaldı.
Bu durum, pazarın uzun vadeli dengesi açısından önemli bir risk oluşturuyor. Çünkü düşük yörüngede sigorta penetrasyonu sınırlı kalırken, yüksek değerli GEO görevlerinin azalması sigortacıların prim havuzunu daraltabilir.
Yeniden kullanılabilir roketler fiyatları aşağı çekebilir
Uzay sigortası pazarında fırlatma riskleri de değişiyor. Rapora göre uçuş geçmişi bulunan, güvenilirliği kanıtlanmış yeniden kullanılabilir fırlatma sistemleri, launch sigortası fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturuyor.
Buna karşılık yeni veya henüz yeterince test edilmemiş ağır fırlatma sistemleri daha yüksek risk yükleriyle fiyatlanıyor. Bu ayrışma, uzay sigortasında teknolojik güvenilirliğin ve operasyonel geçmişin fiyatlama üzerindeki etkisini daha belirgin hâle getiriyor.
Sigortacılar daha gelişmiş modelleme araçlarına ihtiyaç duyuyor
Uzay sigortasında yeni dönemin en kritik başlıklarından biri risk modellemesi olacak. Howden raporu, sigortacıların çarpışma olasılığı analizleri, enkaz alanı gelişimi ve yörüngesel yoğunluk gibi değişkenleri içeren daha gelişmiş modelleme araçlarına yöneldiğini ortaya koyuyor.
Bu ihtiyaç, klasik sigorta yaklaşımının ötesinde daha teknik ve veri odaklı bir underwriting sürecini zorunlu kılıyor. Uzay enkazı, görev karmaşıklığı, yörünge seçimi, uydu takımyıldızlarının büyüklüğü ve görev süresi gibi unsurlar sigorta fiyatlamasında daha belirleyici hâle geliyor.
2026’da piyasa daha sağlıklı ama temkinli
Howden’a göre 2026 baharı itibarıyla uzay sigortası pazarı, 2023 ve 2024 yıllarındaki zorlu döneme kıyasla daha sağlıklı, 2025’in başına göre ise daha rekabetçi bir konumda bulunuyor. Piyasada kapasitenin genel olarak yeterli olduğu belirtilse de hasar oynaklığı, operatörlerin sigorta satın alma davranışındaki değişim ve uzay enkazı riski, underwriting koşullarını belirlemeye devam edecek.
Önümüzdeki dönemde pazarın istikrarı; fırlatma güvenilirliğine, yüksek değerli sigortalı görevlerin devamına, gelişmiş risk modelleme araçlarının kullanımına ve yörüngesel enkaz riskinin dikkatli yönetilmesine bağlı olacak.
Uzay sigortasında yeni dönemin ana gündemi artık yalnızca uyduların fırlatılıp fırlatılamaması değil. Asıl mesele, giderek kalabalıklaşan yörüngelerde bu uyduların ne kadar güvenli, ne kadar sigortalanabilir ve ne kadar sürdürülebilir şekilde faaliyet gösterebileceği olacak.