İstanbul’da düzenlenen Bankasürans 2026 Zirvesi’nde sigorta sektörünün büyüme hedefleri, dağıtım yapısındaki dönüşüm, dijitalleşme ve koruma açığı başlıkları öne çıktı.
İstanbul’da “Bankasürans’ta Reach 4” temasıyla gerçekleştirilen Bankasürans 2026 Zirvesi, kamu otoriteleri ile sektör temsilcilerini bir araya getirdi. Zirvenin açılışında kısa bir değerlendirme yapan Insurtech Hub Genel Koordinatörü Birol Güleç, bankasüransın finansal sistem içinde güçlü bir iş birliği ve sinerji alanı oluşturduğunu belirterek, etkinliğin bu yıl Reach 4 temasıyla düzenlendiğini ifade etti.
Sektör güçlü büyüyor ama yeni denge doğru kurulmalı
Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ahmet Yaşar, sigorta sektörünün son yıllarda güçlü bir büyüme performansı sergilediğini belirterek, 2025 itibarıyla prim üretiminin yüzde 46 artışla 1,22 trilyon TL’ye ulaştığını söyledi. Bu büyümenin önemli olduğunu vurgulayan Yaşar, dağıtım yapısının ise dengeli ama dinamik bir görünüm sunduğunu ifade etti.
Yaşar’ın paylaştığı verilere göre dağıtım kanallarında yüzde 53 acente, yüzde 22 banka, yüzde 17 broker ve yüzde 8 merkez ile diğer kanallar yer alıyor. Bu tabloyu değerlendiren Yaşar, sigortacılığın artık tek kanallı değil, çok katmanlı bir sistem içinde büyüdüğünü ve sektörün geleceğinin de bu çoklu yapı üzerinden şekilleneceğini vurguladı.
“Sigortacılık artık satış değil uzmanlık işidir”
Sektördeki en önemli dönüşümlerden birinin üretimin giderek daha güçlü ve uzman oyuncuların elinde yoğunlaşması olduğunu belirten Yaşar, bunun sigortacılığın artık klasik anlamda bir satış faaliyeti değil, bir uzmanlık alanı haline geldiğini gösterdiğini söyledi. Yaşar, bu dönüşümün yanlış okunması halinde sigortacılığın yalnızca bir dağıtım yarışına indirgenebileceği uyarısında bulunarak, “Oysa sigorta bir dağıtım işi değil, bir risk yönetimi işidir” mesajı verdi.
Bankasürans tarafında da önemli bir değişim yaşandığını ifade eden Yaşar, hayat ve hayat dışı branşlar arasında daha dengeli bir yapı oluştuğunu söyledi. Genel zararlar, sağlık, yangın ve afet gibi alanlarda büyümenin dikkat çektiğini belirten Yaşar, bankasüransın artık yalnızca krediye bağlı bir model olmaktan çıkarak daha geniş bir çözüm alanına yöneldiğini kaydetti.
“Ekonomimizin tamamlayıcı bir unsuru olmaktan çıktı”
Ahmet Yaşar, konuşmasının en dikkat çekici bölümünde sigortacılığın ekonomideki rolünün değiştiğini vurguladı. Yaşar, “Ekonomimizin tamamlayıcı bir unsuru olmaktan çıktı sigortacılık artık. Merkezi bir yapı taşı haline geldi” diyerek, sigortanın kamu politikalarının daha merkezinde konumlanması gerektiğini söyledi. Yaşar ayrıca, “Sayın Bakanlarımız buradayken iade hedefimizin sigortacılığı politika yapmanın en önemli unsuru haline getirme hedeflerisinde olduğumuzu tekrar Türkiye Sigorta Birliği olarak da vurgulamak istiyorum” ifadelerini kullandı.
Türkiye’de sigorta penetrasyon oranının yaklaşık yüzde 2,6 seviyesinde olduğunu hatırlatan Yaşar, hedeflerinin bu oranı yaklaşık iki katına çıkararak 50 milyar dolar üretim büyüklüğüne ulaşmak olduğunu söyledi. Bu hedefin yalnızca sektörel büyüme anlamına gelmediğini belirten Yaşar, daha fazla bireyin güvence altına alınması, daha güçlü bir finansal sistem ve daha dayanıklı bir ekonomi anlamına geldiğini ifade etti.
Koruma açığı vurgusu
Yaşar’ın konuşmasında öne çıkan başlıklardan biri de koruma açığı oldu. Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu pek çok yapısal sorunun aynı zamanda bir sigorta koruma açığı problemi olduğuna işaret eden Yaşar; deprem, tarım, sağlık, yaşlı bakım ihtiyacı, tasarruf yetersizliği ve kentsel dönüşüm gibi alanlarda sigorta korumasının yeterince yaygınlaşmamasının ekonomik maliyeti artırdığını anlattı. “Bugün ülkemizin sahip olduğu sorunların birçoğunun aslında, özünde sigortayla çözülebileceğini düşünüyoruz” diyen Yaşar, bu açığın kapatılmasının yalnızca sektörün değil, ekonomi yönetiminin de öncelikleri arasında yer alması gerektiğini vurguladı.
Büyük afetler sonrasında ortaya çıkan ekonomik kayıpların önemli bölümünün sigorta sistemi dışında kaldığını belirten Yaşar, bunun hem bireyler hem işletmeler hem de kamu maliyesi açısından daha yüksek yük anlamına geldiğini söyledi. Sigortanın yaygınlaşmasıyla ekonominin çok daha dayanıklı hale gelebileceğini ifade etti.
“Hasar ödeyen modelden risk önleyen modele geçiyoruz”
Sigortacılığın yapısal bir dönüşüm içinde olduğunu söyleyen Ahmet Yaşar, sektörün artık hasar ödeyen modelden risk önleyen modele doğru evrildiğini belirtti. Müşteri davranışlarının da değiştiğine dikkat çeken Yaşar, yeni müşteri profilinin daha bilinçli, daha seçici ve daha temkinli olduğunu dile getirdi. “Artık müşteri ürün değil, güven satın alıyor” diyen Yaşar, bu değişimin sektörün tüm dinamiklerini yeniden şekillendirdiğini söyledi.
Dijitalleşmenin hızlandığını ve fintech çözümlerinin süreçleri kolaylaştırdığını belirten Yaşar, buna rağmen sigortacılığın yalnızca teknolojiyle yürütülebilecek bir alan olmadığını vurguladı. Sahadaki bilgi, doğru analiz ve insan temasının belirleyici olmaya devam ettiğini ifade eden Yaşar, acenteler, brokerlar ve saha satış ekiplerinin sektörün omurgası olmayı sürdüreceğini söyledi. “Sigorta bir ürün satışı değil, bir güven ilişkisi kurma işidir” diyen Yaşar, sigortacılığın aynı zamanda bir risk terziliği olduğunu vurguladı.
“Sürdürülebilir büyüme için doğru model şart”
Ahmet Yaşar, sigortacılığı yalnızca bir finansal teknoloji ürünü olarak görmenin ve sigorta şirketlerini yalnızca ürün sağlayıcısı konumuna indirgemenin doğru olmadığını söyledi. Yaşar, sektör için ideal modeli ise şu sözlerle özetledi: “Banka ölçeği sağlar, acente ve brokerlar derinlik katar, teknoloji hız kazandırır ve sigorta şirketi ortak aklı temsil eder.”
Bu model kurulmadan gerçekleşecek büyümenin sürdürülebilir olmayacağını vurgulayan Yaşar, sigorta sektöründe yeni dengenin ancak ölçek, derinlik ve ortak akılla kurulabileceğini ifade etti. Önümüzdeki dönemde bankasüransın krediye bağlı yapıdan çıkarak müşterinin hayatının tamamına dokunan bir modele dönüşeceğini söyleyen Yaşar, sigortanın yalnızca kredi anında değil, ihtiyaç duyulan her anda devreye gireceğini belirtti.
Konuşmasının sonunda sigortanın toplumsal rolüne dikkat çeken Yaşar, daha güvenceli bireylerin, daha dayanıklı ailelerin ve daha sağlam bir ekonominin sigorta ile mümkün olduğunu ifade etti. Türkiye Sigorta Birliği olarak sigortayı yalnızca büyüyen bir sektör değil, ekonominin dayanıklılığını güçlendiren bir yapı olarak konumlandırmaya devam edeceklerini belirten Yaşar, “Sigorta, geleceğe duyulan güvenin adıdır. Bankasürans ise bu güveni toplumun en geniş kesimlerine ulaştıran güçlü bir araçtır” dedi.