Allianz Türkiye, son beş yılda yapay zekâ ve veri alanına 15 milyon eurodan fazla yatırım yaparak 20 milyon euronun üzerinde değer yarattı.
Allianz Türkiye, yapay zekâyı müşteri deneyimi, risk yönetimi, operasyonel verimlilik ve çalışan yetkinliklerini kapsayan iş modelinin merkezine taşıyor.
Şirket, 2018’den bu yana geliştirdiği veri ve analitik altyapısı üzerinde yürüttüğü dönüşüm kapsamında, son beş yılda yapay zekâ ve veri alanına 15 milyon euroyu aşan yatırım gerçekleştirdi.
Yatırımların odağında müşterileri daha iyi anlayarak kişiselleştirilmiş hizmet sunmak, risk ve suistimalleri daha doğru öngörmek, operasyonel kararları hızlandırmak ve çalışanların teknolojiyle birlikte daha yüksek katma değer üretmesini sağlamak bulunuyor.
Yapay zekâ uygulamaları 20 milyon euroyu aşan değer yarattı
Allianz Türkiye, yapay zekâ uygulamalarının başarısını kullanılan model sayısından çok yarattığı sonuçlarla ölçüyor. Yapay zekâ destekli sistemler; hasar ve fiyatlamadan ticari tekliflere, sağlık provizyonlarından doküman işlemeye ve müşteri terk tahminlerine kadar farklı alanlarda kullanılıyor.
Şirketin paylaştığı sonuçlara göre:
- Hasar karar süreleri 5 kat kısaldı.
- Ticari teklif hazırlama süresi 4 saatten 15 dakikaya indi.
- Doküman işleme süreçlerinde yüzde 99 doğruluk seviyesine ulaşıldı.
- Yapay zekâ destekli dolandırıcılık tespit modellerinin başarı oranı yüzde 30 arttı.
- Yapay zekâ uygulamaları bugüne kadar 20 milyon euronun üzerinde değer yarattı.
Müşteri ihtiyaçları daha erken belirleniyor
Allianz Türkiye, büyük dil modelleri ve üretken yapay zekâdan yalnızca otomasyon amacıyla değil, müşteri davranışlarını ve deneyim alanlarını daha iyi anlamak için de yararlanıyor.
Çağrı merkezi verileri üzerinde yapılan analizlerle tekrar eden ihtiyaçlar, sorun alanları ve müşteri beklentileri daha erken görünür hale getiriliyor. Elde edilen sonuçlar, ürünlerin, hizmetlerin ve müşteri deneyiminin yeniden tasarlanmasında kullanılıyor.
Sağlık sigortalarında kullanılan Smart STP sistemi, provizyon süreçlerini saniyeler içinde sonuçlandırıyor. Yapay zekâ destekli suistimal tespit modelleri ise müşterilerin ve sigorta havuzunun korunmasına katkı sağlıyor.
Şirket bu uygulamalarla yalnızca işlemleri hızlandırmayı değil; daha tutarlı kararlar alınmasını, risklerin daha doğru değerlendirilmesini ve güvenilir bir müşteri deneyimi oluşturulmasını hedefliyor.
300’den fazla yazılımcı yapay zekâ desteğiyle çalışıyor
Yapay zekâ dönüşümünün diğer ayağını yazılım geliştirme süreçleri oluşturuyor. Allianz Türkiye’de 300’ün üzerinde yazılımcı, günlük iş akışlarında yapay zekâ destekli yazılım geliştirme yaklaşımını kullanıyor.
Ön yüz, mobil ve arka uç geliştirmeden test ve kalite güvence süreçlerine kadar 15’in üzerinde kodlama ajanı aktif olarak görev yapıyor.
Şirket, yazılım geliştirme yaşam döngüsündeki faaliyetlerin yarısının üretken yapay zekâ desteğiyle yürütülmesini ve bu alanda yüzde 50 verimlilik artışı sağlanmasını hedefliyor.
Sıradaki aşama AgentIc AI
Allianz Türkiye, bir sonraki aşamada belirli görevleri planlayabilen ve yürütebilen yapay zekâ ajanlarının insan uzmanlığı ve gözetimiyle birlikte çalışacağı Agentic AI tabanlı bir mühendislik modeline geçmeyi amaçlıyor.
Üretken yapay zekâ ve Agentic AI uygulamalarının; yazılım geliştirme, müşteri etkileşimi, operasyonel karar alma ve risk yönetimi alanlarında daha yaygın kullanılması planlanıyor.
“AI for All” ile kurum genelinde dönüşüm
Allianz Türkiye, yapay zekâ dönüşümünü yalnızca teknoloji ekiplerinin sorumluluğunda değerlendirmiyor.
Şirketin “AI for All” programıyla çalışanların yapay zekâyı etkin, doğru ve sorumlu biçimde kullanması ve veri odaklı karar alma kültürünün kurum geneline yayılması hedefleniyor.
Yapay zekâ uygulamalarının ölçeklenmesi sürecinde veri güvenliği, açıklanabilirlik, etik kullanım ve insan gözetimi de dönüşümün temel unsurları arasında yer alıyor. Şirket, yapay zekâyı insan kararının yerini alan değil, insan kararını güçlendiren bir yetkinlik olarak konumlandırıyor.
“Rekabet, teknolojiyi müşteri değerine dönüştürebilme yarışı”
Allianz Türkiye CEO’su Tolga Gürkan, yapay zekânın artık rekabetin şekillendiği yeni bir alan olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Bugün yapay zekâ artık bir teknoloji başlığı değil, rekabetin oynandığı yeni zemin. Ancak gerçek fark, teknolojiye sahip olmakla değil; onu ölçekleyerek müşteriye ve işe somut değer üretebilmekle ortaya çıkıyor.”
Yapay zekâyı yalnızca işlemleri hızlandırmak amacıyla kullanmadıklarını vurgulayan Gürkan, “Riskleri daha doğru öngörmek, müşterilerimizi daha iyi anlamak, çalışanlarımızın kararlarını güçlendirmek ve sigortacılığı daha erişilebilir ve kişisel hale getirmek için kullanıyoruz. Önümüzdeki dönemde üretken yapay zekâ ve Agentic AI bu dönüşümü daha da hızlandıracak” dedi.
Gürkan, şeffaflık, etik yaklaşım, veri güvenliği ve insan gözetiminin önemini koruyacağını belirterek, “Bizim için yapay zekânın başarısı, teknoloji ne kadar gelişmiş olursa olsun, sonunda müşteriye ve insana ne kadar değer kattığıyla ölçülüyor” ifadelerini kullandı.
Yapay zekâ kurum genelinde ölçeklenecek
Allianz Türkiye’nin önümüzdeki dönemdeki odağını, başarılı kullanım örneklerini tekil uygulamalardan çıkararak kurum genelinde ölçeklenebilir yetkinliklere dönüştürmek oluşturuyor.
Bu süreçte yapay zekâ uygulamalarının yarattığı finansal değerle birlikte müşteri deneyimi, karar kalitesi ve çalışan verimliliği de izlenecek.