Japonya’da artan ayı saldırıları, turizm sektörünü derinden sarsarken sigorta şirketleri doğayla risk yönetimini birleştiren yeni bir ürün grubu sunmaya başladı.
Tokio Marine & Nichido Fire Insurance firması, artan ayı saldırıları nedeniyle turistik tesisleri ve kamp alanlarını kapsayan yeni bir sigorta paketi geliştirdi.
Paket; ayı baskını nedeniyle rezervasyon iptalleri, tesisin geçici olarak kapatılması, gelir kaybı, koruyucu önlem maliyetleri ve benzeri zararların sigortalanmasını sağlıyor.
Primler işletme büyüklüğüne göre değişiyor; 100.000–500.000 yen (yaklaşık 27.200–136.000 TL) arasında prim ödeyen tesisler; ayı baskını belgesi, güvenlik önlemi alımı gibi şartları yerine getirdikleri takdirde, 10 milyon yen’e (yaklaşık 2.7 milyon TL) kadar tazminat alabiliyorlar.
Ayı Saldırıları Turizmi Nasıl Tehdit Ediyor?
Japonya’da bu yıl bildirilen ayı saldırısı vakaları rekor seviyede. Nisan–Ekim arasındaki dönemde 197 ayı saldırısı, en az 13 ölüm raporlandı.
Bu durum sadece yabani yaşamın tehlikesi değil; aynı zamanda tTuristik tesislerde güvenlik endişesi, rezervasyon iptalleri, müşteri kaybı,
ilave güvenlik ve koruyucu önlem maliyetleri, turist algı kaybı ve gelir kaybı şeklinde “ekonomik zarar” doğuruyor.
Bu nedenle turizm işletmeleri, artık “hava & sel & deprem sigortası” kadar doğa kaynaklı biyolojik riskleri de sigorta kapsamına almak istiyor — ve sigorta şirketleri bu ihtiyaç doğrultusunda “ayı baskını sigortası” gibi yeni modeller geliştiriyor.
Sigortanın Evrimi: Doğa + Turizm + Risk Yönetimi
Tokio Marine & Nichido’nin geliştirdiği bu paket, sigorta anlayışında bir dönüşümün habercisi:
Doğa riski artık sigortalanabilir bir risk kalemi haline geldi. Sigorta şirketleri, daha önce nadir görülen ama gittikçe artan biyolojik tehlikeleri modelleyip fiyatlıyor. Turizm ve doğa birlikteliği olan bölgelerde faaliyet gösteren tesisler — otel, kamp, dağ evi, glamping vb. — yeni sigorta ürünleri ile “risk + koruma + sürdürülebilirlik” üçlüsüne yöneliyor.
Riskin Kendisi Değil, Riskin Belirsizliği Sigortalanıyor
Yaban hayatı, iklim değişikliği, orman yangınları, sel/heyelan riskleri — tüm doğa kaynaklı tehditler, artık “sigortalanabilir risk” olarak görülmeli. Turizm yatırımı yapan işletmeler; geleneksel sigorta anlayışını aşarak, “doğa riski + sürdürülebilirlik + kriz yönetimi” perspektifiyle sigorta çözümleri aramaya başlayabilir.
“Ayı baskını sigortası” gibi ürünlerin ortaya çıkması, sigorta sektörünün sadece geçmişe dair hasarları değil; gelecekteki doğa & biyolojik riskleri önceden modelleyip güvence altına alma kapasitesine doğru evrildiğini gösteriyor.