Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ahmet Yaşar, üç sigorta şirketinin sel hasarları nedeniyle iflas ettiği yönündeki iddialara tepki göstererek, sigorta ve BES’e duyulan güvenin zedelenmesinin ülkenin ekonomik dayanıklılığına zarar vereceğini söyledi.
Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, son günlerde sigorta sektörü ve bireysel emeklilik sistemi (BES) hakkında kamuoyuna yansıyan açıklama ve paylaşımlara ilişkin yaptığı değerlendirmede, şirketlerin sermayedarlarıyla ilgili gelişmelerin sigortacılık faaliyetleriyle karıştırılmaması gerektiğini vurguladı.
“Üç sigorta şirketinin iflas ettiği iddialarını kabul edemeyiz”
Sigorta sektörü hakkında yayılan iddiaların vatandaşların güvenini zedelediğini belirten Yaşar, özellikle İstanbul’da yaşanan sel felaketinin ardından gündeme gelen iflas iddialarına dikkat çekti.
“Bazı sigorta şirketlerinin sermayedarlarına ilişkin gelişmelerin, söz konusu şirketlerin mali yapıları, sigortacılık faaliyetleri ve sigortalılarına karşı yükümlülükleriyle doğrudan özdeşleştirilmemesi önem taşımaktadır.”
Söz konusu gelişmelerin ilgili mevzuat ve düzenleyici otoritenin gözetim ve denetimi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Yaşar, şu açıklamayı yaptı:
“Ayrıca, sel hasarları nedeniyle üç sigorta şirketinin iflas ettiği yönündeki asılsız iddialarla vatandaşlarımızın güveninin zedelenmeye çalışılmasını kabul edemeyiz.”
“Düzenleyici otoritenin kararları çarpıtılıyor”
Düzenleyici ve denetleyici otorite tarafından alınan kararların yanlış yorumlanmasının sigorta sektörüne yönelik güveni olumsuz etkilediğini belirten Yaşar, münferit gelişmeler üzerinden yapılan değerlendirmelere de tepki gösterdi.
“Düzenleyici ve denetleyici otoritemiz tarafından alınan kararların maksadını aşan yorumlarla çarpıtılması ve münferit gelişmeler üzerinden eksik, yanıltıcı veya mesnetsiz değerlendirmeler yapılması, yalnızca kamuoyunu yanıltmakla kalmamakta, vatandaşlarımızın sigorta ve bireysel emeklilik sistemine duyduğu güveni de doğrudan hedef almaktadır.”
BES’in güvenilirliğine vurgu yaptı
Bireysel emeklilik sisteminin güçlü gözetim ve denetim mekanizmalarına sahip olduğunu vurgulayan Yaşar, sistemin milyonlarca vatandaşın birikimlerini değerlendirmesine ve Türkiye’nin uzun vadeli tasarruflarına katkı sağladığını belirtti.
“Bireysel emeklilik sistemi, güçlü gözetim ve denetim mekanizmalarıyla milyonlarca vatandaşımızın birikimlerini geleceğe taşıyan, ülkemizin uzun vadeli tasarruflarına katkı sağlayan güvenilir bir sistemdir.”
“Sel felaketi sigorta güvencesinin önemini bir kez daha gösterdi”
İstanbul’da yaşanan sel felaketine de değinen Yaşar, artan riskler karşısında sigorta güvencesinin öneminin daha iyi anlaşılması gerektiğini söyledi.
Sigorta Haftası boyunca “Dört Element. Tek Güvence.” yaklaşımıyla yürütülen farkındalık çalışmalarını hatırlatan Yaşar, “Sigorta Haftası boyunca ‘Dört Element. Tek Güvence.’ yaklaşımıyla oluşturmaya çalıştığımız farkındalığın ne kadar hayati olduğu, yaşadığımız sel felaketiyle maalesef acı bir şekilde bir kez daha ortaya çıkmıştır” değerlendirmesinde bulundu.
Sel ve su baskınlarından etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileten Yaşar, sigorta sektörünün hasar süreçlerine ilişkin çalışmalarını da anlattı:
“Sigorta sektörümüz, acenteleri, eksperleri ve tüm paydaşlarıyla sahadadır. Önceliğimiz, hasarların hızla tespit edilmesi ve poliçe kapsamındaki zararların en kısa sürede karşılanmasıdır.”
“Sigortaya güveni zayıflatmak ulusal güvenlik riskidir”
Açıklamasında sigortacılık sistemine duyulan güvenin ekonomik dayanıklılık açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Yaşar, asılsız iddiaların yalnızca sigorta sektörünü etkilemediğini anlattı:
“Hal böyleyken, asılsız ve mesnetsiz iddialarla vatandaşlarımızın sigorta ve bireysel emeklilik sistemine duyduğu güveni sarsmaya çalışmak, yalnızca sektörümüze değil, ülkemizin ekonomik dayanıklılığına da zarar vermektedir.”
Vatandaşların daha fazla sigorta güvencesine kavuşması gerektiğini belirten Yaşar, şu ifadeleri kullandı:
“Bugün ihtiyacımız olan, güveni zedelemek değil güçlendirmektir. Vatandaşlarımızın daha fazla güvenceye kavuşmasını sağlamalı, ülkemizin kaynaklarını risklere karşı daha etkin ve doğru kullanmalıyız.”
Yaşar, açıklamasının en dikkat çekici mesajlarından birini ise şu sözlerle verdi:
“Çünkü risklerin giderek arttığı bir dünyada, sigortaya duyulan güveni zayıflatmaya çalışmak da başlı başına bir ulusal güvenlik riskidir.”
“SEDDK ile eş güdüm içerisinde çalışmaya devam edeceğiz”
Türkiye Sigorta Birliği’nin vatandaşların haklarını, birikimlerini ve sektörün itibarını korumaya yönelik çalışmalarını sürdüreceğini belirten Yaşar, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Türkiye Sigorta Birliği olarak düzenleyici ve denetleyici otoritemiz SEDDK ile eş güdüm içerisinde, vatandaşlarımızın haklarını, birikimlerini ve sektörümüzün itibarını korumaya kararlılıkla devam edeceğiz.”