Advertisement
29.07.2026
weather
26°
Sigorta Kulisi Sektör Fahri Uğur: Artan maliyetlerin tamamı sigortalıya yansımadı

Fahri Uğur: Artan maliyetlerin tamamı sigortalıya yansımadı

Fahri Uğur, sigorta sektöründe maliyetlerin enflasyonun üzerinde arttığını ancak artışın primlere tamamen yansıtılmadığını söyledi

TSB Başkan Yardımcısı Fahri Uğur, sektör maliyetlerinin enflasyonun üzerinde arttığını ancak bu artışın primlere tamamen yansımadığını söyledi.

Sompo Sigorta Genel Müdürü ve Türkiye Sigorta Birliği Başkan Yardımcısı Fahri Uğur, Rahim Ak'ın sunduğu Sigorta Sayfası programında hayat dışı sigortacılığın yılın ilk yarısındaki performansı, savaşın sektöre etkileri, sağlık sigortalarındaki büyüme ve sigortalılık oranlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Yılın ilk yarısının beklentilerden daha zorlu geçtiğini belirten Uğur, otomobil ve gayrimenkul satışlarındaki yavaşlamaya rağmen hayat dışı sigortalarda poliçe adetlerinin arttığını söyledi.

Hayat dışı prim üretimi 622 milyar TL’ye ulaştı

Türkiye Sigorta Birliği’nin ilk altı aylık verilerine göre hayat dışı sigorta sektörünün prim üretimi geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 26 artarak 622 milyar TL’ye ulaştı.

Aynı dönemde enflasyonun yaklaşık yüzde 32 seviyesinde gerçekleştiğine dikkat çeken Uğur, sektörün prim üretiminde reel olarak yaklaşık yüzde 6 daralma yaşandığını ifade etti.

Poliçe adetlerinde ise trafik sigortasında yüzde 3, kasko ve sağlık sigortalarında yüzde 5 artış kaydedildi. Yangın sigortalarında, özellikle konut tarafında, sınırlı bir gerileme görüldü.

Uğur, poliçe sayısındaki artış da dikkate alındığında ortalama primlerin yaklaşık yüzde 20-22 yükseldiğini, bu oranın enflasyonun yaklaşık 10 puan altında kaldığını belirtti.

“Sigorta fiyatları daha ulaşılabilir hale geldi”

Ortalama primlerde reel bir gerileme yaşandığını belirten Fahri Uğur, trafik sigortasında ortalama prim artışının enflasyonun yaklaşık yüzde 20 altında kaldığını söyledi.

Kasko sigortasında da ortalama primlerin yaklaşık yüzde 20 arttığını ifade eden Uğur, maliyetlerdeki yükselişe rağmen sigorta fiyatlarının reel olarak daha ekonomik ve ulaşılabilir hale geldiğini dile getirdi.

Savaşın maliyeti primlere tamamen yansımadı

Savaşın yalnızca Türkiye’deki değil, küresel sigorta piyasalarındaki maliyetleri de artırdığını belirten Uğur; enerji, yedek parça ve sağlık ekipmanı fiyatlarındaki yükselişe dikkat çekti.

Sigorta sektörünün maliyetlerinin ilk altı ayda enflasyonun üzerinde arttığını söyleyen Uğur, bu maliyetlerin tamamının sigortalılara yansıtılmadığını ifade etti.

“Sektörün kâr marjı daraldı. Artan maliyetlerin tamamının vatandaşlarımıza ve sigortalılarımıza yansımadığını, maliyetin bir bölümünü sektörün üstlendiğini söyleyebiliriz.” 

Kaskoda prim üretimi 182 milyar TL oldu

Kasko sigortalarında ilk altı ayda prim üretimi yüzde 25 artarak 182 milyar TL’ye ulaştı. Poliçe adedi yüzde 5 yükselirken ortalama primlerdeki artış yaklaşık yüzde 20 oldu.

Ortalama kasko primlerindeki artışın enflasyonun yaklaşık 12 puan altında kaldığını belirten Uğur, bu tabloda sektördeki yoğun rekabetin etkili olduğunu söyledi.

Hayat dışı sigorta sektöründe faaliyet gösteren 44 şirketten 34’ünün kasko ruhsatına sahip olduğunu aktaran Uğur, şirketlerin kendi stratejileri, fiyatlama politikaları ve dağıtım kanallarıyla rekabet ettiğini ifade etti.

Kasko fiyatlarının uzun vadede enflasyona yakınsadığını belirten Uğur, önümüzdeki dönemde ortalama primlerde enflasyon seviyesinde bir artış yaşanabileceğini ancak şirketlerin farklı uygulamaları nedeniyle kesin bir tahminde bulunmanın mümkün olmadığını söyledi.

Kasko ve trafik sigortasında uzman desteği önerisi

Poliçe satın alırken yalnızca fiyata bakılmaması gerektiğini vurgulayan Fahri Uğur, sigortalıların öncelikle ihtiyaç duydukları teminatları belirlemesini önerdi.

Uğur, kasko ve trafik sigortası yaptıracak kişilerin deneyimli acentelerden ve uzman dağıtım kanallarından destek almasının önemine dikkat çekerek, “Püf nokta, uzmanına danışmak” dedi.

Sağlık sigortalı sayısı 8,5 milyona ulaştı

Türkiye’de sağlık sigortalarının son 10 yılda hızlı bir büyüme gösterdiğini belirten Uğur, bu gelişimde tamamlayıcı sağlık sigortasının önemli rol oynadığını söyledi.

Uğur’un verdiği bilgilere göre yaklaşık 10 yıl önce 2-2,5 milyon seviyesinde bulunan sağlık sigortalı sayısı 8,5 milyona ulaştı. Tamamlayıcı sağlık sigortalı sayısı ise 5,5 milyon seviyesine çıktı.

Özel sağlık hizmetlerine yönelik talebin artmasının sağlık sigortalarındaki büyümeyi desteklediğini belirten Uğur, sağlık harcamalarının cepten ödeme yerine sigorta yoluyla finanse edilmesinin daha etkili bir yöntem olduğunu ifade etti.

Önleyici sağlık hizmetleri poliçelere entegre olacak

Sağlık sigortalarındaki büyümenin devam etmesini bekleyen Uğur, dijital sağlık hizmetleri, uzaktan doktor uygulamaları ve önleyici sağlık çözümlerinin poliçelerin daha önemli bir parçası haline geleceğini söyledi.

Giyilebilir teknolojiler aracılığıyla sağlık verilerinin takip edilmesinin önleyici sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştıracağını belirten Uğur, yapay zekânın gelişmesiyle birlikte bu verilerin risk modelleme ve fiyatlama süreçlerinde daha etkin kullanılabileceğini kaydetti.

Telematik uygulamalarının motor sigortalarında, giyilebilir teknolojilerin ise sağlık sigortalarında yaygınlaşacağını söyleyen Uğur, riskine dikkat eden sigortalıların gelecekte daha düşük prim ödeyebileceğini ifade etti.

Konut sigortalarında penetrasyon yüzde 25

Türkiye’nin depreme karşı geçmiş yıllara kıyasla daha hazırlıklı olduğunu belirten Fahri Uğur, sigorta sektörünün Kahramanmaraş merkezli depremlerde önemli bir sınav verdiğini söyledi.

Depremlerin 100 milyar doları aşan ekonomik kayba yol açtığını belirten Uğur, sigorta sektörünün yaklaşık 5-6 milyar dolarlık ödemeyi kısa sürede gerçekleştirdiğini ifade etti.

Buna karşın sigorta koruma açığının devam ettiğine dikkat çeken Uğur, Türkiye genelinde ihtiyari konut sigortası penetrasyonunun yüzde 25, DASK sigortalılık oranının ise yüzde 58 seviyesinde olduğunu bildirdi.

Marmara Bölgesi’nde DASK sigortalılık oranının yüzde 64-65’e ulaştığını belirten Uğur, büyük işletmelerde sigortalılık oranının yüzde 80-90 düzeyinde tahmin edildiğini söyledi. KOBİ ve esnaflarda ise sigortalılık oranlarının daha düşük olduğuna dikkat çekti.

“Türkiye dünyanın sayılı sigorta sektörlerinden biri”

Türkiye sigorta sektörünün müşteri memnuniyeti, hasar ödemeleri, dijitalleşme ve dağıtım kanallarının gücü bakımından öne çıktığını belirten Fahri Uğur, şunları söyledi:

“Türkiye sigorta sektörü, dünyayı yakından takip eden ve dünyadaki gelişmeleri iyi bilen bir yapıya sahip. Müşteri memnuniyeti, hasar ödemeleri, dijitalleşme ve dağıtım kanallarının gücü açısından dünyanın sayılı sigorta sektörlerinden biriyiz. Bunun temelinde rekabetçi ve sağlıklı piyasa yapısı bulunuyor.”

Fahri Uğur, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:

“Sigortalıya faydalı olan her şey sektördeki bütün paydaşlara da faydalıdır. Rekabetin yoğun olduğu bir sektörde başarılı olmanın yolu, kaynakları doğru transfer ederek doğru optimizasyonu yapmak ve herkesin kazanacağı noktaları bulmaktır.”

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *