Sol Dikey Reklam Alanı Genişlik: 160px Yükseklik: 600px
Sağ Dikey Reklam Alanı Genişlik: 160px Yükseklik: 600px
Advertisement
27.01.2026
weather
10°
Sigorta Kulisi Sektör Küresel yatırımlar için politik risk ve politik şiddet sigortaları neden önemli?

Küresel yatırımlar için politik risk ve politik şiddet sigortaları neden önemli?

Türk yatırımcılarının küresel pazarlardaki varlığı artarken politik risk ve politik şiddet kaynaklı belirsizlikler daha görünmez ama daha yıkıcı hal alıyor

Türk yatırımcılarının yurt dışındaki varlığı son yıllarda yalnızca hacim olarak büyümüyor; aynı zamanda coğrafi ve sektörel olarak da belirgin biçimde çeşitleniyor. Avrupa pazarlarının yanı sıra Afrika, Latin Amerika, Orta Asya ve Güneydoğu Asya gibi daha karmaşık ve kırılgan bölgelerde; enerji, altyapı, sanayi ve madencilik gibi sermaye yoğun sektörler öne çıkıyor.

Bu genişleme beraberinde yeni fırsatlar kadar, öngörülmesi zor riskleri de getiriyor. Farklı hukuk sistemleri, hızla değişebilen regülasyonlar, siyasi dengeler, yaptırımlar ve toplumsal hareketler; yatırım ortamını daha belirsiz hale getiriyor. Bu noktada belirleyici olan, yatırımın nerede yapıldığı değil, risklerin ne zaman ve nasıl yönetildiği oluyor. Sigorta ise tam da bu aşamada kritik bir rol üstleniyor.

Görünmeyen ama yıkıcı riskler

Son yıllarda Venezuela örneğinde olduğu gibi, politik, jeopolitik ve regülasyon kaynaklı riskler geç fark edildiğinde, sigortalanabilirlik alanı hızla daralabiliyor. Ani regülasyon değişiklikleri, sermaye transferine getirilen kısıtlar, sözleşmelerin askıya alınması ya da doğrudan devlet müdahaleleri; yatırımın hem nakit akışını hem de hukuki dayanaklarını zayıflatabiliyor.

Bu nedenle politik risk ve politik şiddet, görünürlüğü düşük olsa da sonuçları son derece yıkıcı olabilen risk alanları olarak öne çıkıyor.

“Artık tek bir bölgeyle sınırlı değil”

Türkiye’nin önde gelen sigorta ve reasürans brokerlik markalarından Polaris Sigorta ve Reasürans Brokerlik Hizmetleri Yönetim Kurulu Üyesi Yalın Kılıç, jeopolitik risklerin son yıllarda geçirdiği dönüşüme dikkat çekiyor.

Kılıç, Küresel Riskler Raporu’nun 2006’daki ilk yayınında politik risk ve politik şiddet kavramlarının büyük ölçüde terörizmle sınırlı ele alındığını hatırlatarak, şu değerlendirmeyi yapıyor:

“Ukrayna–Rusya savaşı, Orta Doğu’daki çok katmanlı çatışmalar, Çin–Tayvan gerilimi, Venezuela’da yaşananlar, Kolombiya’nın sert çıkışı ve Grönland başlığı; jeopolitik risklerin artık tek bir bölgeyle sınırlı kalmadığını, küresel ölçekte eş zamanlı olarak yoğunlaşabildiğini ve çok kısa sürede tırmanabildiğini gösteriyor. Tek bir siyasi karar ya da beklenmedik bir gelişme, bir gecede tüm yatırım zeminini değiştirebiliyor.”

Bu nedenle politik risk ve politik şiddetin, ertelenebilecek başlıklar olmaktan çıktığını, yatırımın en başında ele alınması gereken temel risk alanları haline geldiğini vurguluyor.

Politik risk ve politik şiddet sigortası neyi kapsıyor?

Politik Risk Sigortası; devlet kaynaklı ya da devlet kontrolündeki karar ve uygulamalar nedeniyle yatırımın ekonomik değerinin zarar görmesi riskini kapsıyor. Kamulaştırma, millîleştirme, lisans iptali, sözleşmelerin tek taraflı feshi, sermaye ve kâr transferi kısıtları, ödeme yasakları ve yaptırımlar bu teminatın başlıca kapsam alanları arasında yer alıyor. Fiziksel bir hasar olmasa dahi, yatırımın nakit akışını ve sözleşme haklarını korumayı hedefliyor.

Politik Şiddet Sigortası ise savaş, iç savaş, isyan, ayaklanma, darbe ve terör eylemleri gibi şiddet olayları nedeniyle yatırımın uğrayabileceği fiziksel ve operasyonel kayıpları teminat altına alıyor. Çoğu zaman iş durması ve gelir kaybı teminatlarıyla birlikte kurgulanarak, istikrarsız ülkelerde yatırımlar için kritik bir güvenlik kalkanı sağlıyor.

Kısacası; politik şiddet sigortası yatırımı sahada korurken, politik risk sigortası yatırımın ekonomik geleceğini güvence altına alıyor.

“Bu teminatlar birlikte düşünülmeli”

Yalın Kılıç’a göre bu iki teminatın, yatırım kararı alınırken — tercihen finansman ve sözleşme yapısı şekillenmeden önce — birlikte değerlendirilmesi büyük önem taşıyor:

“Bu teminatlar standart poliçeler değildir. Yatırımın bulunduğu ülke, sektör, sözleşme yapısı ve nakit akışı dikkate alınarak terzi işi tasarlanmalıdır. Politik risk ve politik şiddet teminatlarının birlikte ele alınması, sahadaki fiziksel risklerle ekonomik ve hukuki kırılganlıkların aynı çerçevede yönetilmesini sağlar.”

Amaç: Sessiz riskleri zamanında görünür kılmak

Polaris Broker olarak yalnızca görünen risklere değil, çoğu zaman sessiz ama yatırımın kaderini belirleyen risklere de odaklandıklarını belirten Kılıç, sözlerini şöyle tamamlıyor:

“Bu riskleri henüz yönetilebilir aşamadayken karar vericilerin gündemine taşımayı temel bir sorumluluk olarak görüyoruz. Amacımız, yatırımların sürdürülebilir başarısında güvenilir bir paydaş olmak.”

Günümüzde Ukrayna savaşı, Çin–Tayvan gerilimi, Orta Doğu’daki gelişmeler, Venezuela’da yaşananlar ve adı henüz konmamış yeni belirsizlikler düşünüldüğünde; sigorta çözümleriyle bu riskleri önceden okuyabilmek, yatırımlar üzerindeki etkilerini sınırlamak ve yönetilebilir hale getirmek mümkün görünüyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *