AXA Türkiye, 2025 yılı performanslarıyla prestij kulüplerine girmeye hak kazanan 500’e yakın acentesiyle Antalya’da düzenlenen AXA Yıldızları Buluşması’nda bir araya geldi. Toplantıda şirketin “Empati Güvencesi” yaklaşımı, acente ve müşteri empatisi odağında ele alındı.
AXA Türkiye, 4-7 Haziran tarihleri arasında Antalya’da düzenlenen AXA Yıldızları Buluşması kapsamında prestij kulüplerine girmeye hak kazanan acenteleriyle bir araya geldi.
2025 yılı başarılı performansları doğrultusunda AXA prestij kulüplerinde yer almaya hak kazanan 500’e yakın acentenin katıldığı organizasyon, şirketin yeni dönem vizyonunun ve iş ortaklarıyla kurduğu güvene dayalı büyüme yaklaşımının paylaşıldığı bir buluşma oldu.
Etkinlikte, AXA Türkiye’nin temellerini attığı “Empati Güvencesi” yaklaşımı öne çıktı. Şirketin tüm süreçlerini dönüştüren iş modeli olarak konumlandırılan bu yaklaşım; müşteriyi anlama, hızlı çözüm sunma ve sigortalının yanında olma anlayışı üzerinden değerlendirildi.
Empati Güvencesi yaklaşımı ele alındı
AXA Türkiye’nin “Empati Güvencesi” yaklaşımı, müşteri ve acente deneyimini sigortacılığın merkezine alan yeni bir bakış açısı olarak paylaşıldı.
Müşterilerin anlaşılma, hızlı çözüm bulma ve kendilerini güvende hissetme beklentisinden yola çıkan yaklaşım; ürün tasarımından hasar süreçlerine kadar sigortacılığın farklı aşamalarını kapsayan bir dönüşüm olarak ele alındı.
Şirket, küresel gücünü yerel esneklikle birleştirirken, teknolojiyi de insan hayatını kolaylaştıran ve müşteri deneyimini destekleyen bir unsur olarak konumlandırıyor.

Yavuz Ölken: “Geleceğin sigortacılığını belirleyecek asıl unsur insanı anlamak”
Etkinlikte iş ortaklarıyla bir araya gelen AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken, sigortacılığın hayatın her anına dokunan bir güven ilişkisi olduğunu vurguladı.
Ölken, “Sigortacılıkta bugüne kadar ürün, hizmet ve teknoloji alanlarında önemli bir dönüşüm gerçekleştirdik. Geldiğimiz noktada ise geleceğin sigortacılığını belirleyecek asıl unsurun, riskleri yönetmenin ötesinde insanı anlamak olduğuna inanıyoruz” dedi.
Müşteriler ve iş ortaklarıyla kurulan ilişkinin yeniden şekillendirildiğini belirten Ölken, bu doğrultuda Empati Güvencesi yaklaşımını geliştirdiklerini söyledi.
Ölken, “Empati Güvencesi, geliştirmeye ve olgunlaştırmaya devam edeceğimiz stratejik bir yaklaşım. Bu sayede risk yönetimindeki gücümüzü, müşterilerimizi ve acentelerimizi daha iyi anlama becerisiyle birleştiriyoruz” ifadelerini kullandı.
“Teknik sigortacılık vazgeçilmez bir gereklilik”
Yavuz Ölken, sigorta sektörünün içinden geçtiği dönemde teknik sigortacılık prensiplerinin önemine de dikkat çekti.
Sürdürülebilir büyüme ve sağlıklı kârlılık için sektörün doğru risk analizi ve disiplinli fiyatlama yaklaşımına ihtiyaç duyduğunu belirten Ölken, “Teknik sigortacılık bizim için bir tercih değil, sektörün geleceği açısından vazgeçilmez bir gereklilik” dedi.
Ölken, AXA Türkiye’nin 2030 vizyonu doğrultusunda güven, empati ve teknik sigortacılık ilkelerini birlikte ele aldığını belirterek, müşteri ve acente empatisinin iş yapış biçimlerinin ayrılmaz parçası haline gelmesi gerektiğini ifade etti.
Acentelerle birlikte geleceğin sigortacılık deneyimi şekillendiriliyor
Etkinlik kapsamında düzenlenen “Empati Güvencesi” özel oturumunda AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken, Satış, Kurumsal İletişim ve Sağlık Başkanı Sanem Çıngay Buçukoğlu, Hasar Başkanı Eray Kangal ile Büyüme ve Müşteri Stratejileri Direktörü Aylin Akınlı Kaya değerlendirmelerde bulundu.
Oturumda Empati Güvencesi yaklaşımı, hasar süreçlerinde empati uygulamaları, önleyici sigortacılık çalışmaları ve sigortalıların yaşanmış hikâyeleri üzerinden ele alındı.
Müşteriyi anlamanın, ihtiyaçları ortaya çıkmadan öngörebilmenin ve sigortacılığı insan odaklı bir deneyim olarak yeniden tasarlamanın önemi vurgulandı.
AXA Türkiye acenteleriyle büyüme modelini güçlendiriyor
AXA Türkiye, sigortalılarını daha iyi anlayan, ihtiyaçlarına daha hızlı ve etkili yanıt veren, teknolojiyi insan odaklı bir deneyime dönüştüren yaklaşımıyla sigortacılığın geleceğini şekillendirmeyi hedefliyor.
Şirket, acenteleriyle birlikte büyüyen ve güçlenen iş modelini geleceğe taşırken, müşteri ve acente empatisini sürdürülebilir başarı açısından temel unsurlardan biri olarak konumlandırıyor.