Advertisement
09.09.2026
weather
20°
Sigorta Kulisi Sektör Özgür Obalı: COP31’de sigortayı çözümün merkezine koyacağız

Özgür Obalı: COP31’de sigortayı çözümün merkezine koyacağız

TSB Genel Sekreteri Özgür Obalı, COP31’de kurulacak Sigorta Evi’ni anlattı. Obalı, iklim riskleri ve önleyici sigortacılıkta yeni döneme dikkat çekti

Türkiye Sigorta Birliği Genel Sekreteri Özgür Obalı, Antalya’da düzenlenecek COP31 kapsamında 11-14 Kasım tarihleri arasında kurulacak “Sigorta Evi”nin ayrıntılarını açıkladı. İklim risklerinin artık finansal risk olarak da ele alınması gerektiğini belirten Obalı, sigorta sektörünün hasar ödeyen yapıdan riskleri önceden gören ve önleyen bir modele geçtiğini söyledi.

Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Genel Sekreteri Özgür Obalı, Habertürk’te Rahim Ak’ın hazırlayıp sunduğu “Sigorta Sayfası” programında, 9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 öncesinde sigorta sektörünün iklim değişikliğiyle mücadelede üstlenebileceği rolü değerlendirdi.

Sigortacılığın son yıllarda önemli bir dönüşüm yaşadığını belirten Obalı, özellikle 2023 depremlerinin ardından sektörün hasar ödeme performansı ve sigortalıların yanında olma refleksiyle sigortaya duyulan güvenin arttığını ifade etti.

“İklim değişikliğini artık finansal risk olarak görmek durumundayız”

COP31’in Türkiye’de gerçekleştirilmesinin önemli bir fırsat olduğuna dikkat çeken Obalı, iklim değişikliğinin yalnızca çevresel bir mesele olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

İklim risklerinin ekonomiden tarıma, gıda zincirlerinden sanayi ve tedarik zincirlerine kadar birçok alanı etkilediğini belirten Obalı, sigortanın risklerin yönetilmesi ve erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesinde merkezi bir konumda bulunduğunu ifade etti.

Sigortacılık hasar ödemekten riskleri önlemeye geçiyor

Obalı'nın açıklamalarında öne çıkan başlıklardan biri de “önleyici sigortacılık” oldu.

Geçmişte sigortanın daha çok hasar gerçekleştikten sonra ödeme yapan bir mekanizma olarak görüldüğünü belirten Obalı, sektörün son 10 yılda önemli bir dönüşüm geçirdiğini söyledi.

Sigortanın yeni dönemde üç temel rolü bulunduğunu ifade eden Obalı; olay gerçekleşmeden önce önlemlerin alınması, gerçekleşen hasar sonrasında kalan riskin yönetilmesi ve uzun vadeli stratejilerin oluşturulmasında sektörün sahip olduğu veri ve modellerin kullanılmasına dikkat çekti.

İklim risklerine karşı sigortada 4 başlık

Obalı, iklim değişikliğinin etkilerinin azaltılmasında sigorta sektörünün üstlenebileceği rolü dört ana başlık altında topladı:

  • İklim verilerinin ve risk modelleme kapasitesinin geliştirilmesi,
  • sel, kuraklık ve orman yangını gibi giderek yaygınlaşan risklere yönelik yeni ürünlerin geliştirilmesi ve koruma açıklarının azaltılması,
  • sigortalılık oranını artıracak farkındalık çalışmalarının güçlendirilmesi,
  • kamu-özel sektör iş birliklerinin artırılması.

Obalı, TARSİM, DASK ve Bireysel Emeklilik Sistemi gibi modelleri kamu-özel sektör iş birliğinin örnekleri arasında gösterirken, büyük risklerle tek bir sektörün ya da ülkenin tek başına mücadele etmesinin mümkün olmadığını vurguladı.

COP31’de “Sigorta Evi” kurulacak

TSB'nin COP31 hazırlıklarının merkezinde ise Sigorta Evi bulunuyor.

COP31’in 9-20 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirileceğini belirten Obalı, TSB’nin özellikle 11-14 Kasım arasındaki döneme odaklanacağını söyledi.

Sigorta Evi’nde yalnızca Türkiye'deki sigorta sektörünün değil, uluslararası paydaşların, kamu ve özel sektör temsilcilerinin ve farklı sektörlerden katılımcıların sigortayı merkeze alan bir yapı içinde çözüm üretmesi hedefleniyor.

Dayanıklı şehirlerden gıda politikalarına

Sigorta Evi'nin gündeminin COP31’in öncelikleriyle eşleştirildiğini belirten Obalı; dayanıklı şehirler, sürdürülebilirlik, gıda politikaları ve iklim dönüşümüne yönelik önlemler gibi başlıkların farklı panellerde ele alınacağını açıkladı.

Obalı, Sigorta Evi'nin yalnızca tartışmaların yapıldığı bir platform olarak kalmamasını, ortaya çıkan fikirlerin somut aksiyonlara dönüştürülmesini amaçladıklarını vurguladı.

“Sigorta sektörü 35’ten fazla sektörle entegre”

Sigorta sektörünün yalnızca kendi ekosistemine hizmet etmediğine dikkat çeken Obalı, sektörün 35'ten fazla sektörle ciddi anlamda entegre olduğunu söyledi.

Sağlıktan kamuya, eğitimden ulaştırmaya, havacılıktan lojistiğe kadar birçok alanla doğrudan ilişkili olan sigortanın ekonomik faaliyetlerin kesintiye uğramadan devam etmesine hizmet eden bir misyona sahip olduğunu belirtti.

COP31’den somut çıktılar hedefleniyor

TSB'nin COP31 çalışmalarında akademik dünya ve danışmanlık şirketleriyle de iş birliği yaptığını açıklayan Obalı, sektörün sahip olduğu geniş veri havuzunun iklim değişikliğine karşı alınabilecek önlemlerde kullanılabileceğini söyledi.

Amaçlarının yalnızca konuları tartışmak değil, önerilerin etkilerini modellemek ve somut çıktılar üretmek olduğunu vurguladı.

Zorunlu Afet Sigortası için dikkat çeken açıklama

Programın en önemli bölümlerinden biri de Zorunlu Afet Sigortası (ZAS) konusunda geldi.

Obalı, deprem riskinin yanı sıra orman yangını, sel, su baskını ve heyelan gibi afetlerin giderek daha fazla öne çıktığını belirterek, mevcut Zorunlu Deprem Sigortası'nın daha geniş kapsamlı bir Zorunlu Afet Sigortası'na dönüştürülmesi için iki yılı aşkın süredir çalışma yürütüldüğünü söyledi.

Sürecin geldiği aşamaya ilişkin ise şu bilgiyi verdi:

“Şimdi artık Meclis'in konuyla yasama sürecinde diye söylemek lazım.”

Obalı, artan iklim risklerinin daha geniş kapsamlı sigorta ürünlerine duyulan ihtiyacı artırdığını belirterek, “DASK artık genişleyecek” ifadesini kullandı.

Buradan ayrıca “Zorunlu Afet Sigortası Meclis sürecinde: Özgür Obalı ‘DASK artık genişleyecek’” başlığıyla ikinci ve bence oldukça güçlü ayrı bir haber de çıkarabiliriz.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *